Kronik hastalığı olan büro işçisi kod 29’la işten çıkarıldı!

Mapfre Sigorta şirketine bağlı asistan hizmetleri veren Tur Assist, “Biz darülaceze değiliz, raporlu işçileri işten çıkarın” diyerek kronik hastalığı olan bir işçiyi SGK 29 kodu ile işten attı

Hükümetin ‘sözde’ koyduğu yasaya göre pandemide kronik rahatsızlığı olanlara izin verilmesi ve işten çıkarmaların “yasak” olması gerekirken Tur Assist’te çalışan Mesut Toprak isimli işçi “İşçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih”ini kapsayan SGK 29 kodu ile işten çıkarıldı. Bu koda göre Toprak ne tazminat alabilecek ne de işsizlik maaşı.

Operasyon bölümünde işe başlayan Mesut Toprak, mobbinglere karşı tepki göstermesi sonucu yeni bir sözleşme yapılmadan daha düşük maaşlı “ikame” birimine alındı. Böylece yaşanan haksızlıklar, devamında pandemiyle beraber arttı.

“Pandemi bahane”

“Tur Assist’te en fazla günlük 11 saat çalıştırılırken, pandemide vardiya sonunda takım liderleri mesaiyi zorunluluk haline getirdi.

İşçinin sosyal yaşamını sürdürmesini engelleyerek çalışma saatlerini kendi isteği doğrultusunda belirliyor ve çalışma vardiyalarını keyfi olarak son dakika açıklıyorlardı. İşçilerin tamamını kapsayan bir servis imkanı sunmadıkları gibi kendisi işe gidip gelmek zorunda kalan işçinin yol ücretleri karşılanmıyordu, ben de onlardan biriydim.

Evden çalışmalarda kendi elektriğimizi, kendi imkanlarımızı kullanarak çalışıyorduk. Sadece ilk ay 50 lira verdiler bize. Benim akıllı telefonum yok. Bazı çalışanlara telefon verdiklerini duymuştuk, ama telefon masrafımı karşılamam için gereken 300 lirayı bana fatura etmediler. Birçoğumuz böyle sebeplerle sağlıklı çalışamıyorduk. Evde akıllı telefon olmadığı, tek bir bilgisayar olduğu için uzaktan eğitim gören kızımla paylaşmamız gerekti. Genellikle eğitimlerden mahrum kaldı, benim işim bittikten sonra ancak bakabiliyordu. ”

“Burası Darülaceze değil”

Kronik hastalığı için aldığı raporlardan dolayı işyerinin kendisini en baştan beri atmak istediğini söyleyen Toprak, “İçerden bir çalışanın aktardığına göre Genel Müdür Nevra Yener ‘Burası Darülaceze değil, raporluları işten çıkarın’ diyormuş. Şirkette hem takım liderlerinin, müdürlerin baskısına maruz kalıyorduk hem de mesailerimiz tam ödenmiyor, para alamadan kalıyorduk mecburen.

2018 yılında operasyon bölümünde çalıştığım dönemde fizik tedaviye başladım. Operasyon bölümü 3 vardiya, 7/24 çalışıyor. Yüzmeye gittiğim günlerde gündüz vardiyasına yazılmak istiyordum, belediyenin havuzu yalnızca o saatlerde uygun oluyordu. Ancak bunu bir kaç kez yaptılar doktordan rapor getirmem istendi yani aslında kolaylıkla yapılabilecek olan şey benim için gittikçe zorlaştırıldı ve iki hafta üst üste akşam vardiyası yazıldı.” diye ifade etti yaşadıklarını.

“Çok göze batıyorsun”

“Evden çalışmaya başlamadan hemen önce şirkete akıllı telefonumun olmadığını söyledim. Takım lideri Nahide Hanım, ‘Bu elbette Tur Assist’in problemi, sen bize söylersen ne gerekirse yaparız’ dedi. Ama en son Bilgi İşlem, telefon yok deyince konu kapandı. Mecbur arkadaşımın verdiği eski bir telefonla çalıştım, sonra o da arızalandı. Sonra Operasyon Müdürü Murat Demirmen’le telefonda konuştum, akıllı telefonum olmamasına çok şaşırdı. Sanki ben kendi isteğimle telefon almıyorum. Tek gelir kaynağım burası ve asgari ücretken nasıl alabilirim ki. Kendisi müdür ama çalışan işçiden ve sorunlarından bihaber. Arızalanan telefonumun 300 tl masrafını bile şirket karşılamadı. Murat Demirmen’e fatura etmemi istemiyorsanız en azından bana bir telefon verin dedim. Benim param yok, telefonun tamir edilmesi için maaşı beklemek zorundaydım. Böyle deyince ‘Tamam sana idari izin yazarız’ deyip telefonu kapattı. Maaşımı yatırdılar ama üstüne bir de ‘Elimizden geleni yapıyoruz ama çok göze batıyorsun’ cevabını verdiler.”

“Pandemiye güvenmeyin, işten çıkarırız”

İşten nasıl çıkarıldığını şöyle anlattı Mesut Toprak; “5 Eylül Cumartesi günü arayıp Pazartesi günü bilgisayarımı alıp şirkete gelmemi istediler. Sabah vardiyama gittiğimde Operasyon Müdürü Murat Demirmen, 1 saat beklettikten sonra beni içerde İnsan Kaynakları yetkilisi Köksal Beyin olduğu toplantı odasına aldı. Bana ‘Yolun sonuna geldik’ deyip işten atıldığımı belgeleyen fesih belgesi ve ibranameleri önüme koydu.

O gün iş için gittiğimi düşünüp, her şeyden habersiz, işe her işçi gibi servis olmadığından ve şirketin kendi isteği üzerine işe taksi ile gittim. Taksi fişimi ödemek istemedikleri için, 3 saat orada bekledim. Güvenlik beni almasa da beklemeye devam ettim, oradakileri rahatsız ederek. Vazgeçmeyeceğimi anlayınca Murat Demirmen bana mesaj attı, ‘Hala burada mısın, paranı gönderiyorum’ dedi.

Sonradan öğrendim ki birkaç gün önce müdür ikame biriminde çalışanları toplayıp ‘Pandemiye güvenmeyin, işten çıkarmak imkansız sanmayın. Bakın Pazartesi bir arkadaşımızı işten çıkaracağız’ demiş. İşten çıkarıldığımdan beri yakın arkadaşlarım bile telefonlarımı açmıyor.”

Patronlar açlığa mahkum ediyor

“Kronik rahatsızlığım var, bu maddeden işten çıkarmaları büro işlerinde çalışmamı da engelledi. benim hukuksuzca işten atılmamdan sonra SGK hizmetlerinden faydalanmam için 45 gün kadar bir süre kaldı. Kaldı ki ve ben düzenli olarak hastaneye gitmek ve ilaç almak zorundayım. Şu an haftanın 3, 4 günü pazarda su, çorap ne bulursam satarak geçimimizi sağlıyoruz. Eşim çalışmıyor, okula giden küçük bir çocuğum var. Faturalar, borçlar. Bu dönemde tazminatsız işten çıkarıldım. İşsizlik maaşı da alamıyorum. Tur Assist beni bu şekilde işten atarak savaş açtı. Ben de sonuna kadar hakkımı arayacağım ve sesimi duyurmaya devam edeceğim.”

Kod 29 ucu açık bir hüküm ve sermaye açısından çok etkili bir silah olarak kullanılmakta. Sermayenin genellikle bu 29 kodla işten çıkararak diğer işçileri etkileyip isyan çıkaracağını düşündükleri öncü ve sınıf bilinçli işçilere karşı kullandıklarını düşünüyorum.”