Hindistan Protestolarına Bir Bakış – Derya Kızılova

Hindistan’da binlerce çiftçi başkent Delhi’nin etrafındaki protestolarını sürdürüyor. Protestoların hedefinde tarım sektöründe özel sektörün etkisini arttıran ve devlet desteğini azaltan üç yeni yasa var. Ağustos ayında Punjab ve Haryana eyaletlerinde başlayan protestolar geçtiğimiz ay Delhi üzerinde yoğunlaştı. [i] Protestolar ülke çapında çiftçiler tarafından desteklense de daha çok Punjab ve Haryana eyaletlerindeki sendikalar tarafından yönetiliyor[ii]. 26 Kasım’da Hindistan’daki işçiler, çiftçiler, öğrenciler ve diğer örgütler, 250 milyon kişinin katılımıyla gerçekleşen, tarihin en büyük grevini örgütlemişlerdi[iii]

Bir haftayı aşkın süredir, Punjab ve Haryana eyaletlerinden gelen çiftçiler Delhi’nin etrafında kamp yapmış durumda. Çiftçiler polis barikatlarının önünde oturup kente giden üç ana yolu kapatıyorlar ve yeni geçen üç yasa geri çekilmedikçe geri dönmeyeceklerini belirtiyorlar. Bu hafta Salı günü, 8 Aralık’ta, 450’yi aşkın tarım sendikası ve başka gruplar yeniden bir ülke çapı grev örgütlediler[iv].

9 Aralık’ta ise tarım grupları hükümetle buluştuktan sonra hükümet tarafından önerilen göstermelik değişikleri reddettiler. Aynı gün yapılan bir basın toplantısında bir sendika lideri yasalar geri çekilene kadar protestoları sürdüreceklerini ve Delhi’nin yollarını birer birer kapatacaklarını söylediler[v]. Protestocular da kısa sürede vaz geçmeyeceklerini söylüyorlar, hatta bir çiftçinin söylediğine göre altı ay ve gerekirse daha fazla süre direnişlerini sürdürmeye hazırlar[vi].

Çiftçilerden gelen siyasi baskı nedeniyle, Punjab eyaleti sembolik bir karar ile merkezi hükümetin kararını reddeden bir kanun geçirdi.[vii] Hükümet ise protestoları itibarsızlaştırmak amacıyla gösterilerin sömürgeci aracılar tarafından teşvik edildiğini ve yasalardan memnun olan birçok küçük çiftçi olduğunu iddia ediyor.[viii]

Protestolarda inanılmaz dayanışma örnekleri sergileniyor. Milyonlarca işçi biz çiftçilerleyiz diyerek ülke çapından protestoları destekliyorlar. Hükümet ise bir yandan iyi niyetli görülmeye çalışıyor ama aynı zamanda protestocu çiftçiler ve işçilere şiddetli bir polis baskısıyla karşı veriyor. Polisler Delhi etrafında barikatlar ve dikenli teller kurdular ve çiftçilerin Delhi’ye ulaşmasını engellemek için otoyollara 3 metreye 3 metre çukurlar kazdılar. Bununla kalmayıp, insanlara biber gazı ve TOMA’larla müdahale ediyorlar.[ix]

Punjab ve Haryana eyaletlerinin kuzeyinde bulunan çiftçiler Kasım ayından bu yana süren eylemlerde ajitasyonu üstlenen, protesto kamplarını kuran kesim. | Fotoğraf: Twitter/@MJAlamChowdhuryBu protestoları tam olarak anlayabilmek için Hindistan’ın genel olarak güncel durumunu, Hindistan tarım sistemini ve yeni geçirilen yasaları detaylı incelememiz gerekiyor.

Hindistan’da gelir eşitsizlikleri ve çiftçi ve işçilerin karşılaştığı adaletsizlikler inanılmaz düzeylere ulaşmış durumda. İşsizlik ülke tarihinde görülmemiş bir düzey olan %27 civarında. Tarım, ülkenin en önemli ekonomik alanlarından. Hindistan’da yaşayan 1.3 milyar insandan yaklaşık %60’ı geçimleri tarıma dayanıyor. Çiftçiler arasında geçimsizlikten ve buna dayanan diğer sorunlardan ötürü intiharlar sıkça görülür hale gelmiş. Hindistan’da sadece 2018 ve 2019 yılları arası 20,000 çiftçi intihar nedeniyle hayatını kaybetti. Yeni bazı çalışmaların gösterdiğine göre ise kırsal nüfusun %76’sının, bütün gelirlerinin üçte ikisini gıdaya ayırsalar da sağlıklı bir şekilde beslemeye ekonomik gücü yetmiyor. Hatta, aynı insanların %63,3’ü, gelirlerinin hepsini gıdaya ayırsalar bile, sağlıklı olarak beslenemiyorlar.[x]

Diğer yanda ise Hindistan’ın en zengin adamı Mukesh Ambani, Mart’ta başlayan kapanmadan beri servetine 12 milyar dolar kattı. Ambani dünyanın en zengin 19’uncu insanıyken şu anda 4’üncü sıraya yükselmiş durumda. Geçtiğimiz dört ayda Hint milyarderler servetlerini %35 arttırıp, toplam olarak 485 milyar dolar seviyesinde bir servete ulaştılar. Hindistan dünya milyarderler sıralamasında 4 veya 5’inci iken B.M. İnsani Gelişme Endeksinde 129’uncu sırada.[xi]

Hindistan’da tarımsal gelişimin ve tarım yasalarının karmaşık bir tarihi var. 1960’daki Yeşil Devrim’den beri, Hindistan hükümeti çiftçilere belli ürünler için fiyat garantisi veriyordu. Bu başarılı program sayesinde Hindistan açlığın yaygın olduğu bir ülkeden gıda fazlası yaratabilen bir duruma gelebilmişti.[xii] Punjab ve Haryana eyaletlerindeki çiftçiler bu Yeşil Devrim’den en çok yararlananlar olmuşlardı. Bu dönemde bu iki eyaletteki çiftçiler arsalarını sağlama almış ve yüksek geri dönüşlü buğday ve çeltik üretimine başlamışlardır. Bu kazancın arkasında ise hükümetin kararlaştırılmış asgari fiyatlarla tedarik garantisi vardı. Bu sistem ile en azından çiftçinin yatırımının güvencesi sağlanmış oluyordu.[xiii]

Hindistan’da tarım, tarım marketleri ve ticareti anayasaya göre eyaletlerin kontrollerinde. Merkezi hükümet ise ülke içerisindeki ticaret ile ilgileniyor. Tarım Ürünleri Ticareti Komiteleri (TÜTK) yasaları, eyaletler içindeki ticareti denetlemekle hükümlü. Eyalet yasaları genellikle belli tarımsal ürünlerin merkezi hükümet kontrolündeki marketlerden (mandiler) alınmasını gerektiriyor. Tacir ve aracıların mandilere girebilmek için lisans sahibi olmaları zorunlu tutuluyor. Bu sistem hükümetin marketleri denetlemesini ve (tamamen önüne geçilemese de) aracı ve tacir sömürüsünü azaltmasını sağlıyor.[xiv]

Bunun yanı sıra 1955 Temel Ürünler Yasası merkezi hükümete belli temel ürünlerin özel partiler tarafından hareket ettirilmesini ve stoklanmasını kısıtlama yetkisi veriyor. Bu yasa ile, eyaletler merkezi hükümet isteği üzerine stok sınırları koyabiliyorlar. Sözleşmeli tarım işçiliğine gelirsek, marketler eyaletler içindeki TÜTK yasaları ile belirlendiği için sözleşmeli tarım işçiliğine de izin verip vermemek eyaletlere bırakılıyor. Bazı eyaletler buna izin verse de bazıları bunu direk olmadan yasaklıyorlardı.[xv]

Hindistan hükümeti 14 Eylül’de üç yeni tarım yasasını, detaylı tartışmalar yapılmadan, alelacele parlamentodan geçirdi. Bu yasalardan ilki tarım ürünlerinin alım satışını üzerindeki kısıtlamaları rahatlatıyor, ikincisi 1955 Temel Ürünler Yasası’ndaki depolamaları kısıtlıyor, üçüncüsü ise yazılı anlaşmalara dayalı sözleşmeli tarım işçiliğine izin veren bir değişiklik getiriyor.[xvi]

Yeni getirilen üç yasa da tarım ticaretçilerinin ve şirketlerinin çiftçilere ulaşımını sınırlayan kısıtlamaları ortadan kaldırmak, TÜTK’e bağlı aracılara bağlılığı azaltmak ve birleşik bir ulusal market yaratmayı hedefliyor. Belki de en kapsamlı ve tartışmalı olan ilk yasa, eyaletlerin TÜTK yasalarını atlatmayı hedefliyor. Bu yasaya göre TÜTK’nin yetki alanı ve gözetimi “market alanları”na kısıtlanacak ve bu alanların dışındaki “ticaret alanları”nda tarım ürünleri satılabilecek. Yani, TÜTK’in dışında ticaret alanları yaratılmış olacak. Bu alanlarda ticaret yapanların TÜTK’e ücret ödeme veya lisans alma hükümlülükleri olmayacak. Resmi söyleme göre bu yeni alan alım satım özgürlüğünü arttırmayı ve aynı zamanda elektronik ticaret imkanları sağlamayı hedefliyor.[xvii]

İkinci yasa ise resmi açıklamalara göre stoklama sınırlarındaki rastgele kararları ve tahmin edilmezliği gidermeyi amaçlıyor. Hükümetin stoklama üzerindeki yetkilerinin büyük şirketler tarafından eskiden kendilerine bir kısıtlama olarak görüldüğü belirtiliyor.[xviii]

Ücretlerin liberalizasyonuna karşı çiftçilerin protestosu, Hindistan, 3 Aralık 2020. | Fotoğraf: Twitter/ @jnniekore

Üçüncü yasa ise çiftçiler ve “sponsorlar” arasında yazılı sözleşmeler için bir sistem yaratsa da bunu zorunlu kılmıyor. Bu yeni yasa düşük yükümlülükleri olan sözleşmeli tarımın önünü açıyor. Bu yasanın bir diğer özelliği ise daha geniş bir yelpazedeki tarımsal işleri ve hizmetleri de içine dahil ediyor olması. İlk yasa gibi, bu yasa da sektördeki aktörlerin hükümet yasalarından bağımsız hareket edebilmelerini ve hükümet gözetiminde olmadan kendi yazılı sözleşmelerini yapabilmelerini sağlayacak.[xix]

Bütün bu yasalar piyasaya giriş engellerini ve maliyetlerini azaltıyor. Time gazetesine Swaraj İndia partisi tarafından verilen bir röportajda, büyük şirketler tarafından desteklenen tarım lobilerinin zaten uzun zamandır piyasalara daha çok müdahale etmeye çalıştıkları belirtiliyor.[xx] Yeni geçirilen neoliberal yasalar sermaye tarafından uzun zamandır iple çekiliyordu.

Yasalar aynı zamanda ne kontratlarda şeffaflığı garanti altına alacak bir sistem ne de güvenilir bir düzenleme ve gözetleme yapısı öne sürüyor. Bu nedenle, yeni tasarılar hem genel ticarette hem sözleşmeli tarımda hem de stoklamada görünmez ve düzenlenemez alanlar yaratıyor. Bu eksiklikler özellikle önerilen elektronik platformlarda ortaya çıkıyor. Yeni sisteme göre kimsenin alış-satış işlemlerinin detaylarını kaydetme yükümlülüğü yok ve işlemlerin tek kanıtı çiftçilerin sonradan alması gereken fişler, bunu göndermek de tamamen alıcıya bırakılıyor.[xxi]

Yasaların destekçileri değişimlerin çiftçilere daha çok imkanlar sağlayacağını ve tarihi geçmiş devlet denetimlerine son getireceğini savunsa da TÜTK’in de tarım ticaretinde zaten bir tekeli olmadığını da vurgulamalıyız. Özel alıcılar piyasada şu anda da önemli bir yer taşıyor. Ancak birçok kişi de var olan devlet aygıtlarının daha çok geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasının asıl önerilen gelişmeleri getireceğini belirtiyor. Eyalet kurallarını atlatmayı hedefleyen bu yasalar şimdiden tabana doğru yarışı başlattı ve bazı eyaletler aracıları yatıştırmak için mandi ücretlerini düşürmeye başladılar. [xxii]

Geçirilen kararların arka planında aynı zamanda tabii ki pandemi şartları yatıyor. Modi hükümeti pandemiyi bahane olarak kullanarak yeni sert market yasalarını geçirmek istediği çok önceden belirtmişti. Modi’nin kendi söylediği üzere hükümet bu dönemi “cesur kararlar ve cesur yatırımlar” için bir fırsat olarak görüyor. Bunun arkasında yatan ana hedeflerden biri, özellikle pandeminin başında Çin’e yönelik uluslararası eleştiriler ve endişeler yükselirken oraya yapılan yatırımların bazılarını Hindistan’a çekebilmekti.[xxiii]

Hindistan’da pandemi sırasında geçirilen reformların içinde iş yasalarına değişiklikler de var. Yeni iş yasaları işçilerin önceden sahip olduğu önemli bazı korumaları ortadan kaldırıyor. Bu yasalarla işçiler artık daha kolay işe alınıp işten çıkarılabiliyor ve grev hakları da kısıtlanıyor. Bu sermaye yanlısı yasalar ulusal bir kapanmadan hemen sonra açıklamıştı. Kapanma kararı ise kapanmanın başlamasından sadece dört saat önce kamuoyuna duyurulmuştu! Bu karar sonrasında sayısız göçmen işçi maaşsız kalmış ve evlerine yüzlerce kilometre yürüyerek dönmek zorunda kalmıştı. Guardian gazetesine göre (ülke içi) göçmen ve gündelik işçiler Hindistan’ın iş gücünün çok önemli bir bölümünü oluşturuyor.[xxiv]

Hindistan’ta geçirilen yasaların inanılması bile güç bir bölümü ise vatandaşların merkezi devleti, eyalet devletlerini veya “diğer herhangi birini” (yani sermayeyi), “iyi niyet” ile yapılmış herhangi bir şey için yargıya getirmeleri engelliyor[xxv]. İşçi ya da çiftçi, her Hindistan vatandaşını ilgilendiren bu bölüm, demokrasinin artık görünürde bile çalışmasını tamamen ortadan kaldıran bir nitelikte. Delhi barosu bu karara karşı çıkarak vatandaşlığın en temel hakkı olan dava açabilme hakkının insanların ellerinden alındığını ve bunun kabul edilemez olduğunu vurguladı.[xxvi]

Protestoların yorumlarında gözden kaçan bir hususu özellikle Punjab eyaletinde tarım işçisi sendikalarının çiftçilere verdiği destek. Birçok gösteride “işçi-çiftçi birliği çok yaşa” sloganları yankılanıyor. Bu dayanışma Punjab’da her zaman görülen bir olgu değildi, tam tersine tarihen genel olarak Jat Sikh kastına mensup çiftçilerle Dalit kastına mensup tarım işçileri arasında güçlü bir karşıtlık mevcuttu. Çiftçi sendikaları bu kast kimliklerine dayanarak, farklı sınıftaki çiftçileri, tarım işçilerine karşı örgütlüyordu.[xxvii]

Ancak Yeşil Devrim’in getirdikleri sönmeye başladıkça bu karşıtlığın da dayanakları azaldı ve yeni dayanışma alanları oluştu. Hem çiftçiler hem de tarım işçileri çok büyük sorunlar ve sömürüyle karşı karşıyalar. Kronik borçlanma karşısında tamamen tarımı bırakıyorlar, uyuşturucuya başvuruyorlar ya da kendi canlarına son veriyorlar ve bu durumlar da çiftçiler ve tarım işçileri arasında yeni bağlar oluşturuyor.[xxviii]

Ayrıca, iki grubun da sorunlarının ancak beraber giderilebileceğini anlayan sendikalar bilinçli olarak yıllardır çiftçileri ve işçileri bir araya getirmeye ve onları birbirlerinin mücadelelerini desteklemeye teşvik ediyor. Bugün gördüğümüz dayanışma da aslında bu tür sendikalar ve diğer örgütlerin çalışmalarının ve hem çiftçilerin hem de işçilerin bilinç değişiminin bir meyvesi.[xxix]

Buna rağmen, bu tür dayanışmalar Punjab eyaletinde bile her yerinde görülemiyor ve bazı bölgelerde hala Jat çiftçiler ellerindeki olan küçük kast ayrımcılıklarını da kaybetmemek için Dalit işçilerin mücadelelerine destek vermekten çekiniyorlar. Hatta bazı küçük çiftçilerin Dalitleri tembel olmakla ve fazla maaş talep etmekle suçladığı bile görülüyor.[xxx]

Son olarak, güncel protestolarda kadınların katılımı ve önderliği birçok kaynak tarafından vurgulanıyor. Kadınların Hindistan’da sosyal mücadelede yükselmesi uzun zamandır gördüğümüz bir eğilim. Tarım protestolarına kadınların katılımına etki eden bir etken eşlerini, ağabeylerini ve oğullarını intihara kaybeden birçok kadının evin tek gelir getiricisi olarak karşılaştığı ciddi sorunlar. Protestoların toplumun birçok diğer gruplarına da ulaşması ve onlardan destek alması da umut veren başka bir etmen.[xxxi]

Hindistan’daki gelişmeler, sosyalist teori ve örgütlenmede yüzyıllardır süregelen bir tartışma konusu olan çiftçi-işçi ilişkilerinin günümüzdeki gelişimini ve dinamiklerini anlamak ve incelemek açısından vazgeçilmez bir olgu. Aynı zamanda, Hindistan hükümetinin reformları çağımızın neoliberal değişimlerine de önemli birer örnek oluşturuyor. Bunlarla birlikte, Hindistan’daki mücadelenin iklim değişikliği nedeniyle giderek önem kazanacak tarım mücadeleleri için etkisi uzun zaman hissedilecek bir emsal oluşturma potansiyeli var.

Bütün bunları göz önünde bulundurduğumuzda, Hindistan’daki protestoların geçtiğimiz yıllarda şahit olduğumuz isyan dalgasına hatırı sayılır bir katkı koyduğunu söylemek doğru olacaktır. Hindistan’daki mücadelenin kast sistemini aşmaya çalışan ve kadın hareketiyle ve liderleriyle de birlikte ilerleyen niteliklerinin yakından takip edilmesi gerekiyor. Hem bu alanlarda hem de işçi ve çiftçiler arasında geliştirilebilen dayanışmalar dünyadaki bütün devrimcilere önemli dersler gösteriyor.

 

Derya Kızılova

[i] Billy Perrigo, “India’s Farmers are Leading One of the Largest Protests Yet Against Modi’s Government. Here’s What They’re Fighting For,” Time, 08 Aralık, 2020, https://time.com/5918967/india-farmer-protests/

[ii] İbid.

[iii] People’s Dispatch, “250 illion Indian Workers and farmers strike, breaking world record,” People’s World, 03 Aralık, 2020, https://www.peoplesworld.org/article/250-million-indian-workers-and-farmers-strike-breaking-world-record/

[iv] Hannah Ellis-Peterson, “Nationwide farmer’’ strike shuts down large pars of India,” The Guardian, 08 Aralık, 2020, https://www.theguardian.com/world/2020/dec/08/nationwide-farmers-strike-shuts-down-large-parts-of-india

[v]The Wire Staff, “‘Will Block All Delhi Roads One by One: Farmer Leaders Reject Centre’s Proposal,’” The Wire, 09 Aralık, 2020, https://thewire.in/agriculture/will-block-all-delhi-roads-one-by-one-farmer-leaders-reject-centres-proposal

[vi]Ravinder Kaur, “Has Modi finally mey his match in India’s farmers?,” The Guardian, 10 Aralık, 2020, https://www.theguardian.com/commentisfree/2020/dec/10/modi-indias-farmers-government-factory-corporations?fbclid=IwAR3igRUAF0mBq-EeWydSJeGPYkUpt9V6TcBZ-Y7uCtbfR7vu0YnqhxFSNDM

[vii] Shreya Sinha, “The Agrarian Crisis in Punjab and the Making of the Anti-Fram Law Protests,” 28 Kasım, 2020, https://www.theindiaforum.in/article/agrarian-crisis-punjab-and-making-anti-farm-law-protests?fbclid=IwAR11PPRaSrtYL5obVE1rHhCUSgIYBXFbmeDtYywhX5CKC2K4NOvLRdgoEoE

[viii]İbid.

[ix]“Indian Farmers Lead Historic Strike & Protests Against Narendra Modi, Neoliberalism & Inequality,” 03 Aralık 2020, https://www.democracynow.org/2020/12/3/india_protests_modi_neoliberal_reforms?fbclid=IwAR1PgbaSO00laPbf4mPPvmZ2SGOxp_SClGFqjgucGHuhA1e0aX-37Gsi1O8

[x]İbid.

[xi]İbid.

[xii] Billy Perrigo, “India’s Farmers are Leading One of the Largest Protests Yet Against Modi’s Government. Here’s What They’re Fighting For,” Time, 08 Aralık, 2020, https://time.com/5918967/india-farmer-protests/

[xiii] Shreya Sinha, “The Agrarian Crisis in Punjab and the Making of the Anti-Fram Law Protests,” 28 Kasım, 2020, https://www.theindiaforum.in/article/agrarian-crisis-punjab-and-making-anti-farm-law-protests?fbclid=IwAR11PPRaSrtYL5obVE1rHhCUSgIYBXFbmeDtYywhX5CKC2K4NOvLRdgoEoE

[xiv] Sudha Narayanan, “The Three Farm Bills,” 27 Kasım, 2020, https://www.theindiaforum.in/article/three-farm-bills

[xv] İbid.

[xvi] İbid.

[xvii] İbid.

[xviii] İbid.

[xix] İbid.

[xx] Billy Perrigo, “India’s Farmers are Leading One of the Largest Protests Yet Against Modi’s Government. Here’s What They’re Fighting For,” Time, 08 Aralık, 2020, https://time.com/5918967/india-farmer-protests/

[xxi] Sudha Narayanan, “The Three Farm Bills,” 27 Kasım, 2020, https://www.theindiaforum.in/article/three-farm-bills

[xxii] İbid.

[xxiii] Ravinder Kaur, “Has Modi finally mey his match in India’s farmers?,” The Guardian, 10 Aralık, 2020, https://www.theguardian.com/commentisfree/2020/dec/10/modi-indias-farmers-government-factory-corporations?fbclid=IwAR3igRUAF0mBq-EeWydSJeGPYkUpt9V6TcBZ-Y7uCtbfR7vu0YnqhxFSNDM

[xxiv] İbid.

[xxv] P. Sainath, “Did You Think the New Laws Were Only About the Farmers?,” 09 Aralık 2020, https://thewire.in/rights/farm-laws-legal-rights-constitution

[xxvi]“Indian Farmers Lead Historic Strike & Protests Against Narendra Modi, Neoliberalism & Inequality,” 03 Aralık 2020, https://www.democracynow.org/2020/12/3/india_protests_modi_neoliberal_reforms?fbclid=IwAR1PgbaSO00laPbf4mPPvmZ2SGOxp_SClGFqjgucGHuhA1e0aX-37Gsi1O8

[xxvii] Shreya Sinha, “The Agrarian Crisis in Punjab and the Making of the Anti-Fram Law Protests,” 28 Kasım, 2020, https://www.theindiaforum.in/article/agrarian-crisis-punjab-and-making-anti-farm-law-protests?fbclid=IwAR11PPRaSrtYL5obVE1rHhCUSgIYBXFbmeDtYywhX5CKC2K4NOvLRdgoEoE

[xxviii] İbid.

[xxix] İbid.

[xxx] İbid.

[xxxi]İbid.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here