Soma Davası’na çağrı: Adil yargılama olmayacak, salonu dolduralım

Soma Davası’nın yarın görülecek duruşmasına çağrı yapan aileler ve avukatlar, “Bu dava Türkiye’nin ayıbı. Adil bir yargılama olmayacak ama o insanlara meydanı bırakmadan salonu dolduracağız” dedi. 

Manisa’nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014 tarihinde Soma Holding bünyesindeki Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’nin işlettiği madende vardiya değişimi sırasında çıkan yangın ve su baskını sonucu 301 madencinin yaşamını yitirmesine ilişkin açılan Soma Katliamı Davası’nda yargılama yeniden başlıyor. Daha önce “Olası kastla insan öldürme” suçundan ceza alan sanıklar hakkında Yargıtay 12. Ceza Dairesi 27 Ocak’ta verdiği karar doğrultusunda “bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma” suçundan ceza verilmesini istedi. Yargıtay’ın kararından sonra ise tüm tutuklu sanıklar serbest bırakılırken, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı sanık Can Gürkan’ın da aralarında bulunduğu Haluk Evinç, Adem Ormanoğlu ve Efkan Kurt, 13 Nisan’da Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden hakim karşısına çıkacak.
Yarın görülmeye başlanacak  dava öncesi katliamda yaşamını yitirenlerin yakınları ve dava avukatı Can Atalay, ajansımıza konuştu.
ADALET DE KAYBEDİLDİ
Katliamda oğlu Uğur Çolak’ı yitiren Soma 301 Madenciler Derneği Başkanı İsmail Çolak, “Adil olmayan, adaleti, hukuku olmayan bir ülkede yaşıyoruz. Maalesef yargının, yürütmenin olmadığı, Anayasa’nın kararlarını yerel mahkemelerin tanımadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ni (AİHM) tanımayan bir ülkede yaşıyoruz. Dolayısıyla 13 Mayıs 2014’te 301 insanı kaybederken biz burada adaleti de kaybettiğimizi fark ettik” dedi.
KATİLLER DIŞARIDA 
Yeniden başlayacak yargılamadan da adalet beklemediğini dile getiren Çolak, “Adalete güvenimiz kalmadı. 301 insanın katillerinin hepsi dışarıda. 301 kişinin haklı mücadelesini veren başta Avukat Selçuk Kozağaçlı ve arkadaşları hala tutuklu. Katiller, tecavüzcüler, ülkeyi talan eden insanlar, Katarlılara karış karış satanlar dışarıda ama maalesef hak ve adalet için mücadele eden halkın avukatları içeride” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE’NİN AYIBI 
Karar aşamasında mahkeme heyetinin değiştiğini hatırlatan Çolak, “Dosya üzerinde hakim olan ve karar verecek olan Aytaç Ballı dosyadan alınarak, şaibeli kararlar vermiş olan Salih Pehlivanı bu dosyaya atadılar. Salı günü başlayacak duruşmaya yine Salih Pehlivan bakacakmış. Kendi verdiği kararı bozmayacağına eminiz. Çokta adil bir karar vereceğini düşünmüyoruz. Bu dava Türkiye’nin ayıbıdır. Bu davaya sahip çıkılmasını, 13 Nisan’da tüm sivil toplum örgütlerini Akhisar’a desteğe bekliyoruz. Bizi yalnız bırakmasınlar. Adil bir yargılama olmayacak ama o insanlara meydan bırakmadan salonu dolduracağız. Bir gün bu kararları veren yargı mensupları adalete ihtiyaç duyacaklar” dedi.
KAMUOYUNA ÇAĞRI
Katliamda eşi Ali Kavas’ı kaybeden Gülten Kavas da, “Biz 7 yıl önce bir acı yaşadık, şimdi 13 Nisan’da aynı acıyı yine yaşatacaklar. Diyecek sözümüz yok. Adalet fakirlere yok zenginlere var. Bir kişi bıçaklandığında 20-30 yıl ceza veriliyor ama 301 kişinin ölümüne ilişkin 18 yıl ceza verdiler,  sonra da bırakıldılar. Tekrar içeri gireceklerini düşünmüyorum” diye belirtti. Çocuklarının bu süreçten kötü etkilendiğini dile getiren Kavas, “Ölen öldüğüyle kaldı. Genç yaşta ölenler oldu, babasını hiç tanımayan çocuklar var. Kendim için değil evlatlarım için üzülüyorum, babasızlık çok zor. Dava ilk başladığı zaman Türkiye yanımızdaydı şimdi de aynı şekilde desteklerini bekliyoruz” diyerek, kamuoyuna davayı sahiplenme çağrısında bulundu.
HEYET DEĞİŞTİKTEN SONRA 
Dava avukatlarından Can Atalay ise, Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin Eylül 2020’de verdiği “olası kasttan” ceza kararının heyet değişikliği sonrası Ocak 2021 tarihinde “Bilinçli taksir” olarak değiştirilmesini eleştirerek, şunları söyledi: “Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin heyeti değiştikten 5 gün sonra karar değiştirildi. Mahkemenin karar gerekçesi 6 bin 94 sayfa. 5 günde 6 bin 94 sayfayı okuması dahi mümkün değil. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Hukuken ve insani olarak kabul edilemez. Hiçbir insanlık değerine sığmaz. Bu kararla ilgili bütün yollara başvurduk. En son çare Adalet Bakanlığı’na başvurduk. Adalet Bakanlığı’nın ‘bunları görmedim, bilmiyorum’ demesi mümkün değildir. Salı günü tüm yüreği birazcık insanlıktan yana olan herkesi mümkünse Akhisar’a bekliyoruz. Mümkün değilse herkesin gözü, kulağı Akhisar’da olsun. Davayı takip etsin.”
NE OLMUŞTU?
Manisa’nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014 tarihinde kömür madeninde yaşanan faciada 301 madenci yaşamını yitirdi. Yürütülen soruşturma kapsamında açılan davada, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’a 15 yıl, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürü Ramazan Doğru’ya 22 yıl 6 ay, İşletme Müdür Yardımcısı İsmail Adalı’ya 22 yıl 6 ay, İşletme Müdürü Akın Çelik’e 18 yıl 9 ay ve maden mühendisi Ertan Ersoy’a 18 yıl 9 ay hapis cezası verildi.
BÖLGE MAHKEMESİ ONAYLADI  
Tutuksuz sanıklardan emniyet teknikeri Mehmet Ali Günay Çelik’e 11 yıl 8 ay, maden mühendisleri Yasin Kurnaz ve Hilmi Kazık’a 10 yıl 10’ar ay, Yönetim Kurulu üyesi Haluk Sevinç, çalışanlardan Hilmi Karakoç, Mehmet Eres, Hüseyin Alkan, Fuat Ünal Aydın’a 8 yıl 4’er ay ve Murat Bodur’a 6 yıl 3 ay hapis cezası verilirken, Alp Gürkan’ın da aralarında bulunduğu 37 kişi ise beraat etti. Gerekçeli kararın açıklanmasından sonra hem sanıkların hem de mağdur ailelerin avukatları, bir üst mahkeme olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’ne temyiz başvurusunda bulundu. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14’üncü Ceza Dairesi, yerel mahkemenin verdiği kararı onadı. Kararla birlikte, tutuklu sanıklardan sadece Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan tahliye edildi.
 ‘OLASI KAST’ GEREKÇESİ
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Can Gürkan’ın yangın riskinin yüksek olduğunu bilerek, havalandırmaya dair gerekli teknik altyapıyı oluşturmadan ve iş güvenliği önlemleri almadan üretimin arttırılmasını hedeflediği sonucuna vararak, 30 Eylül 2020’de kararı bozdu. Daire, sanıklardan Gürkan, Doğru, Çelik ve Adalı’nın 301 kez “olası kastla öldürme” ve 162 kez “olası kastla yaralama” suçlarından ceza verilmesi gerektiğine hükmetti.
İki Yargıtay savcısı, 8 Ocak’ta kararın bozulması için başvuru yaptı. Dilekçede, 12. Ceza Dairesi’nin sanıklar hakkında “Neticeyi öngördükleri ve ne olursa olsun diye hareket ettikleri” diyerek, cezaların “taksirle ölüme neden olmaktan” verilmesi talep edildi.
HEYETLE BİRLİKTE KARAR DA DEĞİŞTİ
Soma Davası Yargıtay 12. Ceza Dairesi’ne döndüğünde 5 kişilik heyetin üçü değişti. Başkan Ahmet Er ve üye hakim Nadir Güngündeş yerini korurken, 3 yeni hakim heyete katıldı. Eski Adalet Bakanı ve Müsteşarı Kenan İpek, eski HSK Genel Sekreteri Fuzuli Aydoğdu ve eski Ceza ve Tevfikevleri Genel Müdürü Mustafa Yapıcı heyete katıldı. Yeni heyet, ikiye karşı üç oyla önceki kararı bozdu. Kararda, Can Gürkan hakkında “bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma” sucundan ceza verilmesi kararlaştırıldı. Ayrıca sanıkların infaz yasasından yararlandırılmasına hükmedildi. Yeni heyet, aldığı kararla tepkilere neden oldu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here