Taşımacılık işçilerinden isyan…”George Orwel’in kitabında gibiyiz, büyük birader bizi izlemek istiyor!”

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na (KESK) bağlı Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) İzmir Şubesi tarafından 4 işçinin sürgün edildiği gerekçesiyle başlatılan oturma eylemi sekizinci haftasına girdi. BTS İzmir Şube Başkanı Erdal Akyol, sürgünlere tepki gösterirken, “Bunlar yetmedi şimdi de iş yerlerimize kamera takmaya, tüm kurum çalışanlarından rıza beyanı almaya çalışmaktadırlar. Adeta kendimizi George Orwel’in 1984 adlı kitabındaki gibi hissediyoruz. Kitaptaki ‘büyük birader’ bizi her daim her yerde izlemek istiyor” dedi

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na (KESK) bağlı Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) İzmir Şubesi tarafından 4 işçinin sürgün edildiği gerekçesiyle başlatılan oturma eylemi sekizinci haftasına girdi. Alsancak Garı önündeki eylemde, bir araya gelen taşımacılık çalışanları, “Demiryolları Halkındır Satılamaz. Tasfiye ve Özelleştirmeyi Kabul Etmiyoruz” yazılı pankart açtı. “Baskılar Sürgünler Bizi Yıldıramaz” şeklinde slogan atıp basın açıklaması ve oturma eylemi yapan 20 kişilik grup, sürgün ve baskı iddialarıyla ilgili ise tepkilerini dile getirdi. BTS İzmir Şube Başkanı Erdal Akyol, BTS İzmir Şube Hukuk TİS ve İnsan Hakları Sekreteri Necat Sezginer ile Eski MYK ve Şube Başkanı Bülent Çuhadar sendikanın taleplerini açıkladı.

BTS İzmir Şube Başkanı Erdal Akyol, çalışanları sürgüne gönderip aile barışını bozanlardan yasal yollarla hesap soracaklarını belirterek, “Bu kara zihniyeti çok yakından tanıyoruz. Demokrasiye temel hak ve özgürlüklere, farklılıklara, muhalefete tahammülsüz bir iktidar ile ve onların kurumlarındaki temsilcileriyle karşı karşıyayız. Bizlere sosyal mesafe cezası kestirenler, halka dükkanlarını kapattırıp hiçbir yardım yapmayan ve ölüme mahkum edenler, kendileri lebalep toplantılarla kongreler düzenlemektedir” diye konuştu.

Lojmanlardan çıkartıyorlar…

Demiryolu emekçileri olarak bir an önce aşı kapsamına alınmak istendiklerini vurgulayan Akyol, sürgün kararı verilen bazı çalışanlarla ilgili de mahkeme süreci devam ederken, “lojmanı boşaltın” tebligatları geldiğini aktardı. Akyol, “İzmir şube sekreterleri Mehdi Seyhan ve Nurhan Karadağ ile işyeri temsilcileri Ünal Karadağ ve Bülent Civaner hakkında, daha mahkeme süreçleri bitmeden (6 Mart’a kadar lojmanları tahliye edin) diye yazı tebliğ ettiler. Bu tahliye yazısı tam bir düşman hukuku niteliğindedir. Amaç lojmanları boşaltarak sürgün kararı iptal olsa bile arkadaşlarımızı mağdur etmektir” dedi.

Sürgünlere karşı asla yılmayacaklarını ve geri adım atmayacaklarını vurgulayan Erdal Akyol, “Sürgünler yetmedi şimdi de işyerlerimize kamera takmaya, tüm kurum çalışanlarından rıza beyanı almaya çalışmaktadırlar. Adeta kendimizi George Orwel’in 1984 adlı kitabındaki gibi hissediyoruz. Kitaptaki büyük birader bizi her daim her yerde izlemek istiyor” diye konuştu.

Akyol, “Sürgün arkadaşlarımız bizlerin onurudur. Bizler arkadaşlarımızın neden sürgün edildiklerini çok iyi biliyoruz. Doğruları söyledikleri ve işlerini layıkıyla yaptıkları için sürgün edildiler… Hep onların yanında olacağız” dedi.

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here