ESP ve SGDF gözaltıları protesto etti: “Faşizme teslim olmayacağız!”

ESP ve SGDF, Ankara merkezli gerçekleştirilen ev baskınlarında üye ve yöneticilerinin gözaltına alınmasına ilişkin İHD Ankara Şube binasında basın toplantısı düzenleyerek operasyonu protesto etti.

Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu’na (SGDF) yönelik bu sabah saatlerinde Ankara merkezli gerçekleştirilen ev baskınlarına ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube binasında basın toplantısı düzenlendi.

ESP ve SGDF’nin düzenlediği basın toplantısına HDP, SMF, Kaldıraç, Devrimci Parti, Devrimci Alevi Dernekleri Federasyonu ve SYKP destek verdi.

Basın açıklamasını okuyan Tülin Gür, sabah saatlerinde gerçekleşen operasyonda ESP MYK üyesi Suat Çorlu, ESP Ankara İl Başkanı Güngör Didar Gül ve ESP Ankara İl Yöneticisi Hacer Atahan, SGDF üyeleri Ali Can Yılmazer ve Şahan Doğuş Akkaya ile Suruç katliamı avukatlarından Ezilenlerin Hukuk Bürosu avukatı Can Tombul’un İstanbul, Ankara, Diyarbakır, Antakya ve Samsun’da evlerine yapılan polis baskınları sonucunda gözaltına alındığını söyledi.

Gür, aynı operasyon kapsamında Suruç katliamında katledilen SGDF üyesi Yunus Emre Şen adına Mamak’ta açılan Yunus Emre Şen (Keke) Gençlik Kültür Merkezi’nin de polis tarafından dağıtıldığını edildiğini vurguladı. Gür, Ankara merkezli bu operasyonun yanısıra İzmir’de başka bir dosyadan kaynaklı gözaltına alınan SGDF üyesi Alev Özkiraz’ın ise birkaç saat önce tutuklandığını söyledi.

Gür, açıklamanın devamında şunları söyledi:

“2000’lerin başındaki rejim krizi sonucunda burjuva değişim programı çerçevesinde iktidara gelen AKP, bir yandan Kürtlerin ve Alevilerin özgürlük ve statü taleplerini bireysel – kültürel haklar temelinde geçiştirmeye çalışmış, diğer yandan da ABD ve AB emperyalistlerinin mali-ekonomik sömürgeleştirme planlarını harfiyen uygulayarak emekçi sınıfları tekellerin ucuz, güvencesiz ve örgütsüz işgücü deposu ve pazarı haline getirmişti. Ancak Gezi İsyanı, 6 – 8 Ekim Serhildanı, Rojava Devrimi ve nihayetinde ezilen sınıf ve toplumsal kesimlerin birleşik cephesi olan HDP’nin yükselişi ile birlikte burjuva değişim programı çökünce rejim tekrar varoluşsal bir krize sürüklenmiş, AKP/Saray iktidarı da çareyi politik islamcı faşist burjuva diktatörlüğe evrilmekte ve işçi sınıfına, Kürt halkına, Alevilere ve onların örgütlü güçlerine savaş açmakta bulmuştu. OHAL ve KHK düzenini kalıcılaştırmasının da, Afrin’i hedef alan sömürgeci ve yayılmacı savaş politikalarının da, ırkçılığı, sömürüyü ve dinsel gericiliği ‘Milletin değerleri’ olarak vaaz edip, emek, özgürlük ve demokrasi mücadelelerini ise ‘terörizm’ olarak yaftalamasının da sebebi budur.”

ESP ve SGDF’ye yönelik gerçekleştirilen gözaltı operasyonunun da, tutsaklara yönelik tek tip elbise dayatmasının da saldırı sürecinin bir parçası olduğunu, faşist diktatörlüğün kendi bekası için bu saldırıları örgütlediğini belirten Gür, “Ne devrimciler tutuklamak ile biter, ne de özgürlük isteyenlerin isyanı sonsuza kadar baskılanabilir. Sosyalistler olarak üzerimize düşeni yapmaya, yani hem faşizmin cepheden saldırılarına direnmeye, hem de işçi sınıfı ve ezilenler içinde antifaşist direnişi örgütlemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Gür’ün ardından ESP MYK üyesi Alp Altınörs, SGDF Eşbaşkanı Ceren Çoban, HDP İl Yöneticisi Derya Bakır ve Devrimci Parti’den Gültekin Koç da birer konuşma yaptı.

ETHA