HDP, 15 Haziran 1915 Süryani Soykırımında hayatını kaybedenleri andı

15 Haziran 1915 Süryani Soykırımının yıl dönümü dolayısıyla açıklama yapan, HDP Halklar ve İnançlar Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Tülay Hatimoğulları, “Eşit yurttaşlığı sağlamak, nefret ve ayrımcılıktan uzak bir geleceğin inşası ve toplumsal barışın sağlanması için geçmişin yarattığı bu ağır tahribatlarla bir an önce yüzleşilmelidir” dedi.
HDP Halklar ve İnançlar Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Tülay Hatimoğulları, 15 Haziran 1915 Süryani Soykırımının yıl dönümü dolayısıyla açıklama yaptı.
Açıklamada, “Bu coğrafyada yaşayan Hristiyan toplumlarını yok etme politikasının en önemli ayaklarından biridir soykırım. 15 Haziran 1915 tarihi, Süryanilere uygulanan Soykırımının başlangıcı olarak kabul edilir” diye hatırlatıldı.
1915 öncesinde şimdiki Türkiye sınırları içerisinde 500 binin üzerinde Süryani; Asuri, Arami ve Keldanini yaşadığı kaydedilen açıklamada, bugüne gelindiğinde Türkiye sınırları içerisinde yaşayan Süryani sayısının 20 bine kadar gerilediğini belirtildi. Süryanilerin en önemli ibadethanelerinin olduğu Turabdin denilen Mardin ve çevresinde bu rakamın artık 2 binlerle ifade edildiğine dikkat çekilen açıklamada, 1915 Soykırımında hayatını kaybeden Süryaniler saygıyla anıldı.
Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:
“Süryaniler ve diğer Hıristiyan toplumlarına yönelik baskı politikası hiç eksik olmadı. Yıllarca bir devlet politikası olarak Süryani halkının adı dahi anılmadı. Başta okul ve ibadethane açma talepleri olmak üzere hiçbir kolektif hakkın kullanımına izin verilmedi, şahıs ve vakıf mülklerine sistemli bir şekilde el konuldu.
“Bütün bu yaşananlara sürekli artan bir nefret söylemi ve saldırıları da eşlik etmektedir. Sadece son bir yıl içerisinde yaşanan; bir rahibin manastırından gözaltına alınarak tutuklanması, yıllar sonra köyüne dönen Şiril ailesinin kaybedilmesi Süryani toplumunda büyük tedirginlik yarattı.
“Karşılaşılan bu uygulamalar, eşit yurttaşlık fikrini ortadan kaldırmakta, Süryani ve diğer Hıristiyan toplumlarında büyük endişe yaratmaktadır.
“Nefret, ayrımcılık ve tekçi politikaların bu ülkede yarattığı tahribatlar ortadadır. Eşit yurttaşlığı sağlamak, nefret ve ayrımcılıktan uzak bir geleceğin inşası ve toplumsal barışın sağlanması için geçmişin yarattığı bu ağır tahribatlarla bir an önce yüzleşilmelidir.”