Diyarbakır Newroz’unda konuşan Sancar’dan Öcalan hatırlatması: Biz o çağrının arkasındayız

Fotoğraf: Metin Yoksu

Diyarbakır’da 2020 yılında pandemi nedeniyle kutlanmayan Newroz, bu yıl parti kapatmaları, fezlekeler, milletvekillerinin vekilliğinin düşürülme tartışmaları ile kutlandı.

Diyarbakır 1990’lı yıllardan bu yana yasaklara rağmen Newroz’un büyük coşku ile kutlandığı bir kent. Diyarbakır Newroz’u “Newroz ateşiyle direnelim, özgürleşelim” sloganı ile başladı.

Newroz alanına HES kodu uygulaması

Artı Gerçek’ten Remzi Budancir’in haberine göre, Newroz’un kutlanacağı Bağlar ilçesinde bulunan Newroz Parkı’nda polis yoğun güvenlik önlemi aldı. Newroz Parkı ve çevresinde bulunan tüm caddeleri trafiğe kapatan polis alana giden yollarda bulunan çöp kutularını kaldırdı. Ana kavşaklar dahil, bir çok noktaya TOMA, zırhlı araç ve çevik kuvvet ekipleri konuşlandırıldı. Alana girişlerde de sıkı kurallar uygulandı. Newroz alanına HES kodu sorgusu yapılarak alındı.

Pandemi kaygısına rağmen Newroz’a katılım yoğun. Rengarenk yöresel kıyafetlerin giyen kadınlar alanda yerini aldı.

2’si çocuk 33 kişi gözaltına alındı

Diyarbakır’daki Newroz kutlamasına katılmak isteyen 2’si çocuk çok sayıda kişi, polis kontrol noktalarında sarı, kırmızı, yeşil flamalar taşıdıkları ve Kürdistan bayraklı tişört giydikleri gerekçesiyle gözaltına alındı.

Gözaltına alınanlar arasında 11 yaşındaki V.Ş., 12 yaşındaki M.Ş. de bulunurken,  Ahmet Altun ise Zümrüt Kent yönündeki kontrol noktasında üzerindeki “Kürdistan” yazısı ve Kürdistan Bayrağı olan tişört nedeniyle gözaltına alındı. Gözaltına alınanların toplamda 33 kişi olduğu öğrenildi.

HDP, Kemal Kurkut’u vurulduğu yerde andı

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Başak Demirtaş ve HDP Milletvekilleri 2017 Newroz’unda öldürülen üniversite öğrencisi Kemal Kurkut’u vurulduğu yerde andı.


Sancar ve beraberindekiler daha sonra Newroz alanına giriş yaparek yerlerini aldı.

Katılımcılar ve program

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, HDP Diyarbakır milletvekilleri, Kürdistani İttifak Çalışma Grubu içerisinde yer alan siyasi parti temsilcileri, İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, kentte bulunan birçok sivil toplum örgütü temsilcisi etkinlikte yerini aldı. Yüzlerce gazeteci Diyarbakır Newroz’unu takip etti.

‘Hangi iktidar bu gerçekliği yok edebilir’

HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel yaptığı konuşmada, “Amed bugün Demirci Kawa’nın çekici, Çağdaş Kawa’nın direnişi, Zekiyelerin, Rahşanların yoldaşları oldu. Newroz direnişi getiriyor, direniş yaşamı getiriyor. Mart ayı Kürdistan için direniş ayıdır. Newroz meydanları direniş meydanlarıdır. Halkımız her şeye rağmen meydanlarda, köylerde, yaylalarda, gençlerin ve kadınların öncülüğünde Newroz ateşi harlanıyor. Kürtleri yok sayanlar bu meydana baksınlar. Kürtler bu direniş meydanında. Hangi iktidar bu gerçekliği yok edebilir” dedi.

‘İstanbul sözleşmesi, eş başkanlık gibi kırmızı çizgimizdir’

Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine de değinen Güzel, “Direnişçi kadınlar, iktidarlar mücadelemizi yok etmek istiyor, kazanımlarımızı elimizden almak istiyorlar. Buradan bir kez daha söylüyoruz. Biz varız, var olacağız, kendimiz olacağız. Cumhurbaşkanı, bu kararla kadın düşmanı olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu karar kadın katillerine cesaret verecektir. Bundan sonra kadın katliamlarının sorumlusu AKP’dir. Bu karar, kadın katliamını, şiddetini meşrulaştıran bir karardır. Ama bizler sözleşmenin iptal edilmesine izin vermeyeceğiz. İstanbul Sözleşmesi, eş başkanlık gibi kırmızıçizgimizdir. Bu kararı tanımıyoruz, mücadele edeceğiz. Bu politikalara karşı mücadele edeceğiz” diye belirtti.

Cezaevlerinde süren açlık grevlerini hatırlatan Güzel, “Ortaya atılan iddiaların giderilmesi için tecridin sonlandırılması gerekiyor. İmralı’ya yaklaşım, Kürt halkına, Kürt sorununa yaklaşımdır. Tecride karşı 115 gündür tutsaklar açlık grevinde. Mazlumların ve Saraların Esat Oktay’a karşı direnişi sürüyor. Tecrit sürdükçe, direniş sürecektir. Tecrit kalkmadıkça, bu topraklara barış gelmeyecektir. Tutsakların direnişi, bizim direnişimizdir, talepleri bizim talebimizdir” ifadelerini kullandı.

Kürt halkı Cumhur ittifakı’nın biletini kesecek’

Kürdistan Komünist Partisi (KKP) Genel Başkanı Sinan Çiftyürek ise, Kürtçenin resmi dil ve eğitim dili olması için başlatılan imza kampanyasına destek vermeye çağırdı. Çiftyürek, Kürt halkına ve Kürt siyasetine yönelik baskılara değinerek, şunları söyledi: “Ferman padişahın ise meydan halkımızındır. İşte meydan, işte Kürt halkı. Kürt siyaseti yüz yıldır sokaklarda siyaset yapıyor. Meclis’te Kürt siyasetini hedef alınmasıyla siyaset bitmez. Fermanlarınızı tanımıyoruz, işte Kürt halkı, işte siyaset bu meydanda. Bu saldırılar Cumhur İttifakı’nın yok olmasıdır. Artık sandığa gidecek bir durumda değil. Kürt halkı Cumhur İttifakı’nın biletini kesecek. Bunu gördüğü için Kürt halkına saldırıyorlar.”

Kürt ulusal birliği çağrısı

Kürt ulusal birliğinin sağlanması gerektiğinin altını çizen Çiftyürek, “21’inci yüzyıl Kürdistan’da ulusal birliğin sağlanması yüzyılı olacaktır. Eğer bunu sağlayamazsak, tek tek yok olacağız. Artık birlik zamanıdır. Bugün birlik olursak, zafer yakındır. Bir kez daha bu meydandan çağrı yapıyoruz. Türkiye ve Rusya birlik oluyor ama Kürt partileri birlik olamıyor. Gelin birliği sağlayalım” çağrısında bulundu.

Alanda coşku hakim 

Kutlamalara katılanların çoğunun gençler olduğu gözlenirken, alandaki coşku da dikkat çekiyor.
Katılım gittikçe arttığı alanda HDP flamalarının yanı sıra Kürdistan bayrakları da var.

Kutlamada Newroz ateşinin yakılmasıyla birlikte yurttaşların coşkusu yükseldi.

Mızraklı cezaevinden mesaj gönderdi: Cemreler düştü, kış bitti

Kayseri Bünyan T2 cezaevinde bulunan Selçuklu Mızraklı’nın mesajı okundu. Mızraklı Mesajında; “ Barışın ve kardeşliğin mabedi. Amed’in cesur yürekleri,  kardeşlerim. Newroz halayında sizinle el ele tutuşamamanın sizlerle ateş etrafında olamamanın hüznü ve burukluğu bir yanda ama diğer yanda ben ve zindanlarda olan özgürlük tutsakları da sizlerin yaktığı Newroz ateşlerinin sıcaklığını, sizlerin coşkusunu yüreklerimizde yaşıyoruz. İçinizdeki bütün acıları, kaygıları, umutsuzlukları, olumsuzlukları atın. Newroz ateşine atın Yansın bitsin kül olsun. Cemreler düştü, kış bitti. Doğanın sancısı tamamlandı. Newroz güneşi doğdu. Sadece aydınlık başak ya da yeşil doğmadı. Özgürlük ve umut doğdu. Sizler de yeniden doğdunuz eski zaman zalimleri havara dururken sizler en güzel kadın sesleriyle türküleri söyleyip zılgıtları çalarken bir yandan da zulmü mezara koyuyorsunuz. Saatlerimizi zamanı kıralım. Yarına, yarınlara iyi doğru güzel ve özgürlük olan yarınlara. İnancın bilincin gücün ve iradenin sizler olduğu hedefin; özgürlük, demokrasi ve barış olduğu yarınlara…” Mızraklı’nın mesajın ardından Koma Azad şarkılarını söylemek üzere sahne aldı. Newroz tüm coşkusuyla devam etti.

Öcalan hatırlatması: Biz o çağrının arkasındayız

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Newroz alanındaki yurttaşlara Kürtçe ve Türkçe dillerinde seslendi. Sancar, HDP’ye yönelik baskılara karşı direndiklerini belirterek alandaki yurttaşları işaret ederek “Peki bu halkı ne yapacaksınız?” diye sordu.

Sancar, Öcalan’ın 2013 Newroz’unda okunan mektubunu hatırlattı. Öcalan’ın silahların susacağını ve siyasetin konuşacağı sözlerini hatırlatan Sancar, “Biz o çağrının arkasındayız. Demokratik siyasette ısrarcıyız” dedi.

Sancar’ın konuşmasından satır başları şu şekilde:

“Merhaba zulme boyun eğmeyen Amed . Merhaba Newrozun çocukları . Sizleri halkımızi baharın coşkusuyla selamlıyoruz. Amed’ in iradesi Mızraklı’ ya selam olsun . Kışanak, Güven’ e, Farisoğullarına buradan adını sayamadığım bütün siyasi rehine arkadaşlarımıza . Hepsi bizim onurumuzdur . Sesi ve nefesi bizim sorumluluğumuzda onları yerine getirmek bizim görevimizdir. Newroz özgürlüğe olan tutkudur yaşam bicimidir . Newroz bir buluşmadır. Yanyana oluz omuza olmaktır. Bütün dillerin halkların bir arada yaşamasıdır . Yaşam umududur. Newroz ateşi yandığı sürece hickimse bizlere boyun eğdiremez, diz çöktüremez”

“Burası Amed meydanı, Mardin’in, Hakkari’nin, Batman’ın ruhu burada, Hewlêr’in, Mahabad’ın ruhu bu meydanda. Hepiniz hoş geldiniz. Bugün Amed Newroz meydanını doldurdunuz, inancınız, coşkunuzdan dolayı başımız dik. Newroz özgürlük, barış ve eşitlik günüdür. Newroz Dehakların zulmüne karşı Kawaların zafer günüdür. Amed özgürlük istiyor, yıllardır özgürlük için mücadele ediyor. Newroz sadece bir gün değil, mevsimdir, bahardır. Hoş geldin Newroz. Coşkunuz, inancınız, direnişiniz daim olsun. Merhaba özgürlüğe ve barışa sevdalı Amed, zulme boyun eğmeyen onurlu halkımız, merhaba Amed’in direngen kadınları, umudun ve cesaretin gençleri, merhaba Newroz’un çocukları. Sizleri ve tüm halkımızı baharın coşkusuyla selamlıyorum. Türkiye ve Ortadoğu halklarının kadim bayramı olan Newroz’u yürekten kutluyorum. Newroz kutlu olsun.

“Önce bu coşku ve inançla cezaevlerinde siyasi rehine olarak tutulan kardeşim sevgili Selahattin Demirtaş’a selam olsun. Yoldaşım Figen Yüksekdağ’a selam olsun. Amed halkının iradesi sevgili Selçuk Mızraklı’ya selam olsun. Gültan Kışanak kardeşime buradan selam yolluyoruz. Sevgili Leyla Güven’e, sevgili Musa Farisoğulları’na selam yolluyoruz. Bu coşkuyla adını sayamadığım bütün yoldaşlarıma, sizi Newroz ateşi kadar sıcak selamlar gönderiyorum. Sevgili Ömer Faruk Gergerlioğlu’na da buradan bin selam gönderiyoruz. Desteğimiz onunladır. Bütün siyasi rehine arkadaşlarımız hepsi onurumuzdur. Hepsi gururumuzdur. Onların mücadelesi ve mirası, mesajı, sesi, nefesi bizim sorumluluğumuzdur. Onları yerine getirmek bizim görevimizdir. Selam olsun hepsine.

‘Bu iktidar darbecidir’

“Partimize yönelen baskılar, zulümler durmuyor. Zalimler kendi işlerini yapıyorlar. En iyi bildiklerini yapıyorlar. Zulümdür, baskıdır, kötülüktür… Ama biz de direnmeyi biliyoruz. Mücadeleyi biliyoruz ve bizler de başaracağımıza olan inancımızı her daim sağlam tutuyoruz. Yürüyüşümüz inançlar, sizlerin kararlılığıyla devam ediyor, devam edecek. Bu iktidar baskı uyguluyor, yasak koyuyor, buna doymuyor. Kötülük yapmadan duramıyor. Baskı yasak, zulüm, onların işidir ama bunlar bir de kötülük yapıyorlar durmadan. Bu halk kötülük yapıyorlar. Bu ülkeye kötülük yapıyorlar. Bu ülkenin ezilen insanlarına, emekçilerine, kadınlarına durmadan kötülük yapıyorlar. Bir gece ‘İstanbul Sözleşmesi’nden bir kararla çıktık’ diyorlar. Nedir İstanbul Sözleşmesi, kadına karşı şiddeti önlemek için kabul edilmiş bir sözleşmedir. Kadına düşman bunlar. Bir gecede anayasaya darbe yapıyorlar. Her gün yeni bir darbe. Bu iktidar darbecidir. Bu iktidar kötülüğün sembolüdür.

‘Söz olsun, mutlaka başaracağız’

“Sevgili kardeşlerim, sizin iradenizle parlamentoya gönderdiğiniz vekillerimizin vekilliklerini haksız ve hukuksuzca düşürüyorlar. Bundan önce bu dönem Leyla Güven’in, Musa Farisoğulları’nın vekilliğini düşürdüler. Amed halkının iradesine saldırdılar. Şimdi de Ömer Faruk Gergerlioğlu kardeşimizin vekilliğini düşürdüler. Haksız ve hukuksuzca vekilliğini gasp ettiler. Sizin iradenizi gasp ettiler. Ama bununla da yetinmiyorlar. Bu sabaha karşı Gergerlioğlu vekilimizi sabah namazına kalktığında, abdest için lavabodayken, baskın yapıp gözaltına aldılar. İşte bu kadar kötüler. İşte bu kadar saygısızlar. İnanca saygısızlar, ibadete saygısızlar, halkın iradesine saygısızlar. Ama burada milyonlar var. Bütün Newroz meydanlarını dolduran milyonlar diyor ki; biz size boyun eğmeyeceğiz. Kötülüğüne geçit vermeyeceğiz. Bu ülkeye özgürlüğü, demokrasiyi, barışı hep birlikte getireceğiz. Söz olsun, mutlaka başaracağız. Mutlaka kazanacağız.

‘Bu halkı nereye kapatacaksınız?’

“Siyasetle yenemedikleri HDP’yi, şimdi de savcılarını harekete geçirerek kapatmak istiyorlar. Sarayın talimatıyla bir dava açıyor Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı. Öyle bir iddianame ki hukuk tarihine büyük bir ayıp olarak geçecek. Buldukları tek şey bizim barış sesimizdir, özgürlük isteğimizdir, demokrasi çalışmalarımızdır. Başka bir şey yok. Peki, hadi diyelim HDP’yi kapattılar, ya bu halkı ne yapacaksınız. Bu halkı nereye kapatacaksınız, hangi güç yete bu halkı kapatmaya, bu inancı durdurmaya. Başaramayacaklar. Biz halkımızdan aldığımız güçle, demokratik siyasette ısrarımızı devam ettireceğiz. Biz halkımızın demokrasi, özgürlük ve barış umudunu, siyaset, barış yoluyla gerçekleştirmek için mutlaka hep birlikte yeni yollar yaratacağız. Yeni yollar açacağız.

‘İşte buradayız, bu da size dert olsun’

“HDP bir dükkan mı? Siz nereyi kapatıyorsunuz? HDP budur, HDP halktır, halk… HDP, umudun adresidir. HDP, bu ülkede özgürlük içinde, barış içinde yaşamın güvencesidir. HDP, bu ülkeye özgürlüğü de barışı da demokrasiyi de getirecek en büyük güçtür. Buna engel olmayacaksınız. Yaptıklarınızın hepsi yazıktır, ayıptır, günahtır. İşte buradayız, bu da size dert olsun. Bu size dert olacak. Kaybedeceksiniz, kaybedeceksiniz, kaybedeceksiniz. Siz en iyi bildiğiniz yolları deneye deneye tükettiniz, kalmadı elinizde bir şey. Ne yapabilirsiniz daha. Zindanlarınız, savcılarınız, hileleriniz durduramıyor bizi. Çünkü biz direnen halkın umudu, gücüyüz. Ve biz biliyoruz ki direnmek, yaşamaktır. Berxwedan jiyane.

‘Demokrasi ittifakı’ çağrısı 

“Saldırıların tek hedefi HDP değildir. Halklar arası barışın köprüsü olan bu meydandan Türkiye halklarına sesleniyorum. Hedef aldıkları HDP ama asıl amaçları bu ülkede demokrasi umudunu tamamen yok etmektir. Özgürlük inancını bitirmektir. Barış içinde eşit bir yaşam talebini, özlemini bitirmektir. O nedenle biz direneceğiz, mücadeleye devam edeceğiz. Demokratik siyaset yollarıyla, halkımızın iradesini, ülkedeki bütün halkların özgürlük, demokrasi ve barış özlemini gerçekleştirmek için yürüyüşümüze devam edeceğiz. Bunu sadece bize bırakmayın. Türkiye’nin bütün demokrasi güçleri, gelin hep birlikte zulme ve kötülüğe karşı mücadele edelim. Gelin, omuz omuza yürüyelim. Gelin sesimizi birleştirelim. Gelin, ortak demokrasi mücadelesini, barış umudunu halklara birlikte vaat edelim. Barışa, özgürlüğe doğru yürüyelim.

“Biz gücümüzün farkındayız, biz gücümüzü haklılığımızdan, halkımızdan alıyoruz. İktidar bizden korkuyor. Çok haklı, ne yaptılarsa diz çöktüremediler. Üstelik onlara en acı seçim yenilgilerini de bizler tattırdık. 7 Haziran’da sandıklardan aldıkları cevabı unutmadılar. 31 Mart’ta, 23 Haziran’da sandıklarda aldıkları o cevabı, yedikleri o şamarı unutmasınlar. HDP yine kaybettirecek onlara. Biz istiyoruz ki hep birlikte kazanalım. Türkiye halklarıyla, özgürlüğü, barışı, eşitliği hep birlikte ülkenin evlatlarına verelim. Çağrımız demokrasi ittifakı çağrımızdır. Bu iktidar bu ülkeye hiçbir şey vaat edemiyor. Sadece zulüm, baskı, kötülük kaldı ellerinde. Buna karşı hep birlikte mücadele etmek, tarihe ülkenin halklarına karşı hepimizin ortak sorumluluğudur. Gelin bu yürüyüşü büyütelim.

‘2013 Newroz mektubunun arkasındayız’

“Newroz’un en önemli anlamı, barışın sembolü olmasıdır. Barış mücadelesinin iradesi ve sesi olmasıdır. Bakın bundan 8 yıl önce 2013 Newrozu’nda bu meydanda tarihi bir gün yaşandı. Bunu biliyorsunuz, hatırlıyorsunuz. 2013 Newrozunda milyonların şahitliğinde bir mektup okundu. Sayın Öcalan’ın mektubu okundu bu meydanda. O mektubu hatırlıyor halkımız, barış özlemini canlı tutan herkes hatırlıyor. Bir tek cümlesini okuyacağım. ‘Yeni bir dönem başlayacak, silahlar değil, siyaset öne çıkacak’ diyordu ve ekliyordu, ‘Ortak geleceği birlikte kuracağız’ diyordu. Biz 2013 Newroz’undaki bu çağrının arkasındayız, biz 2013 Newroz’unda Sayın Öcalan’ın mektubunda yer alan bütün barış çağrısını destekliyoruz. Bugün de aynı talebi dile getiriyoruz. 2013 Newroz’unda ortaya konan şey, demokratik çözüm iradesiydi.

‘Barışı iktidardan beklemiyoruz’

“Kürt sorununa demokratik çözüm, bu ülkenin temel sorunlarının hepsinin çözüm kilididir. Kürt sorununa demokratik çözüm için biz hala aynı talepleri dile getiriyoruz. Çözüm diyoruz, demokrasi diyoruz, ısrarcıyız. Demokratik çözümü siyasetle getireceğiz. O nedenle siyaseti bitirmek istiyorlar. Savaş politikalarını bu ülkeye hakim kılmak için demokratik siyaseti kırmak istiyorlar. O yüzden İmralı’ya tecrit uyguluyorlar. Tek nedeni savaş ve çözümsüzlükte ısrardır. Barış ve çözüm için tecrit kalksın, kalkmalıdır. Bu taleplerle cezaevlerindeki siyasi rehineler de açlık grevi yapıyorlar. Açlık grevinin 115’nci günü bugün. İstedikleri şey çözüm, barış ve tüm bunlar için tecridin kalkması. Bu taleplere ses verelim, duyarlı olalım, hep birlikte yükseltelim.

“Bu ülkeye barışı, bu ülkenin halklarıyla birlikte getireceğiz. Biz iktidardan beklemiyoruz. Demokrasi güçlerinden bekliyoruz. Barışı iktidarların lütuf edeceği bir şey olarak değil, onurlu ve adil bir süreç olarak görüyoruz. Bunun ancak halklarla birlikte toplumdan yukarıya doğru inşa edileceğini biliyoruz. Gelin hep birlikte onurlu ve adil barışı inşa edecek yolu bulalım. Güçlü yürüyüşü gerçekleştirelim. Bu ülkeye barış ve özgürlüğü getirelim.

‘Ortadoğu barışının yolu da Kürtlerin özgürlüğünden geçiyor’

“Ortadoğu barışının yolu da Kürtlerin özgürlüğünden geçiyor. Ama Kürtlerin özgürlüğünün yolu da Kürtlerin ulusal birliğinden geçiyor. Bu kadar zulme maruz kalan halkın temsilcilerinin ulusal birlik için tarihi rolü vardır. Newroz Amed’ten Qamişlo’ya, Mahabad’dan Hewlêr’e, Kürt halkının kimliğini, onurunu korumak için, demokrasi ve barış umudunu savunmak için bir araya gelme, ulusal birliği kurma günüdür. Newroz ulusal birliğin sembolü olsun. Bütün Kürtler her şartta ve her yerde ulusal birliği sahiplenmeliler.

HDP çoğalarak geliyor

“Bizim pusulamız barış, rotamız özgürlük, irademiz eşitliktir. Tekçiliğe karşı çoğulculuğu savunmaya devam edeceğiz. Demokratik siyasete yönelen darbelere daha da güçlenerek cevap vereceğiz. Bize baskıları uygulayanlar, HDP çoğalarak geliyor. HDP yürüyüşüne büyüyerek devam ediyor. Bizi bitirmeye çalışıyorsunuz ama bu ülkeyi yönetmeye geliyoruz. Yolumuzu kapatmaya çalışanlara inat, mutlaka yeni yollar açacağız. Kimse umutsuzluğa kapılmasın, buradaki coşkuyu görsünler, yolları nasıl açacağımızı bilsinler. Demokratik siyaset bitmez, halkın iradesini hiçbir güç bitiremez. Hukuksuzluğa karşı adaleti savunmaya devam edeceğiz. Bunların yalanlarına karşı hakikati inatla savunmaya devam edeceğiz. Halklara karşı yıkımı dayatmaya çalışanlara, kara kışı yaşatmaya çalışanlara, bizler halkların baharını mutlaka getireceğiz. Direneceğiz, daha çok güçleneceğiz, daha çok büyüyeceğiz, dik duracağız, bir olacağız, yan yana ve omuz omuza olacağız. Bu yüzyılı mutlaka kazanacağız. Söz veriyoruz; mutlaka kazanacağız. Bu umut ve inançla, Newrozunuzu bir kez daha kutluyorum. Newroz pîroz be.”

 

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here