Duran Baysal’ın 2. duruşması bugün Diyarbakır Adliyesi’nde görüldü

Duran Baysal’ın 2. duruşması bugün Diyarbakır Adliyesi’nde görüldü. Davanın Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülme taleplerinin reddedildiğini belirten Avukat Semra Demir, ara karara itiraz edeceklerini söyledi. Duruşma 26 Mart 2021’e ertelendi

Cami inşaatında çalışırken çelik halatın kopması sonucu hayatını kaybeden Duran Baysal’ın yaşamını yitirmesinden 4 yıl sonra açılan davanın 2. duruşması bugün görüldü.

Duruşma sonrasında İnşaat Mühendisleri Odası’nda basın açıklaması gerçekleşti

Avukat Semra Demir’in sözleriyle başlayan basın açıklamasında, Demir, ilk davadan bu yana yaşananları aktardı ve tüm meslektaşlarını davanın tapiçisi olmaya davet etti.

‘Bilirkişi raporlarında iş verenlerin gerekli önlemleri almadığı görülüyor’

İlk davada bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiğini söyleyen Demir, ilgili dosyada 3. bilirkişi raporu olduğunu ve soruşturma aşamasında da 2 bilirkişi raporu hazırlandığına değindi. Tüm bilirkişi raporlarının ortak özelliğinin iş verenlerin işçi sağlığı ve güvenliği önlemleri almadığı, işçilere herhangi bir güvenlik eğitimi vermediği, gerekli sağlık denetimlerini yapmadığı ve koruyucu ekipman vermedikleri görülüyor dedi.

Ancak raporlara rağmen bilirkişinin, Duran Baysal’ın deneyimli bir inşaat işçisi olduğunu, bu nedenle alması gereken önlemleri bildiğini ve koruyucu ekipman kullanması gerektiğini ifade ettiğini belirten Demir, rapora itiraz ettiklerini, verilmeyen bir ekipmanın kullanılmasının beklenmesinin mümkün olmadığını ve hayatın olağan akşına aykırı olduğunu söyledi. Ayrıca sadece işçinin deneyiminden yola çıkarak ona kusur adledilmesinin dosyalarda olağan ve yaygın olduğunu, işçilerin deneyimli olmasına rağmen, işverenlerin denetim yükümlülüğünü, gerekli denetimleri alma yükümlülüğünü ortadan kaldıramadığını belirtti.

‘Dosyanın ağır ceza mahkemesine görülmesi talebimiz reddedildi, fakat itirazımızı edeceğiz’

Raporla birlikte artık bir taksirden söz edilemeyeceğini, bu davranışların olası bir kast olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini ve görevsizlik isteminde bulunduklarını belirten Demir, iş cinayetlerinde yaşamını yitirenlerin sayısına dikkat çekti.

“2019 yılında 1736 işçi, işçi cinayetlerinde yaşamını yitirmişken, 2020 yılının Ekim ayına kadar 1736 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiş. Sayılar her geçen gün artıyor. Bu ölümlerin temel nedeni, alınmayan önlemlerdir. İşverenlerin maliyet kısıtlaması nedeniyle işçilerin canını yok saymasıdır. Biz bunları gözeterek, aynı zamanda yargıtayın yakın tarihte Soma ile ilgili verdiği kararı da örnek karar olarak dosyaya sunarak bir olası kast olduğunu, işçilerin yaşamlarını kaybedeceklerini bilmelerine rağmen en basit koruyucu ekipmanları işçilere temin etmediğini, bu nedenle bu yükümlülük basit bir taksir gibi değerlendirilemeyeceğini söyledik.

Soma’daki işverenlerin uyarılarına rağmen önlemlerin almadığı, Duran’ın dosyasında ise buna ilişkin herhangi bir belgenin olmadığı gerekçesiyle görevsizlik talebimizi reddetti. Biz bu verilen ara karara ilişkin itirazlarımızı gerçekleştireceğiz. Umuyoruz ki, dosyayı inceleyen bir mahkeme buradaki görevsizlik talebimizin gerekçesini anlayabilir ve
itirazımızı kabul eder.

Bu duruşmada bugün aynı zamanda asıl işveren olan Ekrem Karakoç da dinlendi. Adı inşaat limited.. olarak devam eden şirketlerden birinin sahibi olmasına rağmen bir inşaat işiyle uğraşmadığını, sadece fabrikasının bulunduğunu, cami inşaatı ile ilgili de herhangi sorumluluğunun olmadığını, sadece bağışçı olduğunu söyledi.

Oysa, dosya içerisinde yer alıyor. Mimarlık firması ile alt yüklenici sözleşmesi imzalamış. Dosya içerisindeki belgelere rağmen göz göre göre yalan söylüyorlar.

Celse arasında dinlenen işverenlerden Şahin Doğan, tüm sorumluluğu üstünden atmakta ve Duran Baysal’la birlikte aynı inşaatta çalışan iş arkadaşlarını suçlu olarak göstermektedir. Onların önlem almadığını söylemekte, kendisinin asıl işveren olmadığını, işleri Duran Baysal’ın bir arkadaşına devrettiğini, aralarında alt yüklenicisi sözleşmesi olduğunu söylemekte ve bu nedenle herhangi bir sorumluluğuun olmadığını söylemektedir.

Bu dosya ve tüm uygulamada gördüğümüz üzere işverenlerin tüm sorumluluğu üzerilerinden atmaya çalıştığını, adeta işçileri ve arkadaşlarını sorumlu göstermeye çalıştığını görüyoruz. Bugün olan da buydu. Biz de buna yönelik itirazlarımızı dile getirdik. Dosyada eksikliklerin giderilmesi, iş kazası dosyasının istenmesi, tanıkların dinlenmesi talebinin incelenmesi için dava 26 mart 2021 09:30’a ertelendi.

Biz bu dosyayı takip etmeye devam edeceğiz, ısrarla bu dosyada bu mahkemenin görevli olmadığını, bunların basit bir taksir eylemi olarak değerlendirilemeyeceğini, bunların artık bir olası kast olduğunu, sadece Duran Baysal nezninde değil, tüm işçi cinayetlerinin dosyasında bu eylemlerin artık olası kasta ulaştığını söylemeye devam edeceğiz.

Buradan da tüm meslektaşlarımıza çağrımızdır; duruşmalarda birlikte bulunmaya davet ediyoruz.

Detaylar geliyor..