Marmara Üniversitesi akademisyen ve çalışanlarından Boğaziçi’ye destek açıklaması

“Marmara Üniversitesinden Akademik ve İdari Çalışanlar” imzasıyla yapılan açıklamada Boğaziçi’deki rektör atamasının meşru olmadığı vurgulandı, “öğrencilerin ve akademisyenlerin yanındayız” denildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Boğaziç Üniversitesine Melih Bulu’yu rektör olarak atamasıyla başlayan eylemler 6. haftasına girerken Boğaziçili öğrenci ve akademisyenlere destek devam ediyor. Marmara Üniversitesi akademisyenleri ve çalışanlarından bir grup Boğaziçi preostolarına destek açıklaması yayımladı.

Boğaziçi Üniversitesinde yaşananların Türkiye’nin bütün üniversitelerindeki baskıcı ve anti-demokratik işleyişi bir kez daha gözler önüne serdiği belirtilen açıklamada, “Boğaziçi Üniversitesindeki meslektaşlarımızın ve öğrencilerimizin haklı taleplerini en içten dayanışma duygularımızla destekliyoruz” denildi, yapılan rektör atamasının meşru olmadığı vurgulandı.

“Marmara Üniversitesi’nden Akademik ve İdari Çalışanlar” imzası ile yayımlanan açıklama şöyle:

“Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi’ne kayyum rektör olarak atanması sadece Boğaziçi’ndeki değil, Türkiye’nin bütün üniversitelerindeki baskıcı ve anti-demokratik işleyişi bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bu atama meşru değildir. Çünkü üniversiteler toplumsal ihtiyaçlara dönük, bilimsel bilginin üretildiği kamu kurumlarıdır. Bu nedenle üniversitelerde yöneticiler atama usulü ile değil, demokratik seçimlerle göreve gelmeli, üniversitelerle ilgili kararlar asli bileşenleri olan öğretim elemanları, idari personel, öğrenciler ve tüm üniversite çalışanları tarafından alınmalıdır.

Bu haksız dayatma karşısında hem Boğaziçili öğrenciler, öğretim elemanları ve çalışanlar hem de konuya duyarlı diğer toplumsal kesimler tepkilerini çeşitli protesto ve etkinliklerle dile getirmektedir. İfade özgürlüğü anayasal ve evrensel bir haktır ve yapılan tüm bu barışçıl protestolar meşrudur. Bizler de Boğaziçi Üniversitesi’nde başlayan ve ülke çapında destek gören bu itirazları haklı buluyoruz ve destekliyoruz.

Siyasal iktidarın bu haklı talepler karşısındaki tepkisi şiddet, baskı ve tutuklamalarla anti-demokratik uygulamaları devam ettirmeye çalışmak yönünde olmuştur. Bu süreçte öğrenciler ve özellikle LGBTİ+lar, başta Cumhurbaşkanı olmak üzere devletin çeşitli kademelerindeki yöneticilerden gelen nefret söylemine maruz kalarak hedef gösterilmiştir.

Hükümet bir an evvel tüm bu baskılara son vermeli, anayasal haklarını kullanarak tepki gösteren başta öğrenciler olmak üzere, gözaltına alınan, ev hapsinde tutulan ve tutuklanan herkes bir an önce serbest bırakılmalı, bu konuda açılan davalar düşürülmelidir.

Üniversitenin bir bileşeni olmayan ve üniversitelerin sağlıklı işleyişlerinin önünde engel teşkil eden kolluk güçlerinin kampüslerdeki varlığı sonlandırılmalıdır.

Bizler, Marmara Üniversitesi’nden demokratik bir üniversite ve demokratik bir toplum hayaline sahip öğretim elemanları, üniversite çalışanları ve üniversiteden ihraç edilmiş barış akademisyenleri olarak Boğaziçi Üniversitesi’ndeki meslektaşlarımızın ve öğrencilerimizin haklı taleplerini en içten dayanışma duygularımızla destekliyoruz.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here