MNG işçileri: İş durdurmamız gerekiyorsa durduralım

MNG Kargo’da çalışan işçiler yazdı: Evde kal diye yapılan çağrı bizlere dair de olsun istiyoruz. Ailemizin sağlığını da düşünüyoruz. Ama ücretli izin gündeme gelmezse nasıl olacak bu?
MNG Kargo işçileri:
Merhaba biz MNG Kargo’nun aktarma merkezinde çalışıyoruz. Sizlerle son günlerde tüm dünyayı tehdit eden koronavirüs salgınının işyerindeki yansımalarını paylaşmak istiyoruz.
Salgınla birlikte kargo sayısında biraz düşme yaşandı ancak iş yükümüzü azaltacak kadar değil. Şimdi iş stresinin yanında virüs kapar mıyız endişesi taşıyoruz. Her kargo paketi aktarma merkezine gelene kadar onlarca elden geçiyor ve eğer oralardaki ‘önlemler’ de bizim işyerimizdeki gibiyse tedirginliğimiz artıyor.
Aktarma merkezindeki işçiler ile geçen hafta bir toplantı yapıldı ve biz sağlığımız konusunda ne gibi önlemler almayı düşündüklerini sorduk müdüre. Müdürün biz işçilere cevabı ‘Zaten bütün insanların yüzde 80’i bu virüse yakalanacak. Kimi ağır atlatacak, kimi hafif. Yapacak çok bir şey yok’ şeklinde oldu. İşyerinin durumu da bu sözleri doğrular nitelikte. Yemek yediğimiz, çay içtiğimiz, kıyafetlerinizi değiştirdiğimiz, yükleme yaptığımız alanlar temiz değil.
Yemekhaneye bir düzenleme getirildi; 10’ar kişilik gruplar halinde gitmemiz istendi. Bir de tabldotlar tek kullanımlıklarla değiştirildi. Fakat vücut direncinin önemli olduğunu söyleyen uzmanları dinledikçe yediğimiz yemeğin kalitesine daha da bakar hale geldik. Her gün yediğimiz yemek; çorba, pilav veya makarna, salata, haftada bir gün tavuk… Her işçiye bir bardak su veriliyor yemek saatinde. Ve yemekten sonra su içmek için bile ortada bardak bulamıyoruz.
Yemekhaneye sırayla girsek ne olacak, çünkü serviste bir aradayız, yükleme yaptığımız kamyonların kapalı kasalarına 5-6 işçi birlikte giriyoruz. 80 işçiye düşen tuvalet sayısı iki. Havalar soğuk ve molalarda çay içmek için küçük bir alanda dip dibeyiz ve o kadar işçiye düşen çay kaşığı sayısı iki.
Ağır kargo paketleri taşıdığımızdan olsa gerek, bize o bildiğiniz koruyucu eldivenlerden vermediler. Diğer eldiveni de haftada 2 adet veriyorlar zaten. Neyse ki şefler kullanıyor o eldivenleri. Maske mi? haftada bir tane. Kolonya; yok. Sabun; kendimiz getiriyoruz.

Tüm bu ayrıntılar bizim korkumuzu her geçen gün artırıyor. Üstelik arkadaşlarımızdan biri bir süredir hasta ve bilgi alamadık. Biz bütün işçiler ailemize de virüs taşıyacağız endişesiyle çalışmaya devam ediyoruz. Son günlerde hasta olarak çalışan işçilerin sayısı arttı. Şef elinde bir ateş ölçer ile şikayeti olan işçilerin ateşini ölçüyor. “Niye doktor yok işyerinde” diye sorduğumuzda da aldığımız cevap “Doktor olsa ne yapacak? Benim yaptığımın aynısını yapacak” şeklinde.
Yakın dönemde cep telefonlarımızla gelmemiz yasaklandı. Ve bu salgın döneminde ailelerimize ulaşamamak veya bize ulaşamamaları bizim ruh halimizi daha da olumsuz hale getiriyor.
Kargo işçileri olarak bizler bu şartlarda çalışmak istemiyoruz. Bir gün dahi çalışmasak aç kalacağımızı düşünüyoruz ve böyle geçiyor günler. Koronavirüsle mücadele üzerine açıklanan paket biz işçiler arasında “Hükümet yine bize sırt çevirdi” diye konuşuldu. Çünkü çalışma şartlarımızı iyileştirecek, sağlık konusunda endişelerimizi çözecek ve geçim sıkıntısı derdimize derman olacak tek bir madde yok. Evde kal diye yapılan çağrı bizlere dair de olsun istiyoruz. Ailemizin sağlığını da düşünüyoruz. Ama ücretli izin gündeme gelmezse nasıl olacak bu? Böyle giderse bizi ya ücretsiz izne çıkaracaklar ya da yıllık izin hakkımızdan düşecekler. Peki biz ne ile geçineceğiz ya da yıllık dinlenme hakkımızı gasbederlerse nasıl olacak? Biz örgütsüz bir işyerindeyiz. Peki sendikalar, sendikacılar ne yapıyor? Böylesi bir dönemde bizim kendimizi sahipsiz ve yalnız hissettiğimiz bu dönemde yanımızda olmayacaklarsa ne işe yararlar? Biz sendikaların ücretli izin talebi ve yaygın sağlık taramaları ile gerekli önlemlerin hızlı bir şekilde alınması taleplerini net bir şekilde savunması gerektiğini düşünüyoruz, gerekirse iş durdurulmalı ve greve çıkılmalı.