DİSK Gıda-İş emekçileri 1 Mayıs’a çağırdı: Güvenceli iş, insanca yaşam için 1 Mayıs’a

DİSK/Gıda-İş sendikası, “Her fabrika, her emekçi semti 1 Mayıs alanı olmalıdır” diyerek emekçileri 1 Mayıs’a çağırdı.

Patronların pandemi sürecini fırsata çevirerek işçilerin haklarını gasbettiğini belirten DİSK/Gıda-İş sendikası, yaptığı eylemle emekçileri 1 Mayıs’a çağırdı.

DİSK/Gıda-İş Sendikası Avcılar’da bir basın açıklaması yaptı. Açıklamayı yapan Genel Sekreter Olcay Ozak, pandemi sürecinde ücretsiz izin ve kısa çalışma ödeneği uygulamasıyla milyonlarca işçinin gelir kaybına uğratıldığını ifade etti. Yüz binlerce işçinin de işten atıldığını dile getiren Ozak, patronların ise bu süreçte kârlarını artırdığını dile getirdi. Ozak, “Hak gasplarına karşı mücadele eden işçiler ücretsiz izinle cezalandırılıp Kod 29’la tazminatsız şekilde işten atıldı” dedi.

Salgın sürecinde tedbirsizlik nedeniyle on binlerce can kaybının da yaşandığını dile getiren Ozak, “Virüsten hayatını kaybedenlerin sayısı ise gerçek rakamlar açıklanmadığı için bilinmiyor. Bu nedenle diyoruz ki koronavirüs sınıfsal bir salgın olarak işçi sınıfı hastalığı olarak tarihe geçti, ‘Evde kal’ çağrıları arasında çarklar ölümüne döndü ve dönmeye devam ediyor” diye konuştu.

Dardanel fabrikası, MESS’in, Mes-Safe uygulaması MÜSİAD’ın izole sanayi siteleri örneklerini veren Ozak, “İşçiler açısından kitlesel karantina mekanları oluşturuldu” dedi. Ozak Türkiye işçi sınıfının bir parçası olan mülteci işçilerin ise bu süreçten en çok etkilenenler olduğunu dile getirdi. Sermayenin bu saldırılarına karşı işçi sınıfının ise mücadeleden geri durmadığını belirten Ozak, “Metal, gıda, belediye, tekstil, maden ve onlarca yerde grevlerle, direnişlerle haklar kazanıldı” dedi.

Bir yanda varlık, bir yanda ise derin bir yoksulluk

Aşılama sürecinin ise fiyasko haline dönüştüğünü vurgulayan Ozak, “Bir yanda işten atılan, gelir kaybına uğrayan, milyonlarca işçi ve emekçi, iflasla yüz yüze kalan esnaf, açlıktan ve yoksulluktan intihar eden emekçiler varken diğer yanda ise AKP Genel Merkez Çalışanı Kürşat Ayvatoğlu’nun yaşamı var. İşte iki Türkiye. Bir yanda varlık, bir yanda ise derin bir yoksulluk” diye konuştu.

1 Mayıs sürecine giderken her ay yüzlerce işçinin iş cinayetlerinde ölmeye devam ettiğini, kadınların katledildiğini, iktidarın ise kadına yönelik şiddeti önlemek yerine İstanbul Sözleşmesi’nden çekildiğini aktaran Ozak, Boğaziçi Üniversitesinde kayyum rektöre karşı verilen mücadeleyi de hatırlattı. Ozak, “Hak arayan kim varsa ‘terörist’ ya da ‘darbeci’ damgasını yiyor” dedi.

Her fabrika 1 Mayıs alanı olmalıdır

AKP’nin lebalep kongrelerini hatırlatan Ozak, 1 Mayıs’ın ise engellenmek istediğine vurgu yaptı. Ozak, “İşçi sınıfı ve emekçiler kendi bayramları olan 1 Mayıs’ı yasaksız biçimde, birlik, dayanışma ve mücadele içinde kutlamak istiyor. Buna engel olacak tüm tutumları kınıyoruz. 1 Mayıs yaklaşırken bu yasakçı tutum karşısında, sermaye ve onun iktidarına karşı güçlerimizi birleştireceğimiz, fabrikalarda, emekçi semtlerinde bir araya geleceğimiz ve sermayenin karşısına topyekün dikileceğimiz bir gün olmalıdır. Bunun için bu günden hazırlıklarımıza başlamalıyız. İşyerlerinde 1 Mayıs komitelerimizi kurmalıyız. Her fabrika 1 Mayıs alanı olmalıdır. Her emekçi semti 1 Mayıs meydanı olmalıdır” dedi.

10 acil talep

Ozak, emekçilerin sorunlarının çözümü için 1 Mayıs’ta 10 acil taleple alanlarda olacaklarını ifade etti. Ozak taleplerini şöyle sıraladı:

  1. İşten atmalar yasaklansın, Kod 29 zulmüne son verilsin, ücretsiz izin kaldırılsın.
  2. Zamlar geri alınsın, ücretler artırılsın, asgari ücret vergi dışı bırakılsın.
  3. Aşıda patent kaldırılsın, yaygın aşı yapılsın, dört hafta tam kapanma sağlansın.
  4. ‘Az kazanandan az, çok kazanandan çok’ vergi politikası uygulansın. Zenginlere servet vergisi konsun.
  5. Sendikal hak ve özgürlüklerin önündeki engeller kaldırılsın, barajsız yasaksız sendikal haklar güvence altına alınsın.
  6. Üniversitelerde, belediyelerde kayyum atamaları son bulsun, halkın, öğrencilerin, akademisyenlerin iradelerine saygı gösterilsin.
  7. İşyerlerinde angarya ve baskılar son bulsun, eşit işe eşit ücret uygulansın.
  8. Her türlü siyasal baskılar son bulsun, bölgede barış, ülkede demokrasi sağlansın.
  9. Tüm mültecilere eşit statü ve çalışma koşulları sağlansın, üçüncü ülkelere geçiş serbest bırakılsın.
  10. Eğitimde fırsat eşitliği sağlansın.

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here