Staj yaptığı otelde şüpheli şekilde ölü bulunan Burak Oğraş’ın baş şüphelisi yurtdışına kaçtı

Rixos Lares Hotel’de staj yaparken, 2011 yılında ölü olarak bulunan Burak Oğraş’ın babası Murat Oğraş, “İfadesi alınması için aranan baş şüphelilerden C.A.’nın yurt dışına kaçtığını öğrendik. Avukatım şahısın yurt dışına kaçtığına dair polis tutanağına ulaştı” dedi
Hakkında “nitelikli dolandırıcılık, zimmet, güveni kötüye kullanma, FETÖ üyeliği” iddialarıyla soruşturma açılan iş adamı Fettah Tamince’ye ait Antalya’daki Rixos Lares Hotel’de staj yapan 16 yaşındaki Burak Oğraş, 2011 yılında otelin tesis ettiği pansiyonda öldü. Oğraş’ın cesedi, pansiyonun önünde yer alan ve içinde su olmayan havuzda bulundu.

Cumhuriyet gazetesinden Arda Özarda’nın haberine göre, olayın aydınlatılması için büyük çaba gösteren baba Murat Oğraş, oğlunun ölümüne neden olduğunu düşündüğü baş şüphelilerden C.A.’nın yurt dışına kaçtığını söyledi.

Oğraş, “İfadesi alınması için aranan baş şüphelilerden C.A.’nın yurt dışına kaçtığını öğrendik. Avukatım şahısın yurt dışına kaçtığına dair polis tutanağına ulaştı” dedi.

Şüphelinin kaçmasına zemin hazırlandığını iddia eden Oğraş, “Şüphelinin kaçmasına fırsat verildiğini düşünüyorum. Ağzını açanı birkaç saat içinde yakalayanlar cinayet şüphelisi birini aylarca nasıl bulamaz. O adamı bulamamış gibi yapıp kaçmasına fırsat verdiler” diye konuştu.

Daha önce takipsizlik kararı verildiğini hatırlatan Oğraş, şöyle devam etti:

“En önemlisi de 2014 yılında bu 6 cinayet şüphelisini mevcutlu karşısına çağırıp hiçbir çelişkiyi sormadan bu şüpheliler ile ilgili takipsizlik kararı veren savcı, 2019 Kasım ayında kendi verdiği takipsizlik kararının kaldırılması gerektiğini açıklayarak bakanlığa görüş bildirdi. Bu yıl ise yine aynı savcı baş şüpheliyi sorgulayıp tutuklayın diye mahkemeye sevk etti. Ne yapmak istediklerini bir türlü anlayamadık aklımızla dalga geçiyorlar.”

NE OLMUŞTU?

Burak Oğraş, 2011 yılında Antalya’daki Rixos Lares Hotel’de staj yapıyordu. Oğraş, bir arkadaşına diğer stajyerlerin alkol ve uyuşturucu kullandığını, kendisini darp ederek parasını gasp ettiklerini söyledi. Oğraş’ın 9 Eylül 2011 günü ölü olarak bulunmasının ardından yaşadıklarını anlattığı arkadaşı da savcıya ifade verdi. Oğraş’ın stajyer çocukları taciz eden birinden de arkadaşına bahsettiği iddia edildi.

Olay yeri inceleme raporuna göre, Burak Oğraş’ın cesedinin bulunduğu nokta, binadan yaklaşık 5 buçuk metre uzaklıktaydı. Otopsi raporunda Oğraş’ta bir alkol ya da uyuşturucu örneğine rastlanmadığı belirtildi. Raporda, ölüm nedeninin yüksekten düşmeye bağlı vücut travması, kafatası ve etraf kemikleri kırığı ile birlikte iç organ yaralanması olduğu ifade edildi.

Baba Murat Oğraş ise oğlunun dövüldüğünü ve pansiyonun çatısından atıldığını belirtti.

İfadelerdeki çelişkiler de gözönünde bulundurularak cinayet şüphesiyle soruşturma başlatıldı. Soruşturmada uzun süre ilerleme sağlanamazken Oğraş ailesi etkin bir soruşturma yürütülmediğini söyledi.

Murat Oğraş, geçen yıl Independent Türkçe’ye yaptığı açıklamasında, dosyayı devralan savcı Haki Çelikler’in, 24 Haziran 2013 ve 29 Eylül 2013’te, Cinayet Büro Amirliği’ne yazdığı yazılar olduğunu, defalarca sözlü talimat verdiğini fakat talimatların yerine getirilmediğini söyledi.

Savcı Çeliker, talimatı yine yerine getirilmeyince, 29 Eylül 2013 günü tekit (üsteleme) yazısı gönderdi, ne tip işlemler yapıldığını sordu ve brifing verilmesini istedi. Daha sonra 2014’te takipsizlik kararı verildi.

Dönemin Antalya İl Emniyet Müdürü Ali Yılmaz ve Cinayet Büro Amiri Turan Deniz, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ üyeliği suçlamasıyla meslekten ihraç edildi ve tutuklandı.Ali Yılmaz, Oğraş’ın ölümünden 1 yıl sonra otelin yöneticisi oldu.

Murat Oğraş’ın çabalarıyla 6 şüpheli tespit edildi. Şüphelilerden 2’si Ağustos 2020’de ifadeye çağrıldı.

Tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilen şüphelilerden F.P., adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.