YKS’ye girecek öğrenciler: Salgın gölgesinde sınav olmaz

YKS’ye girecek öğrenciler endişeli. “Salgın gölgesinde sınav olmaz” diyerek sınava girmekten vazgeçenler de var.

Yaklaşık 2 milyon 500 bin öğrencinin gireceği Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS), koronavirüs (Kovid-19) riski altında 27-28 Haziran günlerinde yapılacak.

Salgın nedeniyle tarihi iki kere değiştirilip temmuz sonunda yapılması beklenen sınavın tarihinin “turizm sektörü için” öne çeklildiği iddia edildi. Bu durum tepkilere neden olsa da bu karardan dönülmedi. Mezopotamya Ajansından Emrullah Acar’ın Ankara’dan yaptığı göre erteleme yapılmaması üzerine duyduğu kagıylarla sınava girmekten vazgeçen öğrenciler oldu.

Sınava girmekten vazgeçtim”

Geçtiğimiz hafta sonu yapılan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavında yaşananlardan sonra sınava girmekten vazgeçtiğini dile getiren Emre Demir, “Bunca insanın hayatı pamuk ipliğine bağlıyken turizm etkilenmesin diye milyonlarca insanın canının hiçe sayılması kabul edilebilir değil. Salgın gölgesinde sınav olmaz” dedi.

Bir yıllık emeğinin çöpe gittiği ifade eden Demir, “Kalabalıktan uzak durun, AVM’lere gitmeyin diyenler, yüzlerce kişiyi aynı ortamda toplayıp saatlerce yan yana durmalarına onay veriyorlar. Sınav tarihi ertelenmeli” ifadelerini kullandı.

Sınava gireceğim ama kaygılarım var”

Sınava gireceğim ama kaygılarım var” diyen Nazlı Yöler de uzaktan eğitimin yetersiz olduğunu, erişim ve içerikte sıkıntıların olduğunu ifade etti.

Yöler, “Eğitim görmedik ama salgına rağmen ‘Gidin sınava girin’ diyorlar. Sınava girecek olan bizleriz, itirazımızı dile getirdik ama sermayenin çarkları dönsün diye sınav yapılıyor” dedi.

Alınan önlemleri yeterli bulmadığını belirten Yöler, “Maske ile sınavda nasıl duracağız bilmiyorum. Belli bir süre sonra bizi rahatsız edecek maske. O da kaygıya neden olacak, sınava nasıl odaklanacağım bilmiyorum. Sınavın ertelenmesini istedik ama talebimiz kabul edilmedi, kimsenin sağlığı umurlarında değil” diye konuştu.

İktidarın kulağı gençlere kapalı

Ailesinin kendisinden beklentileri olduğunu dile getiren Newroz Gülen de “İktidar kulağını gençlerin sesine uzun zamandır kapattığı için bizleri de duymadı” diye konuştu.

Maskeyle deneme çözdüğünde başarı oranında azalma olduğunu dile getiren Gülen, “Sorun sadece nefes alamamak değil, virüs psikolojimizi de etkiliyor. Sadece görevlilere değil sınava ve alana girecek herkese test yapılmasını beklerdim. Devam eden bir hastalığım yok ancak kaygı doluyum. Ya maske ile nefes alamazsam ya maskeyi çıkardığımda virüs bulaşırsa, ya aileme, arkadaşlarıma benden virüs geçerse… Soruların ardı arkası kesilmiyor ama hiçbirine bir cevap da bulunamıyor” ifadelerini kullandı.

Endişeliyiz”

Sınava girecek öğrencilerden Rojda Öncel de kaygılarını şöyle dile getirdi:  “Ya sınavda koronaya yakalanırsam ve bunu aileme, sevdiklerime bulaştırırsam? Hazır mıyım, asla.”

Salgın boyunca evden çıkmadığını belirten Öncel, “Tedavi gören öğrencilerin durumu belirsiz, kronik hastalığı olan arkadaşlarımız için bir ayrıcalık var mı? Hepsini öğrenmek istiyoruz, gerçekten tedbir alınmasını istiyoruz. Korkuyoruz, endişeliyiz. Ama bir o kadar da öfkeliyiz. Bunları asla unutmayacağız” diye konuştu.

Gelecek kaygısı arttı”

Sınavda fırsat eşitsizliği olduğunu ifade eden Tuncay Yıldırım Özen de “Özel okullarda okuyan öğrenciler özel online ders alırken, devlet okulunda okuyan öğrenciler EBA TV’nin eğitimi ile yetinmek zorunda kaldı. Çoğu EBA’ya bile ulaşamadı. Gelecek kaygılarımız her zamankinden fazla” dedi.

Eğitim-Sen: Sınavlarda oluşacak yığılmalar virüsün yayılma hızını artırabilir

Öğrencilerin virüs korkusuyla artan kaygıyla sınava gireceğini belirten Eğitim Sen Diyarbakır 2 Nol’u Şube Eş Başkanı Zuhal Sezar da  sınavlarda oluşacak yığılmaların vaka sayısındaki artışı hızlandırabileceğini söyledi.

Mezopotamya Ajansına konuşan Zuhal Sezar, eğitimci ve sağlıkçıların görüş ve önerilerinin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Fiziksel mesafenin korunmasının önemine değinen Sezar, “Bahçede bekleyen velilerin yığılması, öğrencilerin mesafelerinin korunması gibi birçok konu hakkında ‘Ben yaptım oldu’ mantığı ile adım atılıyor. Zaten virüs bitti algısı yaratan hükümet, toplumda rehaveti oluşturmuş durumda. Bundan kaynaklı da tehlike büyük. Milyonlarca çocuğumuz tehlike altında” diye konuştu.

Sezar ayrıca “Eğitim Sen olarak birçok kez önlemler konusunda bilgi almak istedik, ancak verilen bir cevap olmadı” diye belirtti.