Seçimi kazanmanın anahtarı katılımdır

Ekonomik ve toplumsal sorunların AKP hükümetinde panik ve korku yarattığını belirten HDK Yürütme Kurulu üyeleri, “Seçim kazanmanın anahtarı katılımdır. Biz karınca olmaya devam edeceğiz” diye belirtti.

AKP- MHP ittifakının aldığı baskın seçim kararını değerlendiren Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Yürütme Kurulu üyeleri, hükümetin gelmekte olan ekonomik krizden önce seçime gitmek zorunda kaldığını söyledi.
‘KORKU VE PANİK HALDELER’
AKP hükümetinin uyguladığı iç ve dış siyaset politikalarının çöktüğünü belirten İzmir HDK Genel Meclis Üyesi Erol Çırak, “AKP bundan bir buçuk yıl öncesinde ‘Bu ülkede seçime ihtiyaç var’ tepkilerine ‘Seçim zamanında yapılacak. Ülkenin seçime gitmesi mümkün değil’ diyordu. Fakat ekonomik verilerin ortaya koyduğu gerçek, baskın bir seçimi zorunlu kıldı. Ülke içerisindeki ekonomik krizi aşabilmek için başka bir yol bulamadı. Yaklaşık 6 ay önce kendi bakanlarını IMF’ye kredi bulması için gönderdi.  2019’a kadar taşımak istiyordu. Ama AB ile olan çatışması, ülkedeki insan hak ve hürriyetlerinin gaspı, OHAL’in devam etmesi, ekonomik verilerle birleştiğinde ülkeyi yönetemez hale geldi. Tek başına iktidar olmaktan gurur duyan AKP, koalisyona girdi. Ancak bu da yetmedi. Çünkü toplumsal ve ekonomik sorunlar AKP seçmeninin de de fark edilmeye başlandı. Bu büyük bir korku ve panik yarattı” diye konuştu.
‘BU İŞİN ANAHTARI KATILIMDIR’
Muhalefetin kendini örgütleme fırsatı vermeden, AKP’nin baskın seçimle iktidarını uzatmaya çalıştığını vurgulayan Çırak, sözlerini söyle sürdürdü: “Fakat görünen o ki 24 Haziran karabasanları şimdiden hükümeti sarmış durumda. Bu yüzden her türlü hileyi geçmiş dönemde de yaptığı gibi devam ettirecek. Kürt nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde taşıma sistemi seçim yapacaklar. İstedikleri yere sandık kurup sözde seçmenleri taşıyacaklar. Fakat biz demokratik siyaseti hiçbir zaman terk etmeyeceğiz. Hükümetin vatandaşın üzerinde yarattığı ‘Ne yaparsak yapalım AKP seçimi alır’ mantığını ters yüz etmemiz gerekiyor. Tüm muhalefetin sandıklara olabildiği kadar sahip çıkmasının yollarını zorlamaktan başka yolumuz yok. Ve katılımın yükselmesi için çaba sarf edeceğiz. Bu işin anahtarı katılımdır. Biz karınca olmaya devam edeceğiz. Ne kadar ezilirse ezilsin demokratik mücadeleye inatla devam edeceğiz.”
‘HALKIN HAKKI GASP EDİLİYOR’
Halkın hakkının gasp edildiğini ifade eden HDK Yürütme Kurulu üyesi Sedat Şenoğlu da, “Bu seçim kararı Erdoğan iktidarının çaresizliğini ve yaşadığı derin krizi gösteriyor. Şimdi ise halkın özgürlüğüne dayalı bir destek bulamadığı için hileyle, hurdayla, baskıyla ve zorla gasp edebileceği bir seçim gündemi yaratmaya çalışıyor. Zaten yasalar anti demokratikti. Bu katmerleştirildi. Seçim kararını almasına neden olan koşullar sadece iktidarın kendi isteğiyle ilgili değildir. Onu bu hale sokan halkın tepkileri, talepleri, arzuları, öfkesi ve başka bir yaşam arayışıdır. Bu da bizim avantajımızdır. Bunu değerlendirmek zorundayız” diye belirtti.
‘ORTAK ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜLMELİ’
Erdoğan’ın seçimi şimdiden kaybedeceğini dile getiren Şenoğlu, “Biz bunu 7 Haziran’da gördük, biz bunu bir Kasım’da gördük. Bizim sandıkta çıkardığımız oyu korumamız gerekiyor. Bunun için de bütün sol, sosyalist, ilerici demokrat güçlerin bir araya gelerek seçim güvenliğiyle ilgili ortak çalışmalar yapmalıdır. Sokakta ve yaşam alanlarında demokratik birlik cephesi kurulmalıdır. Bunu başarırsak bu iktidardan kurtulabiliriz. Bu iktidar her şeyi göze almış bir iktidardır. Ancak halkın istikrarlı, kararlı direnişi bu oyunu bozabilir. Biz HDK ve partimiz HDP olarak bu doğrultuda seçimlere hazırlanacağız. Her şey hazır. Biz yeter ki kararlı, iradeli olalım” dedi.
‘DİBE VURACAKLAR’
HDK Yürütme Kurulu üyesi Temur Taşdemir de, OHAL şartlarında gidilen seçime dikkat çekerek, şunları dile getirdi: “İktidarın şimdiye kadar seçimin zamanında olacağını söylüyordu. Fakat iç ve dış siyaset çökmüştür. Ülkeyi yönetmedikleri için erken seçim zorunlu hale gelmiştir. Üretim yok. Siyaset de tıkandı. Yeni bir sistem geliştiremediler. Bir gece ansızın Fırat’ın doğusuna geçileceği söylenirken ses soluk çıkmıyor. Savaşın yarattığı ekonomik tahribat da kendi düşüşünü hızlandırdı. Dibe vuracakları için bir an önce kendini kurtarmak için böyle bir yol izledi. Fakat bundan kurtulamayacak.”
‘DEVLET İŞLEDİĞİ SUÇUN HESABINI VERMELİ’
AKP hükümetinin yanlış dış ve iç politikalarla krize yol açtığını vurgulayan HDK Yürütme Kurulu üyesi Nesrin Aslan ise, şunları ifade etti: “İktidar, krizin farkında olduğu için yangından mal kaçırır gibi bir gecede seçim kararı aldı. Bu ülkenin bir yurttaşı olarak devletin bu kadar suç işlemesinden çok rahatsızım. İşliyorsa da bunun hesabını vermeli. 24 Haziran’da görev alıp, sandıklara sahip çıkmaya çalışmalıyız.”
Kaynak: MA