Koronavirüs salgını Ekvador'daki eşitsizlikleri gözler önüne seriyor

Covid-19 salgınıyla birlikte tüm dünyada eşitsizlikler derinleşmekte ve krizin faturası işçi sınıfına kesilmektedir. Al Jazeera’dan Kimberley Brown’un haberine göre; Ekvador’un Guayaquil şehri de Latin Amerika’da işçi sınıfının, bu eşitsizlikten en çok etkilendiği yerler arasında. 
Victoria Sanchez ve annesi Eufemia Nicolaza Sanches Pin, geçtiğimiz ay Sanches Pin’in haftalık diyaliz tedavisi için Ekvador’un Guayaquil şehrindeki yerel devlet hastanesine gittiler. Fakat hastane personeli, burun akıntısı olan diyabetik anneye; bunun COVID-19 olabileceğini ve diyalizdeki diğer hastaları riske atamayacaklarını söyleyerek Sanches Pin’i diyaliz tedavisine almayı reddetti.
Özel bir kliniğe veya şehrin diğer ucundaki diğer iki devlet hastanesine gitmek için paraları olmayan anne ve kız, eve gitti. Sanchez’in kendi başına hareket edemeyecek kadar zayıflayan annesi bir hafta sonra öldü.
Annesinin ölümünden sonra Sanchez acil durum hatlarını aradı, ancak annesinin cesedini almak için yetkililerden bir cevap gelmedi. Ceset dört gün boyunca evde kaldı, o sırada Sanchez şehirde annesi için bir tabut ve mezar yeri aradı. Sonunda kilise topluluğunun yardımıyla ücretsiz bir tabut ve komşu bölgeden bir mezar yeri bulabildi.
Sanchez hikayesini bildiğimiz insanlardan yalnızca bir tanesi. Ekvador’un kıyı kenti Guayaquil, Latin Amerika’da COVID-19’un en çok etkilediği bölgelerden biri. Geçen ay, sokaklarda veya park banklarında yatan cesetlerin fotoğrafları, yerel sağlık ve morg sistemlerinin çöküşünü gösteren fotoğraflar sosyal medyaya da yansımıştı.
İnsan hakları çalışanları, virüsün şehirdeki toplumsal eşitsizlikleri derinleştirdiğini ve işçi sınıfı ailelerini orantısız bir şekilde etkilediğini söylüyor. Çoğu işsizlikle karşı karşıya kalmış işçiler; kapasitesini doldurmuş hastanelerle, artan ilaç ve morg ücretleriyle birlikte maddi olarak karşılayamadıkları karantina sürecine adapte olmaya çalışmaktalar.
Cesetlerin alınması için günlerce bekleniyor
Guayaquil’deki İnsan Hakları Savunması Komitesi Başkanı Billy Navarrete, salgının zirve yaptığı Mart ayının yalnızca bir hafta sonunda; 100’den fazla kişinin yakın zamanda ölen aile fertlerinin cesedini almak için yetkililerin gelmediği bildirdiğini söyledi. Cesetlerin toplanması için iki ile yedi gün arasında bekleyen bazı aileler, bulaşma korkusu veya artan kokular sebebiyle aile fertlerinin cesetlerini caddeye bırakmak zorunda kaldılar.
Bu şekilde birçok olay yaşandığını söyleyen Navarrete, bu olayların hepsinin alt sınıf işçi mahallelerinde yaşadığını belirtti. Navarrete; Monte Sinai, Bastion Popular, Suburbio, Trinitaria gibi nüfus yoğunluğu yüksek olan şehrin kuzey ve güney çevresindeki semtlerden çoğunun kanalizasyon sistemleri veya içme suyu gibi temel hizmetlere erişimi olmadığını ve virüsün yayılma riskinin oldukça yüksek olduğunu söyledi.
Guayaquil’deki mimar ve şehir plancısı Luis Alfonso Saltos, altyapısı olmayan çevre bölgelerinde yaşayan insanların kaçınılmaz olarak virüse daha fazla maruz kaldıklarını; ayrıca temel ihtiyaçlara ulaşmak için evlerini veya mahallelerini terk etmek zorunda kaldıklarından, virüsün taşınmasına da sebep olacaklarını söyledi.
Evde kalmak zor
Ekvador’un ticaret başkenti olmasına rağmen, Guayaquil eşitsizliğin en yoğun görüldüğü şehirlerden biridir. Yüzde 14 ile en yüksek yoksulluk oranına sahip olan şehir aynı zamanda kayıt dışı ekonomide en yüksek işçi oranına da sahip. Ulusal istatistik enstitüsüne göre, şehirdeki çalışan nüfusun neredeyse yarısı kayıt dışı sektörde çalışıyor. Kayıt dışı sektör, sosyal güvenlik yardımı olmadan günlük ücretleriyle geçinen sokak satıcıları gibi işleri içermekte. Ekvador’un sıkı karantina önlemleriyle birlikte Guayaquil’deki bu aileler yaşamlarını geçirmekte zorlanmaktadır.
Afrikalı kadınların haklarını destekleyen Asfalt Kadınları yerel örgütünden Giselle Viteri Cevallos birçok insanın, sokakta limon ve tuvalet kağıdı satmak için her gün evlerini terk etmeye devam ettiğini ve bu konuda insanları suçlayan hükümete katılmadığını söyledi. Evde kalmak için temel ihtiyaçların karşılanması ve bankada yatırıma sahip olunması gerektiğini de vurguladı.
Sağlık sistemi hazırlıksız
Guayaquil’de emekli bir doktor ve bölgesel Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu başkanı Ricardo Ramirez Aguirre, kıyı kentindeki kamu ve sosyal güvenlik hastanelerde COVID-19 krizinin yanlış yönetildiğini söyledi. Sorunun kamu sağlık sisteminin tarih boyunca yanlış yönetiminden kaynaklandığını söyleyen Ramirez; Başkan Lenin Moreno’nun geçen yıl ülke çapında sağlık sektöründe yaklaşık 4.000 kişiyi işten çıkarmasıyla durumun daha da kötüleştiğini ifade etti.
Pandemi sırasında, hükümetin hastanelere koruyucu ekipman sağlayamamasından ve yeni işe alımlar için uzun vadeli iş güvenliğinin olmamasından dolayı birçok sağlık çalışanı gerekli pozisyonları doldurmayı reddetti. Yerel sendikalara göre, sadece Guayas eyaletinde COVID-19 enfeksiyonlarını tedavi ederken en az 117 doktor ve hemşire hayatını kaybetti.
Kapasitelerini doldurmuş hastanelerin yanı sıra, aileler için en büyük zorluklardan biri, yüksek taleple birlikte fiyatları artan ilaç ve morg hizmetlerini ödemek. Normalde eczanelerde parasetamolün bir hapına 0.25 dolara ulaşabilirken şimdi eczanelerde ilaç bulunamadığından, karaborsada 4.00 dolara satılıyor. Bazı aileler ise 3.000 ila 5.000 dolar arasında değişen tabut ve mezar yeri maliyetlerini karşılamak için borçlanmak zorunda kaldılar.
Guayaquil’deki İnsan Hakları Savunması Komitesi Başkanı Billy Navarrete, olayların uluslararası medyaya yansımasının ardından; merkezi hükümetin, evlerdeki ve sokaklardaki cesetleri toplamak için daha istikrarlı çalıştığını fakat hükümetin hala alt sınıf ailelere yeterli hizmeti sunmadığını ifade etti.