Kapatılan 10 Ekim Derneği, vakıf olarak devam edecek

10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB Tüm Bel-Sen’de bir araya gelerek Ankara Valiliği tarafından derneğin kapatılmasına ilişkin basın açıklaması düzenledi.

IŞİD’in düzenlediği 10 Ekim Ankara Katliamı sonrası hayatını kaybedenlerin aileleriyle katliamdan yaralı kurtulanlar tarafından kurulan 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği (10 Ekim- Der) Ankara 7’nci Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından kapatıldı.  TÜM BEL-SEN Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenleyen 10 Ekim- Der yönetimi ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri mahkemenin kararına tepki gösterdi.

‘KARAR HUKUKİ DEĞİL’

Ortak basın açıklamasını okuyan 10 Ekim-Der Başkanı Mehtap Sakinci Coşgun şunları söyledi; “Derneğin kurulduğu günden bu yana kadar önümüze konulan her engelde hukuken gereken ne ise dernek olarak yerine getirmiş isek de kesinlikle bir derneğin kapatılmasına sebebiyet verecek usuli bir eksikliğimiz olmamıştır. Dernek Tüzüğümüzün 5’nci maddesindeki ‘üyeliğin askıya alınması’ ile ilgili düzenleme, Dernekler Masası tarafından yasaya aykırı addedilerek mahkeme tarafından da aynı gerekçe ile 13.02.2018 tarihinde derneğimiz hakkındaki fesih davası aleyhimizde kabul edilmiştir. Dernek üyeliğinden çıkarma prosedürünün bir devamı niteliğinde olan ve bir üyenin haklarından geçici olarak mahrum bırakılması anlamına gelen bu düzenlemede hukuken hiçbir engel yoktur. Üstelik tüzük değişikliğinin gerçekleşebilmesi için yeniden genel kurul yapılması yönündeki talebimiz de İl Dernekler Masası tarafından reddedilmiştir. Gelinen aşamada Derneğimizin kapatılması kararının hukuki saiklerle verilmediği kanaatindeyiz.”

FAALİYETLERİNE VAKIF OLARAK DEVAM EDECEK

Katliam duruşmalarındaki adalet mücadelesini de sürdürmeye devam edeceklerini belirten Coşgun, “Herkes tarafından bilinsin ki, 10 Ekim adalet ve barış talebimiz kapsamında siyasetler üstü kurduğumuz örgütlü mücadele, hız kesmeden ve kurumsal başka bir yapıyla devam edecektir. 10 Ekim aileleri, yine aynı amaçlar doğrultusunda ve vakıf tüzel kişiliğiyle yoluna devam etme kararı almıştır. Bu aşamadan sonra örgütlü mücadelemizin, değil herhangi bir menfi kararla sonlandırılması, bir an dahi bile durdurulması mümkün değildir. Bizi yan yana ve bu mücadeleden geri durmaktan hiçbir karar alıkoyamaz. Çünkü 28 ay, 850 gün önce yüreklerimize o gün düşen ateş sönmedi, öfkemiz hâlâ devam etmektedir” dedi.

‘DERNEK FAALİYETLERİNDEN DOLAYI KAPATILMADI’

10 Ekim Katliamı davasının avukatları arasında yer alan Mustafa Kemal Baran derneğin  faaliyetlerinden dolayı kapatılmadığının altını çizerek şunları söyledi, “Dernek, işleyişi ilgilendiren ve dernekler yasasına göre düzeltilebilecek sebepten dolayı kapatıldı. Tüzükte yasak olan konular belirtilmiştir. Onlar fesih sebebidir ama yasak olan konular dışındaki bütün konular tüzükte belirtilebilir. Bu kurallar çerçevesinde işleyişe uygun olmayan kurallar her zaman değiştirilebilirdir. Bu durumlar nedeniyle dernek kapatma kararı  verildi. Bize süre verin kongre yapalım diye Valilikten süre istedik. Valilik kongre yapmaya izin vermedi. Dava sürecinde de Valiliğin, dernekler masasının herhangi bir temsiliyeti olmadı. Deyim yerindeyse mahkemeye havale ettiler ve sen hallet dediler”

‘BARIŞI TESİS ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ’

Açıklamaya, KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, DİSK İçanadolu Bölge Temsilcisi Tayfun Göngür, TTB Merkez Konsey üyesi Selma Güngör, TMMOB Genel Sekreterin Dersim Gül, sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcileri de katıldı. Temsilcilerin konuşmalarından başlıklar şöyle:

SELMA GÜNGÖR: Her bir araya geliş aslında herbirimiz için yaraları sardığımız, umutları yeşillendirdiğimiz buluşmalardır. Bu derneği kapatmak demek bizi güvencesizliğe umutsuzluğa itmek istemektedir. Yaralarımızı sarmaya barışı tesis etmeye devam edeceğiz.

TAYFUN GÖNGÜR: Türkiye’de demokrasinin kaldırıldığı her dönemde barış rafa kaldırılmıştır bunu biliyoruz. Barış isteyenler, barış için faaliyet yürütmek hedef tahtası haline geldi.

DERSİM GÜL: Davadan da izlediğimiz kadarıyla da 10 ekim günü yaşananlara da baktığımızda da aynı tutumun devam ettiği görülüyor. Bu ayıbın giderilmesi için üzerimize düşen ne varsa yapacağız.

Gazete Duvar / Serkan Alan