Eren Keskin: İnsan haklarının kırıntısı bile kalmadı

En yoğun hak ihlallerinin kadınların bulunduğu cezaevlerinde gerçekleştiğini ifade eden Eren Keskin, cezaevlerindeki genel tabloyu değerlendirerek, “Türkiye’de insan haklarının kırıntısı bile kalmadı” dedi.

Türkiye’de hak ihlallerinin en yoğun hissedildiği alanlardan biri kuşkusuz cezaevleri. OHAL ilanıyla birlikte işkence ve kısıtlamaların keyfileştiği cezaevlerinde başta siyasi tutsaklar olmak üzere çok sayıda tutsak insan hakları ihlaline maruz bırakılıyor. Avukat ve aile görüşleri kısıtlanan, tek tip kıyafet uygulamasıyla gündeme gelen, yaka kartı takılarak kimliksizleştirilen ve askeri düzen dayatılan cezaevlerinde her şeye rağmen direnişin nabzı da düşmüyor. Tarsus T Tipi Cezaevi’nde aylar önce kadın tutsakların öncülüğünde başlayan ve son bulan açlık grevi eylemleri Elazığ Cezaevi’nde yine kadın tutsakların öncülüğünde devam ediyor. Cezaevlerindeki hak ihlalleri hakkında konuştuğumuz İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Eren Keskin, “İnsan Hakları Haftası’nda en çok konuşmamız gereken yerler cezaevleridir” dedi.
Türkiye’de yıllardır devlet tarafından şiddete maruz bırakıldıklarını söyleyen Eren, “Ancak eskiden hak savunucuları olarak şikayette bulunduğumuzda, devlet kendi memurunu savunma pozisyonuna geçerdi. Bugün ise işkence edilmiş insanların fotoğraflarını kendi medya hesaplarında yayınlayacak kadar fütursuzlar” diye konuştu.
‘TUTSAKLAR YATACAK YER BULAMIYOR’
Cezaevlerindeki fiziki işkencelerin bir dönem dahi olsa azaldığını ancak son zamanlarda artarak devam ettiğini hatırlatan Eren, “Cezaevlerinde çeşitli sorunlar var. Örneğin 18 kişilik odada 50 kişi kalıyor. Tutsaklar yatacak yer bulamıyor ya da nöbetleşe yatıyor. Diğer bir sorun ise ortak alan yok! Yani insanlar cezaevi içinde ikinci bir cezaevi durumu yaşıyor” diye belirtti.
‘EN BÜYÜK HAK İHLALİ KADIN CEZAEVLERİNDE’ 
Siyasi tutsakların üzerinde baskı, yalnızlaştırma ve izole etme politikalarının uygulandığını dile getiren Eren, “En ufak bir hak talebinde disiplin cezasına çarptırılıyorlar. Kendi hakları olan şeyleri istediklerinde ‘baş kaldırma’ olarak algılanıp cezalar alıyorlar. Bazı cezaevlerinde yemeklerden böcek çıkıyor” dedi.
Kadın cezaevlerinde ise banyo ve özel alanlara kameralar koyulduğunu ifade eden Eren, “Bu en büyük insan hakkı ihlalidir. Kadınlar bunu taciz olarak değerlendiriyorlar. Her anlarının kameralar tarafında gözetilmesi son derce korkunç bir şey. Türkiye’nin altına imzasını atığı uluslararası sözleşmelere aykırı bir şey ve yasaya uymayarak halk ihlallerini yapmış oluyor” diye aktardı.
‘RAPOR VERİLMEMESİ İNSAN HAKLARINA AYKIRI’
Tarsus T Tipi ve açlık grevinin 42.gününde olan Elazığ Cezaevi’nde kalan kadın tutsakların durumuna da değinen Eren, “Her iki cezaevinde de hak ihlalleri çok vahim bir boyutta. Cezaevinde anneleri ile sağlıksız koşularda yaşayan çocukların durumu gerçekten dünyanın hiçbir yerinde görülmemiştir. Hasta tutuklular ve yaşlıların orada yaşaması ve sağlıkları ile ilgili  rapor verilmemesi insan haklarına aykırı bir durum” dedi.
‘ATK DEVLETİN SÖZCÜSÜ!’
Tabipler Odası ve bağımsız hekimlerin verdiği sağlık raporlarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini dile getiren Eren, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde bu konuda Türkiye’nin de bağlayıcı olduğu kararlar var. Buna rağmen Adli Tıp Kurumu devletin sözcüsü olarak davranıyor ve bağımsız raporlar vermiyor. Cezaevlerinde birçok ölüm bu yüzden gerçekleşiyor” diye konuştu.
‘ÇOK ÜZÜCÜ BİR DURUM’
“Türkiye’de insan hakları konusunda bir ‘kırıntı’ bile kalmamış” diyen Eren, son olarak tek tip elbise dayatmasına değindi. Bu dayatmanın çok ciddi sorunlara sebep olacağını dile getiren Eren, “Umarım bu yanlıştan bir an önce dönerler” diye ifade etti.
İnsan Hakları Haftası’nda insan haklarını değil insanların maruz bırakıldığı hak ihlallerini konuştuklarını belirten Eren, “Bu bizim için çok üzücü bir durum bir ülke için de çok vahim bir durum. Tutuklamanın bu kadar fütursuzca yaşandığı bir dönem hatırlayamıyorum” dedi.
Eren, son olarak 20 Aralık’ta İHD Cezaevi Komisyonu’nun hazırladığı raporu kamuoyu ile paylaşacaklarını belirtti.
JINNEWS