Birleşik Mücadele Güçleri: Sınıfsız ve sömürüsüz bir dünyayı hep beraber inşa etmek için, faşizme karşı birleşelim, örgütlenelim, mücadeleyi yükseltelim.”

Toplumun tüm itiraz ve direnişlerini ortak mücadelede buluşturmayı hedefleyen Birleşik Mücadele Güçleri, ‘Faşizme karşı birleşelim’ dedi.

Alınteri, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Devrimci Parti, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Mücadele Birliği Platformu, Partizan ve Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) tarafından oluşturulan Birleşik Mücadele Güçleri’nin, kuruluşunu deklere etmek için Kadıköy rıhtımda yapacakları açıklamaya polis müdahale etti. Yüzlerce polis rıhtıma çıkan tüm yolları kapatılırken, açıklamanın yapılacağı alan ise bariyerler ile ablukaya alındı. Polis helikopterlerinin devriye gezdiği alanda çok sayıda TOMA da hazır bekletildi.

Ablukaya rağmen Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadıköy İlçe Örgütü binası önünde bir araya gelen Birleşik Mücadele Güçleri temsilcileri ile yüzlerce kişi, rıhtıma doğru yürüyüşe geçti. Artı Gerçek’ten Yağmur Kaya’nın haberine göre, “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Faşizme karşı omuz omuza” ve “Yaşasın birleşik mücadelemiz” sloganları eşliğinde yürüyen kitlenin önü polisler tarafından kesildi. Buna rağmen yürüyüşe geçen kitleye polisler müdahale etti.

HDP’li vekiller darp edildi

Polisler, birçok noktada kitleyi bariyerlerle ablukaya alarak, birçok kişiyi gözaltına aldı. Müdahale esnasında HDP’li vekiller Gülistan Kılıç Koçyiğit, Nuran İmir, Dilan Dirayet Taşdemir, Kemal Bülbül, Dilşat Canbaz ve Musa Piroğlu darp edilerek, gözaltına alınmaya çalışıldı.

Alkış ve zılgıtlarla tepki 

Kitle, polislin müdahalesini sık sık zılgıt ve alkışlarla protesto ederek, “Polis ve faşizm devletine boyun eğmeyeceğiz” vurgusu yapıldı. Olaylar kısa bir süre sonra Kadıköy’ün tüm sokaklarına yayılırken, yurttaşlar açıklama yapmadan alandan ayrılmayacaklarını ifade etti.

Gözaltına alınanlar arasında gazeteciler de var

Müdahale sırasında Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Rojin Altay, Alınteri muhabiri Zarife Çamalan, Özgür Gelecek muhabiri Taylan Öztaş ve siyasetçilerin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi darp edilerek gözaltına alındı. Gözaltına alınan kişiler polis araçlarında da slogan atmaya devam etti. Haber takibi yapan çok sayıda gazeteci de polisler tarafından darp edildi.

Avukat Abdullah Bışaroğlu, polis müdahalesi sırasında 48 kişinin gözaltına alındığını söyledi.

Vekillerden tepki: İnsanlar işkenceyle gözaltına alınıyor

Gözaltılara tepki gösteren HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Teşhir ediyorum. Güpe gündüz Kadıköy’ün orta yerinde insanları işkence ile gözaltına alıyorlar. Herkesi hedef haline getiriyorlar ve tartaklayarak gözaltına alıyorlar” ifadelerini kullandı.

Polisler tarafından darp edilen HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz Kaya, “utanç ülkesi” sözleriyle müdahale tepki gösterdi. Kaya, Emniyet Müdürü’nün dirseği ile göğsüne ve yüzüne vurduğunu söyledi.

‘Bu bir zulümdür’

HDP Milletvekili Musa Piroğlu, “Bu bir zulümdür” diyerek, polis ablukasını ve gözaltını anını işaret etti. Piroğlu, “Bu ülkede asıl teröristin kim olduğu bu tablodur. Zalimsiniz” dedi.

‘Bir milletvekilini gözaltına alıyorlar’

Darp edilerek gözaltı aracına bindirilen HDP Şırnak Milletvekili Nuran İmir ise, “Bir milletvekilini gözaltına alıyorlar, görün. Alın götürün, gücünüz yetiyorsa vurun, bitirin bizi” tepkisinde bulundu. Polis ablukasına işaret eden İmir, Birleşik Mücadele Güçleri’nin “karanlığı yıkacak birincil güç” olduğunu ifade etti.

Polisler Aydeniz’in üstüne yürüdü: Bu kadarsınız işte

DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz de, gençlerin darp edilmesi ve gözaltına alınmasına, “Bu kadarsınız işte. Kimin ne olduğunu bugün de apaçık gösterdiniz” dedi. Bunun üzerine polisler Aydeniz’in üzerine yürüyerek, gözaltına almaya çalıştı. Duruma tepki gösteren milletvekilleri ve yurttaşlar, “Parti başkanı alamazsınız” diyerek, Aydeniz’in gözaltına alınmasına karşı çıktı.

Tüm saldırılara rağmen Birleşik Mücadele Güçleri,  Sosyalist Meclisler Federasyonu’nda yaptığı açıklamayla kuruluşunu ilan etti.

‘Mücadeleyi yükseltelim’

Alınteri, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Devrimci Parti, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Mücadele Birliği Platformu, Partizan, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) tarafından oluşturulan Birleşik Mücadele Güçleri, tüm kesimlere çağrıda bulundukları bir deklarasyon açıkladı.

Deklerasyonu HDP milletvekili Dilşad Cambaz Kaya okudu.

Kaya, “Türkiye ve Kürdistan sathında muazzam gelişmelerin yaşanabileceği bir siyasal ve toplumsal zeminle karşı karşıyayız. Emperyalist kapitalizmin ekonomik, siyasal ve toplumsal krizi günden güne büyürken, AKP-MHP-Ergenekon faşist ittifakı, saldırılarına azgın bir şekilde devam ediyor. Koşullar, faşizmin çizdiği sınırlara hapsolmuş hiçbir anlayış ve önerinin kurtuluş reçetesi olamayacağını gösteriyor. Bu eşikte tarih, sol, sosyalist, devrimci, demokratik ve yurtsever güçleri göreve çağırıyor. Bu çağrıya ses verdiğimizi ve yan yana mücadeleyi büyüteceğimizi deklere ediyoruz.

‘Toplumum tüm kesimler faşizme karşı itirazını yükseltiyor’

Türkiye ve Kürdistan işçileri, emekçileri, kadınları, gençleri ve halklar uzun süredir ısrarlı bir eylem hattında yürüyor. Avukatlardan mühendislere, sağlık emekçilerinden akademisyenlere, kent yoksullarından emekçi köylülüğe kadar toplumun hemen tüm kesimleri bu mücadele hattının parçası haline gelerek, faşist iktidara karşı itirazlarını yükseltiyor, direnişlerini sürdürüyor.

‘Tüm kesim yaşam alanlarına sahip çıkıyor’

Coğrafyamızın dört bir yanında emekçi köylüler, maden aramaları, yol inşaatları, termik santralleriyle talan edilmeye çalışılan doğasına sahip çıkmak için seslerini yükseltiyor. Kapitalist talanın her çeşidine itiraz ederek yaşam alanlarına sahip çıkıyor” dedi.

‘Gençlik eylemlerin kıvılcımını çakıyor’

Gençlik ise, üniversitelerden, sokaklara eylemlerin kıvılcımını çakıyor diyen Kaya, “İşçi, İşsiz, öğrenci gençlik geleceksizliğe mahkum olmamak için bu düzene isyan ediyor. Kürt halkı’nin seçme ve seçilme hakkını gasp eden kayyum rejimi bugün Boğaziçi Üniversitesine atanan Kayyum ile yeni bir aşamaya gelmiş bulunuyor. Boğaziçili öğrencilerin öncülüğündeki direniş, “Baş eğmeyeceğiz”, “Aşağı Bakmayacağız” haykırışlarıyla faşizme karşı biriken öfkeyle büyük bir toplumsal patlamaya evriliyor.

Parçalanmış mücadele toplumsal öfkeyle buluşıyor

Fabrikada, sokakta, tarlada, kampüslerde, meydanlarda kısacası yaşamın her alanında örgütlü öncü güçlerin her biri kendi mecralarında çaba harcamakta ve direniş sergilemektedir. Bu parçalı mücadele gerçekliğinden toplumda biriken muazzam öfkenin güçlü bir toplam haline gelmesine geçilemiyor. Devrimci-demokratik mücadele potansiyelinin açığa çıkarak, birikmiş toplumsal öfkeyle buluşması sağlanamıyor.” ifadelerini kullandı.

Tüm bu gelişmeler ışığında önlerine koyduğu sorumluluğu omuzlamak zorunda olduklarını ifade eden Milletvekili Kaya, tüm itiraz ve direnişleri ortak mücadele nehrinde buluşturmayı görev bildiklerini söyledi.

Bu görev ve sorumluluktan hareketle, “Faşizme Karşı Birleşelim, Örgütlenelim, Mücadeleyi Yükselim” sloganıyla, her alanda mücadeleyi omuz omuza yürüteceklerini vurgulayan Kaya, “Öncelikli hale gelen hedeflere ve taleplere yanıt olacak mücadele biçimlerini yaratıcı tarzda belirleyerek, yaşamımızı ve emeğimizi gasp eden faşizmin üzerine birlikte yürümeyi ve mücadeleyi genişletmeyi hedefliyoruz. Başta HDK ve HDP olmak üzere Türkiye’deki tüm devrimci demokratik güçlerle yan yana ve dayanışma içinde ortak mücadele zeminlerini güçlendirmeyi kararlılıkla ortaya koyuyoruz” dedi.

Kaya, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Birlik Mücadelesi ve Zafer için; başta işçi sınıfı ve emekçiler olmak üzere kadınlar, gençler, LGBTİ+’lar, sanat emekçileri, ekolojistler ve tüm toplumsal direniş dinamikleriyle faşizme karşı devrimci mücadeleyi büyütmek için omuz omuza, birlikte ve dayanışma içinde olacağımızı duyuruyoruz.

Her kesimi güçlerini birleştirmeye çağırıyoruz

Aynı zamanda, işçilerin, işsizlerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin, Kürtlerin, Alevilerin ve tüm diğer ezilenlerin, mücadele meydanlarında bir araya gelmeleri gerektiğini belirtiyor, güçlerini birleşmeye, dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz. İşçilerin, işsizlerin eline “aş-iş” yazarak intihar ettiği, milyonların açlık ve yoksullukla boğuştuğu, 40 milyon insanın boğazına kadar banka ve kredi borcuna battığı bugünlerde birlikte mücadele dışında bir seçeneğimiz kalmamıştır.

Devrimci güçler olarak bizler, emekçilerin açlıktan ya da virüsten ölmek ikilemine mahkum edildiği kriz ve salgın koşullarında birlikte mücadele ederek bu düzeni değiştireceğiz. Her vesile ile devletin Kürt ulusuna yönelik saldırgan ve düşmanca politikalarının dönüp Türkiyeli işçi ve emekçileri vurduğunu tarih bizlere yeterince göstermiştir. Bu nedenle tüm halkların ve ezilenlerin kurtuluşu ancak ortak ve birleşik mücadeleyle mümkündür. Sömürgeciliğe, şovenizme, işgal ve inkar politikalarına karşı birlikte mücadeleyle başarıya ulaşacağız. Tüm ezilenleri birlik, mücadele, zafer haykırışıyla Birleşik Mücadele Güçleri’yle birlikte hareket etmeye çağırıyoruz.

 ‘Sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya için’

İşçilerin, emekçilerin ve tüm ezilenlerin özgürlüğü için, Kürt ulusu ve tüm halkların, inançların özgürlüğünü için, kadın katliamlarına ve nefret suçlarına dur demek için, gençlerin özgürlüğü ve örgütlenme hakları için, doğa talanına ‘hayır’ demek ve yaşanılır bir dünya için, kayyum, KHK ve OHAL uygulamalarına son vermek için, İmralı ve tüm hapishanelerdeki politik tutakların özgürlüğü için, sınırsız, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünyayı hep beraber inşa etmek için, faşizme karşı birleşelim, örgütlenelim, mücadeleyi yükseltelim.”

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here