Gülistan Doku 250 gündür kayıp

Üniversite öğrencisi Gülistan Doku, dört bir tarafı mobese kameralarıyla izlenen Dersim’de tam 250 gündür kayıp. “İntihar algısı” üzerine yürütülen soruşturmada, baş şüpheli Zeinal Abarakov’un ifadesi bile alınmazken, aile avukatı Ali Çimen, şüpheliler için çemberin daraldığını söyledi.

Dersim Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi 2. Sınıf öğrencisi olan 21 yaşındaki Gülistan Doku’dan ortadan kaybolduğu 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber yok. 250 gündür kayıp olan Doku’ya ilişkin Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma kapsamında Dinar Köprüsü üzerinde oturur pozisyonda bir kadın siluetinin yoldan geçen bir araç kamerasının kayıtlarına yansıması üzerine intihar etmiş olabileceği şüphesiyle arama çalışmaları Uzunçayır Baraj Gölü’nde yoğunlaştı.

Doku Ailesi ve sivil toplum örgütleri “cinayet” ihtimaline dikkat çekerken, soruşturmayı yürüten Başsavcılığı, kentin valisi ile diğer resmi kurumlar ise, “intihar algısı” yayarak şüpheli konumdaki erkek arkadaşı Zainal Abarakov’un suçsuz olduğunu açıklamaktan kaçınmadı. Nitekim neredeyse tüm cadde ve sokakların mobese kameraları ile izlendiği kente Doku’nun ortadan kaybolması olayının baş şüphesi durumundaki Abarakov’un şimdiye değin kapsamlı bir ifadesine başvurulmuş değil.

Doku’yu bulma çalışmaları, şüphelerin yoğunlaştığı Uzunçayır Baraj Gölü’nde yürütülen arama-tarama faaliyetlerinde kendisine ait bir ize rastlanılamaması üzerine geçtiğimiz ay sonlandırıldı.Yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan Ulusal Kriminal Büro raporunda da, polis raporunun aksine Dinar Köprüsü’nde herhangi bir nesnenin suya atlamadığı kaydedildi. Bu raporla Doku’ya dair intihar algısı ortadan kalkmış oldu.

Çocuklarının akıbetinin peşine düşen Doku Ailesi, Tunceli Valisi ve bazı resmi kurumlar üzerinden oyalanırken, soruşturma seyrini değiştiren dikkat çekici bilgiler ortaya çıksmasına rağmen dosyada halen bir ilerleme kaydedilmedi.

Tepkiler üzerine açıklama

Doku’nun ortadan kaybolmasına dair kentte büyüyen tepkiler üzerine Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, 10 Ocak günü yaptığı yazılı açıklama ile soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü belirtti. Doku Ailesi ise, 13 Ocak’ta dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ile görüştü. Sonel, aile fertleri ile görüşmesinde yeterli delil bulunamamasından kaynaklı gözaltına alamadıklarını belirttiği Abarakov’un gözetimleri altında olduğu bilgisini paylaştı.

İntihar mektubu iddiası

14 Ocak’ta bu kez bazı basın yayın organları tarafından “Gülistan Doku’ya ait intihar mektubu olduğu değerlendirilen bir metnin yurttaki odasında bulunduğu ortaya çıktı” şeklindeki haberler servis edildi. Fakat bu iddialar Doku Ailesi’nce yalanladı.

Eylem, tehdit, yasak

Doku’yu arama çalışmaları devam ederken, kentteki sivil toplum örgütleri ve öğrenciler, eylem ve etkinliklere başladı. Polis, bazı eylemlere müdahalede bulunurken, Doku’nun bulunmasını isteyen üniversite öğrencilerden 4’ü gözaltına alındı, bazıları da polislerin kaçırılma tehditlerine maruz kaldı. Öğrenciler, tehditlere karşı 15 Ocak’ta savcılığa suç duyurusunda bulundu. Tunceli Valiliği de Doku’ya ilişkin gelişen tepkilerin, “halkı kin ve düşmanlığa sevk ettiği” gerekçesiyle kapalı ve açık alanlardaki eylem ve etkinlikleri 16 Ocak’ta 15 gün süreyle yasakladı.

Gülistan’ın son görüntüsü

15 Ocak’ta, Doku’nun merkeze bağlı Atatürk Mahallesi’ndeki bir kafenin önünde erkek arkadaşı Zainal Abarakov ile görüştüğü anlara dair kamara görüntüleri ortaya çıktı. Sözkonusu bu görüntülerde Abarakov ile karşılıklı bir süre konuşan Doku, daha sonra tek başına yürüyerek caddeden karşıya geçip, minibüse biniyor.

Köprüdeki görüntü sızdırıldı

Arama çalışmaları devam ederken 17 Ocak’ta emniyet üzerinden Gülistan Doku olabileceği şüphesiyle Dinar Köprüsü üzerinde yere çömelmiş haldeki bir kişinin gözüktüğü araç görüntüsü basına sızdırıldı. Elazığ-Pertek yol güzergahında geçen aracın kamerasına yansıyan kişinin Gülistan Doku olabileceği şüphesiyle görüntü, soruşturma dosyasına konuldu.

Kadınlar rapor açıkladı

Gülistan Doku’ya ilişkin Dersim’de biz dizi görüşme ve incelemelerde bulunan Diyarbakır Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ağı’nın hazırladığı ve 20 Ocak’ta açıkladığı raporda, soruşturmada önemli bazı delillerin toplanmadığı kaydedilerek, soruşturmanın Asayiş Şube’den alınarak tarafsız bir birime verilmesi talep edildi.

10 Şubat günü ise, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Diyarbakır İl Örgütü binasına giden polisler, Gülistan Doku’nun burada olup olmadığını sordu.

Aile şehri terk etti

7 Mart’ta da Zainal Abarakov’un polis olan üvey babası Engin Yüce evini taşımak istedi. Olayı duyan Doku Ailesi, buna engel olmaya çalışsa da aile, gece polis eşliğinde eşyalarını alarak kentten ayrıldı.

Tutuklama talebi 

Doku Ailesi’nin avukatı Ali Çimen, 17 Haziran’da baş şüpheli olan Zainal Abarakov’un tutuklanması talebiyle Başsavcılığa başvuruda bulundu. Çimen dilekçesinde, “Karşılaştırmalı hukukta da 48 saati aşan kayıp vakıalarında kişinin öldürülmüş olması kabul edilmektedir. Dosya şüphelisi en azından bu aşama da geç kalınmış olmasına rağmen adil, etkin ve etkili bir soruşturma yapılabilmesi ve tutuklama sonrasında genelde dosyalarda esas değişiklikler olduğu deneyiminden de yola çıkarak dosya şüphelisi Zaynal Abarakov tutuklanmalıdır” dedi. Başsavcılık, bir süre sonra tutuklama talebini reddetti.

Ablası ifadeye çağrıldı

Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, öğretim görevlisi Cahide Altunataç’ın derse geç kalan öğrencilerden 5 TL topladığı yönündeki iddiaları kamuoyuyla paylaştığı için 22 Haziran’da İl Emniyet Müdürlüğü’ne ifadeye çağrıldı. Abla Doku, ifadeye çağrılmasına “Kardeşimin kaybolmasında şüpheli durumda olan şahsı değil, beni ifadeye çağırıyorlar” diyerek tepki gösterdi.

Kamera görüntüleri incelendi

Başsavcılık, Doku olayında baş şüpheli olan Zainal Abarakov ve polis olan üvey babası Engin Yücel’in evlerinin yakınındaki kamera görüntülerini inceledi. Tutanakta Abarakov ve Engin Yücel’in aynı evde yaşadığı, ancak sabit kameranın Abarakov’a ait görüntüleri kaydederken, Engin Yücel’e ait görüntüleri tespit edemediği belirtildi.

Doku için Uzunçayır Baraj Gölü içinde ve Sarısaltuk Viyadüğü bölgesinde yapılan arama çalışmaları, İçişleri Bakanlığın talimatıyla 6 Temmuz itibariyle durduruldu.

Vali’den aileye: sessiz kalın!

Doku Ailesi, Temmuz ayında dönemin valisi Tuncay Sonel’in kendilerine “Halka, basınla bulaşma, sessiz kalın” dediğini, görüştükleri Başsavcının da Gülistan’ın yüzde 99 barajda olduğunu söylediğini açıkladı.

Su tahliyesine başlandı

Aile, 18 Temmuz’da Ankara’da İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile de görüştü. Görüşmenin ardından 200 gün kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku’nun bulunması için Uzunçayır Baraj Gölü’ndeki suyun tahliyesine başlandı.

Tutuklanma talebi reddedildi

Yürütülen soruşturmada, Doku’nun Zainal Abarakov tarafından 2 gün boyunca alıkonulduğu ve darp edildiğine dair yeni belgelere ulaşılmasının yanı sıra  hazırlanan bilirkişi raporunda da fail olarak şüphelerin Abarakov üzerinde toplaması üzerine aile avukatı, Abarakov’un tutuklamasını talep etti. Ancak bu talep de reddedildi.

Bugüne kadar sadece bir kez ifadesi alınan şüpheli Zainal Abarakov’a dair Başsavcılık, 29 Temmuz’da polis zoruyla getirilerek ifadesinin alınmasına dair yeni bir karar aldı. Fakat kararın gereği yerine getirilmedi.

Bilirkişi raporu

Gülistan Doku soruşturmasında Ulusal Kriminal Büro’nun bir araç kamerasının çektiği belirtilen görüntüye ilişkin hazırladığı bilirkişi raporunda, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğünün 5 Ocak saat 12.25’te Doku’nun suya düşen bir nesne görünümü verdiği yönündeki raporun aksine Gülistan’ın en son görüldüğü Dinar Köprüsü altındaki suda, intihar olasılığını gösterecek haraketlilik yaşanmadığı belirtilerek, “Köprü ayağındaki efekt, bir piksel artığı olup kesinlikle yukarıdan suya düşen bir insan veya eşyanın suda yükselttiği su sütunu değildir” denildi.

Polis baba açığa alındı

Gülistan Dokunun kaybolmasından şüpheli olan Abarakov’un üvey babası ve soruşturmayı savsaklamakla suçlanan polis Engin Yücel, Ağustos ayında başka bir suçtan açığa alındı.

Arama tekrar sonlandırıldı

Uzun Çayır Barajı’nda su seviyesinin 16 metreye kadar indirilmesi ardında barajda tekrar su altı arama çalışmaları başladı. 13 gün devam eden çalışmalara rağmen Gülistan Doku’ya ulaşılamaması üzerine arama çalışmaları 18 Ağustos’ta sonlandırıldı.

Gülistan neye şahit oldu?

Doku’nun ablası Aygül Doku, 22 Ağustos’ta dikkat çekici bir bilgi paylaştı. Şüpheli Zaynal Abarakov’un kardeşine kaybolduğu 5 Ocak günü “Az kalsın senin yüzünden annemin bütün planları bozuluyordu, evde çok kötü bir şey çıktı” mesajı attığını söyleyen abla Doku, “Gülistan neye şahit oldu?” diye sordu.

Annenin isyanı

Doku ailesi, bu kadar delile rağmen herhangi bir adım atılmamasına karşı 7 Eylül’de Seyit Rıza Meydanı’nda oturma eylemi başlattı. Anne Bedriye Doku, kızı bulunup suçlular yargılana kadar oturma eylemine devam edeceklerini duyurdu. Başlattıkları bu eylemi sonuç verinceye kadar sürdüreceklerini vurgulayan anne, şu sözlerle seslendi:

“Kızımı öldürdüler. Kaç ay suda arama yaptılar. Fakat kızım suda değil. Artık yaşadığım hissiyatın tarifi yok. Deliller ortada kızım yok, yargılanan yok. Ha bugün ha yarın kızım çıkacak diye her gün köprüde nöbet tuttum. Tek yaptıkları bizi oyalamaktı. Kızımın başına kim bilir ne getirdiler. Her gelen ekip kızımın suda olmadığını söylese de savcı ısrarla Gülistan’ımın suda olduğunu söylüyordu. Artık bizim için son aşama. Oturma eylemine karar verdik. Cumhurbaşkanlığı bu işe el atsın. Neden zanlıyı tutuklamıyorlar. Ellerini vicdanlarına koysunlar. Neden bilgisayarlarını, telefonunu incelemediler. Artık öldüm. Aylar geçti perişan oldum.”

Oturma eylemi başlatan Doku’nun anne ve ablası, Valiliğin aldığı ‘eylem ve etkinlik yasağı’ kararı gerekçesiyle darp edilerek gözaltına alınıp, bir süre sonra serbest bırakıldı.

Savcılık dosyayı kapatıyordu

Gülistan Doku soruşturmasındaki gelişmeleri değerlendiren aile avukatı Ali Çimen, soruşturmanın başlama aşamasında olay yerine giden polislerin, savcıdan talimat alma yerine Abarakov’un üvey polis babasını arayıp baş şüpheliyi serbest bıraktığını kaydetti. Av. Çimen, Abarakov hakkında makul kuvvetli şüpheler olmasına rağmen gözaltı işleminin yapılmadığı gibi, Gülistan’ı zorla bindirmeye çalıştığı araç ile bilgisayar ve telefonunda herhangi bir şekilde bilimsel inceleme yapılmadığını da dile getirdi. Abarakov’un sadece ifadesi alınıp serbest bırakıldığını söyleyen Çimen, Abakarov’un, annesinin ve polis babasının ifadelerinin yalan olduğunun ortaya çıktığını ifade etti.

Gülistan’ın 5 Ocak günü kaybolduğu saat 12.25 sıralarında suya düşen (Dinar Köprüsü) bir nesne izlenimi yaratıldığını söyleyen Çimen, bu aşamadan sonra sadece saat 11.00 ile 13.00 arasında bir çalışma yapıldığını belirtti. Tüm soruşturmanın da buna göre yapıldığını dile getiren Çimen, “Savcılık yavaş yavaş dosyayı kapatıyordu. Biz dosyaya dahil olduğumuzda 5 Ocak’ta saat 16.41’de Gülistan’ı iki tanık tarafından görüldüğü anlaşıldı. 12.25’teki intihar tezi bu anlamda tanık ifadeleriyle çöktü. Biz Gülistan’ı gören kişilerin HTS kayıtlarını istedik. Bunların 16.46’da köprüden geçtikleri de görüldü. Ailenin bu durumdan hiç haberi yoktu. Saat 16.41’de kızlarının yaşadığını bilmiyorlardı. Aile 12.25’te intihar ettiği tezine inandırılmıştı. Aile her gün köprüye gidip cesetlerini almak için bekliyordu” dedi.

İntihar tezi çöktü

Saat 12.25’teki görüntülerin sağlıklı olmadığını tespit ettiklerini söyleyen Çimen, savcılıktan görüntüleri iyileştirmelerini istediklerini, ancak ‘köprüdeki görüntüleri iyileştiremiyoruz, ancak bu kadar oluyor’ cevabını aldıklarını paylaştı. Bunun üzerine TÜBİTAK gibi kurumlara verilerek görüntülerin iyileştirilmesini talep ettiklerini dile getiren Çimen, Emniyet’in Gülistan’ın kaybolduğu gün baş şüpheli ile görüşmelerine ait 13 dakikalık görüntüyü beden dili yapmadan iyileştirmediğini ve bunu bir saniye ile sınırlı tutuğunu söyledi. Kafe ve köprüden atıldığı düşünülen görüntüleri bilirkişiye gönderdiklerini belirten Çimen, “Kafe önündeki Gülistan’ın 13 dakika boyunca baş şüpheli tarafından zor kullanıldığı, tehdit edildiği ortaya çıktı. İkinci görüntüde ise saat 12.25’teki emniyet tutanağının da düzmece olduğu ortaya çıktı. Gülistan atlamış olsaydı düşen bir nesnenin ‘V’ şeklinde dalgalanma yaratacağını, bununda bir piksel kayma olduğu ortaya çıktı. Tutanağı hazırlayanlar piksel kayması olduğunu bilmiyorlar mı? Biz veya savcılık bilmeye bilir. Fakat bunlar görüntü inceleme uzmanı piksel kaymasının ne olduğunu bilirler. Bilerek Gülistan için intihar algısı oluşturuldu. Baş şüphelinin babası polis. Gülistan’ın intihara eğilimli olan bir kadın olduğunu gösteren paylaşımlarda bulundu. Neden özellikle intihar deniliyor. İntihar tezi de bilirkişi raporuyla çöktü” dedi.

Yanıtı aranan soru

Tüm bunlarla birlikte dosyaya HTS kayıtlarının girdiğini belirten Çimen, Abarakov’un polis babasının 5 ayrı telefon hattı olması üzerinde durdu. Çimen, bu duruma dair şüphelerini şöyle dile getirdi: “Düşünün bir polis memurunun 5 ayrı telefon hattı var. Bir polis memurunun neden 5 ayrı telefon hattı kullanır. Bir insanın bir veya iki hattı olur. 5 hat üzerinde biz HTS çalışmaları yaptık. Bu HTS çalışmalarında gördük ki, Gülistan’ın en son görüldüğü 12.21’deki sinyal bilgilerinin kesildiği yerin hedef hatlarının da mezarlık yanına gittiği görüldü. Hem rapor geldi dosyaya hem de HTS’ler geldi. Durumlara rağmen tutuklama talebinde bulunduk ret edildi. Şu an savcılıkta bekleyen 4 ayrı dilekçemiz var. Henüz yanıt gelmedi. Zaten soruşturma savcısı bizimle uzun zamandır görüşmüyor. Yazılı verin diyor. Yazılı gönderdiğimizde de makul gerekçelerle hızlı bir şekilde yanıtlamıyor. İki aydır yanıt bekliyoruz. Bu talebimiz kabul edildi, kabul edilmedi de diyemiyorum.”

56 gün sonra mesaj attı

Olaydan 56 gün sonra Abarakov’un telefonuna el konulduğunu ifade eden Çimen, “Baş şüpheli telefonuna el konulacağını biliyordu. Dosyadaki bilgilerden haberdar. 56 gün Gülistan’ı merak etmeyen şüpheli bir anda telefonun alınacağı gece Gülistan’a onlarca mesaj attı. Bir insan neden bir kişiyi merak etmez. Çünkü onun akıbetini biliyordur. Bunun başka bir açıklaması olamaz” diye konuştu.

Şüpheliler için çember daralıyor

Abarakov’un tutuklanması halinde dosyanın hız kazanacağını vurgulayan Çimen, şüphelinin tutuklanması halinde gerçeği söyleyeceğini savundul. Delillere müdahale edilemeyeceğini de belirten Çimen, “Şüpheliler açısından çember daralıyor. Dosyada sessizlik var. Soruşturma makamları ciddi anlamda etkin soruşturma yürütmüyor. Taleplerimizi makul gerekçelerle yanıtlamıyorlar. Buna rağmen dosyada müthiş bir basın desteği, Dersim Kadın Platformu, Rosa Kadın Derneği gibi bir çok kadın kurumlarının takibi ile dosyamız kesinlikle kapatılmayacak. Onlar yargılanacaklar.  Gülistan Doku 21 yaşında genç bir kadındır. Herhangi bir siyasi yönü yok. Dosyayı AHİM’e kadar taşıyacağız. Yaşam hakkının ihlal edildiği, etkin bir soruşturma yapılmadığı da anlaşılacak. Bu soruşturmayı yapmayanlar hakkında da görevi kötüye kullanma, görevi ihmal suçları gelişecek” dedi.

Suç duyurusunda bulunulacak 

Av. Çimen, Gülistan’ın bulunması talebiyle başlattıkları eylemde anne Bedriye ve abla Aygül Doku’nun gözaltına alınmasına ilişkin de “Sadece elinde kızının fotoğrafı bulunduğu bir basın açıklaması gerçekleştirilecekti. 5 dakika içerisinde Gülistan’ın annesi Bedriye ve ablası Aygül Doku orantısız güç ile gözaltına alındı. Demek ki gözaltı kararı verilebiliniyormuş. Buna bile istenildiğinde müdahale edilebiliniyor. Bu talimatlar veriliyormuş. Biz bunu anladık. Biz bunun içinde suç duyurusunda bulunacağız” diye belirtti..