Yasin Kaplan Halı işçileri: “İşe geri alınana kadar mücadelemiz sürecek”

Antep’te Yasin Kaplan Halı’da Kod-29 ile işten atılan DİSK Tekstil üyesi 16 işçinin fabrika önünde başlattığı direniş bir ayı geride bıraktı

Antep’te Yasin Kaplan Halı’da Kod-29 ile işten atılan DİSK Tekstil üyesi 16 işçinin fabrika önünde başlattığı direniş bir ayı geride bıraktı. İşçiler fabrika önünde açıklama yaptı. Açıklamaya aynı şekilde işten atılan 4 Güven Boya işçisi de destek verdi. İşçiler adına konuşan Mehmet Oğuz, haksız yere işten atıldıklarını belirterek, işe geri alınana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.

İşten çıkarılma nedenlerinin altında sendikal faaliyetler ve hak arayışları olduğuna dikkat çeken Oğuz, “Yasin Kaplan Halı Fabrikası’nda da Başpınar’ın hemen her yerinde olduğu gibi, işçilerin sendikalı olması, birlik haline gelmesi, işyeri yönetimini rahatsız ediyor. Haksızlıklara karşı çıkan, yapılan düşük zamma tepki gösteren, işyerindeki kölelik koşullarını kabul etmeyen her işçi Kod 29 ile işten atılma ya da ücretsiz izne gönderilme tehlikesiyle karşı karşıya. On altımıza birden, önce ücretsiz izne gönderildiğimiz söylendi. Resmi belge istediğimizde ise Kod 29 ile çıkarıldığımızı öğrendik.Madem üretim yavaşlatmışız, üretimin yavaşlatıldığı iddia edildiği gün izinli olan arkadaşlarımız neden işten atıldı. Madem içerideki diğer işçiler üzerinde baskı kurmuşuz o halde neden içerideki arkadaşlarımız bize desteğe geliyor?” diye sordu.

“Fabrika yönetimi suç işlemektedir”

İşyerinde mobbing ve baskının üst düzeyde olduğunu belirten Oğuz, “Askeri kampa girer gibi, her mesai başlangıcında işçilerin telefonuna işyeri tarafından el konulmaktadır. İşçiler üzerinde baskı kuran işyeri yönetimidir. Daha önce, işyeri yönetimi çalışma şartlarını beğenmeyen işçilere gönüllü çıkış çağrısı yapmıştı ve çağrı sonucunda yüzlerce işçi çıkışını istemişti. Şu an da işyerindeki baskılara dayanamayan işçiler işten ayrılmaya devam ediyor. Biz direnişe başladığımızdan beri onlarca işçi işten ayrıldı. Suçlu biz değiliz, fabrika yönetimidir. Fabrika yönetimi, işçileri haksız şekilde işten atarak suç işlemektedir. İşçilerin telefonlarına el koyarak suç işlemektedir. Polisin defalarca kez uyarmasına rağmen, direnişteki işçileri kamera kaydına alarak suç işlemektedir. İşçilerin direniş alanını, yayalara ait olan kaldırımı araçlarıyla işgal ederek suç işlemektedir. İşçilerin sendikalı olmasına engel olarak suç işlemektedir. İçerdeki sendikalı işçiler üzerinde baskı kurarak suç işlemektedir. Tazminatı biriken işçilerin tazminatını gasp etmek için türlü yollara başvurarak suç işlemektedir” dedi.

‘İşçilerin paralarına nasıl ey koyarım’ hesabı yapılıyor

İşçilerin tazminat haklarının gasp edilmesinin bir gelenek haline geldiğini ifade eden Oğuz, baskılar karşısında mücadelelerine devam edeceklerini söyledi. Oğuz, “Başpınar’ın neredeyse tamamında işçilerin tazminatını gasp etmek patronlar için gelenek haline gelmiştir. Aynı durum Yasin Kaplan için de geçerli. Bu fabrikada işçilerin tazminatlarına, birikmiş paralarına nasıl el koyarım hesapları yapılıyor. Bizden önce işten atılan arkadaşımızın içeride 11 senelik tazminatı birikmişti. İşçilerin tazminatını yakmak için açık arayan işyeri yönetimi, 11 yıllık arkadaşımızı, hiçbir suçu olmadığı halde Kod 29 ile işten attı. Ardından hem tazminatlarımızı gasp etmek, hem de içerideki sendikal faaliyeti engellemek için bizi toplu şekilde yine Kod 29 ile işten çıkardı ve aramızda 11 yıllık, 13 yıllık, 15 yıllık işçiler bile var. Üzerimizde kurduğunuz baskılar bizleri yıldıramayacak. İşe geri alınana kadar, iki fabrikadaki baskılar ve sendika düşmanlığı da bitene kadar mücadelemiz sürecek” dedi.

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here