Sağlık emekçileri: Artık yeter, yaşamak ve yaşatmak istiyoruz

Sağlık çalışanları bir çok ilde basın açıklamaları gerçekleştirerek, hayatını kaybeden sağlık çalışanlarını anarak, “Artık yeter, daha fazla eksilmek istemiyoruz” dedi.

İstanbul

“Artık yeter, ölümleri durdurun!”

İstanbul

İstanbul’da sağlık meslek örgütleri, İstanbul Tıp Fakültesi önünde pandemiye yönelik alınmayan tedbirlere, can kayıplarına, hak gasplarına dikkat çekmek için basın açıklaması düzenledi. Eylemde “Kovid-19 meslek hastalığı kabul edilsin”, “Artık yeter ölümleri durdurun yaşamak istiyoruz”, “Çalışırken ölmek istemiyoruz” dövizler ve Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybeden sağlık emekçilerinin fotoğrafı taşındı. Hayatını kaybeden sağlık emekçileri için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Açıklamaya TTB Merkez Konsey Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı ve DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu da katıldı.

“Yaşamak ve yaşatmak istiyoruz”

TTB Merkez Konsey Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, sağlıkta uygulanan politikaların yanlış olduğunun altını çizerek, “Şehir dışına, dağın tepesine şehir hastanesi yaptılar. Milyarlar akıtıyorlar ama insanları koruyamadılar. Biliyoruz ki yalnızca covid 19’dan değil başka rahatsızlıktan da insanları kaybediyoruz. Bizler canlarımızı yitiriyoruz. Öfkeliyiz, böyle devam etmez diyoruz” dedi.

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ise hükümetin politikalarının sermaye sınıfını korumaya yönelik olduğunu ifade ederek, “Pandeminin yönetilemediği, vaka sayılarının hala yüksek olduğunu binlerce insanımızı kaybettiğimiz bir süreç oluyor” dedi, mücadele çağrısını yineledi.

Pandemi başladığından bu yana hiçbir talebelerinin dinlemediğini ifade eden SES Şişli Şube Eş Başkanı Fadime Kavak, “Bizler yaşatmak için yaşamak istiyoruz” dedi.

“Sağlık çalışanlarını kaybetmeye devam ediyoruz”

Ortak açıklamayı okuyan İstanbul Tabip Odası (İTO) Başkanı Pınar Saip, “Ülkemizde ilk vakanın görüldüğü tarihten çok önce, sağlık emek ve meslek örgütleri olarak halkımızın sağlığı için, sağlık çalışanlarının sağlığı için size uyarılarda bulunduk. Bilimin, aklın yolunu gösterdik. Ama siz aklı, bilimi ve bizleri dinlemeyerek hem halkımızın hem de sağlık çalışanlarının hayatını tehlikeye attınız. Siyasi ve ekonomik kaygılarla aldığınız kararlar, ötesinde alamadığınız kararlar yüzünden on binlerce insanımızı, yüzlerce sağlık çalışanımızı kaybettik. Kaybetmeye de devam ediyoruz” dedi.

“Hayatını kaybedenlerin hesabını kim verecek?”

Bu ölümlerin önemli bir bölümünün önlenebilir ölümler olduğuna dikkat çeken Saip, “Ve siz önlemediniz, önleyemediniz. En temel hakkımız olan “yaşam hakkımızı” ihlal ettiniz. Salgının başından beri sürekli şeffaflık istedik ama hiçbir bilgiyi bizlerle paylaşmadınız. Halkın sağlığını değil, ekonomik çıkarları öncelediniz. Satışını yasaklayıp, herkese ücretsiz olarak dağıtmayı vaat ettiğiniz üç-beş maskeyi dağıtamadınız. Bilim insanlarının önerilerine ve kararlarına kulaklarınızı tıkadınız. Salgından politik başarı hikayesi çıkarmaya çalıştınız. Salgın konusunda doğruları söyleyenleri terörist ilan ettiniz. Geldiğimiz noktada maalesef haklı çıkmanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Ekonomik ve siyasi kaygılarla aldığınız ve almadığınız kararlardan dolayı yitirdiğimiz on binlerce canın, yüzlerce sağlık çalışanının hesabını kim verecek?” diye konuştu.

“Covid-19 meslek hastalığı sayılmalı”

Covid-19’un sağlık çalışanları için bir meslek hastalığı sayılması gerektiğini vurgulayan Saip, “Siz samimiyetsiz, ciddiyetsiz şekilde konuyu bulandırdınız. Biz yasa istiyoruz dedik, siz sağlık çalışanlarıyla alay edercesine, bir sayfalık yazıyla kamuoyunu yanıltmayı seçtiniz. Bizlerin, hukukçuların, milletvekillerinin anlattıklarını dinlemeyip sağlık çalışanlarını oyaladınız” değerlendirmesinde bulundu.

“Bizler yaşamak ve yaşatmak istiyoruz”

Saip son olarak şunları söyledi:

“2020 yılını geride bıraktığımız bugünlerde sizleri tekrar ve daha güçlü uyarıyoruz. Ekonomik çıkarları ve siyasi kaygılarınızı değil halkımızın ve bizlerin sağlığını önceleyin. Salgın yönetiminde aklı, bilimi ve bizleri dinleyin. Önlenebilir her ölümün sorumlusu sizsiniz. Yaşam hakkımızın ihlaline karşı sessiz kalmayacağız. Sağlık emek, meslek örgütleri ve tüm sağlık çalışanları adına, size “Artık yeter daha fazla eksilmek istemiyoruz” diyoruz. Bizler yaşamak, yaşatmak istiyoruz.”

Ankara

“Daha fazla eksilmek istemiyoruz”

Ankara

Ankara Tabip Odası, Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği, Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada konuşan Ankara Tabip Odası Yöneticisi Ayşe Uğurlu, “Onlar hastalarının sağlığı için kendi canlarını hiçe saydılar ama sizin yönetememeniz yüzünden hayatlarını kaybettiler” dedi. Sağlık çalışanlarının tükenmemek ve ölmemek için yılın değil iktidarın zihniyetinin değişmesi gerektiğini ifade eden Uğurlu, “Sağlık emek, meslek örgütleri ve tüm sağlık çalışanları adına, size ‘Artık yeter daha fazla eksilmek istemiyoruz’ diyoruz. Bizler yaşamak, yaşatmak istiyoruz” dedi.

Salgının başından beri sağlık örgütleri olarak halk ve sağlık çalışanlarının sağlığı için uyarılarda bulunduklarını belirten Uğurlu, “Bilimin, aklın yolunu gösterdik. Bizleri dinleyin dedik. Ama siz aklı, bilimi ve bizleri dinlemeyerek hem halkımızın hem de sağlık çalışanlarının hayatını tehlikeye attınız” dedi. İktidar tarafından siyasi ve ekonomik kaygılarla alınan ve alınmayan kararlar yüzünden yüzlerce sağlık çalışanını kaybedildiğini vurgulayan Uğurlu, salgının başından beri şeffaf bilgi paylaşımının yapılmadığını söyledi.

“Bilim insanlarına kulak tıkadınız”

Uğurlu, “Bilim insanlarının önerilerine ve kararlarına kulaklarınızı tıkadınız. Salgından politik başarı hikayesi çıkarmaya çalıştınız. Salgın konusunda doğruları söyleyen kim varsa terörist ilan ettiniz. Geldiğimiz noktada maalesef haklı çıkmanın üzüntüsünü yaşıyoruz” dedi. Kişisel koruyucu malzemenin herkes için ücretsiz ve adil olarak karşılanması gerektiğini fakat ne halkın ne de sağlık çalışanları maskeye ulaşabildiğini ifade eden Uğurlu, “Beş maskeyi dağıtamadınız, yurttaşlarımız ve sağlık çalışanları kişisel koruyucu malzemeleri çok daha yüksek fiyatlarla, yarattığınız karaborsadan temin etmek zorunda kaldılar. Yaşanan kaos bizleri maalesef haklı çıkardı” dedi. Kovid-19’un sağlık çalışanları için meslek hastalığı sayılması gerektiğini vurgulayan Uğurlu, ikitidarın bu konuyu ciddiyetsiz şekilde bulandırdığını söyledi. Uğurlu, yasa istediklerini ama bir sayfalık yazıyla kamuoyunun yanıltıldığını ifade etti. 

İzmir

“Yitirdiğimiz sağlık çalışanlarının hesabını kim verecek?

İzmir

İzmir Diş Hekimleri Odası, İzmir Eczacı Odası, İzmir Tabip Odası, Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik Dayanışma Sendikası, Genel Sağlık-İş, SES, İzmir Aile Hekimleri Derneği, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği, Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği, Türk Psikologlar Derneği, Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği, İzmir Aile Sağlığı Çalışanları Derneği, Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası Konak Eski Sümerbank önünde “Öfkeliyiz çünkü tükendik, çünkü ölüyoruz” diyerek basın açıklaması yaptı.

Sağlıkçılar adına ortak basın açıklamasını İzmir Tabip Odası Başkanı Lütfi Çamlı okudu.

“Siyasi ve ekonomik kaygılarla aldığınız kararlar, ötesinde alamadığınız kararlar yüzünden binlerce insanımızı, yüzlerce sağlık çalışanımızı kaybettik. Kaybetmeye de devam ediyoruz” diyen Çamlı pandemi sürecinin doğru yönetilmediğini ifade etti.

Hükümetin halkın sağlığını değil, ekonomik çıkarları öncelediğini hatırlatan Çamlı, “Bilim insanlarının önerilerine ve kararlarına kulaklarınızı tıkadınız. Salgından politik başarı hikayesi çıkarmaya çalıştınız. Salgın konusunda doğruları söyleyen kim varsa terörist ilan ettiniz. Geldiğimiz noktada maalesef haklı çıkmanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Ekonomik ve siyasi kaygılarla aldığınız kararlardan dolayı yitirdiğimiz binlerce canın, yüzlerce sağlık çalışanının hesabını kim verecek?” diye sordu.

“Yarattığınız kaos sağlık çalışanlarına şiddet olarak döndü”

Sağlık çalışanları her zamankinden daha ağır koşullarda ve korunmasız bir şekilde çalıştığını ifade eden Çamlı, “Aylar öncesinden grip aşısı konusunda uyardık, gerekli çalışmaları yapın dedik. Grip salgınıyla birlikte Covid-19 yıkıcı bir etki yapar dedik. Tüm toplumun aşılanması gerekirken, temin edilen aşı sayısı risk gruplarının hemen hiçbirine yetmedi. Sağlık çalışanlarını bile risk grubunda saymadınız. Yurttaşlarımız, yaşanan bu kaosun içinde aşı bulabilmek için ASM’ler, eczaneler, hastaneler arasında dolaştı durdu. Yarattığınız bu kaos yurttaşlarımıza sağlık sorunu, sağlık çalışanlarına da şiddet olarak döndü. Aşının bizler için bir hak, sizler için bir ödev olduğunu söyledik ama siz ödevinizi yapmadınız” diye konuştu.

“Siyasi kaygılarınızı değil halkın ve bizlerin sağlığını önceleyin”

Covid-19’un sağlık çalışanları için meslek hastalığı sayılması gerektiğini tekrardan hatırlatan Çamlı şöyle konuştu; “2020 yılını geride bıraktığımız bu günlerde sizleri tekrar ve daha güçlü uyarıyoruz. Ekonomik çıkarları ve siyasi kaygılarınızı değil halkımızın ve bizlerin sağlığını önceleyin. Salgın yönetiminde aklı, bilimi ve bizleri dinleyin. Önlenebilir her ölümün sorumlusu sizsiniz. Yaşam hakkımızın ihlaline karşı sessiz kalmayacağız. Sağlık çalışanlarını ve vatandaşlarımızı kaybettiğimiz, yanlış sağlık politikaları sonucu ölümlerle ve tükenmişlikle geçen bir yılı geride bırakıyoruz ama tükenmememiz için, ölmememiz için yılın değil sizin zihniyetinizin değişmesi gerektiğini biliyoruz. Sağlık emek, meslek örgütleri ve tüm sağlık çalışanları adına, size “Artık yeter daha fazla eksilmek istemiyoruz” diyoruz. Bizler yaşamak, yaşatmak istiyoruz!”

Diyarbakır

“Artık yeter daha fazla eksilmek istemiyoruz”

Diyarbakır

Pandemi döneminde hayatını kaybeden sağlık emekçileri için açıklama yapan SES Diyarbakır Şube Eş Başkanı Şiyar Gültekin, “Artık yeter daha fazla eksilmek istemiyoruz” dedi.

2020 yılında hayatını kaybeden sağlık emekçileri için Diyarbakır’da Dicle üniversitesi Hastanesi Başhekimliği önünde açıklama yapıldı. Açıklamaya aralarında Tabip Odası, Diş Hekimleri Odası, Eczacılar Odası, Veteriner Hekimleri Odası Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası, Şehit Gazi Sendikası, Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği ve Mezopotamya Psikologları İnsiyatifi olduğu sağlık örgütleri katıldı.

“Öfkeliyiz. Çünkü tükendik! Çünkü ölüyoruz!” pankartının açıldığı eylemde, pandemi döneminde hayatını kaybeden sağlık emekçileri için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Basın açıklamasını katılan kurumlar adına Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Diyarbakır Şube Eş Başkanı Şiyar Güldiken okudu.

“Yaşam hakkı ihlal edildi”

Koronavirüs salgının başladığı günden bu yana kendilerinin dinlenilmediğini ifade eden Gültekin, yanlış pandemi yönetimiyle binlerce insanın, yüzlerce sağlık çalışanın hayatını kaybettiğini söyledi. Bu ölümlerin önemli bir bölümü önlenebilir olduğunu belirten Güldiken, en temel yaşam hakkının ihlal edildiğini dile getirdi.

Ekonomik ve siyasi kaygılarla alınan kararlardan dolayı yitirilen canların hesabını kimin vereceğini soran Güldiken, Covid-19 nedeniyle bugüne kadar 120 binden fazla sağlık çalışanının hastalandığını ve 310’unun yaşamını yitirdiğini belirterek, “Bu nedenle Kovid-19, sağlık çalışanları için bir meslek hastalığı sayılmalıdır dedik. Siz samimiyetsiz, ciddiyetsiz şekilde konuyu bulandırdınız. Biz yasa istiyoruz dedik, siz sağlık çalışanlarıyla alay edercesine, bir sayfalık yazıyla kamuoyunu yanıltmayı seçtiniz. Bizlerin, hukukçuların, milletvekillerinin anlattıklarını dinlemeyip sağlık çalışanlarını oyaladınız” dedi.

“Halkın ve sağlıkçıların sağlığını önceleyin”

Tekrar ve daha güçlü uyarıda bulunan Güldiken, şunları söyledi: “Ekonomik çıkarları ve siyasi kaygılarınızı değil halkımızın ve bizlerin sağlığını önceleyin. Salgın yönetiminde aklı, bilimi ve bizleri dinleyin. Önlenebilir her ölümün sorumlusu sizsiniz. Yaşam hakkımızın ihlaline karşı sessiz kalmayacağız. Pandeminin başından bu yana yaşamını kaybeden yurttaşlarımızın yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Yitirdiğimiz tüm sağlık çalışanlarını bir kez daha saygıyla anıyoruz. Onlar hastalarının sağlığı için kendi canlarını hiçe saydılar ama sizin yönetememeniz yüzünden hayatlarını kaybettiler. Sağlık çalışanlarını ve vatandaşlarımızı kaybettiğimiz, yanlış sağlık politikaları sonucu ölümlerle ve tükenmişlikle geçen bir yılı geride bırakıyoruz ama tükenmememiz için, ölmememiz için yılın değil sizin zihniyetinizin değişmesi gerektiğini biliyoruz.  Sağlık emek, meslek örgütleri ve tüm sağlık çalışanları adına, size ‘Artık yeter daha fazla eksilmek istemiyoruz’ diyoruz. Bizler yaşamak, yaşatmak istiyoruz!”

Adana

“Önlenebilir her ölümün sorumlusu sizsiniz!”

Adana

Seyhan Devlet Hastanesi önünde yapılan basın açıklamasına Türk Tabipleri Birliği (TTB), Adana Tabip Odası (ATO)  Türk Dişhekimleri Birliği (TDB), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası (Dev Sağlık-İş), Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği  ile Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği yönetici ve üyeleri katıldı. Açıklama sağlık emekçileri, salgında hayatını kaybeden meslektaşları için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.

“Halkın sağlığı değil, ekonomik çıkarlar önceledi”

Salgının başından beri hiçbir bilginin kendileri ile paylaşılmadığını söyleyen Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Selahattin Menteş, halkın sağlığı değil, ekonomik çıkarları öncelendiği için ölümlerin arttığını ifade etti. Kararların siyasi ve ekonomik kaygılarla alındığını ifade eden Menteş, “Alamadığınız kararlar yüzünden binlerce insanımızı, yüzlerce sağlık çalışanımızı kaybettik. Kaybetmeye de devam ediyoruz. Her gün açıkladığınız sayıların her biri bir candı; anneydi, babaydı, çocuktu, eşti, dosttu. Bu canlarımızı sizin yanlış pandemi yönetiminiz nedeniyle kaybettik. Bu ölümlerin önemli bir bölümü önlenebilir ölümlerdi ve siz önlemediniz, önleyemediniz. En temel hakkımız olan yaşam hakkımızı ihlal ettiniz” dedi.

En temel hak olan yaşam hakkının ihlal edildiğini aktaran Menteş, hükümete, “2020 yılını geride bıraktığımız bu günlerde sizleri tekrar ve daha güçlü uyarıyoruz. Ekonomik çıkarları ve siyasi kaygılarınızı değil halkımızın ve bizlerin sağlığını önceleyin. Salgın yönetiminde aklı, bilimi ve bizleri dinleyin. Önlenebilir her ölümün sorumlusu sizsiniz. Yaşam hakkımızın ihlaline karşı sessiz kalmayacağız” diye seslendi.

Manisa

“Ekonomik kaygılarınızı değil halkın sağlığını umursayın”

Manisa

SES Manisa Şube, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi önünde bir araya geldi.

Basın açıklaması okuyan SES Manisa Şube Başkanı Figen Pehlivan Demirel, “Ekonomik kaygılarınızı değil halkın sağlığını umursayın” diyerek iktidara seslendi ve “Önlenebilir her ölümün sorumlusu sizsiniz. Yaşam hakkımızın ihlaline karşı sessiz kalmayacağız” dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here