Bir yılda 2 bin 427 işçi hayatını kaybetti

İSİG Meclisi’nin 2020 yılına ilişkin yayınladığı rapora göre bir yılda iş cinayetleri sonucu 2 bin 427 işçi hayatını kaybetti

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi bileşenleri, Tuzla İçmeler Köprüsü’nde bir araya gelerek tersanelerdeki iş cinayetlerini ve Limter-İş’i hedef alan baskıları protesto etti. Limter-İş’in yanında olduklarını belirten İSİG bileşenleri, tersanelerde yaşanan iş cinayetleri üzerine hazırladıkları raporu da açıkladı. İSİG raporunu açıklayan Limter-İş Genel Başkanı Kamber Saygılı, “Uzun çalışma saatleri, iki kişinin yapacağı işi tek başına yapma, kötü yemekler, alınmayan iş güvenliği önlemleri, patrondan hakaret… Yaşamak için değil adeta çalışmak için yaşıyoruz! Evde kira, gıda-eğitim-sağlık giderleri ve elektrik-su-doğalgaz faturaları… İşte güvencesizlik tam da bu!” dedi.

‘İşçikırımı’

AKP’nin, güvencesizliği yaşam disiplini haline getirdiğini ifade eden Saygılı, AKP’nin iktidarı yılları boyunca yaklaşık 27 bin işçinin hayatını kaybettiğini duyurarak şöyle devam etti: “Diğer yandan koronavirüs salgınıyla beraber sermaye güvencesiz, esnek ve kuralsız çalışma koşullarını daha da ağırlaştırdı ve yaygınlaştırdı. Sonuç ise ortada. Türkiye’de tarihin en büyük sağlık emekçileri merkezli ‘işçikırımı’ meydana geldi. 2020 yılında İş Cinayetleri sonucu 2 bin 427 işçi hayatını kaybetti, siyasal/ekonomik krizi aşmak için işçiler daha çok öl(dürül)dü.”

6331 Sayılı İSG Yasası’nın yürürlüğe girdiği 2013 yılından bugüne tersane/gemi sektöründe 226 işçi hayatını kaybettiğini söyleyen Saygılı, şunları dile getirdi:

“*İş cinayetleri Tuzla, Aliağa ve Altınova’daki tersanelerde yoğunlaştı. Diğer yandan açık denizde birçok gemi işçisi can verdi.

*En çok ölüm boğulma, ezilme, yüksekten düşme, patlama, yanma, kalp krizi ve nesne çarpması sonucu meydana geldi.

*Tersanelerde taşeron sistemi ölümlere yol açan çalışma koşullarını oluşturuyor. Gemi işçileri ise açık denizde kuralsız bir çalışmaya maruz kalıyor.”

Sektörde Türkiye’nin dört bir yanından gelen işçilerin ve birçok göçmenin yer aldığını belirten Saygılı, “İş cinayetleri ulusal, etnik köken dinlemiyor. Yani ortak mücadele ortak örgütlenme gerekiyor” dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here