Gebze Sendikalar Birliği: Hak gasplarına karşı mücadeleyi örgütlememiz gerekir

Gebze Sendikalar Birliğine bağlı sendika şube başkanları, istihdam paketi adı altında işçilerin kıdem ve emeklilik hakkının gasbedilmek istenmesine tepki gösterdi

İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi. Kıdem tazminatı ve emeklilik hakkının gasbedilmesine ve kayıt dışı işçi çalıştıran patronlara af ve ödül getiren pakete, Gebze Sendikalar Birliğinden de (GSB) tepki geldi. Türk-İş, DİSK ve Hak-İş’e bağlı sendikaların oluşturduğu GSB içinde yer alan DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Gebze 2 No’lu Şube Başkanı Necmettin Aydın, Hak-İş’e bağlı Özçelik-İş Sendikası Gebze Şube Başkanı Şerafettin Koç ve Türk-İş’e bağlı Petrol-İş Gebze Şube Başkanı Eyüp Akdemir ile konuştuk. Eyüp Akdemir, pazartesi gününden itibaren işyerlerinde eyleme başlayacaklarını duyururken, şube başkanları işçi sınıfına yönelik kapsamlı saldırıya karşı ortak mücadeleyi örgütlemek için daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini söyledi.

Birleşik Metal-İş : Sendikalar birliği olarak bir şeyler örgütlemeliyiz

DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası Gebze 2 No’lu Şube Başkanı Necmettin Aydın, geçmiş dönemde de hükümetin kıdem tazminatıyla ilgili çalışmalar yürüttüğünü hatırlatarak, “Sendikaların işyerlerindeki protesto eylemleri, açıklamalarla beraber geri adım atılmıştı ama şimdi hükümet işverenlerin istediklerini uygulamak için parça parça yasaları geçirmeye çalışıyor. Belirli süreli işçi çalıştırılması İş Kanunu’nun 2’nci maddesine aykırıydı, onu düzenleyen bir yasa çıkarıyorlar. Bu, işçi sınıfı açısından kötü bir durum. Bir taraftan iş güvencesinin insanların kafasında soru işareti yaratması, öbür taraftan kıdem ve ihbar tazminatının işçinin elinden alınması gelecek açısından sıkıntılı bir durum” dedi.
Sendikaların ne yapması gerekiyor? Bizim açımızdan önemli olan bu” diyen Aydın şöyle devam etti:
“Geçtiğimiz yıllarda Hükümetin bir dediğini iki etmeyen konfederasyonlar, kağıt üzerinde bunu kabul etmeyeceklerini söylüyorlar ama geçmişte verdikleri destekler hükümeti bu noktaya getirdi. Bu yaşananlar sendikaların, bizlerin de işimizi yeterince yerine getirmediğimizin bir göstergesi. Yine de DİSK’in bu noktada farklı bir tutumu var. DİSK, yıllardan bu yana gerek bu kanunların çıkmasına karşı gerek fabrikalarda alınan grev kararları gerek hükümetin politikalarının eylemde, sokakta eleştirilmesini bugünlere kadar taşıdı. Bundan sonraki süreçlerde de bazı şeyleri gerçekleştirmemiz gerekiyor. Bunu sendikadaki arkadaşlarımızla da konuştuk, konfederasyonlar üzerinde tartışmalar devam ediyor ve GSB olarak da buna karşı bizim bir şeyler örgütlememiz gerektiğine inanıyoruz.”

“Kirli bir düzenle karşı karşıyayız”

Ücretsiz izinlerin de kötüye kullanıldığına dikkat çeken Aydın, “Geçmişte böyle bir uygulama yok ama Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle hayata geçirilen bu uygulamanın istismar edildiğini yaşayarak görüyoruz. Örgütlü olduğumuz fabrikalarda buna izin vermiyoruz ama örgütsüz fabrikalarda insanlar evine ekmek götüremeyecek durumda. Diğer taraftan kısa çalışma ödeneği için de istismar söz konusu. İşverenler işçileri çalıştırıyor, kağıt üzerinde kısa çalışma gösteriyor, SGK primi yatırmıyor, işçi parasını devletten alıyor ama işverenler servetlerine servet katıyor. İşçinin eline az para geçiyor, SGK yatmıyor, işsiz kaldığı zaman işsizlik sigortası fonundan yararlanamayacak konuma getiriyorlar. Bununla ilgili denetimsizlik söz konusu. Bir diğer konu da işten çıkarmanın yasak olduğu yalanı. İşveren elini kolunu sallayarak işçiyi 25’nci maddeden işten çıkartıyor. İşveren kıdem tazminatı, devlet de işsizlik sigortası vermiyor. Kirli bir düzenle karşı karşıyayız. Pandemi koşullarında alınan bu kararlar işçiyi köleleştiren, onun aleyhine olan kararlar” dedi.

Petrık-İş: Türkiye çalışma hayatına vurdukları en ağır darbe

Türk-İş’e bağlı Petrol-İş Gebze Şube Başkanı Eyüp Akdemir, hükümetin kriz sürecinde kamuoyunun dikkatini çekmeden adım attığını belirterek, “Perşembenin gelişi çarşambadan belli olur derler ya, aslında esnek çalışmayı daha önce gündeme getirerek alıştırdılar. Kıdem tazminatı ile ilgili topyekün kanun değişikliğine ve toplumsal mutabakata ihtiyaçları var. Ama İş Kanunu’nun ilgili maddelerindeki düzenleme, daha kolay ve kamuoyunun dikkatini çekmeden, kriz sürecinde aradan sermayenin istediklerini yapıp yoluna devam etmek istiyorlar” dedi.
Gelecek nesillerin ciddi sıkıntılar yaşayacağını belirten Akdemir şöyle devam etti:
“Türkiye çalışma hayatına vurdukları en ağır darbe. Bir defa 25 yaş altı ve 50 yaş üstüne baktığımızda çalışanların 4’te 1’ine tekabül ediyor. Esnek çalışıldığı andan itibaren bu kişiler kıdem tazminatından, iş güvencesinden, emeklilik hakkından mahrum olacak. Bu mesele kıdem tazminatı kadar önemli bir durum. Gelecek nesillerin çok ciddi anlamda sıkıntı yaşayacağı bir sürece dahil olacağız. İşverenlere de bir mesaj veriyoruz. Esnek çalışmanın koşul ve şartları üretimi de etkileyecek. İnsanların kıdem tazminatı aidiyeti ortadan kalktığı zaman ve esnek çalışmayla ilgili bir sürece girildiği zaman istikrarlı yapı ortadan kalkacak. Bu da kaliteli üretimi etkileyecek, bu durumda onların da etkilenebileceğinin mesajını vermeye çalışıyoruz.”

Pazartesiden itibaren fabrikalarda eylem var

Tepkilerine Türk-İş’in almış olduğu karar gereği Kocaeli’de bir basın açıklamasıyla başladıklarını söyleyen Akdemir, “Türk-İş’in birtakım eylemleri mutlaka olacaktır ama biz Petrol-İş Gebze Şubesi Yönetim Kurulu olarak acil bir toplantı aldık. Pazartesiden itibaren işyerlerimizde bu konuyla ilişkin basın açıklamaları yapacağız, bunu kamuoyuyla da paylaşacağız. Bu faaliyetleri hızlı bir şekilde yürütmeli, toplum bu olanlara direnç koymalı. Türkiye çalışma hayatına ilişkin ne yapılmak isteniyorsa bu gibi kriz dönemleri fırsat biliniyor. 5510 sayılı Yasa depremin peşine getirildi hemen. Bugüne de baktığımızda dünyada bir pandemi süreci var ama Hükümet çalışanların hak ve menfaatlerini ortadan kaldıracak yasal düzenlemeye gidiyor. Düşük ücretli, kıdem tazminatından yoksun ve emeklilik hakkının da elinden alındığı bir işçi profili oluşturmaya çalışıyorlar. El vicdan. Bunu topluma anlatmalıyız” diye konuştu.

“İşçileri kandırıyorlar”

Medya aracılığıyla toplumun dikkatinin başka yöne çekildiğini vurgulayan Akdemir, şunları söyledi: “İnançlar üzerinden Fransa ile yaşanan süreçte Hükümet boykot çağrısı yapıyor. Evet, katılıyoruz ama ilk önce Hükümet bu boykota uysun. Hemen karşımda köprü (Osman Gazi Köprüsü)  gözüküyor, Fransızlar işletiyor. Bu köprünün işletme hakkını hemen kamulaştırsın Hükümet, ilk adım da atılmış olur, biz de bunun ardını getiririz. Ama bunun böyle olmadığı biliniyor. İşçileri çok derinden etkileyecek bir çalışma yapıyorlar ama bizi kandırıyorlar. Ama bu olanları topluma anlatmakta zorlanıyoruz. Biraz daha kafa yormalıyız, metotlarımızı değiştirmeliyiz. Bu bizim asli görevimiz, elimizden geldiğince yapmaya çalışıyoruz ama yeterli değiliz, daha fazla çalışmakta yarar var” diye konuştu.

Özçelik-İş: Kuralsızlığı şiddetle reddediyoruz

Hak-İş’e bağlı Özçelik-İş Sendikası Gebze Şube Başkanı Şerafettin Koç, yasa teklifiyle birlikte kuralsız ve esnek çalışmanın altyapısının hazırlandığını söyledi. Patronlara avantaj sağlayacak yeni bir adımın atıldığını ifade eden Koç, “Bu konuda konfederasyonumuz hükümet nezdinde itirazlarını Çalışma Bakanlığına iletti. Ortaya çıkan kanundaki 25 yaş altı ve 50 yaş üstü vatandaşlar kısmi süreli çalışarak hem daha düşük ücretle hem de bu kişilerin kıdem ve ihbar tazminatları ellerinden alınıyor. Çalışanların kıdem ve ihbar tazminatları işverene bırakılıyor. Ayrıca bu torba kanunda işverenlerin kayıt dışı çalıştırdıkları işçileri ibraz etmeleri takdirde kendilerine bir teşvik uygulanacağı öngörülüyor. Bu hırsızlığın, kaçakçılığın, kaçak çalışmanın kayıt altına alınması gibi gösterilerek insanlarımızın hem sigorta primlerinin hem de geleceklerinin karartılması, geçmişte suç işleyenlerin affedilmesi gibi bir durum yaratıyor. Ben bundan bir sonuç alınacağını düşünmüyorum. Zaten o parayı hiç ödemeyen işverenin tekrar af için buna müracaat edeceğini düşünmüyorum” dedi.

“GSB üzerine düşeni yapacaktır”

“GSB olarak da tahminen önümüzdeki hafta yan yana gelip Gebze’de ne yapabileceğimizi tartışacağız” diyen Koç, “Tabii GSB’nin tartışmalarının ortak bir cephe yaratması gerektiğini düşünüyoruz. Emek hareketi birlikte olmalı. Bu saldırılara, işçi hak ve menfaatlerini geriye götüren yasalarla ortak bir tavır sergilemeliyiz. Ancak böyle püskürtür veya olumlu hale getiririz ancak Türkiye’de maalesef son dönemde bunu kaybetmiş gözüküyoruz. Ama kıdem tazminatı konusunda konfederasyonlarımızın farklı farklı da olsa aynı tavrı sergilemiş olması bugüne dair umutlarımızı arttırıyor. GSB olarak da biz bu kayıt dışılığı teşvik eden, işçi hak ve menfaatlerini geri götüren tekliflere karşı bir duruş sergileyeceğiz. GSB üzerine düşeni yapacaktır. Kuralsızlığı şiddetle reddediyoruz” diye konuştu.