DTK ve DBP 8 kentte buluşma gerçekleştiriyor: Birlikte örgütlenip birlikte güçleneceğiz

HDP’den sonra DTK ve DBP de 15-27 Ağustos tarihleri arasında 8 kentte halk buluşmaları gerçekleştirecek.

Halkların Demokratik Partisi’nden (HDP) sonra Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) de kentleri gezerek, halk buluşmaları yapacak. HDP’nin başlattığı “Demokratik Mücadele Programı”na katkı amaçlı DTK ile birlikte 13 günlük program çıkaran DBP, 15-27 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek program için yazılı açıklama yaptı.

Programın içeriğine dair bilgilere yer verilen açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bugüne sorunları baskıyla, ötelemeyle, şiddet ve zor ile çözmeye çalıştığı, bu yöntemlerin belli bir dönem etkili olsa da kalıcı çözüm üretemediği ve başarılı olamadığı vurgulanarak, sorunların daha da büyüdüğü belirtildi.

Tüm yollar denendi çözülemedi 

Cumhuriyetin ilanından sonra İttihat Terakki anlayışıyla birlikte, ulus devletçi bir yapının oluştuğu ve Kürtlerin bu baskıcı anlayışa karşı mücadele ettikleri kaydedilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: “Cumhuriyetin ilk yıllarında dayatılan bu anlayışları ve politikaları Kürtler hiçbir zaman kabul etmemiştir. Dayatılan asimilasyon politikalarına karşı direnmişlerdir. Günümüze baktığımızda o dönemin ırkçı, şiddet odaklı politikaları ve dayatmaları hala devam etmektedir. ’29’uncu İsyan’ dedikleri, ‘Son isyan’ diye adlandırdıkları, ’24 saatte bitiririz’ dedikleri sorun ise yaklaşık 30 yılı aşkın bir süredir devam etmektedir. ‘Son isyanı’ da şiddet, katliam ve baskılarla çözmek istediler. Ama her yönelim sonrası büyüyerek devam etti. On binlerce insanımızın yaşamına mal oldu. Yüz binlerce insanımızın zorla göçertilmesine, köylerin boşaltılıp yakılmasına, doğanın tahribine neden oldu. Yüz milyarlarca dolarlık ekonomik kaynakların hebasına neden oldu. Tüm yollar denendiği halde çözülemedi.

‘Faşist bir rejim’

Sayın Abdullah Öcalan’ın İmralı’da devlet yetkilileri ile görüşmesi sonrasında 2013 Newroz’unda açıkladığı deklarasyon ile çatışmalar sona ermiş ve barışçıl bir çözüm yolu denenmiştir. Bu süreçte Türkiye’ye bakıldığında; çatışmalar sonlanmış, göç ettirilmek zorunda kalan bir kısım aileler yeniden köylerine, doğdukları topraklara geri dönmüşlerdir. Barış iklimi hakim olmuş, ekonomik refah seviyesi artmıştır. Savaşa aktarılan ekonomik, siyasi vb. tüm kaynaklar tüketilmediğinden, Türkiye ekonomik ve siyasi açıdan bir ilerleme sağlamıştır. Böylesi bir süreç devam ederken, AKP kendini bir ömür iktidarda tutma amaçlı, diktatöryal sistemi ön plana çıkarmış, yeniden daha kanlı bir şekilde, sivil farkı gözetilmeksin toplumun tüm kesimlerine saldırmış, demokratik tüm halklar askıya alınmış, kanlı katliamlarla halk bastırılmak istenmiştir. 15 Temmuz günü gerçekleştirilmek istenilen senaryoyu ‘Allah’ın lütfu’ olarak niteleyerek, Türkiye’de faşist bir rejim inşa etmişlerdir.

‘Kürtlere saldırılar’

15 Temmuz sonrasında binlerce emekçinin işine gerekçesiz son verilmiş, yüz binlercesi gözaltına alınıp tutuklanmıştır. Adeta Türkiye bir halklar cezaevine dönüştürülmüştür. İlk başlarda FETÖ adı altında operasyonlar yapılmış ama sonrasında muhalif, durumdan hoşnut olmayan tüm kesimlere yönelirmiş, cadı avı başlatılmıştır. Kürt olmak yine her dönemde olduğu gibi bu dönemde de suç kabul edilmiş, Kürt dili ve kültürüne saldırılar geliştirilmiştir. Kürt kentlerindeki belediyelerimize kayyımlar atanmış, kadın, gençlik ve çocuk merkezleri kapatılmış, ırkçı asimilasyoncu politikalar uygulanmıştır. Muhalefet korkutulmuş, milletvekilleri, belediye başkanları ve parti üyelerimiz tutuklanmıştır. Kent merkezleri tankla topla yerle bir edilmiş, katliamlar yapılmıştır. Küçük çocuk bedenleri buzdolabında saklanmış, Taybet Ana’nın cansız bedeni günlerce sokak ortasında bekletilmiştir.”

‘Topyekûn direniş’

HDP’nin başlattığı “Demokratik Mücadele Programı”nın üçüncü ayağına katkı sunacakları belirtilen açıklamada, “Böylesi bir süreçte, halkların ve hakların inkar edildiği, işçiler, kadınlar ve çocukların yok sayıldığı, muhaliflerin baskı altına alındığı, demokrasinin esamesinin bile okunmadığı böylesi bir dönemde tüm bu anti demokratik uygulamalara karşı özgürlükçü anlayışı dayatmak ve hakim kılmak için, halkların nefesi olabilmek için yola çıkıyoruz” diye belirtildi.

DTK, DBP ve tüm muhalif kesimlere saldırıların yoğunlaştığı kaydedilen açıklamada, “DTK’nin tüm çalışmaları illegalize edilmiş, delegeleri gözaltına alınıp tutuklanmıştır. DTK üyeliği suç sayılmıştır. Çalışma yürüttüğü binası basılmış, mühürlenmiştir. Eşbaşkanı Sayın Leyla Güven’in vekilliği düşürülmüştür. DTK’nin çalışmaları engellenmiştir. Bizler böylesi bir süreçte çalışmaları engellenen, binası mühürlenen DTK’nin yanında yer alarak, anti demokratik uygulamalara bir an önce son verilmesi için, DTK’nin her daim yanında olacağımızı belirtiyoruz. DTK’nin yanı sıra DBP’ye, demokrasi güçlerine yönelik ağır baskıların ve saldırıların arttığı bir dönemi de yaşıyoruz. Bizlerde bu topyekûn saldırılara karşı topyekûn direniş hattını hep birlikte örgütleyeceğiz” denildi.

‘Birlikte örgütlenmek’

Türkiye’nin karanlık bir uçuruma doğru yol aldığı vurgulanan DBP açıklamasında, şu ifadeler kullanıldı: “Bu uçuruma gidişatı önlemek için, demokrasinin tesisi için çalışmalar yürüteceğiz. Bu kapsamda Kürt sorununun barışçıl çözümü için, kadın, gençlik, işçi hakları için, doğanın tahribatının önlenmesi ve tüm canlı hakları için, hak ve özgürlükler için 15 Ağustos tarihinde DTK ve DBP Eşbaşkanları başta olmak üzere, demokrasiye inanmış, muhalif, emekten yana dostlarımızla batıda İstanbul, İzmir ve Mersin buluşmaları, bölgede ise Dersim, Şırnak, Mardin, Van ve Hakkari buluşmaları için yola çıkacağız. Bu süreçte, inançlarımız için, demokrasi için, hak ve özgürlüklerimiz için, toplumun tüm kesimleri ile bir araya geleceğiz. Kent kent, mahalle mahalle, sokak sokak örgütlenerek, buluşarak, yüreklerimizde büyüttüğümüz umutları birleştirip umut seli yaratacağız. Bu sel ile faşizmi yıkacağız. Bu inançla tüm demokrasi güçlerine, emeğe değer verenlere, hak ve özgürlükler için bedel ödeyen tüm kesimlere sesleniyoruz. Birlikte örgütlenip birlikte güçleneceğiz. Hep birlikte bu faşizmin griliğini gökkuşağı renklerine boyayacağız.”

Kent programları

DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk ve DBP Eş Genel Başkanı Salihe Aydeniz’in katılacağı bölge kentlerindeki programın tarihleri şöyle:

Dersim: 15-16 Ağustos

Mardin: 17-18 Ağustos

Şırnak: 20-21 Ağustos

Hakkari: 22-23-24 Ağustos

Van: 25-26-27 Ağustos

DTK Eşbaşkanı Leyla Güven ve DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır’ın katılacağı batı kentlerindeki programın tarihleri şöyle:

İstanbul: 15-16-17-18-19 Ağustos

İzmir: 20-21 Ağustos

Mersin: 25-26 Ağustos