Prof. Kemal Gözler: Boğaziçi’nin bölünmesi de ihtimal dahilindedir

Anayasa hukuku hocası Prof. Dr. Kemal Gözler, “Önümüzdeki günlerde Boğaziçi Üniversitesi’ne bir de ilâhiyat fakültesi kurulursa ben şahsen hiç şaşırmam” dedi. Gözler, Boğaziçi’nde tam hakimiyet kurulamaması halinde ‘ikiye bölünmesinin’ de ihtimal dahilinde olduğunu yazdı.

Türkiye’nin önde gelen Anayasa Hukuku profesörlerinden Kemal Gözler, www.anayasa.gen.tr internet sitesinde yazdığı ‘HOŞ GELDİN BOĞAZİÇİ HUKUK! Boğaziçi Üniversitesinde Neden İki Yeni Fakülte Kuruldu?’ başlıklı yazıda, Boğaziçi Üniversitesi’ne Hukuk ve İletişim fakülteleri açılmasını değerlendirdi.

“İktidar artık önemli kararları bir tatil günü sabaha karşı yayınlamayı tercih ediyor! Artık her Cumartesi sabahı, güne başlarken Resmî Gazeteye bakma âdetini edindik!” diyen Prof. Dr. Gözler, rektör atanan Melih Bulu’nun mevcut Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyeleri kompozisyonuyla üniversiteyi yönetmesinin imkansız olduğunu, iki yeni fakülte kurulmasının muhtemelen nedeninin bu olduğunu anlattı. Gözler şunları yazdı:

Pek muhtemelen önümüzdeki günlerde Boğaziçi Üniversitesi Hukuk ve İletişim Fakülteleri için dışarıdan dekanlar atanacağını ve derhal bu Fakülteler için öğretim üyesi kadroları ilân edileceğini göreceğiz. Yine pek muhtemelen bu kadrolar hiç şaşırmayacağımız öğretim üyeleriyle doldurulacak. Yine pek muhtemelen göreceğiz ki, Boğaziçi Üniversitesinin yetkili kurulları, işte bu yeni atanmış öğretim üyelerinden oluşturulacaktır. Hâliyle saygıdeğer Rektör Bulu da, nihayet ihtiyacı olan Rektör yardımcılarını ve danışmanlarını bu yeni öğretim üyeleri arasından atayabilecektir.

  Yine önümüzdeki günlerde Boğaziçi Üniversitesine bir de ilâhiyat fakültesi kurulursa ben şahsen hiç şaşırmam. Türkiye’de 2019 yılı itibarıyla 99 adet ilâhiyat veya İslâmî ilimler fakültesi var [3] (2021 yılı itibarıyla sayı muhtemelen daha fazladır). İlâhiyat fakültesi kurulmamış az sayıdaki devlet üniversitesinden biri Boğaziçi Üniversitesidir. İlâhiyat fakültelerimiz Türkiye’de muazzam bir gelişme ve yayılma içinde olan fakültelerdir. Bu konuda benim 3 Kasım 2019 tarihinde yayınladığım ve pek çok istatistiksel veriyi içeren “İlâhiyat Nereye Gidiyor?” başlıklı makaleme bakılabilir [4]. Kurulduğu her üniversiteyi olağanüstü bir gelişim içine sokan ilâhiyat fakültelerinin bu değerli katkısından Boğaziçi Üniversitesini mahrum bırakmamak gerekir.

  Boğaziçi Üniversitesi üzerinde tam bir hâkimiyet kurulması için, bunlar da yetmez ise, bu Üniversite üzerinde de, üniversitenin ikiye bölünmesi gibi başka üniversitelerde uygulanan daha pek çok yöntemin uygulanması ihtimal dahilindedir.

  Bunlar benim hayal gücüyle uydurduğum şeyler değil. Bunların hepsinin geçmişte pek çok üniversitede yapıldığına şahit olduk. İktidarın üniversitelere hâkim olma sürecinde kullandığı çeşitli yöntemler vardır. Bu yöntemlerin uygulanmasına Boğaziçi Üniversitesinde daha yeni başlanmıştır. Bugün Boğaziçi Üniversitesinde kullanılan yöntemlerin hepsi geçmişte Türkiye’de pek çok üniversitede aynen kullanılmıştır.

Yazının tamamı

* Bu makale ilk defa https://www.anayasa.gen.tr/bogazici-hukuk.htm adresinde yayınlanmıştır.

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here