Gıda-İş: İşçilerin sağlığı patronların insafına bırakılamaz

Gıda-İş Sendikası Bursa Şube Başkanı Nuri Aysever, “Evine ekmek götürme derdi olan biz işçiler her gün tezgahlarda ölümle burun buruna çalışıyoruz” dedi

DİSK’e bağlı Gıda-İş Sendikası Bursa Şubesi, dondurulmuş sebze-meyve ve unlu mamuller üretimi yapan Kerevitaş’ta işçi Ahmet Durmalar’ın koronavirüsten (Kovid-19) hayatını kaybetmesi üzerine basın açıklaması yaptı.

Sendika binasında yapılan açıklamada konuşan Gıda-İş Sendikası Bursa Şube Başkanı Nuri Aysever, “Salgın dünyanın her tarafında, işçi ve emekçileri vurmaya devam ediyor. Yüzlerce işçi arkadaşımız alınmayan önlemler nedeniyle salgında hayatını kaybetti. Bursa’daki fabrikalarda her gün vaka haberleri gelirken üretimde son hızıyla devam ediyor. Delphi Aptiw fabrikasında 15 gün içinde 3 işçi Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetti. Son olarak da geçtiğimiz günlerde Bursa’da dondurulmuş sebze-meyve ve unlu mamuller üretimi yapan Kerevitaş’ta işçi Ahmet Durmalar koronavirüsten hayatını kaybetti. Farklı bölümlerde çalışan birçok işçinin virüse yakalandığı bilgisi geliyor bizlere. Çarklar dönsün çağrıları yapılırken o çarklarda işçiler koronavirüsten her gün ölüyor. Evine ekmek götürme derdi olan biz işçiler her gün tezgahlarda ölümle burun buruna çalışıyoruz” dedi. Aysever, Gıda-İş olarak taleplerini şöyle sıraladı:

  • Bir an evvel üretime ara verilmeli!
  • Tüm işçiler en az 14 gün süreyle evde izole edilmeli, izinde geçen süre için işçiler hiçbir hak kaybı yaşamamalı yani ücretli izne çıkarılmalıdır.
  • Tüm çalışanlara test yapılmalı, ücreti patron tarafından karşılanmalıdır.
  • Fabrika yeniden üretime başladığında ise: İşçi sağlığı ve iş güvenliği komiteleri oluşturularak çalışmalara başlanmalı.
  • İşyerlerinde koronavirüse karşı nasıl önlem alınacağına dair, üretim süreçlerinde eğitim verilmeli.
  • İşyerinde düzenli hekim kontrolleri yapılmalı.
  • Tuvalet, yemekhane, kantin, servisler, duş alma yerleri gibi işçilerin ortak kullandığı ve bir arada bulundukları alanlar dezenfekte edilip hijyen acilen sağlanmalı.
  • İşyerlerinde sağlıklı beslenme için hijyenik koşullarda, bağışıklık sistemini güçlendirici gıdalar verilmeli.
  • İşyerlerinde her iki saatte bir, işçilerin 15 dakika havalandırmaya çıkarılmalı, yemek saatleri uzatılmalı, koruyucu maske verilmeli, iş kıyafetlerinin temizliğine önem verilmeli, dezenfektan ürünleri işçilere ücretsiz dağıtılmalı, her türlü koruyucu malzeme patronlarca sağlanmalı.
  • İşyerlerinde bantlar arasında en az bir metrelik sosyal mesafe sağlanmalı.
  • Gece vardiyaları kaldırılmalı, çalışma saatleri düşürülmeli, haftalık izin süreleri iki güne çıkarılmalı.
“Patronların kar hırsı ve sendikaların sınıf dışı yaklaşımına karşı birlik olalım”

Aysever, “Bizlerin sağlığı patronların insafına bırakılmamalıdır. Kerevitaş fabrikasında örgütlü olan Öz Gıda-İş Sendikası yaşananlar karşısında sessiz kalarak kendi konumunu bir kez daha belli etmiş durumda. Kerevitaş işçilerinin taleplerine geçmişte olduğu gibi bugün de kulaklarını tıkayıp gözlerini bağlayan Öz Gıda-İş Sendikası vakalar için bir açıklama yapmak yerine ‘Kerevitaş işyeriniz ve sendikanızla ilgili basında, sosyal medyada asılsız haberler, paylaşımlar yapılmakta dikkatli olunuz’ mesajı atıyor. Sendikasına üye işçilerin sorunlarını çözmek yerine Kerevitaş işçilerinin söylediği ‘Patronun haklarını savunuyor’ sendikamız söylemini bir kez daha açık bir şekilde kanıtlamış olduğunu” vurguladı.

Salgın koşulları bir kez daha bize gösterdi ki bizler örgütlü hareket etmezsek payımıza açlık, ölüm ve hastalık düşüyor diyerek devam eden Aysever, “Patronların kar hırsına ve sendikaların bu sınıf dışı yaklaşımına karşı bizler kendi birliğimizi kurarak haklarımızı geri kazanmalıyız.  Sağlıklı, güvenli ve emeğimizin karşılığını almak için örgütlü hareket etmekten başka çaremiz yok. Kerevitaş’ta hayatını kaybeden işçi kardeşimiz Ahmet Durmalar’ın ailesinin ve tüm işçi sınıfının başı sağolsun” dedi.