Sokağa çıkma yasaklarında hayatını kaybeden 35 günlük Muhammed’in ölümüne ‘takipsizlik’

Cizre’de sokağa çıkma yasağı döneminde yaşamını yitiren 35 günlük bebek Muhammed Tahir Yaramuş’un ölümüne ilişkin davada soruşturmaya takipsizlik verildi. Karara itiraz eden avukatlar dosyayı bir üst mahkemeye taşıdı. Ancak hakimlik, savcılığın kararını yerinde bularak itirazı reddetti.

Şırnak’ın Cizre ilçesinde 4 – 12 Eylül 2015 tarihleri arasında ilan edilen sokağa çıkma yasağı döneminde 35 günlükken yaşamını yitiren Muhammed Tahir Yaramuş’un ölüm nedeni otopsi raporunda beyin kanaması olarak açıklanmıştı.

Yaramuş’un annesi Susin Yaramuş’un ifadesi ‘şüpheli’ sıfatıyla “taksirle ölüme neden olma” iddiasıyla ifadesi alınmıştı.

Bebeğin ölümüne ilişkin açılan soruşturmada, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermişti.

MA’dan Gökhan Altay’ın haberine göre bu karar üzerine Özgürlükçü Hukukçular Platformu (ÖHP) üyesi avukatlar takipsizlik kararı için Sulh Ceza Hakimliği’ne itirazda bulundu.

Avukatlar itirazlarında ‘Şüpheli olarak belirtilen Susin Yaramuş’un aslında müşteki olduğu, Muhammed Tahir Yaramuş’un ölümüne sebep olan asıl şüphelilerin olayın ardından ölene gerekli müdahalenin yapmasına engel olan güvenlik güçleri, yeteri azmi göstermeyen ambulans personelleri ve bu koşulları oluşturan sokağa çıkma yasağının uygulayıcıları’ olduğunu ifade etti.

HAKİMLİK: SAVCILIĞIN KARARI YERİNDE VE HUKUKA UYGUN

Hakimlik ise yapılan itirazı savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen takipsizlik kararının yerinde olduğunu belirterek reddetti.

Kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunan hakimlik, müştekilerin olayda şüpheli olduğunu düşündükleri kişiler hakkında suç duyurusunda bulunabileceklerini ifade etti ve şunları aktardı:

“…TCK’nın ilgili hükümleri uyarınca hakimliğimizce yalnızca itiraz edilen takipsizlik kararının incelenerek karara bağlanabileceği, bu kararın incelenmesi neticesinde verilen takipsizlik kararının yerinde olduğunun anlaşıldığı, bunun dışında hakimliğimizce herhangi bir incelemenin yapılamayacağını, müştekilerin söz konusu olayla ilgili olarak her zaman belirtmiş oldukları şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulunarak savcılık tarafından gerekli soruşturmanın yapılmasını talep edebilecekleri anlaşılmıştır.”

NE OLMUŞTU?

Cizre’de ilan edilen 8 günlük ilk sokağa çıkma yasağı sırasında Selman Ağar (10), Sait Cağdavul (19), Osman Çağlı (18), Cemile Çağırga (13), Özgür Taşkın (20), Meryem Süne (53), Maşallah Edin (35), Zeynep Taşkın (18), Bünyamin İrci (15), Sait Nayci (17), Mehmet Erdoğan (75), Eşref Erdin (60), Şahin Açık (75), Muhammed Tahir Yaramuş (35 günlük), Mehmet Emin Levent (21) ve Suphi Saral (50) yaşamını yitirmişti.

Çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine neden olan sokağa çıkma yasakları döneminde cenazelerin defnedilmesine izin verilmemişti.

Yaramuş’un cenazesi de 2 gün boyunca camide bekletilmiş daha sonra Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekillerinin girişimiyle alınıp ambulansa verilmiş ve yasakların ardından hayatını kaybeden 16 kişi ile birlikte on binlerce kişi tarafından defnedilmişti.

Yaramuş’un ölümüne ilişkin soruşturma başlatan savcılık, ambulansın yaşanan çatışmalardan dolayı olay yerine gidemediğini ve müdahalede bulunamadığını ileri sürmüştü.

Soruşturmada ifadelerine yer verilen baba Abdullah Yaramuş ise, bebeğin yere düştükten sonra rahatsızlandığını ve bunun üzerine aradıkları 112 ekiplerinin hemen gelmediğini söylemişti. Baba Yaramuş, sabaha karşı gelen ambulansın ise geçişine izin verilmediğini aktarmıştı.