‘Yüz yüze eğitim’ uyarısı: Mevcut durum salgının kontrolden çıkmaya başladığını göstermektedir

‘Ülkemizde mevcut durum, salgının ilk dalgasını kontrol altına alamadan bir artış eğiliminde olduğumuzu, salgının kontrolden çıkmaya başladığını göstermektedir’

Türk Tabipleri Birliği (TTB), “Pandemide Okul Sağlığına İlişkin Uzman Görüşleri” raporu yayınladı. Raporda, okulların yüz yüze eğitime açılacağı 21 Eylül’e kadar salgının kontrol altına alınması gerektiği belirtilerek, “Ülkemizde mevcut durum, salgının ilk dalgasını kontrol altına alamadan bir artış eğiliminde olduğumuzu, salgının kontrolden çıkmaya başladığını göstermektedir” denildi.

TTB’nin yayınladığı raporda okulların yüz yüze eğitime açılması için çözüm arayışlarının devam ettiği hatırlatılarak, “Ancak okulların yüz yüze eğitime açılması kararı, toplum sağlığı açısından önemli sonuçları olabilecek, çok boyutlu bir süreç olarak karşımızda durmaktadır” denildi.

3 temel sorun

Okulların açılması için 3 temel sorunun “Ne zaman yeniden açılmalı? Kim için açılmalı? Hangi sağlık ve güvenlik önlemleri uygulanmalı” olarak sıralandığı raporda, eğitimdeki eşitsizliklerin dikkate alındığında soruları yanıtlamanın imkansızlaştığı belirtildi.

Raporda okulların yüz yüze eğitime açılacağı 21 Eylül’e kadar koronavirüs salgının kontrol altına alınması gerektiği kaydedilerek, “Ülkemizde mevcut durum, salgının ilk dalgasını kontrol altına alamadan bir artış eğiliminde olduğumuzu, salgının kontrolden çıkmaya başladığını göstermektedir. Türkiye’de salgının kontrol altına alınabilmesi için her türlü çabayı göstermeye çağırıyoruz. Bu çabada en büyük pay önlemlerin etkinliğini arttırması gereken kamu yöneticilerinindir” ifadeleri kullanıldı.

Ne yapılmalı?

Okulların açılması için yetkililerin sağlık sorularıyla ilgili açık ve şeffaf olması gerektiği kaydedilen raporda, yapılması gerekenler şöyle sıralandı:

-İzlenecek strateji, eğitimde var olan eşitsizlikleri artırmamalı, tersine bu eşitsizlikleri pandemi koşullarında bile olsa gidermeyi amaçlamalıdır.

-Okulların açılması, eğitimin sürdürülmesi veya ara verilmesi gibi kararlar, mevcut bilgiler ve bilimsel kanıtlar çerçevesinde ülkemize özgü belirlenmiş ölçütlere dayanarak yapılmalı ve bu ölçütler toplumla paylaşılmalıdır.

-Gerek okul çocukları, gerek öğretmenler gerekse aile bireylerinden risk grubunda bulananlara yönelik alınan koruma önlemleri belirlenmeli ve toplumla paylaşılmalıdır.

– Öğretmen-öğretmen, öğretmen-öğrenci ve öğrenci-öğrenci etkileşimlerinin fiziksel koşulları ile ilgili kuralların ne olması gerektiği ve kurallara uymanın nasıl sağlanabileceği, izlenebileceği, olası toplumsal tepkiler üzerinde de düşünülmelidir.

‘Ders saatleri ve aralarına ayarlama yapılmalı’

– Ders saatleri ve ders araları konusunda ayarlamalar yapılmalıdır.

– Pandemi döneminin oluşturduğu gereksinimler göz önüne alınarak birinci basamak sağlık hizmetleri düzeyinde okul sağlığı hizmetleri yeniden yapılandırılmalı ve etkinleştirilmelidir.

-Okullarda psikososyal hizmetlerle ilgili ihtiyaçlara yönelik bir yapılanma ve örgütlenme modeli oluşturulmalıdır.

‘Teması azaltmaya yönelik işbirliği yapılmalı’

– Okullarda teması azaltmaya yönelik uygun yöntemlerin bulunması için MEB, ilgili uzmanlık gruplarından ve sivil toplum kuruluşlarından görüş almalı, işibirliği yapılmalıdır.

– Türkiye’nin bu öncelikli ve önemli konuda kısa, orta ve uzun vadeli bir stratejik plana ihtiyacı vardır. Bu plan olmadıkça ve tüm karar süreçlerinde ve uygulamalarda öğretmen ve ailelerin katılımı/katkısı sağlanmadıkça konu içinden çıkılmaz bir hal alabilir.