Demokrasi İçin Birlik: Dayatılan ölümüne çalışmak

Salgından korunmak için çalışmaktan kaçınmak haktır.
Zorunlu işler dışında üretim durdurulmalıdır.

Korona virüs salgını sürerken milyonlarca işçi her sabah, eve ekmek götürebilmek, faturalarını ve kiralarını ödeyebilmek için fabrikalara, şantiyelere, hastanelere, madenlere, marketlere gidiyor. Hastalanmayı, virüsü ailesine bulaştırmayı göze alarak… 20 milyona yakın emekçiye dayatılan bu: ölümüne çalışmak…
Bilim Kurulu’nun ve Türk Tabipler Birliği’nin önerilerini hiçe sayarak salgını saraydan yöneten tek adam rejimi, sermayeyi korumak için üretimi sürdürerek emekçileri ölüme mahkum ediyor. Salgının hemen tek önlemi olan toplu karantinanın gerçekleşmesine izin vermeyerek bütün toplumun sağlığını tehlikeye atıyor.
Alınan önlemler ise şunlar: Halka İBAN numarası vermek, zorla bağış toplamak, parayla maske satmak, camilerden dua okutmak, salgının yönetilmesiyle ilgili eleştiride bulunanları gözaltına almak, salgınla mücadelede en önemli yeri tutan yerel yönetimlerin yetkilerini kısıtlamak, kayyım atamak.
Çünkü ülkenin kaynaklarını sermayeye, savaşa, yandaş vakıflara saraya akıtan, halkın sağlığı için gerekli ve yeterli kaynağı ayırmayan tek adam rejiminin, salgını zorbalıkla yönetmek dışında yolu yok. Bu yüzden işyerindeki salgın tehlikesini duyuran sendika temsilcisi gözaltına alınıyor, Kocaeli valisi, işçilerin salgın nedeniyle iş bırakma hakkını yasaklamaya kalkışabiliyor.

SALGINA YAKALANMAMAK İÇİN ÇALIŞMAKTAN KAÇINMAK HAKTIR

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası, Çalışmaktan Kaçınma Hakkı’nı güvence altına alıyor.
Yasaya göre, işçinin önlem alınıncaya kadar işe gitmemesi nedeniyle iş akdi işveren tarafından hiçbir şekilde tek taraflı olarak sonlandırılamaz. Çalışanların çalışmaktan kaçındığı dönemdeki ücretleri ile yasalardan ve iş sözleşmesinden doğan diğer hakları saklıdır. Çalışanlar ciddi ve yakın tehlikenin önlenemez olduğu durumlarda, işyerini veya tehlikeli bölgeyi terk edebilirler. Çalışanların bu yüzden hakları kısıtlanamaz.
Demokrasi için Birlik olarak talep ediyoruz:

  • Temel, zorunlu ve acil mal ve hizmet üreten işler dışında bütün işlerde salgın süresince çalışma acilen durdurulmalıdır. İşten çıkarmalar yasaklanmalı. Sağlık emekçileri ve zorunlu sektörler dışında çalışan tüm emekçiler ücretli izne çıkarılmalıdır.
  • Salgınla mücadele ve salgının ortaya çıkardığı toplumsal ve ekonomik ihtiyaçları karşılamak için bütün kaynaklar seferber edilmelidir.
  • İşyerinde virüs salgınıyla ilgili önlemlerin alınmaması ve salgın riskinin ortaya çıkması halinde çalışanların “çalışmaktan kaçınma hakkı”nı kullanacakları ve üretimi durduracakları açıklanmalıdır. Bu hak çiğnendiğinde, işçilerin grev hakkını kullanmaları meşru olacaktır.
  • Korona virüs karantinası nedeniyle artan ev içi şiddete karşı acil önlem planı hazırlanmalı, kadınların şiddetle karşılaştıklarında başvurdukları çağrı hatları daha etkin ve erişilebilir kılınmalı. 6284 sayılı yasa uygulanmalı.
  • Ceza yasasındaki terör tanımı, AİHM standartlarına göre değiştirilmeli. Cezaevlerinde salgın hastalık riski altında tutulan siyasi tutuklular, haberciler eşitlik ilkesine uygun olarak infaz yasasına dahil edilmeli.
Demokrasi için Birlik