Erkan Baş’tan Akar’a: 15 Temmuz’da kendin için vermediğin emri, Garê’dekiler için neden verdin

TİP Genel Başkanı, iktidarın başarısız Garê harekatının ardından sorumluluk üstlenmek yerine HDP’yi hedef haline getirerek kendini kurtarmaya çalıştığını söyledi.

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Meclis’te haftalık basın toplantısı düzenledi. Baş, basın toplantısında Gare’de 13 kişinin cansız bedenine ulaşılmasına ilişkin konuşurken, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a “15 Temmuz’da kendin için vermediğin emri, Gare’dekiler için neden verdin? Senin canın daha mı kıymetli?” sorusunu yöneltti.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş, TBMM’de haftalık basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısına Gare bölgesinde hayatını kaybeden 13 yurttaşın yakınlarına baş sağlığı dileyerek başlayan Baş “Sözlerime başlarken, Gare’de düzenlenen askeri operasyonun ardından yaşanan toplu kıyımı lanetliyorum” dedi.

“Hayatını kaybeden herkes için Türkiye İşçi Partisi olarak derin üzüntülerimizi ifade ediyorum” diyen TİP Genel Başkanı, “Acılıyız, üzgünüz, öfkeliyiz. Çünkü insanız, insanlığımızı kaybetmedik. 40 yıldır süren ve 50 bine yakın insanımızın hayatını kaybetmesine neden olan bu çatışma ortamı ülkemizin en büyük sorunlardan biri” ifadelerini kullandı.

‘Artık yeter!’

Türkiye’de yıllardır süren savaş ortamlarından siyasi rant sağlayan kesimlerin olduğunun altını çizen Erkan Baş, “40 yıldır dökülen kandan nemalananlar var. 40 yıldır sorun büyüyor. Artık yeter!” dedi.

Baş konuşmasına şu sözlerle devam etti:

“Siyasi mücadelede bazı anlar vardır. Cesur olma gerekir.  Halkın bir bölümünün sizden duymak istedikleri ile söylemeniz gereken şeyler, inandıklarınız çelişebilir. Bugün o günlerden birindeyiz.

Kolay olan yaşanan acıları politik ranta çevirmek.

Kolay olanı yapmayacağız, bizim görevimiz kolay olanı değil zor da olsa doğru olanı yapmak.

Cesurca konuşmalı, gerçek soruları sormalı ve çözümleri göstermeliyiz.

40 yıllık sorunlar aynı şeyleri yaparak çözülmez, çözmek için cesur olmalıyız, bu sorunları cesaretle çözülebilir, çözmek zorundayız.

40 yıldır birileri, kan aksın istiyor.

Bu ülkenin yoksul çocuklarının canı ve kanı üzerine siyaset yapıyorlar.

40 yıldır sorunun hamasetle silahla çözülebileceğine bizi inandırmaya çalışıyorlar.

40 yıldır dökülen kandan nemalananlar var.

40 yıldır sorun büyüyor.

Artık yeter!”

‘Bu iktidar 6 senede tek bir adım atmadı’

Basın toplantısının devamında AKP hükümetinin Gare’de esir olarak tutulan asker ve MİT görevlilerini kurtarmak için yıllardır tek bir adım dahi atmadığını belirten TİP Genel Başkanı, “Şunu kayıtlara geçelim: Bu iktidar kendi yurttaşını kurtarmak için 6 senede tek bir adım atmaktan aciz bir iktidardır” diye konuştu.

“Bugün gerçek soruları soracağım. Gerçek sorunları anlatacağım” diyen Baş, AKP iktidarına şu soruları yöneltti:

“Bir kısmı 6 yıla yakın zamandır, alıkonmuş MİT görevlilerinin, askerlerin ve polislerin olduğu daha önce basına yansıdı, defalarca Meclis kürsüsünde gündem oldu.

Bu iktidar neden geçen hafta sonuna kadar kamuoyunu aydınlatacak tek bir açıklama yapmamıştır?

Muhalefet milletvekillerinin, esirlerin ailelerinin, yakınlarının çağrılarına neden kayıtsız kalınmıştır?

Neyi gizlediniz, neden gizlediniz?

Şunu kayıtlara geçelim: Bu iktidar kendi yurttaşını kurtarmak için 6 sene boyunca tek bir adım atmaktan aciz bir iktidardır.

Hulusi Akar’a: Kendin için vermediğin emri, gara için neden verdin?

Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler, alıkonanların bulunduğu yerin tespit edildiğini ve bu bölgeye operasyon düzenlendiğini söyledi. Operasyonun bölgeye dönük ağır bombardıman olduğunu öğrendik.

Kurtarmak istediğiniz güvenlik görevlilerinin olduğu bir bölgeye bu şekilde bir operasyon düzenlenebilir mi?

Bunu akıl, izan sahibi herkese soruyorum; Dünya’da esir düşmüş personelinin olduğu yeri bombalayarak sözde kurtarma operasyonu yapan bir ordu duydunuz mu?

Görülüyor ki bu iktidarda akıl kalmamış. Koltuklarını korumak dışında hiçbir kaygıları yok. O uğurda gencecik insanlarımızın hayatlarını hiçe sayıyorlar.

Buradan açık ve net olarak Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, sana soruyoruz!

15 Temmuz gecesi, rehin alındığında kendin için vermediğin bombardıman emrini Gara için neden verdin?

Senin hayatın, diğerlerinden daha mı kıymetli.

Sonra da başarılı bir operasyon yaptık diye anlatıyorsun.

Bu mudur başarı?

Madem başarılı, kendin için neden istemedin?

Tek bir rehine kurtulamamış tümü yaşamını yitirmiş. Operasyonu yapan askeri personel içinde ölü ve yaralılar var!

Utanıyoruz, insanlarımızın kanı üzerinden askeri bir başarısızlığı siyasi bir skandalı ranta çevirmek için şimdi bütün iletişim araçlarıyla şov yapıyorlar.

Tek kelimeyle utanıyoruz!

‘Siyasi şovunuz, hesaplarınız yerin dibine batsın!’

Çarşamba günü bizi mutlaka izleyin müjde vereceğiz demişlerdi.

İnsanlarımızın canı üzerine oynadıkları oyunu kazanacaklarını ve bunu siyasi ranta çevireceklerini düşünüyorlardı.

Olmadı, büyük bir beceriksizlik, askerî açıdan bir rezalet, siyasi açıdan büyük bir skandal ortaya çıktı.

Bu sefer gencecik insanların canı ve kanı üzerine şov yapmaya karar verdiler…

Gara’da hayatını kaybeden Mevlüt Kahveci’nin annesi Ayşe Güler’i Adalet ve Kalkınma Parti’nin kongresinde telefonla arayıp, “Böyle bir şeref herkese nasip olmaz” demek nasıl açıklanabilir?

Ayşe Güler’in AKP’li Erdoğan’a ‘Ben oğlumu sana emanet etmiştim’ dediğini hatırlatmak istiyoruz.

Madem şereften bahsediyorsun, sen neden evlatlarını askere göndermiyorsun.

Siz onların emanetine ihanet etmişsiniz, evlatları için 6 yıldır tek bir adım atmamışsınız!

Mevlüt Kahveci yazdığı mektupta ‘Bir bilinmezliğe terk edildik’ diye isyan ediyordu.

Tüm yurttaşlara soruyoruz; rüşvetçi bakanları, mafya liderlerini, çocuk istismarcılarını, IŞİD’cileri kurtarmak için kırk takla atan bu iktidar, bu konuda neden tek bir adım atmamıştır?

‘HDP’ye yönelik hedef göstermeler kabul edilemez’

İktidar bu sorulara yanıt verip, sorumluluk üstlenmek yerine yıllardır hep birlikte yaşadığımız acının en önemli çözüm mercilerinden birisi olan TBMM’deki HDP’yi hedef haline getirerek kendini kurtarmaya çalışırken memleketi yangın yerine çeviriyor.

Değerli arkadaşlar, TİP olarak net olarak ifade etmek istiyoruz halkın, yurttaşların canına mal olan terör eylemleri nasıl kabul edilmezse, Kürt halkının seçilmiş temsilcilerini hedef alan saldırıların 6 milyon oy almış bir partiyi hedef almak da kabul edilemez.

Bugün parti kapatmaktan bahsedenler, ateşle oynadıklarının farkındalar mı? HDP’ye oy veren 6 milyona yakın yurttaşımızın bu ülkeden umudunu kesmesini mi istiyorsunuz?

Biz sizinle birlikte yaşamak istemiyoruz mu diyorsunuz?

Bu ülkede Kürtler var. İyi ki varlar ve var olmaya devam edecek.

6 milyon yurttaşı, onların görüşlerini, siyasi tercihlerini gözden çıkarmak isteyenlere açıkça söylüyoruz; siz bölücüsünüz, ayrımcısınız!

Halk barış istiyor. Halk siyasetçilerin sorunu çözmesini istiyor Bunu yapmak yerine düşmanlık politikalarını sürdürenler, açıkça söylüyorum kandan, şiddetten ve nefretten beslenenlerdir ve akan kanın sorumlusu da bunlardır.

‘Bu halkın sorunlarını kim çözecek?’

Buradan sözde muhalefet partilerine de seslenmek istiyoruz; Sözde muhalefet partileri… Sınır dışı operasyonlara destek verdiniz, şimdi 6 milyon seçmenin iradesinin gasp edilmesine de destek verecek misiniz? Kürt sorununun çözümü için hiçbir şey yapmayan sizler, bir gün iktidar koltuğu bize de nasip olur deyip bekleyecek misiniz? Bu halkın sorunlarını kim çözecek?

‘Partisini ABD’de kurmuş Erdoğan sen bize mi ders vereceksin?’

Yaşananlardan ABD’yi sorumlu tutanlar, size sesleniyorum.

ABD suçludur. ABD’nin bu coğrafyada dökülen kanda parmağı vardır. ABD ile iş birliği yanlıştır.

Peki, NATO nişanını omuzunda taşıyan Savunma Bakanı! Sen mi bize ders vereceksin?

Partisini ABD’de kurmuş Erdoğan, sen mi bize ders vereceksin?

‘Umudumuz barıştadır’

Kürt sorununun çözümü, halkın sorunlarının dile getirilmesi için bugüne kadar elimizden geleni yaptık. Daha fazlasını yapacağız. Şu açık; Kürt sorununun çözümü için silahlar bir enstrüman olmaktan çıkmıştır. Barış istiyoruz. Her hâl ve şartta barış sesini yükselteceğiz. Barış istiyorsak samimi olacağız. Alıkoymak, alıkonulanları katletmek kabul edilemez.

Gara’daki operasyonda ölen insanların nasıl öldüğü derhal şeffaf bir şekilde soruşturulmalı, bütün ayrıntılarıyla açığa çıkartılmalıdır.

Sadece çözüm konuşulmalıdır. Sadece çözümü konuşmaya odaklanmak zorundayız. Hepimiz öfkeliyiz, acılıyız ama siyasete düşen sorumluluk tam da başka acılar yaşanmasın diye adım atmak, görev üstlenmektir.

Bu topraklarda yaşayan tüm insanların sadece çözümden yana olduğunu biliyoruz. Ve artık yeter! Herkes ölümden bahsetse bile biz yaşamdan yana olacağız. Herkes ölümü kutsasa bile bedeli ne olursa olsun annelerin, evlatların yanında durmaya devam edeceğiz. Yaşamak için bir araya geleceğiz. En başa yaşamı yazınca her sorunu çözebileceğimize inanıyoruz.

Öfkemizi ölüm tüccarlarına, savaştan siyasi rant elde edenlere, bu ülkenin gencecik evlatlarını toprağa düşmesine neden olanlara yönlendireceğiz. Umudumuz barıştadır. Umudumuz bu ülkenin halklarındadır.”

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here