Mersinli kadınlar sokaktaydı: Erkek adalet değil gerçek adalet!

Mersin’de Özgür Çocuk Parkı’nda, yaklaşan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü dolayısıyla Mersin Kadın Platformu etkinlik düzenledi. Etkinlik AKA-DER Erbane Topluluğu’nun gösterisiyle başladı. Ardından sahneye Günyüzü Korosu çıktı. Etkinlikte halaylar eşliğinde sık sık “Özgürlüğe varmadan, dinmeyecek isyan, Jin Jiyan Azadi, erkek adalet değil gerçek adalet” sloganları atıldı.

Türkü ve halayların ardından Mersin Kadın Platformu adına basın açıklaması okundu. Açıklamayı okuyan Zübeyde Akpınar;

“Bugün her zamankinden daha yakıcı bir dönemden geçiyoruz. Mücadelemiz daha büyük ve direnişimiz daha güçlü olmalıdır. Çünkü 2017 yılı “Küresel Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporu’na” göre Türkiye 144 ülkenin içerisinde 131. sırada yer alıyor. Ekonomide cinsiyet eşitliğinde 128’inci, eğitimde 101’inci, sağlıkta 59’uncu, siyasette cinsiyet eşitliğinde ise 118’inci sırada bulunuyor. Yalnızca 2017 yılında, 409 kadın erkekler tarafından katledildi. 322 kadın cinsel işkenceye uğradı. Kadınlar yine esnek, güvencesiz, düşük ücretlerle ve uzun çalışma saatleriyle çalışmaya devam etmekte, 2017 TÜİK verilerine göre, kadın işsizliği oranı % 16, erkek işsizliği oranı % 8. Ve yine toplam işsizler arasında kadınların oranı %44. Kadının istihdamdaki oranı ise %31 dolaylarında seyrediyor. Kayıt dışı/sigortasız çalışma oranı erkeklerde % 30’ların altında, kadınlarda % 45’in üzerinde. Doğum sonrası işe başlayan kadınlar statü kaybı yaşıyor, süt izinleri keyfi olarak kullandırılmıyor. AKP iktidarı kadınların mücadelesini engellemeye ve kazanımlarını yok etmeye çabalamaktadır.’ dedi.
2017 yılında toplam 387 çocuğun cinsel istismara maruz kaldığına vurgu yapan Akpınar, Bugün Türkiye koca bir çocuk öğütme makinesine dönüşmüştür. İstanbul’da bir hastanede 2017 yılında yalnızca 5 ayda yaşları 18’in altıda 115 kız çocuğunun cinsel istismar sonucu hamile kaldığının ortaya çıkması sonrasında olayın aydınlatılması yerine olayı açığa çıkaran sağlık emekçisinin sürgün edilmesi hükümetin konuya ilişkin samimiyetsizliğini ortaya koymaktadır. Çocuk yaşta evlilikler devam etmekte ve Yaklaşık 600 çocuk anneleriyle birlikte cezaevinde, Lgbti bireylere yönelik nefret söylemi ve şiddetin desteklenmesi, kadınların gündelik yaşamlarında nasıl davranmaları gerektiğine kadar fetvalar çıkarılması, Diyanet İşlerinin, cins ayrımcılığı konusunda kamusal bir otorite gibi davranması, sarayın dayattığı yaşam biçimini ve Saray’ın fetvalarını kaleme alan bir kurum olarak toplumsal yaşamdaki tüm ahlaki ve insani değerleri ters yüz etmiştir. Müftülük yasasıyla kadınların medenini hukuktaki kazanımları yok edileceği gibi çocuk yaşta evliliklerin ve özellikle çocuklara yönelik cinsel suçların önünü açacağı kesindir.” dedi.

Devletin savaş politikalarının sonucu olarak Suriye ‘deki savaşta pek çok insanın mülteci konumuna düştüğüne ve mülteciliğin en ağır faturası olan açlık, sefalet, taciz ve tecavüzler çocuklar ve kadınların payına düştüğünü söyleyen Akpınar ‘sarayın kadın düşmanı politikalarına ve gerici ideolojisine karşı toplumsal cinsiyet eşitliğini, laik ve demokratik bir düzeni, barış içinde bir arada yaşamı kuracak olan da biz kadınların kararlı mücadelesi olacaktır ‘ dedi. Devletin altında imzasının bulunduğu İstanbul Sözleşmesi ‘nin gereğini yerine getirmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Etkinlik 8 mart Perşembe günü saat 20:00 de yapılacak olan Feminist Gece Yürüşü nün çağrısı ve kadınların femina işareti yapmasıyla son buldu.