Belarus: “Neoliberal karşıdevrime karşı şimdilik zafer kazandık”* – Nadejda Sablina

Hareket, farklı faaliyet alanlarından emekçileri ve kısmen de küçük burjuvaziyi birleştiriyor. Bu hareket kesin bir şekilde anti-liberal bir yapıya sahip ve Belarus’un egemenliğini batı saldırganlığına karşı korumayı hedefliyor. Hareketin katılımcıları, bununla birlikte, oligarşik Rusya’dan yönelen ciddi tehdidin de farkındalar

2020 ağustosunda Minsk’de ve Belarus’un başka şehirlerinde kırmızı-beyaz-kırmızı bayraklar altında kitlesel muhalefet gösterileri yürütülürken, ülkenin gene faşistler tarafından işgal edildiği izlenimi doğmuştu. Zira Büyük Anavatan Savaşı yıllarında işgal altındaki Belarus toprakları Hitlerciler tarafından tam da bu kırmızı-beyaz-kırmızı bayraklar kullanılıyordu. Ve gene tam da ülkenin o çok zorlu günlerinde, kendiliğinden bir şekilde, yurtsever anti-liberal hareket ortaya çıktı. Bu hareket iktidarla yahut Belarus’ta veya Belarus sınırları dışında herhangi bir nüfuzlu grupla ilişikli değildi. Hareketi farklı meslekler ve sosyal mevkilerden, liberal protestoların olanca tehlikesinin bilincinde olan ve ülkede neoliberal bir hükümet darbesi girişiminde bulunulduğunu açıkça gören sıradan insanlar örgütlüyorlardı.

Belarus Yurtseverleri adını alan bu hareket, Belarus ve Sovyet bayraklarıyla yürüyüşler ve araçlı gösteriler, keza bir dizi başka yurtsever eylem yürütmeye başladı. En dikkat çekici eylemler, yurtsever temelde araçlı gösteriler oldu. Bu gösteriler ilkin Minsk’te yapıldı, daha sonra ise bütün cumhuriyeti sardı. Yürüyüşler oblast merkezlerine ve daha sonra da Büyük Anavatan Savaşı yıllarıyla, Sovyet Kızıl Ordusu ve partizan savaşçılarının kahramanlıklarıyla ilişikli anıtsal yerlere sıçradı.

Bu yurtsever hareket binlerce insanı birleştirdi. Minsk çevre yolunda gerçekleştirilen en kitlesel araçlı gösteriye bütün ülkeden 2 binin üzerinde araç katıldı; her bir araçta 2-4 kişi bulunuyordu.

Bu hareket aralık sonunda resmi olarak, bütün cumhuriyet çapında faaliyet gösteren “Belarus Yurtseverleri” derneği adıyla tescil edildi ve iktidardan, bu kapsamda başkan A. Lukaşenko ve kolluk kuvvetlerinden de destek aldı.

Bu yurtsever hareketin saf bir işçi hareketi olduğunu söylemek mümkün değildir. Hareket, farklı faaliyet alanlarından emekçileri ve kısmen de küçük burjuvaziyi birleştiriyor. Bu hareket kesin bir şekilde anti-liberal bir yapıya sahip ve Belarus’un egemenliğini batı saldırganlığına karşı korumayı hedefliyor. Hareketin katılımcıları, bununla birlikte, oligarşik Rusya’dan yönelen ciddi tehdidin de farkındalar; onlar, Belarus üzerindeki nüfuzlarını kuvvetlendirmek ve ülkenin büyük iktisadi teşebbüslerini ele geçirmek için avantajlı zamanın geldiğini düşünüyorlar.

Hareketin pek çok katılımcısı Sovyet öz-bilincine sahipler ve Belarus’taki pek çok sorunun 1991’den sonra kapitalizme geri dönüşle ilişikli olduğunun ve sosyalizmi yeniden tesis etmek zorunda bulunduğumuzun farkındalar.

Bugün, bu hareketin, sayıca sınırlı olsa bile, neoliberal karşıdevrime karşı koymak için gerçek bir gücü temsil ettiği bütünüyle aşikâr hale gelmiş durumda. Keza, ülkede anti-liberal ilkelerle hareket eden siyasi iktidarın da bu hareketi desteklediği aşikârdır. Dolayısıyla, hareketin iktidar üzerinde etkide bulunma, temsil ve idare organlarına girme olanağı bulunuyor.

Hareket şu anda, Tüm Belarus Halk Meclisi’nin 11-12 Şubat tarihlerinde toplanacak olan altıncı bileşimine katılmaya hazırlanıyor. Mecliste, ülkenin bundan sonraki gelişim stratejisi tespit edilecek ve olası anayasa değişiklikleri görüşülecek.

Ülkedeki durum şu anda belirsiz. Bir açıdan, başkanın, kolluk organlarının ve yurtsever yurttaş hareketinin sarsılmaz tutumu sayesinde neoliberal darbe girişimine karşı zafer kazandık. Diğer bir açıdan ise darbe ihtimaline yol açan devlet siyasetinde henüz köklü bir değişiklik bulunmuyor. Biz, eskisi gibi, toplumumuzda kapitalizmin kökünü inat ve ısrarla kazıma yolunda yürümeye devam edeceğiz. Ağustos 2020’de ortadan toz olan yetkililerin tasfiyesi yapılmadı ve bunlar taraflardan hangisinin zafer kazanacağını bekliyorlar. Durum, kısmen, Tüm Belarus Halk Meclisi’nde aydınlığa kavuşacak. Ama en azından bir şey açık: ülkede, emperyalist saldırganlığa karşı koyacak ve ülkenin egemenliğini savunacak güçler mevcut. Ülkemize bir sonraki saldırının ise bu yılın bahar-yaz aylarında olmasını bekliyoruz.

Antiemperyalist Cephe’den Nadejda Sablina tarafından Sendika.Org için kaleme alınmıştır, Hazal Yalın tarafından Türkçeleştirilmiştir. Belarus Yurtseverleri, Belarus’ta sokak protestoları eşliğinde devam eden siyasi çalkantıda, iktidardan ve neoliberal muhalefetten bağımsız hareket eden etkin aktörlerdendir.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here