DBP Eş Genel Başkanı Arslan: Kobanê ruhuyla Efrîn’e sahip çıkalım

DBP Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan, Efrîn’e dönük saldırılara ilişkin halka ve bütün parti teşkilatlarına, “AKP’nin savaş politikalarına dur demeli, Kobanê ruhuyla Efrîn’e sahip çıkmalı” çağrısında bulundu.

Efrîn’e dönük Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) hava saldırısını  protesto etmek amacıyla Diyarbakır’da düzenlenmek istenen basın açıklamasında polis ablukası altında konuşurken ağzı polis tarafından kapatılarak engellenmek istenen Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan, Mezopotamya Ajansı’na (MA) değerlendirmede bulundu.
‘TEPKİLERİ BASTIRMAYA YÖNELİK TUTUM’ 
Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Özgür Kadın Hareketi (TJA) ile ortaklaşa düzenledikleri açıklamanın polislerce engellenmesine tepki gösteren Arslan, “AKP faşizminin uygulamaları ve polis baskısı adeta partimiz binamızın giriş kapısına dayandırılarak açıklama yapmamız engellenmeye çalışıldı. Açıklamaya katılan insanları, milletvekilleri ve parti yöneticilerimiz zorla içeriye sokulmaya çalışıldı. Bu yaklaşımı, halkımızın demokratik tepkilerini bastırmaya yönelik bir tutum olarak değerlendiriyoruz. AKP bu hukuksuz saldırılarını, savaşını toplumun hiçbir tepkisi ve itirazı olmadan sürdürmeye çalışıyor. Bundan kaynaklı bütün polis teşkilatlarını kentlerde seferber ederek toplumsal tepkinin önüne geçmeye çalışıyor. Efrin’e yönelik tepkilerimiz adeta şiddet uygulanarak, bastırılarak susturulmaya çalışıldı. Bu yaklaşımı AKP’nin Türkiye’de kurumsallaştırmak istediği tek adam rejimi politikalarının bir sonucu olarak değerlendiriyoruz” diye konuştu.
‘KOBANÊ RUHUYLA EFRİN’E SAHİP ÇIKALIM’ 
Efrin’e yönelik saldırıyla Türkiye’de faşizm ve tek adam rejiminin kurumsallaştırılmaya çalışıldığını ifade eden Arslan, şöyle devam etti: “AKP; toplumsal muhalefete baskı, şiddet ve savaş dayatarak kendi iktidarını, kendi sıkışmışlığını aşmaya çalışıyor. Efrin’e yönelik saldırı ve işgal girişimi AKP’nin ülke içerisinde ve uluslararası alandaki sıkışmışlığının bir sonucu olarak gelişti. Halkı savaşla tehdit ederek aslında kendi iktidarını güçlendirmeye, muhalefete gözdağı vermeye çalışıyor. Biz bu yaklaşımın AKP’nin yeminli Kürt düşmanlığı politikaları olarak değerlendiriyoruz. Bizler sadece Efrin’e değil, Ortadoğu’daki bütün savaş politikalarına karşıyız. Özellikle AKP’nin savaşı kızıştıran, kaosu derinleştiren bir politikayı kabul etmiyoruz.
HALKA VE TEŞKİLATLARA ÇAĞRI
Bütün halkımıza ve bütün teşkilatlarımıza çağrıda bulunuyorum. Efrin saldırısına ve işgaline karşı çok güçlü bir eylemsellikle demokratik tepkilerini ortaya koyarak AKP’nin savaş politikalarına dur demesini gerektiğini belirtiyoruz. Her ne kadar AKP, polisiyle, çevik kuvvetiyle bizin önümüze geçmeye çalışsa da bizi susturmak istese de biz her fırsatta Efrin halkının yanında olacağız. Efrin’e yönelik geliştirilen bu insanlık dışı savaşı kabul etmeyeceğiz. Ve halkımızın Efrin’i yalnız bırakmaması gerektiğini, Kobanê ruhuyla Efrin’e sahip çıkması gerektiğini belirtiyoruz.”