“Üniversiteyi savunmak suç değildir”

Üniversite öğrencileri İstanbul Adliyesi önünde yaptığı basın açıklaması ile Boğaziçi Üniversitesi eylemlerinde gözaltına alınan öğrencilerin serbest bırakılmasını istedi.

Kayyım rektör atamalarına karşı günlerdir eylemler gerçekleştiren üniversite öğrencileri, bugün (7 Ocak) Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

37 öğrenci, Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan kayyım Rektör Melih Bulu’yu protesto etmek için yapılan eylemin ardından gözaltına alınmıştı. 37 öğrenciden 27’si bugün Çağlayan Adliyesine getirildi. Gözaltına alınan ve bugün savcılığa çıkarılan öğrencilerle dayanışmak için bir araya gelen üniversite öğrencileri “Üniversiteyi savunmak suç değildir! Gözaltılar serbest bırakılsın” talebi ile açıklama yaptı. Basın açıklamasında ilk olarak bir Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi söz alarak, birlikte mücadele etmenin önemini vurgulayan bir konuşma gerçekleştirdi. Ardından Gençlik Örgütleri adına konuşma yapıldı.

ÇHD İstanbul Şubesi’nden Av. Ali Turgut ise yaptığı konuşma ile gözaltı terörünü ve öğrencilere yönelik gerçekleştirilen saldırıları anlattı. Turgut, basın açıklamasına gelirken iki kişinin daha gözaltına alındığını bildirdi.

Devamında Üniversite Öğrencileri adına basın açıklaması okundu. Açıklamada “Bugün, 4 Ocak’ta Boğaziçi Üniversitesi’nde katıldıkları eylem gerekçe gösterilerek gözaltına alınan arkadaşlarımız için buradayız” denildi.

“Kayyım rektör istemiyoruz” denilen açıklamada, kayyım saldırısının sadece üniversiteleri hedef almadığı belirtilerek şunlar ifade edildi:

“Kayyımlar bugün yalnızca üniversitenin teslim alınması değil siyasi iktidarın toplumu iradesizleştirme ve tüm toplumsal alanları işgal etme politikasının bir parçasıdır. İlk günden bugüne söylediğimiz gibi, üniversitelerimizi cumhurbaşkanına da kayyum rektörlere de sermayeye de teslim etmeyi kabul etmiyoruz!”

Açıklamanın devamında son günlerde gerçekleştirilen gençlik eylemleri aktarıldı ve polisin eylemlere yönelik saldırıları teşhir edildi. Gözaltı saldırısına eş güdümlü olarak öğrencilerin yandaş medyada hedef gösterildiği vurgulandı. Devamında gözaltı saldırısı sırasında yaşanan işkence ve çıplak arama saldırısı teşhir edilerek şunlar vurgulandı:

“Tüm bu saldırılar gençliğin birlikte karşı koyuşunu terörize etmek, dayanışmayı kırmak ve bizleri birbirimizden ayrıştırmak içindi. Üniversitelerde ve toplumsal yaşamın her alanında sorunları ortak olan öğrencilerin kayyım rektöre karşı tepkisini de dayanışma içerisinde beraberce örgütlemesi kaçınılmazdır. Direnişin ilk gününden bu yana bu saldırılara rağmen birlikte mücadele etmeye devam ediyoruz.
Ve bu birlikteliğin bize verdiği güçle iktidarını kaybetme korkusundan koltuklarında tir tir titreyenlere sesleniyoruz: Gözaltılarınızla, baskılarınızla, tutuklamalarınızla gençliği ayrıştıramaz, korkutamaz, yıldıramazsınız. Biz sizi üniversite içine soktuğunuz polislerden, öğrencilere saldırılarınızdan, yasaklarınızdan tanıyoruz. Melih Bulu’nun istediğiniz gibi bir nesil yaratmak için görevlendirilmiş bir kukladan daha fazlası olmadığını da biliyoruz. “Rektör İstifa!” sloganlarından duyduğu korkuyla polislerin arkasına saklanan, kameralar karşısında ise türlü şirinlikler sergileyen Melih Bulu, üniversite kapısına vurulan kelepçeyi savunarak ve öğrencilere yönelik saldırıları meşru ilan ederek kim olduğunu göstermiştir!”
Açıklama “Korkmuyoruz! Yasaklarınızla sindiremediğiniz gençlik, gözaltılarla yılmayacak. Arkadaşlarımız özgürleşecek, kayyum rektörler üniversiteden gidecek!” denilerek sonlandırıldı.

Basın açıklaması boyunca “Akademi biat etmedi, etmeyecek”, “Gözaltılar, baskılar, tutuklamalar bizleri yıldıramaz”, “Üniversiteler bizimdir, bizimle özgürleşecek” sloganları atıldı.

Açıklamanın ardından gözaltına alınan öğrenciler serbest bırakılana kadar İstanbul Adliyesi önünde bekleneceği belirtilerek dayanışma çağrısı yapıldı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here