İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri’nden Kadıköy’de eylem: Halkların iradesi gasp edilemez!

Vekillerin tutuklanmasını ‘siyasi darbe’ olarak nitelendiren İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, ‘hakların iradesi gasp edilemez’ diyerek muhalefete birleşme çağrısı yaptı.

İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, Kadıköy’de bulunan Beşiktaş İskelesi önünde düzenledikleri basın açıklaması ile vekillikleri düşürülen Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven, HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasını protesto etti.

“Halkların iradesi gasp edilemez” pankartının açıldığı açıklamada sık sık “Faşizme karşı omuz omuza” ve “Faşist AKP, işbirlikçi MHP” sloganları atıldı. Açıklamada “Saray rejimi yenilecek, direnen halklar kazanacak” ve “Yargı süreci değil, darbe süreci” dövizleri taşındı.

Yapılan açıklamaya Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekilli Dersim Dağ yanı sıra Musa Piroğlu ve Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası(Eğitim-Sen) Genel Başkanı Feray Aytekin Akdoğan da katıldı. Açıklamaya aynı zamanda çok sayıda yurttaş da destek verdi.

Dağ: Direnenlere baksınlar

Açıklamada ilk olarak söz alan HDP’li Vekil Dersim Dağ, tüm saldırılara karşı tek ses olup alanlara çıktıklarını ifade ederek, “Mücadelemize saldıranlar, alanlarda direnen halklara baksın. Kürt halkı ve demokrasi güçleri olarak faşizme boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. Saldırılara cevabımız direnişi büyütmektir. HDP şahsında halkların kardeşliğine saldırılar yapılıyor. Buna karşı halklar olarak yan yana durarak, alanlarda olmaya devam edeceğiz. Direnişi de alanları da terk etmiyoruz. Baskıcı ve faşist politikalarınıza karşı boyun eğmeyeceğiz” dedi

Piroğlu: Yan yana gelelim

Ardından söz alan HDP Milletvekili Musa Piroğlu, 3 milletvekiline yapılan saldırının halkların demokrasi ve özgürlük inancına yapıldığını söyledi. İktidarın kadınlara, Kürtlere ve emekçilere karşı topyekûn bir şekilde saldırıya geçtiğini belirten Piroğlu, bu güne kadar yapılan saldırılara karşı diz çökmediklerini ve çökmeyeceklerinin altını çizdi. Tarihin iktidarın yaptıklarına şahitlik ettiğini ifade eden Piroğlu, bunun için bütün demokrasi güçlerinin yan yana gelmesi gerektiğini vurguladı.

Akdoğan: Kaybediyorsunuz

Açıklamada Eğitim-Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Akdoğan da, salgın sürecinde iktidarın muhaliflere saldırarak salgını kendisi için fırsata dönüştürmeye çaba sarf ettiğini belirtti. Vekilliklerin düşürülmesinin “halkın gözünde yok hükmünde” olduğunu söyleyen Akdoğan, “Bizim düşlerimiz, sizin zindanlarınıza sığmayacak. Gezi’de, 7 Haziranda kaybettiniz. Kaybettikçe korkuyor, korktukça daha çok saldırıyorsunuz” dedi.

“ABD’de ki nefes almak isyanının bu ülkenin her yerinde örgütleyeceğiz” diyen Akdoğan sözlerini, “Yeni rejiminize meydan okuyoruz. Geçmişte olduğu gibi bugün de baskılarınıza, faşizminize teslim olmayacağız” diye noktaladı.

‘Yargı talimatla çalışıyor’

Açıklamada basın metnini ise Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İstanbul Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Ayfer Koçak okudu.

Salgın koşullarında dahi faşizan baskılar ile karşı karşıya kalındığını söyleyen Koçak, iktidarın ülkeyi “ekonomik ve siyasi bir krizler ülkesi“ haline getirdiğini dile getirdi. AKP-MHP bloğunun tüm eleştirileri vatana karşı ihanet ile manipüle ettiğini vurgulayan Koçak, “Artık demokrasinin son kırıntısı olmazsa olmazı olan seçimlerde seçtiklerimizin de kendini ifade etmesi engelleniyor. Talimat sistemiyle hareket eden yargıçların kararları sonucu milletvekilleri yargılanıyor, tutuklanıyor. Oysa seçilmişler en temel görev ve misyonlarının gereği olarak seçmenlerinin düşüncelerini, taleplerini, sorunlarını ifade etmek ve savunmakla yükümlüdürler” diye konuştu.

Tutuklanmaların seçmenin temsil hakkının ellinden alınması olduğunun altını çizen Koçak, “Çok açıktır ki, Leyla Güven ve Musa Farisoğulları’nın siyasetçi olarak söyledikleri beyanlardan dolayı yargılanmaları ve cezalandırılmaları, CHP milletvekili Enis Berberoğlu’nun gazetecilik yaptığı dönemde yaptığı haberden dolayı yargılanması ve cezalandırılması hukuka, demokrasiye kamu vicdanına ve seçmen iradesine vurulan bir darbedir. Siyasetçilerin siyaset yaptıkları için cezalandırıldığı bir ülkede demokrasiden bahsedilemez. Yapılan işlem siyaset yapma hakkına, seçmen hakkına, demokrasiye vurulan bir darbedir, siyasi darbedir” dedi.

Birleşme çağrısı

Yaşananların antidemokratik uygulamalar ve siyasi darbe olarak nitelendirdiklerini söyleyen Koçak son olarak, “Aynı zamanda bu ülkenin seçmenleri olarak seçmen iradesine yapılan bu hukuksuzluğu kabul etmediğimiz gibi faşizm ve ırkçılığa karşı dünya halkları ayakta iken ülkemizi uluslararası alanda siyasi darbeler ülkesi haline getirilmesine izin vermeyeceğiz. Tüm muhalif kesimleri sıranın kendisine gelmesini beklemeden ortak mücadeleye ve alanlarda birleşmeye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.