Protestolarda kendinizi nasıl korursunuz?

ABD’de “Black Lives Matter” protestoları devam ederken polisin katılımcıları dağıtmak için kullan­dığı çeşitli silahlar, akıllara dünyanın dört bir ya­nındaki protestolar sırasında yasal hakkını kullanan pro­testocuların, “kendilerini nasıl koruyabileceği” sorusunu getiriyor.

Göz yaşartıcı gaz, kauçuk mermiler, ışık (flaş) bom­baları ve uzun menzilli akustik cihaz (LRAD) gibi silah­lar, kalabalıkları dağıtmak için kullanılan yaygın silahlar arasında. Scientific American’dan aldığımız grafik, mev­cut bazı tıbbi araştırmaları baz alarak gözlerden kulaklara madde madde vücudun bu tarz silahlara karşı nasıl korunabileceğine dair fikirler veriyor. Bu öneriler, daha az ölümcül silahlar ve gelişmiş gözetim taktikleri ile kar­şı karşıya olan protestoculara yardımcı olma potansiye­line sahip olsa da birçok uzman, protestolarda görün­memek dışında kendinizi onlardan tam olarak koruma­nın bir yolunun olmadığını söylüyor.

GÖZLER

Güçlü olduğu kadar hassas da olan gözlerimiz, bir protesto sırasında tahriş edici kimyasal maddelere, ka­uçuk mermilere, flaş bombalarına ve hatta koronavirüs enfeksiyonuna karşı savunmasızdır. Bu tehditlerin çoğu­na karşı korunmanın en iyi yolu kırılmaz gözlük takmak. Genellikle kalabalığa karşı kullanılan ilk silahlar olan göz yaşartıcı gaz ve biber gazı ile doğrudan teması engelleyebilirler.

Kontakt lenslerden de kaçınılmalı. Çünkü bir dış et­kenin göze temas süresini uzatabiliyorlar. Göze süt ve mide antiasidi dökmek fayda ediyor gibi gözükse de tıbbi açıdan önerilmiyor. Kaliforniya Üniversitesi’ne bağlı İnsan Hakları Merkezi’nde araştırma uzmanı, acil hakim Rohini J. Haar, “Çok fazla su ve temiz hava, gerçekten önemli fark yaratan tek şey” diyor.

Gözler ayrıca, “sersemletme bombası” olarak da adlandırılan flaş patlamalarının yaydığı yoğun ışık pat­lamalarına karşı da savunmasız. Tipik güneş gözlükleri fazla yardımcı olmuyor. Bununla birlikte kırılmaz gözlük takmak, gözleri kırılan plastik parçalardan ve kauçuk mermilerden de koruyabilir.

KULAKLAR

Protestoları bastırmak için bazen inanılmaz derece­de yüksek desibele sahip sesler kullanılıyor. Örneğin sersemleştirme bombaları söndüğünde yoğun ışığa yüksek sesli bir “patlama” eşlik ediyor. Bu silahların ses seviyesi 160 ila 180 desibel olabilir; ki bu rock konserle­rinde veya jet motorlarının yakınındki gürültü seviyesini aşabiliyor. Ve geçici işitme kaybına ve yönelim bozukluğuna neden olabiliyor.

Sözgelimi LRAD adı verilen akustik silahlar, ses dalgalanni bir yönde ve uzun mesafelerde odaklıyor. Göz yaşartıcı gaz veya biber gazı kadar yaygın olarak kullanılsalar da Black Lives Matter protestolarında kullanıldığı biliniyor. Bu silahlar ne yazık ki kalıcı hasara ne­den olabiliyor. Amerikan Konuşma-Dil-lşitme Derneği’ne göre, bir LRAD ‘sadece kalıcı işitme kaybına değil aynı zamanda migren, vestibüler ve diğer işitsel semp­tomlara da neden olabilir.”

Akustik silahlann insanlar üzerindeki etkileri veya bunlara karşı nasıl korunulacağı konusunda çok az tıb­bı çalışma var. Bir İnsan Haklan Doktorlan (PHR) rapo­ru, kulak tıkacı kullanılması veya kulaklann ellerle sıkı­ca kapatılmasının sesi 20 ila 30 desibel azaltabileceği­ni belirtse de bu, önemli yaralanmaları önlemek için ye­terli olmayabilir, inşaat ve silah poligonlarında kullanılan “gürültü önleyici kulaklıklar” bu tarz silahlara karşı daha etkili bir koruyucu olabilir. Ancak, bir protesto sırasında pratik olmayacak kadar hantallar.

YÜZ

Maskenin COVID-19’ın dışında koruma amaçlı kulla­nımının önem arz ettiği bir husus, “Büyük Birader” me­selesi. Bazı aktıvistler, polisin protestocuları takip etmek için yuz tanıma teknolojisini yoğun olarak kullandığın­dan endişe ediyor ki bu teknoloji, Çin’den Birleşik Kral- lık’a dünyanın dört bir yanında zaten kullanılıyor.

İnsan Hakları İzleme örgütü’nde yapay zekâ ve in­san hakları konusunda üst düzey bir araştırmacı olan Amos Toh, birçok polis departmanı tarafından yüz tanı­ma teknolojisinin kullanımının şeffaf olmamasını bir so­run olarak nitelendiriyor. Ve bunun için erişim ortamının açık olduğunu ve durumun istismara neden olabile­ceğini söylüyor. Çözümün ise yüz boyamak ya da mas­ke takmak yoluyla yüz tanıma teknolojisinin şaşırtılması olabileceği belirtiliyor.

CİLT

Göz yaşartan gaz ve biber spreyi türlerinin aktif bi­leşenleri belirli farklılık gösterse de hepsi gözlerde, so­lunum sisteminde ve deride ağrı ve iltihaplanmaya ne­den oluyor. Kaliforniya Üniversitesinden acil hekimi Haar, protestolar sırasında cildin korunması için uzun kol­lu gömlek ve uzun pantolonlar gibi vücudu örten giysi­ler giymeyi öneriyor. Ancak eğer cilt, bir tahriş edici bir kimyasala maruz kalırsa, ardından hemen yıkamak en etkili tedbir.

SOLUNUM SİSTEMİ

PHR’nin raporu, göz yaşartıcı gaz ve biber spreyi­nin, göz ve ciltten sonra en büyük zararı akciğer ve kal­be verdiğini gösteriyor. Haar, sadece temiz bir maske takmanın, tahriş edici maddelerin solunum sistemi üze­rindeki etkilerini azaltabileceğini vurguluyor. Gaz maske­leri, göz yaşartıcı gaz ve biber spreyini engelleme konu­sunda daha iyi bir iş çıkarabilir ancak yaygın olarak bu­lunmuyorlar ve bir nebze de hantallar.

TELEFON

Bir akıllı telefonu cebinde taşımak, insanlarla bağ­lantı kurmayı ve şiddet içeren davranışları kaydetme­yi mümkün kılıyor. Fakat aynı zamanda bir kişinin izlen­mesinin de yolunu açıyor. Toh, ABD polisinin telefondan konum verilerine erişebileceğini söylüyor. Mesela telefonunuzdaki harita uygulamasında “konuma erişme” izni verdiyseniz aracı kuruluş yoluyla bu bilgiye ulaşabiliyor veya GPS aracılığıyla doğrudan izleyebiliyor.

Bazı insanlar, protestolar sırasında telefonlannı uçak moduna ayarlıyor. Ancak, “uçak modunu açmak, Blue­tooth veya Wi-Fi bağlantılarınızın devre dışı olduğu an­lamına gelmez” diyor Toh. Kişinin bulunduğu konumda­ki verileri tam olarak korumak için her iki bağlantıyı ve tek tek uygulamalar için konum hizmetlerini kapatma­nızı öneriyor. Konum bilgisinin ötesinde, telefonlarınız­daki parmak izi tanıma veya Face ID gibi biyometnk te­lefon açma teknolojilen de telefonlara erişim sağlamak için kullanılabiliyor. Özellikle ABD hükümetinin bu konu da temiz bir geçmişi olmadığı söylenebilir.

  1. Kayak veya yüzme için kullanılan kırılmaz gözlükler, görme organımızı göz yaşartıcı gaz. biber gazı ve diğer tehditlere karşı koruyabilir. Protestocular kontakt lens takmaktan kaçınmalıdır.

2. Kulak tıkaçları, akustik silahların sesini yaklaşık 20 ila 30 desibel azaltabilir.

3. Bir maske takmak hem yüzü hem de solunum sistemini kimyasal tahriş edicilerinden koruyabilir. Aynca COVID-19’un yayılmasını azaltmaya da yardımcı olur. Da­hası, yüz tanıma teknolojisini daha az etkili hale getirir.

4. Bir sırt çantası hem hidrasyonu korumak hem de kimyasal temas eden yeri durulamak için kullanılacak su ve diğer malzemeleri yanınızda tutar.

5. Uzun kollular ve pantolonlar, cildi göz yaşartıcı gaz ve biber spreyi gibi tahriş edici maddelerden koruyabilir.

6. Telefonları uçak moduna alarak gözetim teknolojisin­den kaçınmayı umanlar, hem Bluetooth hem de Wi-Fi’ın yanı sıra diğer uygulamaların da konum hizmet­lerini (konuma erişim iznini) kapatmalıdır.

Derleyen: Batuhan Sarıcan

Kaynak: https://www.scientificamerican.com/article/how-to-protect-yourself-during-protests/