”Kadro vaadiyle kandırdılar kadro vermediler”

Biz annem, babam, yengem, kardeşim ve yeğenim bir evde yaşıyoruz. Misafir gelince mutfakta yatmak zorunda kalıyorum. Geçinmek için 2 işte birden çalışıyorum. Tek derdimiz ekmeğimizi kazanabilmek. Ben milletim için gerekirse savaşa da giderim. Ama bu devlet şehit olunca mı aileme bakacak. Uyuşturucu satıcısı bir adam 15 temmuz gazisiyim dedi diye maaşa bağladılar. Bizse burda ekmeğimizin peşindeyiz ama bu haldeyiz. Kimseden sadaka falan istemiyoruz. Sadece iş istiyoruz.

Hiç bir iş güvencemiz yok, yarın işten çık deseler yapabileceğim hiç bir şey yok. Hadi kendimi geçtim, gencim. Ama 10 senesini veren işçiler var, bari onlara kadro çıksaydı ama çıkmadı. Devlet bizi bünyesine almadı.

İSKİ kartı vermiyorlar. Kart isteyenler içinde kart parası istiyorlar.

Biz hakkımızı aradığımız için daha önce 3 günlük iş bırakma eylemi yaptık, kadro istedik. Bizlere sözler verdiler, kadro talebi diye dilekçeler imzalattılar. Orda onlarca işçinin imzaladığı dilekçelerde kadro dahi geçmiyordu. Sadece “şu bölümde çalışıyorum. İşten atılmamak için imzalıyorum” içerikli dilekçelerdi. Kağıtların yukarı çıkarıldığına bile inanmıyorum. Bizi kandırdılar.

Taşeron işçilikde hak diye bir şey yok. Kovulan işçinin tazminatının yarısına taşeron firma el koyuyor. Çalışma saatleri 13 saati buluyor. İş güvencemiz yok. Göğsümüze kadar suyun içine giriyoruz. Çalışma koşullarımızda hiç bir şey değişmedi ve çok ağır. Sigortalarımız her seferinde farklı yatıyor. Bizleri kadro vaadiyle kandırdılar ve kadro vermediler. Kadro bizim hakkımız.

Kadro hakkı gaspedilen bir İSKİ işçisi

İşçi Gazetesi / 18 Mart 2018