Gökhan Güneş için İHD İstanbul Şubesi’nde açıklama: Oğlumu sağ istiyorum

20 Ocak’ta kaçırılan Gökhan Güneş’in ailesi, ‘Sosyalist kimliği ve politik faaliyetleri nedeniyle devlet güçleri tarafından kaçırıldı. Gökhan daha önce de tehdit edildi’ dedi.

Kimliği belirsiz kişilerce 20 Ocak’ta kaçırılan Gökhan Güneş’in yakınları ve avukatları, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi.

İstanbul İkitelli’den çalıştığı Başakşehir’deki şantiyeye gitmek üzere Çarşamba günü 12.20 sularında 79 FY hattına binen Gökhan Güneş, otobüsten indiğinde etrafını saran 4-5 kişi tarafından kaçırıldı. Güneş’ten iki gündür haber alınamıyor. Ailesi, Gökhan Güneş’in sosyalist kimliği ve politik faaliyetleri nedeniyle devlet güçleri tarafından kaçırıldığını belirterek, oğullarının daha önce de birçok kez tehdit edildiğini, başvurularından herhangi bir sonuç alamadıklarını söyledi.

“Gökhan Güneş devlet güçleri tarafından kaçırıldı. Soruyoruz, Gökhan Güneş nerede?” pankartının bulunduğu basın toplantısında ilk olarak Gökhan Güneş’in babası İbrahim Güneş söz aldı.

‘Ben çocuğumu istiyorum’

Baba Güneş, günlerdir oğlunu aradığını söyleyerek, “Bu devlet nerede?” diye sordu. “Bir çocuğumu kurban verdim 2’ncisi de kurban vermek istemiyorum” diye konuştu. Anne Nazife Güneş, “Devlet var diyorlar, polisimiz var diyorlar! Ama hani polis? ‘Bize müraacat etmiyorsunuz’ diyorlar. Gidiyoruz ama bize hiçbir yanıt vermiyorlar. Nerede olduğu belli değil benim çocuğumun. Ben çocuğumu istiyorum, ben çocuğumu sağ istiyorum” diyerek oğlu Gökhan Güneş’in bir an önce bulunması için devleti sorumluluğunu yerine getirmeye çağırdı.

‘Kamera kayıtları var’

Kardeşi Gülhayat Toroman, en son Çarşamba günü saat 12:00’dan sonra yaptığı telefon görüşmesi sonrası bir daha ağabeyi Güneş’e ulaşamadığını belitti. Ağabeyi Güneş’in toplu ulaşım aracı kullandığına dair görüntüler olduğunu ifade eden Toroman, “Biz bunları kendi imkânlarımız ile temin edip karakola götürdük. Fakat götürdüğümüz kamera kayıtları çekmeceye atıldı” dedi. Ağabeyi Güneş’in takip edildiğini vurgulayan Toroman, “Kimse o durakta ineceğini bilemezdi. Kardeşimi apar topar 5 kişi alıp başka bir araca bindiriyor” diye konuştu.

Çarşamba günü akşam saat altıda karakola gittiklerini ve kayıp ihbarında bulunduklarını aktaran Toroman, sonrasında yaşananları şöyle anlattı: “Fakat karakol herhangi bir yardımda bulunmadı. Polis memurları sadece susmayı tercih ettiler” dedi. Babası İbrahim Güneş’in Perşembe günü karakola yeniden gittiğini vurgulayan Toroman, ifadeyi alan polisin akşam saat sekizde geleceğini ifade ettiğini belirterek, “Akşam sekizde karakola gittik. Fakat bize ‘şimdi gidin sabah 09:00’da gelin’ denildi. Sabah sekizde gittik. ‘Görevli memur hâl3A kıyafetlerini giymedi bir saat sonra gelin’ denildi. Daha sonra tekrar gittik. ‘Kanarya karakoluna soruldu mu’ diye sordular.”

Kaybolan bir kişinin bulunması ve gerekli araştırmayı yapmanın devletin görevi olduğunu söyleyen Toroman, ağabeyi Güneş’in daha önce de tehdit ve takip edildiğini söyledi. Toraman, “Biz biliyoruz ki, kardeşim devletin elinde. Biz bundan eminiz” dedi.

‘İstihbaratın keyfiliğine neden olan hukukun sorgulanması gerekir’

İHD İstanbul Şube Başkanı Av. Gülseren Yoleri ise istihbarat güçlerinin kayıt dışı eylemlerine dair çok sayıda başvuru aldıklarını söyledi. Yoleri, 2014 yılında ve 2016 darbe girişimi sonrası ilan edilen olağanüstü hal sonrası yapılan yasal değişikliklerle Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) hesap verdiği tek kurumun Cumhurbaşkanlığı olduğuna dikkat çekti ve “Bu yasa değişiklikleriyle elleri çok daha serbestleşti. Çok keyfi, kayıt dışı uygulamalar yaygınlaştı. Emniyetin, istihbaratın bu tür keyfi davranışlarına yol veren hukuku düzenlemelerden başlamak üzere, devletin politikasının sorgulanması gerekir” dedi.

‘Rejim 90’ları hatırlatıyor’

Avukat Sezin Uçar ise “Gökhan aslında kim oldukları aleni olan kişilerce kaçırıldı. Sorumluların bir an önce yargılanmasını istedik. Kamera görüntüleri ve birçok hususa dahil araştırma yapılması gerektiğini söyledik ama hiçbir şey yapılamasının ardından biz kendi emeğimiz ile kamera görüntülerine ulaştık. Bu görüntüler ortadayken ne İçişleri Bakanlığı ne de Adalet Bakanlığı’ndan henüz bir açıklama yok. Rejim 90’ları hatırlatıyor. Ülkede hukuksuzluk kol geziyor. Bugün Gökhan’a sessiz kalırsak yarın yaşanacak birçok ihlale de yol açmış oluruz” diye konuştu.

Yağmur Kaya/ Artı Gerçek

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here