Tahir Elçi'nin öldürülmesine ilişkin açılan davanın ilk duruşması 5 yıl sonra ilk kez görülecek

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin, katıldığı bir basın açıklaması sırasında silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybetmesine ilişkin davanın ilk duruşması yarın görülecek. Dava dosyasına son dakikada, sanık Yakışır hakkında 15 Eylül’de hazırlanan bir iddianame daha kanıt olarak konuldu.
Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin, 28 Kasım 2015’te, Dört Ayaklı Minare ve Diyarbakır Sur’daki tarihi yapıların çatışmalardan korunması için basın açıklaması yaptıktan sonra öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması, cinayetten 5 yıl sonra, yarın görülecek.
Yaklaşık 4 yıl 5 ay yıl sonra hazırlanan iddianamede, üç polis memuru ve Uğur Yakışır sanık olarak yer alıyor. Tutuksuz yargılanan sanık polisler F.T., S.T. ile M.S.’nin ‘bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermekten’ 3 yıldan 9 yıla kadar hapsi isteniyor. İddianamede, hem Tahir Elçi hem de aynı gün öldürülen polisler Cengiz Erdur ve Ahmet Çiftaslan cinayetleriyle suçlanan firari sanık Yakışır’ın ise üç kez ağırlaştırılmış müebbet ve 45 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
İlk iddianamede, Elçi’yi, kimin vurduğunun net olarak tespit edilemediği vurgulanmasına rağmen dava dosyasına Uğur Yakışır hakkında 15 Eylül 2020’de hazırlanan bir iddianame daha kanıt olarak konuldu. Bu iddianamede de firari durumdaki Yakışır’ın, “devletin birliğini bozmak” ve “Kasten öldürmek” suçlarından cezalandırılması talep edildi.

Son anda gizli tanık ifadesiyle yeni iddianame hazırlandı

T24’ten Gökçer Tahincioğlu’nun haberine göre; iddianamede, Yakışır’ın Elçi’yi vurduğu iddiasına, “İ61BR10KM55TM46Z” kod isimli gizli tanığın ifadesi kanıt gösterildi.
Gizli tanığın, “”Bu örgüt mensubunu haki XIZGİNAS kod olarak biliyorum. Bu örgüt mensubu Tahir Elçi’yi öldüren, 2 polis memurunu şehit eden şahıstır” anlatımları, iddianamenin tek delili. İki sayfalık iddianamenin kalanında, PKK’nin tarihi ve amaçları anlatılıyor. Duruşmadan hemen önce, olaydan 5 yıl sonra hazırlanan iddianamenin dava dosyasına konulması, eleştirilere de yol açtı. Avukatlar, iddianamenin, polislerin sorumluluğunu gizlemek, faili belirsizleştirmek amacıyla hazırlandığı ve dosyaya konulduğu eleştirilerini yöneltti.