Kadınlar 8 Mart’ta alanlardaydı

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde kadınlar ülkenin dört bir yanında, demek Kadınlar, “güvenceli iş, şiddetsiz yaşam ve örgütlü mücadele” için alanlara çıktı.in sokağa çıktı.

Tüm bir yıl boyunca ne pandemi ne baskılar tuttu kadınları evde! Haklarına, kazanımlara dönük saldırılara karşı her tehditte sokağa çıkan kadınlar çalışma yaşamının pandemiyle beraber daha da büyük bir sömürü çarkına dönmesine, bahanesi de boyutu da artan şiddete, geleceksizliğe, eşitsizliğe karşı meydanlarda, “Güvenceli İş, Şiddetsiz Yaşam ve Örgütlü Mücadele” demek için bir araya geldi.

Aydın’da kadınlar: Haklarımız için alanlarda olmaya devam edeceğiz

Aydın’da Nevzat Biçer Parkı’nda bir araya gelen kadınlar, katledilen kadınlar için anma etkinliği gerçekleştirdi. Daha sonrasında kent meydanına doğru yürüyüşe geçen kadınlar burada basın açıklaması gerçekleştirdi.

Aydın Kadın Platformu adına açıklamayı okuyan Öznur Özağaç, “Evde, tarlada, kamuda, büroda ve sanayide çalıştırılan kadının payına; ikinci sınıf insan muamelesi görmek düşüyor. Kayıt dışı, sendikasız ve sigortasız olarak düşük ücretle taşeronda çalıştırılıyor ve Kod 29 örneğinde olduğu gibi keyfi biçimde işten atlıyoruz. Her 8 Mart’ta biz emekçi kadınlar ekonomik, sosyal, hukuksal taleplerimizi ortaya koyacağız. Eşit ücret, eşit hukuk, eşit insan olmak gibi en temel haklarımız için mücadeleye devam edeceğiz. Bu nedenle, 8 Mart’lar bir kutlama günü değil, kadınların sorunlarını ve taleplerini dile getirme, kadınlara yönelik her türlü ayrımcılığa ve şiddete karşı çıkma günüdür” diye konuştu. Haklarının gasbedilmesine karşı mücadele çağrısı yapan Özağaç, “Haklarımız için alanlarda olmaya devam edeceğiz” dedi.

ODTÜ İİBF’li kadınlar 8 mart için akademisyenlerle buluştu

ODTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi bünyesindeki öğrenciler 8 Mart dolayısıyla hocaları Pınar Derin Güre, Coşku Çelik ve Zana Çıtak ile bir etkinlikte bir araya geldi. Hayatın her alanında kadınların yaşadığı problemlere değinen akademisyenler aynı zamanda birer akademisyen olarak akademide kadın olmanın zorluklarından ve kişisel deneyimlerinden bahsetti. Pınar Derin Güre iktisadın giderek erkeklerin egemen olduğu bir bilim haline gelmesine, Coşku Çelik ise düzenlenen panellere sırf tepki çekmemek adına çok az sayıda kadın akademisyen çağırılmasına, Zana Çıtak ise dünya siyasetinin maskülen kavramlar olan güç ve rekabet ilişkilerinden ibaret görüldüğüne, ancak klasik siyasatte kadınların, görünmese de, çok büyük etkileri olduğuna dikkat çekti.

Cinsiyetçiliğin yalnızca belli bir kesimde görülmediğine, ilerici ve modern olarak lanse edilen ODTÜ’de de kadın öğrencilerin tacize uğramasına ve kadınların yönetim birimlerinde erkeklere göre çok daha az aktif olmasına da dikkat çekilen etkinlikte ODTÜ bünyesinde de cinsel tacizi önleme birimi (CİTÖB) faaliyetlerinin etkinleştirilmesi adına fakültelerde toplumsal cinsiyet eşitliği için komisyonlar kurulması gibi çalışmalar yapılabileceği belirtildi. Akademisyenler, akademi içindeki cinsiyetçiliğin akademide kadınların ve LGBTİ+’ların yükselmesinin engellenmesinden çok daha öteye gidebildiğini Ceren Damar’ın katledilmesi üzerinden tartıştılar.

Son dönemde gündeme gelen Kadın Üniversiteleri hakkında Zana Çıtak cumhuriyetin en önemli kazanımlarından biri olan karma eğitime karşı olmanın bir kapatma arayışı olduğu yorumunu yaptı. Öğrencilerin ‘’İstanbul Sözleşmesi’ni imzalayan iktidar şimdi neden bu sözleşmeden çekilmek istiyor?’’ sorularına cevap olarak Zana Çıtak ve Coşku Çelik iktidarın zamanında pragmatist amaçlarla sözleşmeyi imzaladığını ancak şimdi bu sözleşmenin muhafazakâr kesim için çok önemli olan geleneksel aile yapısına aykırı olduğunu düşündüğü cevabını verdi.

Giderek ivme kazanan kadın hareketlerinden hem ümit hem de endişe duyan akademisyenler, kadınların bilinçlendiğini, akademide artık cinsiyet konulu derslerin daha çok yer ettiğini söylerken aynı zamanda kadın mücadelesinin büyümesinin bir sebebi olarak da kadın hakları alanında yaşadığımız gerilemenin sebebi olabileceğinden bahsettiler. Kadın haklarındaki bu gerilemeye sebep olarak kimlik siyaseti ve dini muhafazakarlığın yükselmesini vurguladılar.

Boğaziçi mücadelesi hakkında ise akademisyenler patriarkal yapıların kadın haklarına ve üniversitelerin dönüştürücü etkisine karşı olduğu yorumunu yaptılar. Kuşatmanın tek bir kuşatma olduğundan fakat bundan en çok etkilenen kesimin kadınlar, azınlıklar ve LGBTİ+’lar olduğunu belirttiler.

Yaşanan tüm bu adaletsizlik ve cinsiyetçilik konusunda kadınların birbirleriyle deneyim paylaşmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Coşku Çelik, patriarkal bir toplumda yaşayan kadınların taleplerinin pozitif ayrımcılık ya da lütuf olmadığını söyledi.

Hopa’da kadınlar 8 Mart’ı kutladı

Hopa’da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kitlesel olarak kutlandı. Kadınlar taleplerini içeren pankartlar ve dövizleriyle kortej oluşturdu. Yürüyüş halinde Hopa meydana gelen kadınlar burada açıklama yaptı. Etkinlik oynanan oyunlarla son buldu.

 

Orman işçisi kadınlar 8 Mart’ı kutladı

Çanakkale, Bayramiç Karıncalı’dan orman kesim işçisi kadınlar çalıştıkları alanda 8 Mart’ı kutladı. Kadınlar yaptıkları açıklamada, “Biz kadın emekçiler olarak eşit haklara sahip olmak, özgür olmak, güvenli ve adil bir yaşam istiyoruz” dedi. Şiddetin hedefi olmak istemediklerini söyleyen kadınlar, “Belirli günlerde hatırlanmak değil, emeğimizin yok sayılmamasını istiyoruz” dedi.

Muğla’da kadınlar: alışın buradayız, aşağıya bakmıyoruz!

Muğla Kadın Platformu’nun çağrısıyla Muğla Sınırsızlık Meydanı’nda bir araya gelen kadınlar, çok sesli olarak hazırladıkları 8 Mart bildirisini okudu. Kadınların bölümlere ayırarak sırayla okuduğu bildiride kadınların işsizliğe, güvencesizliğe, ataerkiye, kapitalizme karşı alanlarda olduğu ifade edildi.

“Hayvanlara, doğaya, kadına saldırılarınıza karşı buradayız. Ölüme karşı yaşamı, talana karşı doğayı savunmaya kararlıyız” diyen kadınlar, “Alışın, buradayız, gitmiyoruz! Aşağıya bakmıyoruz. Korkmuyoruz, susmuyoruz” dedi.

Okunan bildirinin devamında şu ifadeler yer aldı: “Bizler, lezbiyen, biseksüel, trans, savaş ve çatışmalarla yerlerinden edilen göçmen ve mülteci kadınlarız! Bizler yakamadığınız cadılarız. 8 Mart’ta alanlardayız. Özgürlüğümüz için yasta değil isyandayız. Evde değil sokaktayız!”

Manisa Kadın Platformu: Eşit ve özgür bir hayat istiyoruz

Manisa Kadın Platformu’nun çağrısıyla Manolya Meydanı’nda bir araya gelen kadınlar, “Kadınlar kazanacak, emek kazanacak! Eşit ve özgür bir hayat istiyoruz” dedi.

Platform adına Manisa Eğitim Sen Kadın Sekreteri Ayşe Dubaz okudu. Kadınların çalışma yaşamında “ucuz emek” gücü olarak kullanıldıklarını ifade eden Dubaz, Kovid-19 pandemisiyle beraber kadına yönelik ekonomik, psikolojik, fiziksel, cinsel şiddetin, kadın bedeni, emeği üzerindeki sömürünün daha da belirginleştiğini belirtti.

Çanakkale’de kadınlar: Güvenceli iş, şiddetsiz yaşam ve eşitlik istiyoruz

Çanakkale Ekmek ve Gül Grubu Cumhuriyet Meydanı’nda 8 Mart kutlaması yaptı. Kadınlar okudukları basın açıklamasında şehirlerinde üretim yapan Dardanel işçisi kadınların yaşadıklarına dikkat çekti.

Açıklamada, “Kadınları yalnızlaştırmaya, dayanışmadan yoksunlaştırmaya, can derdine düşüp mücadeleden uzak tutmaya çalışan tüm politikalara karşı kadınları örgütlenmeye ve örgütlü mücadeleyi birleştirmeye davet ediyoruz.” dendi.

Zonguldak/Çaycuma’da 8 Mart eylemi

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle Çaycuma Cumhuriyet Meydanı’nda basın açıklaması yapıldı.

Eğitim Sen Çaycuma Temsilciliğinin çağrısıyla yapılan basın açıklamasına Eğitim Sen üyelerinin yanı sıra çok sayıda kadın katıldı. Basın açıklamasını Eğitim Sen Üyesi Nihan İlhan Akyüz okudu. “Kadını eşit ve özgür birey olarak gören yasal dönüşümler ve uygulamaların bir an önce başlatılması, eşitlikçi, demokratik, laik, yönetim biçimlerinin hayata geçmesi, kadın bedeni üzerindeki tüm söz ve karar haklarının kadına ait olduğunun kabul edilmesi ve siyasi iktidarların kadının bedeninden elini çekmesi” gerektiğini savunan Akyüz, tüm kadınları bir arada olmaya, haklarına ve yaşamlarına birlikte sahip çıkmaya çağırdı.

Bodrum’da kadınlar: Gücümüz birliğimizden gelir

Bodrum’da EMEP, CHP, HDK, HDP, SOL Parti, TİP, Eğitim Sen, Tarım Orkam Sen, Kültür Sanat Sen, BES ve Haber Sen temsilcisi kadınlar Bodrum Belediyesi önünde bir araya gelerek 8 Mart için basın açıklaması düzenledi.

Ortak okunan metinde, “Pandeminin ülkemizi ve dünyamızı kasıp kavurduğu, kadın cinayetlerinin hız kesmediği, belediyelerden üniversitelere, derneklerden kitle örgütlerine kayyumların atandığı; pandemiyi bahane eden işten çıkarmaların, Kod 29’ların, açlık ve yoksulluğun en çok kadınları etkilediği zamanlardan geçiyoruz. Tüm bu olumsuzluklara rağmen buradayız” dendi.

Güvenli iş, şiddetsiz yaşam ve eşitlik için örgütlü mücadele çağrısı yapan kadınlar, “Eşit ve özgür bir hayatı biz kadınlar kuracağız” dedi.

Edremit’te kadınlar alanlardaydı

Balıkesir Edremit’te kadınlar yasağa rağmen 8 Mart’ı alanlarda kutladı.

 

 

 

 

Sakarya: Söyleyecek sözümüz, değiştirecek gücümüz var

Sakarya’da Eğitim Sen’in çağrısıyla bir araya gelen yurttaşlar, AKM önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

Eğitim Sen Sakarya Şubesi Kadın Sekreteri Yasemin Hacıeyüpoğlu, basın açıklamasında kadınların maruz kaldığı şiddet ve eşitsizliğe karşı taleplerini de sıraladı. Korkmadan sokaklarda gezmek istediklerini belirten Hacıeyüpoğlu, “Toplum bizi, kadınları, içine çekiyor, roller kodluyor, yok saymaya ve yok etmeye çalışıyor. Erkek şiddeti buradan besleniyor, durmuyor. Sabrımız tükendi. Haksızlığa, ayrımcılığa, şiddete sessiz kalmıyoruz. Artık dişlerimizi sıkmayacağız. Korkmadan sokaklarda gezmek, düşünmeden istediğimizi giymek, özgürce seçimler yapmak ve bunların sonucunda yargılanmadan, öldürülmeden yaşamak istiyoruz ve yaşayacağız. Biz ne cadıyız ne kahin. Ama 21. yüzyıl dişi bir yüzyıl olacak. Ve bizim söyleyecek sözümüz değiştirecek gücümüz var” dedi.

Hacıeyüpoğlu kadınların taleplerini de şöyle sıraladı:

  • Kadınlara ve cinsel yönelime dair her türlü ayrımcılığı ve şiddeti önleyen yasal düzenlemeler acilen yapılmalı, İstanbul Sözleşmesi’nin tartışılmasına son verilmeli, 6284 sayılı yasa etkin bir şekilde uygulanmalı,
    • Çalışma hayatında kadına yönelik her türlü ayrımcılık terk edilmeli, esnek çalışma biçimlerine, cinsiyetçi iş bölümüne, ücret eşitsizliğine son verilmeli güvenceli, düzenli işler yaratılmalı,
    • Bir sağlık ve sosyal hak olarak kürtaj hakkının kullanımını engelleyen fiili uygulamalardan vazgeçilmeli, güvenli ve parasız kürtaj olanakları sağlanmalı,
    • Kadın istihdamın önündeki engellerden olan çocuk, hasta, yaşlı, engelli bakımı kamusal hizmet olarak sunulmalı, ev işlerini kadının üstünden alacak sosyal politikalar uygulanmalı,
    • Kapatılan kamu kreşlerinin yanı sıra tam zamanlı, ücretsiz, nitelikli hizmet veren kamu ve mahalle kreşleri açılmalı,
    • Kadını eğitimden, istihdamdan, yaşamdan koparan, çocuk yaşta evliliklerin hızla artmasına yol açan 4+4+4 eğitim sistemi hemen iptal edilmeli.

Açıklamanın ardından lise öğrencileri bir oyun sergiledi.

Bursa Kadın Platformu: özgürlüğümüze giden yolu dayanışmamızla örgütlüyoruz

Bursa Kadın Platformunun çağrısıyla bir araya gelen kadınlar “Hayatımıza dayattığınız iki kötüden birini seçmeyi kabul etmedik, biz özgürlüğümüze giden yolu dayanışmamızla örgütlüyoruz” dedi.

Denizli’de kadınlar astıkları pankartlarla taleplerini dile getirdi

Denizli’de Ekmek ve Gül okuru kadınlar, evlerine ve işyerlerine astıkları pankartlarla 8 Mart taleplerini mahalle ve işyerlerine taşıdı.

Denizli Ekmek ve Gül Grubu kadınları astıkları, “Güvenceli iş, şiddetsiz yaşam ve eşitlik için; gücümüz birliğimiz” yazılı pankartlarla 8 Mart’ı kutladı.

Denizli Ekmek ve Gül Grubu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde İranlı mülteci kadınların gruba gönderdiği çok dilli 8 Mart mesajını paylaşarak kadınların uluslararası mücadelesine dikkat çekti. Grup Sözcüsü Seher Zeytun Doğan, “Türkiye’de 5 milyondan fazla mülteci yaşıyor bunların büyük bölümü savaş mağduru. Dünya emekçi kadınılar günü tekstilde, mermerde ve birçok sektörde kayıt dışı, güvencesiz ve düşük ücretle çalışan mülteci kadınların da günü olmalı. Bugün ırkçılığa, ayrımcılığa karşı onların da talepleri alanlarda dile getirilmeli” diye konuştu.

Diyarbakır’da coşkulu 8 Mart

 

Diyarbakır’da Dicle Amed Kadın Platformu (DAKP) öncülüğünde İstasyon Meydanı’nda düzenlenen 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü mitingi yapıldı.

Miting alanında “Kadın cinayetleri, tacizleri ve tecavüzleri politiktir”, “Eşit ve özgür bir yaşam için hayatlarımıza sahip çıkıyoruz”, “Kadın özgürlük mücadelesi yargılanamaz”, “İstanbul Sözleşmesi yaşatır”, “Kadın tutsaklar için adalet” pankartları dikkat çekerken kadınlar zılgıtlar eşliğinde alanı doldurdu.

Mitingde DBP Eş Genel Başkanı ve Diyarbakır Milletvekili Saliha Aydeniz konuşmacı olarak yer aldı.

İzmir’de kadınlar taleplerini haykırdı: İstanbul Sözleşmesi yaşatır

İzmir Kadın Platformu çağrısı ile Alsancak ÖSYM önünde bir araya gelen kadınlar 8 Mart taleplerini haykırdı. Türkan Saylan Kültür Merkezi önüne yürüyüş yapan kadınlar sık sık, “Yaşasın 8 Mart, yaşasın mücadele”, “Kod-29 yasaklansın”, “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz”, Kadın cinayetleri politiktir”, “Kadınlar işe çocuklar kreşe”, “Krizin yükü patronlara”, “Susmuyoruz korkmuyoruz itaat etmiyoruz”, “İstanbul Sözleşmesi yaşatır”, “Kod 29 yasaklansın” sloganları attı.

Adıyaman’da basın açıklaması

Adıyaman Kadın Platformu 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü dolayısıyla bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Basın metnini okuyan Eğitim Sen Adıyaman şubesi Eğitim Sekreteri Eylem Yıldırım, yıllar önce New York’ta bir tekstil fabrikasında bugün benzer taleplerle hakları için direnen işçi kadınların yanarak hayatını kaybettiklerini belirtti.

Düzce’de basın açıklaması

Düzce’de KESK’in çağrısıyla bir araya gelen kadınlar Anıtpark’ta açıklama yaptı.

SES üyesi Nurşen Kanza’nın okuduğu basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Şiddete, eşitsizliğe, sömürüye, baskılara karşı; eşitlik özgürlük, emek, hak adalet, barış ve laikliklik mücadelesi için sesimizi yükseltmeye devam ediyoruz. 8 Mart dünyanın neresinde olursa olsun kadınların özgürlük mücadelesinin simgeleştiği bir gündür. Kapitalizm ve ataerkil düzenin kadın üzerindeki sosyal, ekonomik, psikolojik, cinsel şiddeti her geçen gün artmaktadır. Bu düzenin kadın ile kurduğu ucuz ekmek, kutsanmış anne, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ilişkisi sömürüyü kadın ve insan onurunu aşağılayarak daha da derinleştirmektedir. Bu nedenle 8 Mart kadının varoluş mücadelesi için çok daha anlamlı bir hale gelmektedir.”

Açıklamaya Emek Partisi ve Sol Parti de destek verdi.

Sağlıkçı kadınlar 8 Mart’ı kutladı

SES İstanbul Anadolu Şube Kadın Meclisi ve İTO Kadın Komisyonu Zeynep Kamil Eğitim ve Araştırma hastanesi önünde gerçekleştirdikleri basın açıklaması ile 8 Mart’ı kutladı. İTO ve SES adın gerçekleştirilen basın açıklamalarında sağlık emekçisi kadınların yaşadığı sorunlar ifade edildi; 8 Mart talepleri dile getirildi.

Açıklamada ayrıca “Kadınların eşit ve özgür olduğu, sömürünün baskının ortadan kaldırıldığı bir gelecek için, hayatlarımıza sahip çıkmak için, savaş ve işgal politikalarına geçit vermemek için, demokrasi ve barış için, emeğimiz, bedenimiz ve kimliğimiz bizimdir demek için, doğamıza ve yaşam alanlarımıza sahip çıkmak için, emeğimizi ve hayatı örgütlemek için tüm kadınları, gökkuşağı gibi tüm renklerimizle bir arada olmaya, haklarımıza ve yaşamlarımıza sahip çıkmaya çağırıyoruz” denildi.

Tarsus’ta kadınlar: Dayanışmamızla yine sokaklardayız

Tarsus’ta Tarsus Kadın Platformu’nun çağrısıyla yapılan eylemde basın açıklamasını Eğitim Sen Tarsus Şube Başkanı Yasemin okudu. Açıklamada “Bu 8 Mart’ta da İşsizliğe, yoksulluğa, eşitsizliğe, şiddete karşı isyanımızla, ama en çok da  bize hayatı dar edenlere karşı 1 yıl boyunca hiç durmadan mücadele etmenin, boyun eğmemenin haklı gururuyla, dayanışmamızla yine sokaklardayız” denildi.

Kocaeli’de kadınlar: Özgürlüğümüzü kazanacağız!

Kadınlar, Kocaeli Kadın Platformu ve Kocaeli İstanbul Sözleşmesi İnisiyatifi’nin çağrısıyla İzmit Cumhuriyet Parkı Amfi Tiyatro’da bir araya geldi. “İstanbul Sözleşmesi yaşatır”, “Kadın cinayetleri politiktir” ve “Kadınlar birlikte güçlü” sloganlarının atıldığı eylemle basın açıklamasını Eğitim Sen Kocaeli Şube Kadın Sekreteri Elif Sinem Arıkan okudu.

Krizin faturasının kadınlara kesilmesini kabul etmediklerini söyleyen Arıkan, “Geçtiğimiz 8 Mart’tan bu yana yaşadığımız Kovid-19 sürecinde evlere kapatılmayı, isyanımızı bir kenara bırakmayı kabul etmedik. Pandemi boyunca kadın dayanışmasıyla birbirimizin çaresi olan bizler, yine birbirimizden güç almak için; emeğimiz, bedenimiz, kimliğimiz, hayatımız bizimdir demek için; kadın dayanışmasını büyütmek için; ‘Özgürlüğümüzü kazanacağız’ sesini yükseltmek için buradayız” dedi.

“Emeğimize sahip çıkıyoruz”

Arıkan, “Pandeminin derinleştirdiği ekonomik krizi üstümüze yıkmaya çalışanları; ‘üretim devam etsin’ diye fabrika karantinalarında çalışmayı, çocuk işçiliğin gizlenmesi için 20 yaş altı yasaklarından işçi gençlerin ve çocukların muafiyetini, esnek çalışmayı, evden çalışmayı, güvencesizliği biz kadınlara lütuf gibi sunanları unutmadık. Ne ‘en az 3 çocuk’u kabul ettik ne de ev işlerinin tek sorumlusu olmayı. Gebze’de Migros’un emek sömürüsü ve tacizlerine karşı ‘emeğimiz, bedenimiz, haklarımız bizimdir’ diyen kadınlarız, haklarının gasbedilmesi karşısında direnen CPS işçisi kadınlarız! Avcılar’da SML direnişinden kadınlarız! Sinbo direnişimizle Systemair HSK direnişimizle sendikalaşma hakkımızı, savunuyoruz, Kod-29’a, ahlak safsatasıyla işten atılmalara, ücretsiz izine karşı direnen kadınlarız! İnsanca yaşayacak ücret talep ettiği için düşmanlaştırılan, grev hakkı gasbedilen belediye işçisi kadınlarız! Evden çalışma adı altında sınırsız ve ücretsiz mesaiye karşı ‘hayatımız bizimdir’ diyen kadınlarız, pandemide çalıştığımız evlere hapsedilen, bazımız aylarca işsiz bırakılan ev işçisi kadınlarız. Bizlere dayatılan işsizlik ve yoksulluğa karşı biz emeğimize sahip çıkıyoruz” ifadelerini kullandı.

Adana’da kadınlar yasakları aşarak gökkuşağı bayraklarını açtı

Adana’da kadınlar Uğur Mumcu Meydanı’nda gerçekleşecek 8 Mart mitingi için Kasım Gülek Köprüsü’nde bir araya geldi. LGBTİ+ bayraklarının keyfi olarak yasaklandığı mitinge gök kuşağı renkli bayraklar ve dövizler alınmadı. Yasakla ilgi yazılı bir karar isteyen kadınlar keyfi uygulama ile karşılaştı. Alana sarı kırmızı yeşil şeritler olan bir çorapla giren kadın alana zorlukla girdi. Kadın Emeği Kollektifi’nin pankartı üzerindeki gök kuşağı logosu kesildikten sonra alana alındı. Kadınlar “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” diye tepki gösterdi.

Miting Uğur Mumcu Meydanı’nda gerçekleştirildi. Basın açıklaması okunduğu esnada kadınlar gökkuşağı bayrakları açarak yasakları protesto etti.

Urla ve Dikili’de kadınlar hakları için alandaydı

İzmir’de Urla Kadın Dayanışma Derneğinin çağrısı ile kadınlar Urla meydanda bir araya geldi. Söz alan konuşmacılar kadın cinayetlerine tepki gösterirken “İstanbul sözleşmesi uygulansın” taleplerini yineledi.

Açıklamaya Emek Partisi, Urla Ekmek ve Gül okurları ve Sol Parti de katıldı.

Dikili’de ise kadınlar Atatürk Meydanı’nda toplandı. Dikili Kadın Platformunun çağrısıyla bir araya gelen kadınlar adına açıklamayı Aysel Çakıcı, Berfin Bulut, Nazlı Bayhan Satı Gül, Demet Önal, Ayşe Hamarat, Pervin Çakıcı okudu.

Kadınlar, halaylarla 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününü kutlarken, “Çalışma hayatında kadına yönelik her türlü ayrımcılık terk edilmeli, esnek çalışma biçimlerine, cinsiyetçi iş bölümüne, ücret eşitsizliğine son verilmeli güvenceli, düzenli işler yaratılmalı” dedi.  Kadınlar, eşit ve özgür, sömürünün baskının ortadan kaldırıldığı bir gelecek için mücadele vurgusu yaptı.

Didimli kadınlar yürüyüş yasağına tepki gösterdi

Didim Kadın Platformu, gerçekleştirdiği eylemde yürüyüşe izin vermeyen Didim Kaymakamlığına ve son süreçte çokça gündem olan çıplak arama iddialarına tepki gösterdi.

Kent Meydanında düzenlenen eylemde platform adına basın açıklamasını DİSK Genel-İş Sendikası İşyeri Temsilcisi Aslı Oflaz Kaya okudu.

Kaya, “Yine birbirimizden güç almak için, emeğimiz, bedenimiz, bizimdir demek için, kadın dayanışmasını büyütmek için buradayız” dedi.

“Çıplak arama insanlık suçudur”

Geçtiğimiz günlerde Didim’de gözaltına alınan HDP’li kadınlara çıplak arama yapıldığı iddiasına ilişkin de konuşan Kaya, “Tutsak edilmeyle, çıplak arama işkenceleriyle korkmuyoruz, aksine teşhir ediyoruz. Çıplak arama vücut dokunulmazlığını ihlal eden, tüm insanlar bakımından cinsel şiddete dönüşebilen bir uygulamadır ve insanlık suçudur, kişiliği ezmeye yönelik bir işkencedir. Gökçe Kurban’a yapılan işkencenin insanlık suçu olduğunu biliyoruz. Hatice Tusu’nun katledilmesinin politik olduğunu da biliyoruz, unutmuyoruz, unutturmayacağız” ifadelerini kullandı.

Kaya son olarak kadınların eşit ve özgür olduğu, sömürünün baskının ortadan kaldırıldığı bir gelecek için, tüm kadınlara mücadele çağrısında bulundu.

Malatya’da kadın portreleri tiyatral gösterisi

Malatya Demokratik Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Emeksiz Üst Kavşağı’nda basın açıklaması ve kadın portrelerinin yer aldığı tiyatral gösteri düzenledi.

Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu: haklarımızdan vazgeçmiyoruz

Aliağa’da Emek ve Demokrasi Platformu çağrısıyla bir araya gelen kadınlar, Petrol-İş Sendikası önünde toplanarak Demokrasi meydanına yürüdü. “Krize, şiddete, eşitsizliğe karşı söyleyecek sözümüz değiştirecek gücümüz var” pankartı açan kadınlar, “Eşit işe eşit ücret”, “Kadınlar işe çocuklar kreşe” sloganları attı.

Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu adına açıklamayı okuyan Müge Çamcı, “Daha iki gün önce bir kadının sokak ortasında çocuğunun önünde şiddete uğradığı videoyu izledik. Bizler 8 Mart’ta haklarımız ve hayatlarımız için sokağa çıkmaya hazırlanırken ülkenin dört bir yanından şiddet haberleri gelmeye devam etti” dedi.  Bir yanda fiziksel şiddetin boyutu evlerden sokaklara taşarken diğer yanda pandemi ve ekonomik krizin faturasının kadınlara yük olmaya devam ettiğini söyleyen Çamcı,  “Kısa çalışma, ücretsiz izin uygulaması, evden çalışma ve hatta işten atmada ilk akla gelen biz kadınlar olduk. Pandeminin ekonomik olarak en çok vurduğu sektörlerde çalışan milyonlarca kadın daha şimdiden işsizler ordusuna katılmış durumda” diye konuştu.

“Hayatlarımıza sahip çıkıyoruz”

Haklarından vazgeçmeyeceklerini söyleyen Çamcı şunları kaydetti: “İstanbul Sözleşmesi yaşatır diyoruz. 6284 sayılı kanunun bize sağladığı,  nafaka haklarımızdan, şiddete uğrayan ve uğraması muhtemel kadın ve çocuklarımızın korunması için elde ettiğimiz haklarımızdan vazgeçmiyoruz.  Eşit, özgür bir yaşam için, krize, savaşa, şiddete, sömürüye karşı yan yana gelmeye, sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Biz kadınlar sömürüye karşı emeğimize, şiddete karşı haklarımıza ve hayatlarımıza sahip çıkıyoruz. Eşit işe eşit ücret istiyoruz”

Genel–İş İzmir 2 No’lu şube üyesi kadın işçiler: Regl izni istiyoruz

Genel-İş İzmir 2 No’lu Şube Kadın Komisyonu, Konak Eski Sümerbank önünde işçi kadınlarla birlikte basın açıklaması yaparak taleplerini dile getirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile TİS görüşmeleri devam eden Genel-İş İzmir 2 No’lu Şube üyesi kadınların özellikle regl izni taleplerini ön plana çıktı.

“Kadın cinayetleri politiktir”

Genel-İş İzmir 2 No’lu Şube Mali Sayman Zeynep Zarıçlar, bu 8 Mart’a Kovid-19 salgının etkisi ile kadına yönelik şiddetin ve kadın emeğine yönelik saldırıların arttığı, işsizliğin yükseldiği, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin derinleştiği bir süreçte karşıladıklarını söyledi. Zarıçlar, “8 Mart bir kala, Denizli’de eski eşi tarafından vurularak öldürülen kadın, Samsun’da eski eşi tarafından 5 yaşındaki kızlarının gözü önünde dövülen kadın, Bursa’da ise 10 yaşındaki kız çocuğuna camide tecavüz edilmesi haberleriyle karşıladık. Biz son olsun dedikçe şiddet giderek artıyor. Kadın cinayetleri politiktir. Eğer Hükümet İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanunu uygulanmaya koysaydı, kadın cinayetleri böyle artmazdı” dedi.

“Esnek çalışmaya karşı güvenceli istihdam”

Ağır yaşam ve çalışma koşullarının iyice derinleştiğini söyleyen Zarıçlar, istihdam dışı kalan kadınlara destek amaçlı İlmek Bebek projesini gerçekleştirdiğini aktardı.

Zarıçlar son olarak talepleri sıraladı:

  •  İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanun uygulanmalı,
    •    İktidarın politikalarında kadın istihdamını artırmak için önerilen esnek çalışma biçimlerine karşı tam zamanlı ve güvenceli istihdam olanakları yaratılmalı,
    •    Salgın süresince bütün işçiler süre koşulu aranmaksızın işsizlik ödeneği ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanmalı,
    •    Kamu-özel ayrımı olmaksızın, zorunlu hizmet ve üretim alanında çalışan ebeveynlere dönüşümlü ve eşit olarak ücretli izin verilmeli,
    •    Özellikle kamu kurumları ve yerel yönetimler tarafından kreş, gündüz bakım evi, hasta ve yaşlı bakım evleri gibi merkezler açılmalı,

Ayrıca İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e de seslenen kadınlar, “Toplu sözleşmemizde talebimiz olan, kamu emekçisi kadınlara vermiş olduğunuz alanda, sokakta çalışan işçi, emekçi kadınların da talebi olan regl izni istiyoruz” dedi.

İstanbul’da feminist gece yürüyüşü

İstanbul’da kadınlar 19’uncu Feminist Gece Yürüyüşü için Taksim’de toplandı. İnsan Hakları Derneği önünde toplanan kadınlar, toplanma alanı olan Sıraselviler’e yürüdü. Mor kıyafetleriyle, hazırladıkları dövizlerle, alkış ve zılgıtlarıyla Sıraselviler’i doldurmaya başlayan kadınlar, “Jin jiyan Azadi”, “Asla yalnız yürümeyeceksin” sloganlar attı.

Kadınlar Sıraselviler’de eylemlerini bir süre sürdürdü. Sıraselviler’in önü polis barikatıyla kapatıldı. Kadınlar, Sıraselviler’den Karaköy’e yürüyüşe geçti.

Ankara Barosu’ndan “ayrımcılık, şiddet, cinsel taciz ve saldırıya karşı politika belgesi”

Ankara Barosu, “Toplumsal Cinsiyete Dayalı Ayrımcılık, Şiddet, Cinsel Taciz ve Saldırıya Karşı Politika Belgesi”ni yayınladı. Ankara Adliyesi’nde yapılan açıklamada konuşan Ankara Barosu Genel Sekreteri Av. Hava Orhon, “8 Mart 1908’de erkeklerle eşit ücret talep ettikleri için fabrika kapıları kilitlenen ve yanarak hayatını kaybeden 120 kadının, erkeklerle eşitlik talep ettiği için giyotinle kafası kesilen Fransız Aktivist Olympe de Gouges Olimp Dö Guj, erkeklerle eşit oy hakkı talep etmek için kendini koşan atların altına atarak intihar eden Emily Davison’un, artık esamesi kalmamış bir diktatörlükçe acımasızca katledilen Patria, Minerva ve Maria Teresa Mirabal Kardeşler’in, son 5 yılda yüzde 1400 artan kadın cinayetleriyle katledilen binlerce kadından biri olan Özgecan, Münevver, Pipa Bacca, Pinar ile adlarını bilmediğimiz ve belki de telaffuz dahi edemeyeceğimiz sömürülen, susturulan, erkek şiddetiyle etkisizleştirilmeye çalışılan sayısız kadın adına buradayız. Bizler var olma ve eşitlik haklarımızı hiçbir tahakküme lütfetmeyecek kadınlarız” dedi.

Kadın dayanışmasının mücadele yönteminin, Ankara Barosu’nun varlık sebebini oluşturan ilkeleriyle birlikte “Toplumsal Cinsiyete Dayalı Ayrımcılık, Şiddet, Cinsel Taciz ve Saldırıya Karşı Politika Belgesi” ile ayrıca yazılı olarak kabul ve taahhüt edilerek tarihe işlenmiş olduğunu belirten Orhon, “Bu politika belgesi ile kurulacak olan Ankara Barosu Cinsel Taciz ve Saldırıya Karşı Destek ve Dayanışma Birimi ile Ankara Barosu avukatları, stajyerleri ve baro çalışanları, maruz kaldıkları toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılık, şiddet, cinsel taciz ve saldırı içeren eylem ve söylemlerde bir an dahi yalnız kalmayacaktır. Ankara Barosu, söz konusu eylem ve söylemlerin olduğu her yerde eril hegemonyanın ve patriyarkanın karşısında, kadınların ve eşitliğin yanındadır” diye belirtti.

İstanbul Sözleşmesi’nin tartışmaya açıldığı ve bu coğrafyada kadın kahkahasının dahi politik olduğunu vurgulayan Orhon, “Politika Belgesi ile adaletin güneş gibi parlaması gerektiği yerde mum ışığı kadar umut olmayı reddediyor ve o güneşi tahakkümün karşısında kadın dayanışmasıyla tek başımıza yükseltmenin heyecanını yaşıyoruz. Bu Politika Belgesi’nin hayata geçmesinde insan üstü çabalarıyla katkı sunan tüm meslektaşlarımıza teşekkürümüz sonsuzdur. Kadınlara karşı yürütülen adı konulmamış bir savaşın ve zamana yayılmış bir katliamın olduğu ülkemizde sadece yaşamanın bile kendisi tek başına emektir ve bu sebeple de her kadın emekçidir. 8 Mart Emekçi Kadınlar Günümüz ve Ankara Barosu Toplumsal Cinsiyete Dayalı Ayrımcılık, Şiddet, Cinsel Taciz ve Saldırıya Karşı Politika Belge’miz kutlu ve sonsuz olsun” dedi.

Ayvalık’ta kadınlar 8 Mart’ı coşkuyla kutladı

Balıkesir Ayvalık’ta kadınlar 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde krize, eşitsizliğe, şiddete, istismara, taciz ve tecavüze karşı Ayvalık Meydanı’nda buluştu.

Ayvalık 8 Mart Kadın Platformu’nun çağrısıyla gerçekleşen eylemde açıklama öncesi dans ve performans sanatçısı İlayda Evgin, Gaye Su Akyol’un “Kendimin Efendisiyim” isimli şarkısı eşliğinde dans gösterisi sergiledi.

Platform adına açıklamayı Zehra Tanrıverdi ve Sevtap Oran okudu. Tanrıverdi “Salgın süresince eve kapatılan kadınların, anne olanların, bekar ve yalnız kadınların iş yükü daha da arttı. Yoksulluk, taciz, tecavüz, şiddet sardı dört bir yanımızı. Biz kadınlar evde, işte, sokakta,  hatta mahpuslarda kendimiz ve çocuklarımız için daha da endişelendik” diye konuştu.

Oran ise son bir yılda Türkiye’de 300 kadının erkek şiddetiyle yaşamını yitirdiğini ifade etti ve “Bir kez daha buradan sesleniyoruz. Kadın cinayetleri politiktir” dedi.

Zehra Tanrıverdi “2020 yılında kadına şiddet uygulayan 711 failden sadece 54 erkek tutuklandı. Meclis göreve, sözleşmeyi uygula, yasayı uygula, şiddeti önle” diye konuştu.

Kadınların talepleri şöyle:

  • İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Yasa eksiksiz uygulansın
  • Kadınlara ve LGBTİ+’lara yönelik her türlü baskıya, ayrımcılığa, şiddete son verilsin
  • 7/24 çalışacak Alo Şiddet Hattı, her 100 bin nüfusa en az bir sığınak ve her ilçeye kadın dayanışma evi açılsın
  • Laikliğin kadınların kırmızı çizgisi olduğu akıllara kazınsın, değil yok etmeye yan gözle bile bakılmaya kalkışılmasın
  • Tüm yetki ve karar mekanizmalarında eşit temsiliyet hayata geçirilsin.

İHD’li kadınlar: iktidarın makul kadın yaratma anlayışını kabul etmiyoruz

İHD’li kadınlar tarafından 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle yapılan açıklamada; “Hiçbir baskıya boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. İktidarın makul kadın, makul aile, makul toplum yaratma anlayışını kabul etmiyoruz” denildi. Açıklamada kadınlara yönelik hak ihlallerine, şiddete, nefret söylemlerine, iktidarın makul kadın yaratma anlayışına karşı mücadeleyi yükseltecekleri belirtildi.

Kadın sağlık çalışanları taleplerini yineledi

İstanbul Şişli Etfal Eğitim  ve Araştırma Hastanesi önünde bir araya gelen kadın sağlıkçılar 8 Mart kutlaması gerçekleştirdi.

İTO ve SES adına iki ayrı açıklama yapılan eylemde kadın sağlıkçıların yaşadığı sorunlara dikkat çekildi; talepleri sıralandı.

İTO adına basın açıklamasını okuyan Çiğdem Arslan, “Kadınlar dünyanın her yerinde artan ev içi şiddet, ücretsiz bakım emeği, işsizlik ve yoksullukla karşı karşıya. Dahası ayrımcılık, yoksulluk ve çaresizliği en derin yaşayan mülteci kadınlar, göçmen işçiler, engelli kadınlar, cezaevindeki kadınlar da pandeminin görünmezleri oldular. Pandemiyle mücadelede ön planda çalışanların çoğunluğunu oluştursalar da ulusal ve küresel politika alanlarında orantılı ve yeterli temsil edilmiyorlar. Ekonomik, zamansal, akademik çok boyutlu bir yoksulluk ve tükenme riskiyle karşı karşıyayız” dedi.

SES Şişli Şubesi adına yapılan açıklamada ise kadın sağlıkçıların talepleri şöyle sıralandı:

  • Kadın mücadelesi ile kazanılan 8 Mart günü kadınlara ücretli izin olarak verilmelidir.
    • Cinsiyetçi iş bölümü nedeniyle kadınların üzerine yıkılan çocuk bakımı, ebeveynlerin ortak sorumluluğudur. Kreş, kamusal bir hizmet olarak sunulmalıdır. Parasız, 24 saat hizmet veren, anadilde, nitelikli kreşler tüm iş yerlerinde kadın sayısına göre değil, çalışan sayısına göre belirlenmeli, çalışanlar arasında ayrım yapılmadan hizmet sunulmalıdır.
    • Sağlık ve sosyal hizmetler iş kolu tehlikeli iş kapsamına alınmalı, yıpranma payı arttırılmalı ve kadın sağlık emekçilerine ek yıpranma payı verilmelidir.
    • Nitelikli, kadınlara uygun kişisel koruyucu ekipman ücretsiz olarak sağlanmalıdır.
    • Kadınlar fizyolojik bir döngü olan regl döngüsünün doğal belirtileri olan karın ağrısı, kramplar ve halsizlik gibi belirtileri ile çalışmak zorunda bırakılıyor ya da bu doğal süreç için zar zor “hastalık raporu” almak durumunda kalabiliyor. Oysa regl olmak hastalık değildir. Bizler kadın özgünlüğümüzle eşit ve haklarımızla çalışmalıyız, ücretli izin hakkımızı istiyoruz.
    • Fiilen uygulanan kürtaj yasağına son verilmeli, kürtaj hakkımızı kullanmanın önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Pandemide giderek zorlaşan kadınların cinsel sağlık hizmetlerine erişimi sağlanmalıdır.
    • Doğum sonrası 24 ay ücretli izin verilmelidir. Doğum izninin anne ve bebek için biyolojik gereklilik ortadan kalktıktan sonraki kısmı, her iki ebeveynden birini kapsayacak şekilde düzenlenmelidir.
    • 3600 ek gösterge hakkı, sağlık hizmetleri kapsamında yer alan tüm personel için uygulanmalıdır.
    • Çalışma hayatında kadına yönelik şiddetle mücadelede, Uluslararası Çalışma Örgütü(ILO)’nün 190 sayılı “Çalışma Yaşamında Şiddetin ve Tacizin Önlenmesi Sözleşmesi” imzalanmalıdır.
    • Kadın çalışanların yoğun olduğu sağlık alanında, kadına yönelik her türlü şiddet ve taciz durumunda kadınların güvenle başvurabileceği bağımsız kadın birimleri oluşturulmalıdır.
    • Bizler yaşamak, yaşatmak istiyoruz. İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasa tam ve istisnasız uygulanmalıdır.

Fethiye’de kadınlardan şiddete karşı mücadele çağrısı

Fethiye Kadın Danışma Dayanışma Derneğinin çağrısı ile Fethiye Kültür Merkezi önünde bir araya gelen kadınlar eşitlik, adalet ve kadına yönelik şiddete karşı mücadele çağrısı yaptı. Etkinliğe kitle örgütleri, dernekler ve siyasi partilerin temsilcileri katıldı.

Kurulan kürsüde söz alan Emek Partisi Fethiye İlçe Başkanı Sibel Kekeç, güvenceli iş, şiddetsiz yaşam için örgütü mücadele çağrısı yaparak “Mahallelerimizden, fabrikalarımızdan, işyerlerimizden başlayarak en yakınımızdaki kadınlarla yan yana gelelim. Bizi yalnızlığa mahkum etmek isteyenler karşısında örgütlenelim, mücadeleyi büyütelim” dedi.

DİSK, KESK, TMMOB VE TTB’DEN 8 Mart açıklaması

DİSK Kadın Komisyonu, KESK Kadın Meclisi, TMMOB Kadın Çalışma Grubu ve TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde ortak açıklama yaptı. 8 Mart’ın dünyanın her yerinde kadınlara uygulanan sömürüye, ayrımcılığa, baskıya karşı yürütülen, kadın haklarının kazanılmasında verilen direnişin simgeleştiği bir mücadele günü olduğu belirtilen açıklamada, kadınların maruz kaldığı, şiddet, eşitsizlik ve sömürüye karşı bir dizi talep sıralandı.

Dişi kaplanlar’ın “istanbul sözleşmesi yaşatır” pankartına engel

Adanaspor taraftar gruplarından Dişi Kaplanlar’ın 8 Mart için hazırladığı pankartın stadyuma sokulmasına izin verilmedi.

“Fıtramızda var ölüm değil, mücadele. İstanbul Sözleşmesi yaşatır” ifadelerinin yer aldığı pankart, Adana Emniyeti Spor Şube Müdürlüğüne bağlı ekipler tarafından siyasi bir söylem içerdiği bahanesiyle stadyuma alınmadı.

Pazar günü içeri alınmayan pankartın görüşmeler sonrası bugün içeri alınacağı bilgisi verildiğini aktaran Dişi Kaplanlar’dan Hatice Durmaz, bugün de pankarta keyfi uygulamalarla izin verilmediğini aktardı.

Stadyumda pankartlarını içeri sokmak istemelerinin üzerine polis tarafından tehdit edildiklerini aktaran Durmaz, “Alın bunları”, “Ekip çağırın” gibi sözlerle psikolojik şiddete maruz kaldıklarını dile getirdi.

Ankara’da kadınlar meydanlarda haykırdı: eşit ve özgür bir dünya kuracağız!

Ankara’da kadınlar, “Ayrımcılığa, yoksulluğa, erkek ve devlet şiddetine karşı özgürlüğümüz için isyandayız” diyerek 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde buluştu.

Ankara Kadın Platformu’nun Sakarya Meydanı’nda düzenlediği eylemde “Biz kadınlar bugün elde ettiğimiz tüm hakları mücadele ederek kazandık. Daha fazlasını kazanmak için mücadeleyi büyüteceğiz. İstanbul Sözleşmesi’ni uygulatacağız. Kadın dayanışmasını yargılatmayacağız! Kadın cinayetlerine son vereceğiz! Kadınların eşit ve özgür yaşayacağı bir dünyayı da biz kuracağız!” dedi.

İzmir Sağlık Platformu üyeleri: Yaşamak ve yaşatmak için birlikteyiz

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla İzmir Sağlık Platformu ortak basın açıklaması düzenleyerek, “Yaşamak ve yaşatmak için 8 Mart ‘ta birlikteyiz” dedi.

İzmir Tabip Odası’nda, İzmir Diş Hekimleri Odası, İzmir Tabip Odası, Genel Sağlık- İş, SES, Birinci Basamak Sağlık çalışanları Birlik Dayanışma Sendikası, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği, Türk Psikologlar Derneği, Aile Sağlığı Çalışanları Derneği, Türk Hemşireler Derneği ve Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri ‘nin ortak düzenlediği basın açıklamasını İzmir tabip Odası Kadın Hekimlik Komisyonu Başkanı Mübeccel İlhan okudu.

“Şiddeti kışkırtan sebeplerin kaldırılmasını istiyoruz”

İlhan, “Sağlık hizmet alanında şiddet; utandırıcı boyutlara varmıştır. Toplumsal cinsiyet rollerinin yansıması olarak kadın çalışanlara daha pervasız daha kolay sözlü, psikolojik şiddet uygulandığını biliyoruz, yaşıyoruz. Şiddeti kışkırtan sebeplerin kaldırılmasını talep ediyoruz” dedi. Çalıştıkları alanlarda mobbing ve tacizlere karşı güvenle başvuracakları kadın birimlerinin kurulması gerektiğini söyleyen İlhan, “Pandemi sürecinde zorlaşan cinsel sağlık hizmetlerine erişim kolaylaştırmalıdır. 3600 ek gösterge hakkı sağlık hizmetleri kapsamında yer alan tüm personele uygulanmalıdır. Sağlık ve sosyal hizmetler iş kolu tehlikeli iş kapsamına alınmalı, yıpranma payı artırılmalıdır” diye konuştu.

“Gebe çalışanlar nöbetten çıkarılsın”

SES İzmir Şube Kadın Sekreteri Hülya Ulaşoğlu ise “Pandemi krizini fırsata çevirdi hükümet ve esnek kuralsız çalışma getirdi. Fazla çalıştığımızın karşılığını alamıyoruz. Ayrıca gebeler izin kullanamıyor, virüslü ortamlarda çalıştırılıyor. Kovid-19 Meslek hastalığı sayılmalı ve gebelerin nöbetten çıkarılması gerekir” diye konuştu.

Valilik yasağı Batmanlı kadınları durduramadı

 

 

 

 

 

 

 

 

Batman’da valiliğin aldığı yasak kararı ve polisin engelleme çabaları kadınları durduramadı. Yürüyüş düzenleyen kadınlar mesajlarını taşıdıkları dövizler ve attıkları sloganlarla verdi.

HDP binası önüne ulaştıktan sonra kadınlara seslenen HDP’li Milletvekili Feleknas Uca, “8 Mart zulme karşı, faşizme karşı büyük bir direniş günüdür. Batman Valisi yürüyüşümüzü yasaklamak istedi. Fakat biz Sakine’lerin ve Rosa Luksemburg ruhuyla bütün kadınların 8 Mart’ını kutluyoruz. Bir kez daha iktidar açıklamamızı yasaklamak istedi. Kadın yaşamdır diyoruz. Direnişimizi büyüteceğiz. Sizden korkmuyoruz, diz çökmeyeceğiz. Kadınlar bu kentin sahibidir. Mücadelemizi daha da büyüteceğiz” dedi.

Uca’nın konuşmasının ardından kadınlar alkış ve zılgıtlar eşliğinde 8 Mart kutlamalarını sonlandırdı.

İzmir’de BES üyesi kadınlar: 8 Mart kadınlar için ücretli izin günü sayılmalı

Büro Emekçileri Sendikası (BES) İzmir Şubesi işyerleri önünde 8 Mart açıklaması yaptı. BES üyesi kadınlar TÜİK İzmir Bölge Müdürlüğü, Gaziemir Vergi Dairesi, Karşıyaka Adliyesi, Şirinyer Vergi Dairesi Kompleksi, Bornova İŞKUR, Bornova Vergi Dairesi Kompleksi ve Çiğli Yamanlar Vergi Dairesi’nde 8 Mart açıklaması yaptı.

“İstanbul Sözleşmesi uygulansın” yazılı maske takan kadınlar, “Adil, eşit ve özgür bir yaşamın biz kadınların mücadelesi ile kurulabileceğinin farkında olarak dünden bugüne her biri yaşamsal değerde olan haklı taleplerimizle bugün yine 8 Mart alanlarındayız” dedi.

KESK olarak kadın emekçilerin öne çıkardığı dört ana talebinin acilen karşılanması gerektiğini ifade eden kadınlar talepleri şu şekilde sıraladı:

  •  Doğum izinleri arttırılmalı,
    •    8 Mart kadınlar için ücretli izin günü sayılmalı,
    •    Kapatılan kamu kreşleri açılmalı,
    •    Kadın ve Eşitlik Bakanlığı kurulmalıdır.

Çorum’da 8 Mart kutlandı

Çorum Kadın Platformu’nun çağrısıyla alanlara inen kadınlar, “Söyleyecek sözümüz, değiştirecek gücümüz var” dedi.

Çorum Kadın Platformu tarafından 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle önce “kadın yürüyüşü”, sonrasında ise Kadeş Barış Meydanı’nda bir basın açıklaması düzenlendi.

Siyasi parti, sendika ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcilerinin de destek verdiği açıklamada “Kadın, yaşam, özgürlük”, “Yaşasın kadın dayanışması”, “Kadınız, anayız, barıştan yanayız” sloganları atıldı. Kadın Platformu adına konuşan Eğitim-Sen Kadın Sekreteri Nurcan Hasırcı Doğan, “Erkek egemen kapitalizmin yarattığı yoksulluğu, işsizliği, ayrımcılığı, eşitsizliği, cinsiyetçiliği, gericiliği, şiddetin her türlüsünü, savaşı ve militarizmi en ağır biçimleriyle yaşıyoruz. Bugün pandemi ile birlikte mücadele nedenlerimiz çok daha katmerli hale getirilmiş durumda” dedi. Doğan, “İstanbul sözleşmesi başta olmak üzere kadınlardan yana imza atılan uluslararası sözleşmeler etkin uygulansın. Örgütlü kadın mücadelemizle, özgür bir toplumu inşa edelim” şeklinde konuştu.

İİSŞP: Türkiye cinsiyet eşitliğinden uzaklaşırken kadın işsizliği de artıyor

İstanbul İşçi Sendikaları Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü ve TGS İstanbul Şube Başkanı Banu Tuna, 8 Mart Dünya emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla açıklama yayımladı.

“Türkiye cinsiyet eşitliğinden giderek uzaklaşırken kadın işsizliği de ücretsiz kadın emeği de artıyor” başlığıyla yayımlanan açıklamada, “Her 8 Mart öncesinde olduğu gibi iş dünyasından, siyasilerden kadınlarla, eşitlikle, kadın emeğiyle ilgili hamasi açıklamalar, tüketim markalarından emekçi kadınlar gününü kapitalizm kutlamasıyla karıştıran kampanyalar geldiğini görüyoruz. İstanbul İşçi Sendikaları Şubeler Platformu olarak kadınları, kadın emeğini yılda bir gün hatırlayan, yılın kalanında bu emeği sömüren, görmezden gelen, kadın hareketini şeytanlaştıran politikalara itiraz ediyoruz” denildi.

Dersim’de 8 Mart mitingi düzenlendi

Dersim’de kadınlar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde “Krize, şiddete, eşitsizliğe karşı örgütlü mücadele” şiarıyla Seyit Rıza Meydanı’nda bir araya geldi

Diyarbakır’da 8 Mart mitingi

Diyarbakır’da Dicle Amed Kadın Platformu (DAKP) öncülüğünde İstasyon Meydanı’nda düzenlenen 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü mitingi başladı.

Miting alanında “Kadın cinayetleri, tacizleri ve tecavüzleri politiktir”, “Eşit ve özgür bir yaşam için hayatlarımıza sahip çıkıyoruz”, “Kadın özgürlük mücadelesi yargılanamaz”, “İstanbul Sözleşmesi yaşatır”, “Kadın tutsaklar için adalet” pankartları dikkat çekerken kadınlar zılgıtlar eşliğinde alanı doldurdu.

Mitingde DBP Eş Genel Başkanı ve Diyarbakır Milletvekili Saliha Aydeniz konuşmacı olarak yer alıyor.

Boğaziçi üniversitesinde 8 Mart nöbetini kadın akademisyenler tuttu

Boğaziçi Üniversitesindeki akademisyenlerin nöbet eylemi, bugün 8 Mart nöbeti şeklinde tutuldu. “Kabul etmiyoruz”, “Vazgeçmiyoruz” dövizleri taşıyan kadın akademisyenler, Melih Bulu’nun istifası ve üniversiteye dair taleplerini iletti; kadın ve LGBTİ+’lara yönelik şiddet ve her türlü ayrımcılığı protesto etti.

Buca’da kadınlar: Erkek egemen sömürü düzeninizi kabul etmiyoruz

Buca Kadın Platformu Şirinyer Forbes Sevgi Yolu girişinde 8 Mart için basın açıklaması yaptı.

Platform adına basın açıklamasını Cansu Erkmen okudu.

Erkmen, “Yanı başımızda olan BEGOS’ta bulunan fabrikalarda çalışan kadınlarda dâhil birçok kadın işini kaybetme kaygısı taşıyor. Bu durumu fırsat bilen patronlar, kadın işçiler üzerindeki baskıyı da sömürüyü de alabildiğine artırıyor. Pandemiyi de krizi de biz yaratmadık, yükünü de biz çekmeyeceğiz. Eşit işe eşit ücret, güvenceli iş güvenceli gelecek istiyoruz. Bize ucuz işçilik, kölelik, geleceksizlik dayatan erkek egemen sömürü düzeninizi kabul etmiyoruz” dedi. Erkmen tüm kadınları haklarını savunmaya ve mücadeleyi büyütmeye çağırdı.

Pendik’te 8 Mart bildirisi dağıtan EMEP üyeleri engellenmek istendi

Emek Partisi (EMEP) Pendik İlçe Örgütü üyeleri, Pendik’teki Akcam fabrikası önünde kadınlara bildiri dağıtırken engellenmek istendi.

EMEP üyeleri 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için hazırladıkları bildirileri Akcam’da çalışan cam işçisi kadınlara ulaştırmak istedi. Fabrikanın güvenlik görevlileri Emek Partisi üyelerinin fabrika önünde bildiri dağıtmasını engellemek istedi. Engelleme girişimine tepki gösteren EMEP üyeleri bildirileri işçilere dağıtarak tüm işçilere örgütlenme çağrısı yaptı.

Van’da 8 Mart

Van’daki 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü mitingi, kadınların yöresel kıyafetleriyle alana gelmesiyle başladı.

Özgür Kadın Hareketi (TJA) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisinin, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında Van’ın İpekyolu ilçesinde düzenlediği bölgesel miting başladı.

“Kadın kırımına karşı yaşamı, tecride karşı özgürlüğü savunuyoruz” şiarıyla Musa Anter Parkı’nda gerçekleşen mitingde alan mor ve beyaz balonlarla süslendi. Platforma, “İsyanımız özgürlüğümüz için!” yazılı pankart asıldı.

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here