Fransa'da binlerce kişi ırkçılık ve polis şiddetini protesto etti

Fransa’da başkent Paris ve çeşitli kentlerde binlerce kişi, ırkçılığı ve polis şiddetini protesto etmek için yeniden sokağa çıkarken, başkentteki eylemde 26 kişi gözaltına alındı.
“Adama İçin Adalet Kolektifi” çağrısıyla eylem yasağına rağmen Paris’teki Republique Meydanı’nda toplanan binlerce kişi, ırkçılığı ve polis şiddetini protesto etti.
Eylemde 2016’da polis aracında hayatını kaybeden 24 yaşındaki siyah Adama Traore için adalet istendi. Eylemciler, çeşitli dövizler taşıdı ve “Adama için adalet”, “Katil polis”, “Polis şiddetine hayır”, “Adalet yoksa barış yok” sloganları attı.
Adama Traore’nın ablası Assa Traore, eylemde yaptığı konuşmada, “Kardeşimin maruz kaldığı şiddeti kınıyoruz. Kardeşim George Floyd gibi ‘nefes alamıyorum’ dedi” ifadesini kullandı.
Polis, eylemdekilerin Republique Meydanı’ndan ayrılmasına ve Opera Meydanı’na doğru yürüyüşe geçmesine izin vermedi, kitleye biber gazıyla saldırdı.
Polis, eyleme katılmak için meydana girmeye çalışanlara “uzaklaşmaları” çağrısında bulundu.
Irkçı Generation Identitaire örgütü üyesi kişiler de meydandaki bir binanın en üst katına “ırkçılık mağduru beyazlar için adalet” yazısı bulunan pankart astı. Bunun üzerine binada oturan kişiler, bu pankartı yırtarak örgütün üyelerine tepki gösterdi.
26 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Paris Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, başkentteki eylemde 26 kişinin gözaltına alındığı belirtildi. Gözaltına alınanlar arasında söz konusu pankartı asan örgüt üyesi 12 kişinin bulunduğu kaydedildi.
Eylemde, Filistin yanlısı bir grup da İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yer alan bazı bölgeleri “ilhak planına” ve ırkçı politikalarına tepki gösterdi.
Başkentteki eyleme 15 bin kişi katılırken, Lyon’daki eylemde de polisle eylemciler arasında gerginlik yaşandı.
Fransa’nın Marsilya, Lyon, Grenoble gibi kentlerinde de eylemler yapıldı.
TRAORE’NİN ÖLÜMÜ
Adama Traore’nin ailesinin talebi üzerine adli tıpta yapılan inceleme sonucunda açıklanan raporda, siyahi gencin, polisin müdahalesiyle boğularak öldüğü ortaya çıkmıştı.
Traore, 19 Temmuz 2016’da, kimlik kontrolünde yaşanan gerilim sonrası karakola götürülmek üzere bindirildiği polis aracında hayatını kaybetmişti.
Olayın ardından yapılan ilk açıklamalarda, Adama’nın rahatsızlandığı ve ilk yardım ekibine teslim edildiği belirtilmişti. Daha sonra ise Traore’nin, doktor müdahale etmeden önce polis aracında hayatını kaybettiği ortaya çıkmıştı.
Olaya karışan polislerle ilgili herhangi bir soruşturma açılmazken, yargı sürecinden de sonuç çıkmadı.
Traore’nin ölümü sonrası çok sayıda eylemler düzenlenmiş, Traore’nin kardeşleri ve aile fertlerinden birçoğu gözaltına alınmıştı.
Savcının, “Traore’nin polis şiddetiyle değil enfeksiyon nedeniyle kalp krizi geçirerek ölmüş olabileceği” şeklindeki açıklaması üzerine de banliyölerde isyan başlamıştı.