Kadınlar İstanbul Sözleşmesi için eylemde: ‘Sıfır toleransın ilk haftasında 9 kadın öldürüldü’

İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine karşı birçok kentte bir araya gelen  kadınlar, “Sıfır toleransın ilk haftasında 9 kadın katledildi” derken, direnişin devam ettiğini ve sokakta kazanılanın sokakta savunulacağını vurguladı.

İstanbul: ‘Direniş devam ediyor’

İstanbul Sözleşmesi’ni Uygula Kampanya Grubu, polis engeline rağmen bir araya geldiği Kadıköy’de mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.

İstanbul Sözleşmesi’ni Uygula Kampanya Grubu, sözleşmenin feshedilmesini Kadıköy’de bulunan İskele Meydanı’nda yaptığı açıklama ile protesto etti. Meydana yürüyüşle gelen kadınlar birçok yerde polisler tarafından engellenmeye çalışılırken, buna “Kadınları değil katillere engel” sloganıyla yanıt verdi. Tüm engellemelere rağmen yürüyüşlerini devam ettiren kadınların ses cihazlarına polisler tarafından el konulması ve bir grup kadının alana girişinin engellenmesi üzerine uzun süre gerginlik yaşandı.

Kadınların direnişi üzerine polisler ses cihazını teslim etmek ve engellemeleri kaldırmak zorunda kaldı. Binlerce kadının buluştuğu alanda “İstanbul Sözleşmesi bizim Vazgeçmiyoruz” pankartı ve “İstanbul sözleşmesi yaşatır”,  “Bütün devletler erkektir, yıkılır” dövizleri taşıyan kadınlar sık sık “Aile değil kadınız, kadınlar isyandayız”, “Erkek adalet değil gerçek adalet”, “Kadın Cinayetleri politiktir” ve “Jin jiyan azadi” sloganlarını attı.

Direniş devam ediyor

Kadınlar adına açıklama yapan grup üyesi İrem Kayıkçı, sözleşmenin feshedilmesinden beri direnişte olduklarını ifade ederek, “İstanbul Sözleşmesi hala yürürlükte ve her satırını uygulatana kadar mücadeleye devam edeceğiz. İstanbul Sözleşmesi’ni böylece feshedebileceğini sananlara kötü bir haberimiz var. Tek başına tüm kadınlar adına karar almaya cüret edenlere kötü bir haberimiz var. ‘İstanbul Sözleşmesi’ni geri çektirmeyi başardık, sıra 6284 sayılı kanunda’ diye sevinenlere kötü bir haberimiz var. Biz buradayız. Her yerdeyiz. İsyandayız. Daha bu hafta içi, bir gün içinde en az 4 kadın öldürüldü. İstanbul Sözleşmesi’ni feshetmeye harcanan çaba, uygulamak için harcansaydı hayatta olabilirlerdi. İstanbul Sözleşmesi’ni uygulamakla yükümlü olduğu halde uygulamayanlar, şiddeti önlemeyenler, cezasız bırakanlar, eşitliği sağlamayanlar bu cinayetlerin suç ortağı” dedi.

Mücadeleyi büyütme çağrısı

“Açıkça söylüyoruz: Ya görevinizi yapın ya da istifa edin, çünkü bizim bir kişi daha eksilmeye tahammülümüz yok” diyen Kayıkçı, “Yaşama hakkımızın güvencesi olan İstanbul Sözleşmesi’nden de, tek bir hakkımızdan da vazgeçmiyoruz. Herkesi toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanana kadar mücadelemizi birlikte büyütmeye çağırıyoruz” diye konuştu.

İzmir: “İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı bizler için hükümsüzdür”

İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz İzmir Kampanya Grubunun çağrısı ile bir araya gelen kadınlar sözleşmeden çekilme kararını protesto etti. Konak iskelede basın açıklaması yapan kadınlar “Sözleşme bizimdir vazgeçmiyoruz”, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” sloganları attı. Kadınların açıklaması şöyle: “Kadınların, LGBTİ+’ların ve çocukların eşitlik talebi ve yaşam hakkı anlamına gelen İstanbul Sözleşmesi’ni fesheden kararname; hukuka aykırıdır, geçersizdir ve bizler için de hükümsüzdür. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararını tanımıyor, kabul etmiyoruz.

AKP hükümeti zihniyetini tanıyoruz, sözleşmeden vazgeçmiyoruz

Milyonlarca kadının, LGBTİ+ ve çocuğun hayatı ve hakları, sizlerin kendi kendine imzaladığı kararnameler ile belirlenemez. İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasını kişilerin inisiyatifine bırakan AKP Hükümetinin zihniyetini, Boğaziçi Üniversitesi’nden arkadaşlarımızın 2 gün önce LGBTİ+ bayrağı taşıdığı gerekçesiyle gözaltına alınmasından, 23 kez suç duyurusunda bulunan ve takipsizlik kararı sonrası katledilen Ayşe Tuba Arslan’dan, tercüman hakkı tanınmadığı ve Kürtçe ifadesi alınamadığı için tecavüz faili Sinan Altınmakas’ın serbest bırakıldığı, Kazım Altınmakas tarafından katledilen Fatma Altınmakas’tan, 18 yaşındaki mülteci kadın Asya’nın kimyasalla saldırıya uğramasından, İzmir Emniyeti’nde 2 kadın arkadaşımıza çıplak arama işkencesi dayatmasından tanıyoruz ve vazgeçmiyoruz.

Son 12 saatte en az 6 kadın öldürüldü

Son 12 saatte en az 6 kadın, erkekler tarafından öldürüldü. Ve tam da bugün 5 aylık hamile olan 17 yaşındaki bir kadın, birlikte olduğu erkek Anıl Yolum tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Kadınlar, LGBTİ+lar ve çocuklar bu ülkede her gün, şiddete maruz bırakılıyor, taciz ediliyor ve öldürülüyor. İstanbul Sözleşmesi’ni yürürlükten kaldırmaya çalışmak maruz bırakıldığımız her türlü şiddeti, saldırıyı ve cinayetleri onaylamak ve faillere ön açmaktır. Bir gecede kaldırmaya çalıştığınız sözleşme biz kadınların, LGBTİ+’ların yaşamlarının, haklarının teminatıdır. Yaşamlarımızı tek bir adamın kararına bırakmayacağız.”

Açıklama sonrası kadınlar kararnamenin üzerine “Hükümsüzdür” diye yazarak tanımadıklarını haykırdı.

 

Ankara: ‘Sokakta kazandık, sokakta savunacağız. İstanbul sözleşmesi yaşatır’

Ankara Kadın Platformu, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi kararını Sakarya Caddesi’nde protesto etti. Yüzlerce kadın ve LGBTİ+’linin katıldığı açıklamada kadınlar, “Sokakta kazandık sokakta savunuyoruz” yazılı pankartı açtı. Açıklamada kadınlar sık sık “Sözleşmeden vazgeçmiyoruz”, “Kadın cinayetleri politiktir” sloganları attı.

Kadınlar, polisin ablukaya aldığı Sakarya Caddesi’ne “Sokakta kazandık, sokakta savunacağız. İstanbul sözleşmesi yaşatır” pankartıyla giriş yaptı.  “12’nci Cumhurbaşkanı kadınlar seni istemiyor”, “Feministler burada Tayyip Nerde?”, “Taşıyor sokaklara isyanımız”, “Gökkuşağıma dokunma” pankartları taşınırken, kadınlar, katledilen kadınların isimlerini sayarak, kadınların korunmamasına tepki gösterdi. Sık sık, “Dünya yerinde oynar kadınlar özgür olsa”, “Trans cinayetleri politiktir”, “Jin Jiyan Azadi” sloganları atılan eylemde kitle adına metni  platform üyesi Rüya Özgür okudu.

‘Kararlığımızdan korkuyorlar’

İstanbul Sözleşmesinin yalnız kadınlar için değil LGBTİ+ler, çocuklar, yaşlılar ve şiddete maruz kalma tehdidi altında olan herkes için bir güvence olduğunu belirten Rüya, sözleşmelerin devlete sorumluluk yüklediğini kaydetti. Özgür, “Sözleşmeyi fesheden iktidar sorumluluktan kaçamaz. AKP Genel Başkanı’nı tarafından imzalanan bu karar hukuka aykırıdır. Parlamentonun onayladığı bir anlaşmadan kararnameyle çıkmak yasama yetkisinin gasp edilmesidir. Karar usulüne uygun alınmış olsaydı da bizim için meşru olmayacaktı. Kadınların mücadeleyle kazandığı sözleşmeyi fesheden her kim olursa olsun kadınlara savaş açmış demektir. Buradan ilan ediyoruz kararınızı tanımıyoruz. Biliyoruz Kadınların, LGBT+İ bireylerin özgürleşmesinden korkuyorlar, bugün bu meydanı dolduran kararlılıktan korkuyorlar. Gökkuşağının renklerinden korkuyorlar, Boğaziçi’nde kayyum rektöre direnen LGBTİ+lerden, üniversitelilerden korkuyorlar” dedi.

‘Sokakları terk edeceğimizi mi sanıyorsunuz?’

Haklarına ve hayatlarına sahip çıkan kadınların burada olduğunu, ama sözleşmeden geri çekilen iktidarın tek kelime etmediğine dikkati çeken Özgür, iktidarın “kadına şiddete sıfır tolerans” sözlerini hatırlatarak, “Sıfır toleransın ilk haftasında bu ülkede tam 9 kadın katledildi. Neredeyse her gün kadın cinayetleriyle uyanıyoruz. Bu sabah karnındaki bebeğiyle katledilen 17 yaşındaki Sezen Ünlü’nün katledildiği haberini aldık. Yine bu hafta iktidar eliyle hedef haline getirdiğiniz LGBTİ+ların canlı yayında işkenceye uğramasına tanık olduk. Boğaziçi’nde gökkuşağı bayrağı taşıyan üniversitelileri gözaltına aldınız. Sokakları terk edeceğimizi mi sanıyorsunuz?” diye belirtti.

‘Cinayetler göz göre göre geliyor’

“Kadınlar öldürülmemek için sonsuz bir mücadele veriyorlar” diyen Özgür konuşmasına şöyle devam etti: “Şiddet dolu evlerden ayrılıyorlar, defalarca şikâyet ediyorlar, koruma istiyorlar, kendilerini tehdit eden erkeklerin engellenmesini istiyorlar, yapılmıyor. Ansızın değil, göz göre göre geliyor cinayetler. Kamu görevlileri görevini yapmıyor. Polis zamanında gelmiyor, kadınları yanlış yönlendiriyor. ‘Yuvanı yıkma’, ‘Kocandır olur böyle şeyler’ gibi tavsiyelerle ölüme gönderiyorlar. Gizli olması gereken sığınak yerlerini ailelere veriyorlar. Bütün bunlar olurken gözünü, kulağını ve vicdanını kapatıp failleri cezasızlıkla ödüllendirenler üstüne bir de İstanbul Sözleşmesinden çekildik diyorlar. ‘Gireriz, girdiğimiz gibi de çıkarız’ diyen 12. Cumhurbaşkanına kadın düşmanı politikalarını kabul etmediğimizi bir kez daha söyleyelim.”

Kocaeli: ‘Kararı geri çekecek, sözleşmeyi uygulayacaksınız’

 Kocaeli’deki kadın örgütleri, 19 Mart gecesi İstanbul Sözleşmesi’nin Cumhurbaşkanlığı Kararı ile tek taraflı olarak feshine ilişkin tekrar basın açıklaması düzenledi.

Kocaeli İstanbul Sözleşmesi İnisiyatifi, Kocaeli Kadın Platformu ve Kocaeli Kadın Meclisleri tarafından Belediye İş Hanı önünde gerçekleştirilen basın açıklamalarında, “İstanbul Sözleşmesi bizim. İstanbul Sözleşmesi hâlâ yürürlükte ve her satırını uygulatana kadar mücadeleye devam edeceğiz” ifadelerine yer verildi.

Kocaeli İstanbul Sözleşmesi İnisiyatifi ve Kocaeli Kadın Platformu tarafından yapılan basın açıklamasını, Eğitim-Sen Kadın Sekreteri Sinem Arıkan okudu.

İstanbul Sözleşmesi’nin Meclis’te oybirliğiyle kabul edildiğini hatırlatan Arıkan, Türkiye’nin sözleşmeden ancak toplumsal mutabakatla ve Meclis kararıyla çıkılabileceğini belirtti.

‘Devlet bugün sizin yanınızda olabilir ama siz çoktan kaybettiniz’

İstanbul Sözleşmesi’yle birlikte gündeme gelen diğer uluslararası sözleşmelerinde hedef haline getirildiğini hatırlatan Arıkan, “Kadınlara ikinci sınıf muamelesi yapma, kendilerine köle etme arzusuyla yanıp tutuşanlara, şiddet uygulayıp çocuk yaşta evlendirmek isteyenlere, çocukları istismar etme özgürlüğü isteyenlere, LGBTİ+’lara şiddeti kendine hak sayanlara kötü bir haberimiz var. Devlet bugün sizin yanınızda, kadınların karşısında olabilir; ama siz çoktan kaybettiniz. Biz var olduğumuz için, birbirimizin yanında olduğumuz için, cesaretimizi bugün tek kalemde üstünü çizmeye kalktığınız haklar için yüzyıllardır mücadele etmiş kadınlardan aldığımız için kaybettiniz” dedi.

‘Kararı geri çekecek, sözleşmeyi uygulayacaksınız’

Kocaeli Kadın Meclisleri adına konuşan Tuana Gencer, Türkiye’nin farklı noktalarında yürüttükleri eylemlere karşı polis ablukasını “O kadar polis, eşit ve özgür yaşamak isteyen kadınların karşısında dururken, katilleri durdurmak için neredeydiler” diyerek eleştirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan’ın açıklamasını hatırlatan Gencer, “Diyor ki ‘Kadınları korumak için kağıt parçasına ihtiyacımız yok, vicdanlarımız var.’ Kadınların hakları da hayatları da sizin o vicdanlarınız eline kalmayacak. Biz her bir hakkımızı kendi mücadelemizle kazandık. Şimdi de bu fesih kararıyla hayatımıza el uzatmaya çalışıyorsunuz. El uzatamayacaksınız” diye konuştu.

“İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmak için sunduğunuz bu gerekçeleri de kabul etmiyoruz” diyen Genceri “Sözleşmenin fesih kararından sonra kürsülere çıkıp türlü türlü açıklamalar yapanlar var. Bunların hepsini görüyoruz. Sizin o siyasi çıkarlarınızda yaptığınız planlarda İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmaya yetmeyecek. Kararı geri çekecek, sözleşmeyi uygulayacaksınız. Bizim başka bir sözleşmeye ihtiyacımız yok. İstanbul Sözleşmesi’nin her bir maddesini uygulayacaksınız” ifadelerini kullandı.

Gebze: “İşçileri kod 29 ile işsizliğe mahkum edenler şimdi kadınların haklarına saldırıyor”

Gebze Kadın Platformunun çağrısıyla bir araya gelen kadınlar, “İstanbul Sözleşmesi Bizim” dedi. Gebze Kadın Platformu adına açıklamayı okuyan Eğitim-Sen Gebze Şube sekreteri Meryem Meriç, “Pandemi döneminde işçileri Kod 29 ile işsizliğe, açlığa mahkum edenler şimdi de İstanbul Sözleşmesi’ni kaldırma girişimiyle kadınları, çocukları ve LGBTİ’leri şiddetin, istismarın ortasında bırakmıştır” dedi.

 “Pandemi döneminde ev içi artan şiddet, istismar ve eşitsizliği görmeyenler şiddetin üstünü kendi yöntemlerince kapatmaya devam ediyor” diyen Meriç pandemi döneminde evde kalamayarak çalışmak zorunda olduğu için Kovid-19’a yakalanıp hayatını kaybeden Hatice Dursun’u hatırlatıp şunları söyledi: “Dün patronların eline Kod 29, ücretsiz izin silahını vererek binlerce kadın işçiyi, emekçiyi açlığa, yoksulluğa itenler, dün pandemi döneminde sağlıklı beslenin evde kalın diyenler fabrikalarda işçileri dip dibe çalıştırıp en sağlıksız koşulları reva görmüş hasta olmasına rağmen ücretim kesilmesin diye işe giden Chen Solar işçisi Hatice Dursun’un ölümüne sebep olmuştur. Bugün ise bir gecede Meclisi yok sayarak İstanbul Sözleşmesi’ni fesheden tek adam yönetimi kadınları, çocukları ve LGBTİ+ bireyleri şiddetin, istismarın, eşitsizliğin ve ölümün ortasında bırakmıştır. Biz kadınlar İstanbul Sözleşmesi’nin feshini tanımıyoruz. İstanbul Sözleşmesi gerektiği gibi uygulanana, erkek şiddeti son bulana kadar mücadelelerinin devam edeceğiz. Kadın düşmanı devlete, erkek egemen sisteme ve erkek adalete karşı kadın dayanışmasını büyüteceğiz.”

Bursa: İstanbul Sözleşmesi’ni savunmaktan vazgeçmiyoruz

Bursa Kadın Platformu’nın çağrısıyla Kent Meydanı’nda bir araya gelen kadınlar, İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceklerini haykırdı. Bursa Kadın Platformu adına basın açıklamasını okuyan Emek Saymaz, “Binlerce yıllık erkek egemen sistemin kadın üzerinde geliştirdiği tahakkümün bir aracı olarak şiddet, günümüzde kapitalizmle ve mevcut iktidarlarla olan sıkı işbirliğinin sonucu tüm dünyada artarak devam ediyor. Ülkemizde de günde en az iki kadın, genellikle en yakınındaki erkekler tarafından katlediliyor, milyonlarca kadın da sıradanlaşan; ekonomik, psikolojik, cinsel, fiziksel gibi türlü türlü şiddet tehdidi altında yaşamını sürdürmeye çalışıyor.

Şiddet mağdurlarının kolluk güçlerine ve yargıya yaptıkları başvurular sonuç vermiyor, gerekli önlemler alınmıyor. Şiddetin failleri ya cezasız kalıyor ya da kısa sürede serbest bırakılıyorken, şiddete uğrayan kadınlar ise suçlanıyor, itibarsızlaştırılıyor. Erkekler açıkça cesaretlendiriliyor.  Eşitlik, özgürlük ve her türlü şiddete karşı mücadele yürüten kadınlara, kadın kurumlarına ve örgütlerine baskılar artıyor.

Hiçkimsenin hiçbir gerekçeyle ayrımcılığa, ötekileştirmeye maruz kalmadığı; evde, ailede, sokakta, işyerlerinde, sendikalarda, yani yaşamın her alanında eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşamı savunuyoruz. Savunumuzun mücadelesini de kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu temelde de İstanbul Sözleşmesi’ni savunmaktan, Sözleşme’nin ve 6284 sayılı Yasa’nın etkin uygulanması ısrarımızdan vazgeçmiyoruz.

Bursa-Kestel: “Kazanımlarımızdan geri adım atmayacağız”

Kestel Demokrasi Platformu İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına karşı basın açıklaması yaptı. Kestel Meydanı’nda yapılan açıklamada “İstanbul Sözleşmesi bizimdir, vazgeçmiyoruz”, “Kadın cinayetleri politiktir” sloganları atıldı.

Demokrasi Platformu adına açıklama yapan Fadime Erezer, “İstanbul Sözleşmesi’ni kendine tehdit olarak gören siyasi iktidarın baskıcı ve ataerkil isteklerine teslim olmayacağız. Biliyoruz ki kadın cinayetleri politiktir. Yaşamın her alanında kadın mücadelesi ve dayanışmasını hep beraber inşa edeceğiz. Yaşam hakkı için, özgürlük için vazgeçmiyoruz, kabul etmiyoruz! Hepimiz bulunduğumuz her alanda, kadınlar üstündeki baskılar son bulana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Kadını evde, işyerinde, yaşamın her alanında köle olarak gören zihniyetin yaşam hakkımızı elimizden almasına izin vermeyeceğiz! Kazanımlarımızdan geri adım atmayacağız! İstanbul Sözleşmesi uygulanana kadar susmayacağız! Sokakları, meydanları terketmeyeceğiz!” dedi. 

Mersin: ‘Sokakta kazandık sokakta savunacağız’

Mersin Kadın Platformu da Kushimoto Sokağı’ndan Özgecan Arslan Barış Meydanı’na polisin engellemesine rağmen yürüyüş gerçekleştirdi. Sokağın başında bir araya gelen kadınlar, polis barikatına rağmen “İstanbul Sözleşmesi bizim vazgeçmiyoruz” pankartıyla yürüyüşe geçti. Kadınların direnişi üzerine barikatı kaldırmak zorunda kalan polislere tepki gösteren kadınlar, sık sık “AKP elini bedenimden çek”, “Sokakta kazandık sokakta savunacağız” ve “Gelsin baba gelsin koca gelsin devlet gelsin  cop inadına isyan inadına özgürlük” sloganları attı. Yürüyüş esnasında polis amirinin kadınlara “görüşürüz sizinle” demesi dikkat çekti.

Polisin tüm engellemesine rağmen yürüyen kadınlara, çevredeki yurttaşlar da alkış ve zılgıtlar ile destek verdi. Yaklaşık bir kilometrelik yürüyüşün ardından kadınlar, adına Çiğdem Serin konuşarak, polisin engellemesine tepki gösterdi. Farklı tarihlerde erkekler tarafından katledilen kadınlara dikkat çeken Serin, sözleşmenin feshedilme kararını tanımadıklarının altını çizerek, “İstanbul Sözleşmesi bugün uygulansaydı kadınlar yaşıyor olacaktı. Kadın cinayetlerinin katliama dönüştüğü günümüzde İstanbul Sözleşmesi tartışmaya bile açılamaz. İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” dedi.

Açıklama, kadınlar meydanda şarkılar eşliğinde çektiği halaylar ile son buldu.

Antalya: ‘Kadın cinayetleri politiktir’

Antalya Kadın Platformu’nun İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine karşı Attalos Meydanı’nda başlattığı 3 günlük “Yaşama nöbeti” eylemi sona erdi. Nöbette,  “Yaşamak istiyoruz” ve “Haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz” pankartı açıldı. “İstanbul Sözleşmesi yaşatır” ve “Kadın cinayetleri politiktir” dövizlerinin taşındığı eylemde, sık sık “Jin jîyan azadî” ve “Tesadüf değil erkek şiddeti” sloganı atıldı.

Kadınlar, 3 günlük eylemlerini alkış ve zılgıtlarla sonlandırdı.

Adana. ‘Kararınızı tanımıyor, sözleşmeye sahip çıkıyoruz’

Adana Kadın Platformu, Atatürk Parkı’nda  konuya ilişkin eylem yaptı. İzmir’de 17 yaşındaki Sezen Ünlü’nün ve Adana’da 21 yaşındaki Suriyeli mülteci İslim Ahmed’in karnında bebeği ile katledildiğini hatırlatan kadınlar, “Kadına yönelik şiddet abartılıyor” diyen iktidara tepki gösterdi.

Sözleşmeden çekilmenin kadın cinayetlerine ortak olmak, erkeklere, “korkmayın arkanızdayız” mesajı vermek anlamına geldiğini dile getiren Pelin Songül Çiçek, “Bizler canımız pahasına da olsa bu hukuksuzluklara ve inşa etmek istediğiniz faşizme geçit vermeyeceğiz. Haklarımızı korumak için korkmadan, çekinmeden ve bıkmadan mücadele edeceğiz. Kararınızı tanımıyor, sözleşmeye sahip çıkıyoruz” dedi.

Açıklama çekilen halaylarla son buldu.

Eskişehir: “Sözleşmeden çekilme kararını tanımıyoruz”

Eskişehirli kadınlar Eskişehir Demokratik Kadın Platformunun (EDKP) çağrısı ile Ulus Anıtı Meydanı’nda bir araya geldi. CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü’nün de katıldığı eylemde kadınlar Adalar MİGROS’a kadar yürüdü. Yürüyüş boyunca “Asla Yalnız Yürümeyeceksin”, “Kadınlar Yürüyor Mücadele Büyüyor”, “Sözleşmeyi Değil Cinayeti Engelle” sloganları atan kadınlara, çevredekiler de alkışlayarak destek verdi.

Kadınlar adına basın metnini Burcu Akgül okudu. Şubat ayında 35 kadının öldürüldüğüne dikkat çeken Akgül, “Her gün kız kardeşlerimizi kaybettiğimiz günlere uyanırken İstanbul Sözleşmesi’ne karşı yürütülen kadın düşmanı ve gerici kampanyaların sonucu olarak Sözleşme tek bir adamın imzasıyla gece yarısı kaldırıldı. Kadınların hayatlarına ve haklarına darbe yapılarak, hukuk ve hukuk güvenliği, Meclis iradesi ve çok vurguladıkları millet iradesi yok sayıldı. Bu çekilme kararı gerici, ırkçı, tarikatçı güçlerin taleplerini karşılama ve siyasi iktidarın kendi iktidarının bekasını sağlama çabasıdır” dedi.

Sözleşmeden çekilme kararını tanımadıklarını söyleyen Akgül, yaşam biçimini tahakkümüne, nefret söylemine ve cinsiyete dayalı ayrımcılığa karşı mücadele ettiklerini belirtti. Akgül, konuşmasına şu sözlerle devam etti: “İstanbul Sözleşmesi kimsenin lütfu ile imzalanmadı, kadınların kararlı, dirençli mücadelesi sayesinde kazanıldı. Bugün de sözleşmeden vazgeçmeye niyetimiz yok. Bu kararı tanımıyoruz, kabul etmiyoruz! Kadınların, çocukların, LGBTİ+’ların şiddetsiz bir dünyada, eşit ve özgür bir yaşam sürmesi için, haklarımız için mücadeleye devam edeceğiz! Gücümüzü birbirimizden, gücümüzü dayanışmamızdan alıyoruz.” 

Edirne: Polis ablukasında açıklama

Edirne’de Trakya Üniversiteli Kadın Kolektifi hükümetin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesini protesto etmek amacıyla açıklama yapacakları alana yürüyüş yaparak ve slogan atarak gitmek isteyince polis kadınları ablukaya aldı.

Yürüyüş yapmaları engellenen Trakya Üniversiteli Kadın Kolektifi üyeleri, Saraçlar Caddesi’nde polis çemberinde basın açıklaması yaptı.

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının ardından kadın cinayetlerinin devam ettiğine dikkat çekilen açıklamada, “24 saatte 6 kadının katledildiği ülkemizde kadın cinayeti faillerine verilmeyen cezalar demokratik haklarını arayan üniversite öğrencilerine verildi” denildi.

Trakya Üniversiteli Kadın Kolektifi adına basın açıklamasını okuyan Ece Uslu, “İktidarın izlediği kadın düşmanı ve homofobik politikalar ile sözleşmeyi uygulamak bir yana dursun, kadınları toplumdan izole etmeye ve ikincilleştirmeye çalışmıştır. Kadınları korumakla yükümlü olan devlet haklarımızı ve can güvenliğimizi hiçe sayarak sözleşmeyi kaldırmış ve artan kadın cinayetlerinin önünü açarak failleri daha da cesaretlendirmiştir” dedi.

İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceklerini söyleyen Uslu, “İktidar pandemiyi bahane ederek kadınları evlere ve işyerlerine kapatmaya çalışıyor ancak 80 günde 85 kadın öldürüldüğü Türkiye’de ataerkil pandemiden daha can alıcı” şeklinde konuştu.

Dersim : ‘Bu sözleşmenin neyinden rahatsız oldunuz?’

Dersim’de Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları İl Başkanlığı da basın açıklaması ile İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmeni protesto etti.

Sanat Sokağı’nda gerçekleştirilen açıklamada konuşan Kadın Kolları İl Başkanı Handan Kahraman Şanlı, sözleşmenin devlete sorumluluk yüklediğini hatırlattı.

Kahraman, “Psikolojik şiddet, ısrarlı takip, fiziksel şiddet, zorla evlendirme, cinsel ve ekonomik şiddet de dahil olmak üzere kadınları her türlü şiddetten koruyan en kapsamlı sözleşmedir. Şimdi AKP hükümetine soruyoruz: Bu sözleşmenin neyinden rahatsız oldunuz?” ifadelerini kullandı.

Kadınlar olarak korkmadıklarını, sinmediklerini ve itaat etmediklerini dile getiren Şanlı, “Bundan sonra bulunduğumuz her alan; sokaklar, mahalleler, meydanlar dahil bizim için mücadele alanıdır” dedi.

Çanakkale: “Biz hayır dediğimiz andan itibaren kaybettiniz”

“İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmeyeceğiz” diyen Çanakkale İstanbul Sözleşmesi İnisiyatifi, Çanakkale iskelede açıklama yaptı. Kadınlar açıklamada, “Devlet bugün sizin yanınızda, kadınların karşısında olabilir; ama siz çoktan kaybettiniz. Biz var olduğumuz için, birbirimizin yanında olduğumuz için, cesaretimizi bugün tek kalemde üstünü çizmeye kalktığınız haklar için yüzyıllardır mücadele etmiş kadınlardan aldığımız için kaybettiniz. Kendi adımıza karar vermekten, eşitlikten, özgürlükten ne olursa olsun vazgeçmeyeceğimiz için kaybettiniz. Biz “hayır” dediğimiz andan itibaren kaybettiniz. Çünkü bunun geri dönüşü yok.” dedi.

Açıklama şöyle devam etti: “Biz buradayız. Her yerdeyiz. İsyandayız. İstanbul Sözleşmesi’ni feshetmeye harcanan çaba, uygulamak için harcansaydı öldürülen kadınlar hayatta olabilirlerdi. İstanbul Sözleşmesi’ni uygulamakla yükümlü olduğu halde uygulamayanlar, şiddeti önlemeyenler, cezasız bırakanlar, eşitliği sağlamayanlar bu cinayetlerin suç ortağı. Açıkça söylüyoruz: Ya görevinizi yapın ya da istifa edin, çünkü bizim bir kişi daha eksilmeye tahammülümüz yok. Yaşama hakkımızın güvencesi olan İstanbul Sözleşmesi’nden de, tek bir hakkımızdan da vazgeçmiyoruz.”

Sakarya: “Bu iş böyle bitmeyecek”

Sakarya Kadın Platformunun çağrısıyla AKM önünde bir araya gelen kadınlar, “Bu iş böyle bitmeyecek” dedi. “Yaşasın kadın dayanışması” sloganları atan kadınlar aynı zamanda kendi yaptıkları müzik eşliğinde eğlendi. Sakarya Kadın Platformu Sözcüsü ve Eğitim Sen Sakarya Şubesi Kadın Sekreteri Yasemin Hacıeyüpoğlu’nun okuduğu basın açıklamasında, İstanbul Sözleşmesi’nin ne olduğu madde madde anlatıldı.

“Kararı geri çekin, sözleşmeyi uygulayın”

“İktidar dönemin ihtiyaçları için yasa çıkarıyor, sözleşme imzalıyor ve daha sonra gerekçe göstermeden sözleşmelerden çekiliyor, yasaları değiştiriyor” diyen Hacıeyüpoğlu, oy birliği ile imzalanan sözleşmeden 10 yıl sonra ne oldu da bir gece yarısı çekilme kararının alındığını sordu. “Gerekçesiz, keyfi olarak öncülüğünü ettiğiniz, ülke ülke dolaştırıp imzalattığınız ilk imzacısı olduğunuz bir sözleşmeden geri çekilemezsiniz” diyen Hacıeyüpoğlu, “Kadınlar bu sözleşmeden çekilmiyor. Karar kadınların! Kadınları şiddetten korumayı, şiddeti önlemeyi, ayrımcılığa karşı eşitliği savunan bir sözleşmeyi sizler tartışmaya açamazsınız. Sözleşme hakkında karar alamazsınız. Kararı geri çekin, sözleşmeyi uygulayın” dedi.

Antep: “Yaşamlarımız kimsenin keyfiyetine bağlı olamayacak kadar değerli”

Gaziantep Demokratik Kadın Platformu, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve Komünist Kadınlar, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının ardından Yeşilsu Parkı’nda basın açıklaması düzenledi. İktidar tarafından kadınların kazanımlara yönelik saldırı olduğu belirtilen açıklamada, “Yaşamlarımız kimsenin keyfiyetine bağlı olamayacak kadar değerlidir. Mücadelemize devam edeceğiz” denildi.

“Şiddetin failleri cezalandırılmıyor”

Kadınların büyük mücadele ve bedellerle elde ettiği bütün kazanımların, siyasal iktidar tarafından sistematik olarak saldırıya uğradığı belirtilen açıklamada, “Önlem geliştirmekle sorumlu olan siyasal iktidar, yıllardır siyasal İslamcılığı da düstur edinerek cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren söylem ve politikalar geliştiriyor. Öte yandan, kadınlara şiddet uygulayan, kadınları katleden erkekler için cezasızlık özel bir politika olarak uygulanıyor. Şiddet mağdurlarının kolluk güçlerine ve yargıya yaptıkları başvurular sonuç vermiyor, gerekli önlemler alınmıyor. Şiddetin failleri ya cezasız kalıyor ya da kısa sürede serbest bırakılıyorken, şiddete uğrayan kadınlar ise suçlanıyor, itibarsızlaştırılıyor” denildi.

“Feshedilme kararını tanımıyoruz”

Kadınların can güvenliğini ilgilendiren bir konuda, keyfi karar alınamayacağı vurgulanan açıklamada, “Yaşamlarımız kimsenin keyfiyetine bağlı olamayacak kadar değerlidir. Erkek şiddetine maruz kalmak istemiyoruz! Ölmek istemiyoruz! Tekrar ediyoruz; İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilme kararını kabul etmiyoruz. Bu temelde alanlarda olmaya her türlü mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Herkesi İstanbul Sözleşmesine sahip çıkmaya çağırıyoruz!” denildi.

Samsun

Samsun Kadın Dayanışması çağrısıyla bir araya gelen kadınlar “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz! İstanbul Sözleşmesi bizim senin mi sandın?” dedi.

Aydın-Didim: “Haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz”

Didim Kadın Platformu, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararını protesto etti. “Haklarımızdan, hayatlarımızdan, İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz! Yaşamak ve yaşatmak için birlikte mücadeleye” diyen Didimli kadınlar, Didim Kent Meydanı’nda bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdi. Platform adına basın açıklamasını okuyan Mehtap Bozkurt, her gün kadınların katledildiğini söyleyerek “Yapılması gereken Sözleşme’nin maddelerini hayata geçirebilecek politikalar geliştirmek ve uygulamaktır” dedi.

“Yaşam hakkımız için sözleşmeden vazgeçmiyoruz”

“Sözleşmeyi feshetmek, açıkça daha fazla kadının, LGBTİ+’nın erkekler tarafından cezasız kalacağının garantisiyle öldürülmesi anlamını taşır. İstanbul Sözleşmesi’ni kendine bir tehdit olarak gören siyasi iktidarın baskıcı ve ataerkil isteklerine teslim olmayacağız. Biliyoruz ki kadın cinayetleri politiktir, yaşamın her alanında kadın mücadelesi ve kadın dayanışması ile eşit ve özgür bir toplumu hep beraber inşa edeceğiz. Yaşam hakkı için, özgürlük için vazgeçmiyoruz, kabul etmiyoruz” diye konuştu.

 

Edremit: ‘İstanbul sözleşmesi uygulansın’ talebimizden geri adım atmıyoruz

Edremit Kadın Platformu çağrısıyla bir araya gelen kadınlar, bir basın açıklaması yaptı.

İstanbul Sözleşmesi’nin önemine dikkat çeken kadınlar, “Sözleşme devlete kadına yönelik şiddetin her türüne ve her yönüne ilişkin somut görevler veriyor, şiddetin esasını kadınlarla erkekler arasındaki eşitsiz güç ilişkilerine dayandırıyor ve şiddeti önlemenin eşitliği her alanda sağlamakla mümkün olabileceğini söylüyor. Cinsel kimlik ve cinsel yönelim ayrımcılığına karşı açık ifadeler barındırıyor, LGBTİ’lerin en temel yaşamsal haklarını korumak için devleti sorumlu tutuyor. Tüm yasa ve uygulamaları bu anlayışla yapmak, yapmayandan hesap sorulmasını sağlamak gerektiğini ifade ediyor. İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik saldırıların esası, kadınların eşitlik hakkına, eşit varoluşuna yönelik saldırılardır” dedi.

Kadın ve LGBTİ örgütlerinin haklarından ve hayatlarından vazgeçmeyeceğini vurgulayan kadınlar, “Bugün ülkenin dört bir yanında kadınlar hâlâ sokakta isyanlarını haykırıyor. Haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz, İstanbul Sözleşmesi uygulansın talebimizden bir adım bile geri adım atmıyoruz” dediler.

 

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here