Kayyum politikaları ile başkanlığı gasp edilen, 16 kez gözaltına alınan Cizre Belediyesi Eşbaşkanı Berivan Kutlu: Saldırılar mücadele gerekçemdir

Yerine kayyım atanan Cizre Belediyesi Eşbaşkanı Berivan Kutlu, siyasete girdiği günden bugüne 16 kez gözaltına alındı, hakkında 50 soruşturma açıldı, 10’u davaya dönüştü ve 1 buçuk yıl da cezaevinde kaldı. Kutlu, son gözaltına alınması sırasında yaşadığı dehşeti, “Silah dipçikleriyle vurdular, öldürülebilirdik” sözleriyle anlattı.

Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) yönelik gözaltı, tutuklama, ajanlaştırma ve sindirme politikaları her geçen gün artıyor. Geçtiğimiz gün Şırnak başta olmak üzere Cizre, İdil, Silopi, Uludere ve Beytüşşebap ilçelerinde yapılan operasyonda aralarında yerine kayyum atanan Cizre Belediyesi Eşbaşkanı Berivan Kutlu’nun da olduğu 23 siyasetçi gözaltına alındı. Siyasetçilerin tümü dün akşam çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Kentte son birkaç yılda rutin bir hal alan gözaltı operasyonların neredeyse hemen hepsinde gözaltına alınan isim ise Berivan Kutlu. Yürüttüğü siyasi faaliyetlerden dolayı bugüne dek 16 defa gözaltına alınıp, hakkında 50 soruşturma başlatılmış bulunan Kutlu’nun yargılandığı 10 dava dosyası bulunuyor.
Cezaevinde 1 buçuk yıl tutuklu da kalan Kutlu,  maruz kaldığı bu saldırıları MA’dan Zeynep Durgut’a anlattı.
Yıllardır siyasetin içerisinde yer aldığını dile getiren Kutlu, ilçede yapılan hemen her siyasi operasyonda gözaltına alındığını belirtti. Yine de geri adım atmamasından kaynaklı sürekli hedef alındığını söyleyen Kutlu, “Mücadeleden bir an olsun kopmadım ve bu saldırılarla da mücadelemin önüne geçemeyeceklerdir. Aslında bu saldırılar mücadele gerekçemdir. Ne kadar gözaltına alınırsam alınayım bana geri adım attıramayacaklar. Bu saldırılar ve baskılar beni daha da güçlendiriyor. Bunu gördükleri için de her seferinde bana saldırıyorlar” dedi.

Silah dipçiğiyle vurdular

Gözaltına alındıkları son operasyonda farklı bir yaklaşım ile karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Kutlu, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Sabah saatlerinde evimin bulunduğu binayı ablukaya aldılar. Sesler duyunca açmak için kapıya doğru hareket ettik. Fakat polisler kapıyı kırarak açtılar ve bizi doğrudan yere attılar. 7-8 polis beni tutup yere attı. Botlarıyla ve silah dipçikleriyle bana vurmaya başladılar ve ‘yerinden kalkma’ dediler. Bir saat boyunca evde arama yaptılar. Evin altını üstüne getirdiler. Dolapları ve yatakları kaldırdılar, yastıkları boşalttılar. Üstünde yattığım yatağı bile kaldırıp, açtılar.
Polisler evi dağıttıktan sonra dalga geçer gibi, ‘Gel sana savcının talimatını okuyacağız’ dediler.  Ben de onlara, ‘Eve gelirken kararı göstermeden daldınız ve evin altını üstüne getirdikten sonra adet yerini bulsun diye mi okuyacaksınız’ diyerek tepki gösterdim. Bunu dedikten sonra ters kelepçe taktılar ve bana ‘Betonun üzerinde dur sana talimatı okuyacağız’ dediler. 3 buçuk saat ellerim arkadan kelepçeli kaldı. Onlar da evimi aradılar.”

‘Bu ülkeyi terk etmeyeceğiz’

Polislerin her gözaltına alındığında kendisine hakaretlerde bulunup, partisi HDP’yi kötülediğini kaydeden Kutlu, son operasyonda da ‘Siz gidin kirli siyasetinizi yurt dışında yapın’  gibi söylemlerle karşılaştığını, HDP’liler sanki bu ülkenin yurttaşı değilmiş gibi bir tavır sergilendiğini vurguladı.
Kutlu, bu tür söylemler ve yaklaşımlarla karşılaşsalar da, “Bizler bu ülkeyi terk etmeyeceğiz. Adaleti de, demokrasiyi de, özgürlüğü de bizler getireceğiz” ifadelerini kullandı.

‘Evet AKP’nin polisiyiz’ dediler

Daha öncekilerle karşılaştırdığında son gözaltına alınışının oldukça farklı olduğunu belirten Kutlu, bunu “İlk defa böylesi bir gözaltı baskını ile karşılaştım. Bize verilmek istenilen mesaj, ‘Türkün gücünü göreceksiniz’ mesajıydı. Bu operasyon aslında tam olarak buydu. Bize bunu göstermeye çalıştılar. Bu bir arama değildi, talandı. 90’lı yıllarda bile yapılmayan işkenceyi biz o sabah gördük. Polislere; ‘siz AKP’nin polisisiniz’ dedim. Onlar da, ‘Evet biz AKP’nin polisiyiz ve seni de AKP’nin hücresine atacağız’ diyerek tehditte bulundular. Ailem de, komşularım da bu zulüm ve işkenceye şahit” sözleriyle dile getirdi.

‘Biz kazanacağız, onlar kaybedecek’

Her şeye rağmen maruz kaldığı bu saldırıların kendisine geri adım attırmayacağını ifade eden Kutlu, “Bundan daha beterlerini gördük, şahitlik ettik. Bizi evde öldürebilirlerdi. Bunun en somut örneği de Dilek Doğan. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi bize şiddet uygulayan polisler gidip darp raporu alarak bizden şikayetçi oldu. Buradan soruyorum 3 saat boyunca elleri arkadan kelepçeli olan bir insan nasıl olurda işkence yapabilir? Bu ülke de ne kanunlar var, ne hukuk var, ne de vicdan var. AKP, HDP’nin yürüttüğü siyasetle başa çıkamadığı ve cevap olamadığı için saldırıyor. Bu saldırılarla mücadelemizi engellemek istiyorlar. Ama bu saldırılar bize kazandıracak, onlara ise kaybettirecektir” dedi.