Pandemi tablosu: Yatışı yapılması gereken hastalar acilde bekletiliyor, sağlıkçılar tükendi

Ankara’da bir sağlık çalışanı ‘Bir hasta yaklaşık 18 saat acilde yoğun bakımda bekledi, en sonunda cerrahi yoğun bakıma aldılar ama kurtarılamadı’ diyerek hastanelerdeki durumu anlattı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, kapasitesi dolu hastane olmadığını savunurken, yurt genelindeki hastanelerdeki yoğunluk nedeniyle acilde bekletilen ya da evlerine gönderilen hastaların, müdahalede geç kalındığı için yaşamlarını yitirdiği haberleri gelmeye devam ediyor.

Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin pandemi hastanesine çevrilmesiyle beraber yatış yapması gereken hastaların acil servislerde bekletildiği öğrenildi. Salgın nedeniyle yaşanan yoğunluk hem hastaları hem de sağlık çalışanlarını zorluyor.

Ankara’da çoğunlukla Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) ve akciğer kanseri olan hastalarının tedavi gördüğü Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi (EAH), Temmuz ayından bu yana yarı pandemi hastanesine çevrildi. Keçiören’de bulunan hastanede genellikle 50 yaş ve üzeri hastalar tedavi görüyor. Ancak hastanenin yarı pandemi hastanesine çevrilmesi yeni sorunlara da davetiye çıkartıyor.

Mezopotamya Ajansı’nın refakatçi olarak inceleme yaptığı hastanede, acil servislerinde boş yer olmadığı, sağlık çalışanlarının da yetersiz olduğu belirtildi. Hastanenin acil servisinde bir resusitasyon, iki gözlem ve bir müşahede odası bulunduğu kaydedilirken, gözlem odasında 10, müşahede odalarında 21 sedye olduğu ancak izole yatışın mümkün olmadığı aktarıldı.

‘Acilde sadece bir doktor var, 36 saat dinlenmeden çalıştığımız oluyor’

Hastanenin acil servisine bakan doktorlar hem Coronavirus (Covid-19) şüphesiyle gelen hastaları hem de farklı şikâyeti olanları kabul ediyor. Ancak sorun bununla sınırlı değil. Günün ilerleyen saatlerinde servise bakan doktorların sayısı da azalıyor. Gece saatlerinde serviste yalnızca bir doktor ve iki hemşire kalıyor. İsminin açıklanmasını istemeyen hastanenin sağlık çalışanı, “Aynı doktor Coronavirus hastalarına da bakıyor, çoğu sağlık çalışanı da tanı konulduğu için gelemiyor. Bu nedenle bu kadar az kişi çalışıyoruz. 36 saat dinlenmeden çalıştığımız oluyor” dedi.

‘Hastamıza bakacak doktor yok’

Hastanedeki doktor sayısının yetersizliğini yine gece yarısı hastaneye kaldırılan bir hastanın yaşadıkları açıklıyor. Nefes sorunu yaşayan yurttaş, kendisine ilk müdahale yapıldıktan sonra acilde bekletildi. Mezopotamya Ajansı’na konuşan hasta yakını E.A., kendi hastasına bakacak doktorun kalmamasından yakındı. E.A., “Babam atak geçirdi, akciğer kanseri ve KOAH hastası. Durumu kritik olmasına rağmen kendisine bakabilecek hemşire ve doktor bulamıyoruz. Aslında hemen yatış vermeleri lazım ama boş yatak olmadığı için yatış veremiyorlarmış” diye konuştu. E.A., babasının hastanenin acil bölümünde boş yatak için bekleyişinin ertesi gün de sürdüğü öğrenildi.

SES: Doluluk oranı yüzde 85’in üzerinde

Hastanedeki yoğunluğun nedenlerinden biri de Ankara İl Sağlık Müdürlüğü’nün 27 Temmuz tarihli kararı. İl Sağlık Müdürlüğü’nün kararıyla Meslek Hastalıkları Devlet Hastanesi’nin yataklı servislerinin kapatılmasıyla yatışı gerektiren hastalar Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi EAH yönlendiriliyor. Hastanede 56’sı yoğun bakım yatağı olmak üzere toplam 519 yatak bulunuyor. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şubesi Eş Başkanı Kubilay Yalçınkaya’nın verdiği bilgiye göre, yataklardaki doluluk oranı yüzde 85’in üzerinde” dedi.

‘Yatışı yapılması gereken hastalar acilde bekletiliyor’

Artan vaka sayılarına bağlı olarak hastanelerde yer kalmadığını kaydeden Yalçınkaya, “Bu durum mutlak yatış yapması gereken hastalar acil servislerde bekletilmesine neden oluyor. Yatışı yapılması gereken hastalar ancak kliniklerde yer açılması halinde transferleri gerçekleştiriliyor” diye belirtti.

‘Müdahalede geç kalınan hastalar hayatını kaybetti’

İşinden olma kaygısı taşıyan bir diğer sağlık çalışanı ise, yoğunluğun Coronavirus tanısı konan hastaların yaşamlarını yitirmesine neden olduğunu söyledi. Sağlık çalışanı, “Tanı alan hastalar, bulguları hafifse ilaçla tedavisi verilerek evlerine gönderiliyor. Zamanla durumu ağırlaşan bazı hastalar tekrar hastaneye müracaat etse de müdahalede geç kalınarak hayatını kaybediyor. Bunu bariz bir şekilde yaşadık. Bir hasta yaklaşık 18 saat acilde yoğun bakımda bekledi, en sonunda cerrahi yoğun bakıma aldılar ama kurtarılamadı” bilgilerini paylaştı.

‘Sağlık çalışanları tükendi, mobbing arttı’

Ankara Tabip Odası Genel Sekreter Dr. Ali Karakoç ise, yaşananları şöyle özetledi: “Salgının başında temiz hastane olarak kurgulanmış ve öyle de hizmet veriyordu. Normalleşme sonrası Ankara’da vaka artışlarının olması sağlık çalışanlarının hızlıca ve çokça enfekte olmasından sonra her hastane yarı pandemi haline dönüştürüldü. Bunlardan biri de Ankara’da kronik akciğer hastaları ve akciğer kanser tedavisinde önemli bir kamu sağlık kurumu olan bu hastane de ne yazık ki yarı pandemiye dönüştürüldü. Ankara’da da diğer illerde olduğu gibi hekimler tükenmişlik yaşıyor ve psikolojik olarak çok yıprandılar. Sağlık otoritesinin ve hastane yöneticilerinin mobbingi de bu dönemde artarak devam etmektedir.”

‘Çok sayıda hekim ve sağlık çalışanı ya emekli oldu ya da istifa etti’

Hastanelerdeki yoğunluğun sağlık çalışanlarını yıprattığına vurgu yapan K Ankara Tabip Odası Genel Sekreter Dr. Ali Karakoç, şunları söyledi:

“Çok sayıda hekim ve sağlık çalışanı emekli oldu veya istifa ederek özel sağlık kuruluşlarında çalışmaya başladı. Türkiye genelinde de Ankara özelinde de Haziran ayından itibaren sağlık çalışanlarına hiçbir ek ödeme yapılmadı. Bu hastanede de Haziran ayında hiç ek ödeme almadı, yani Haziran’da gelirlerinin yüzde 40-60 kaybettiler. Sonuç itibariyle küresel çapta acil sağlık krizinin bedelini yine emekçiler ödüyor. Bu dönemde sağlık emekçileri hem ekonomik kayıp yaşıyorlar hem de hayatlarını kaybediyorlar.”