Dolarda 7,45 ile tarihi rekor: Doğu Akdeniz’deki gerilim ve rezervlerdeki erime etkili

Güne 7,34’ten başlayan dolar yukarı yönlü hareketini sürdürerek 7,45’e çıktı. Artışta Doğu Akdeniz’deki gelişmeler ve TCMB’nin rezervlerine yönelik endişeler etkili oluyor.

Dolar/TL’de bu hafta başında 7,34’lerden başlayan yükseliş hareketi kuru 7,45 seviyesine kadar geldi. Sabah saatlerinde 7,35’li seviyelerden parite etkisiyle yeniden 7,40’a doğru yükselen dolar/TL’de enflasyon verisinin beklentilerden daha iyi gelmesine rağmen yükselişini sürdürdü.

Dolar/TL’de tüm zamanların en yüksek seviyesi 7,4160 olarak geçtiğimiz hafta görülmüştü. Dolar, enflasyon verisinin açıklanmasının ardından sürdürdüğü yükseliş trendiyle gün içinde 7,45 seviyesine kadar yaklaştı.

Dolar kuru, akşam saatlerinde 7,43-7,44 bandında seyrediyor.

Merkez Bankası’nın döviz rezervleri endişe konusu

Dolar/TL’de yükselişte Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmeler ve TCMB’nin rezervlerine yönelik endişeler etkili oluyor.

TCMB döviz rezervlerinin azalmasının, Türkiye’nin TL’yi destekleme kapasitesine olan güveni de azaltması olarak dile getiriliyor.

TL’nin baskı altında olmasına yol açan bir diğer neden ise Coronavirus salgını nedeniyle ülkeye döviz girişinde yaşanan düşüş olarak öne çıkıyor.

Reuters haber ajansı, para piyasası traderlarının yaptığı hesaplamalara göre, Merkez Bankası ve kamu bankalarının 2019’un başından bu yana TL’yi desteklemek için piyasaya yaklaşık 110 milyar dolar sattığını aktarıyor.

Bu yolla piyasadaki döviz likiditesinin artırılması ve TL’nin desteklenmesi amaçlanıyor.

Yaz sezonunda Türkiye’ye gelen yabancı turist sayısında yaşanan düşüş, turizm gelirlerinin geçen yılların oldukça gerisinde kalmasına yol açmış durumda.

Öte yandan, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ağustosta aylık bazda yüzde 0,86, yıllık ise yüzde 11,77 arttı.

Doların tüm paralar karşısındaki yükselişi gelişen piyasa paraları üzerinde baskı oluşturuyor.

Euro/TL ise sabah saatlerindeki 8,72’lerden 8,75’in üzerine doğru hareketlendi. Euro, akşam saatlerinde 8,81 seviyelerinden işlem görüyor.

Merkez Bankası’nın sıkılaştırma adımlarında sona gelindi mi?

Dolar/TL 7,35’li seviyelerden parite etkisiyle yeniden 7,45’e doğru yükselirken, piyasalarda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) ortalama fonlama maliyetinin bir aydan beri artışının durması sonrası sıkılaştırma adımlarında sona gelinip gelinmediğini izliyor.

Merkez Bankası, haftalardır politikasını sıkılaştırarak ortalama fonlama maliyetini yukarı çekiyor. Merkez Bankası, sıkılaştırma adımları kapsamında geleneksel yöntemle açtığı 1 Ekim vadeli repo ihalesinde ortalama yüzde 10,2 basit faizle 10 milyar TL verdi. Repo ihalesine 35,995 milyar TL teklif geldi.

Merkez Bankası, TL’deki değer kaybı karşısında ağustos ayının ortalarından bu yana TL likiditesini sıkılaştırarak para birimini desteklemeye çalışıyordu. Piyasayı politika faizi olan yüzde 8,25’ten fonlamayı kesen Merkez Bankası, ortalama fonlama maliyetlerini yüzde 11’in üzerine kadar çıkardı.

Bu girişim, TL’nin 7,30’lu seviyelerde kalmasını sağladıysa da son günlerde fonlama maliyetlerindeki artışın durmasıyla Dolar/TL tekrar yükselişe geçti.

Politika yapıcıların gelecek toplantısı 24 Eylül’de yapılacak.

Öte yandan, piyasada Yunanistan ile yeraltı kaynakları nedeniyle yaşanan gerilim ile birlikte AB ile ilişkiler de takip edilen ana konular arasında yerini koruyor.

Yatırımcıların doların değer kaybedeceğini öngörerek aldıkları pozisyonları azaltmaları ve Avrupa Merkez Bankası’nın euronun yükselişinden endişelendiği düşüncesiyle euro satmalarıyla dolar dünkü kazanımlarını korudu.

TL’de değer kaybı nelere yol açıyor?

Dış ticaret açığı veren ve enerjide dışa bağımlı olan bir ülke olan Türkiye için TL’nin değer kaybetmesi, ithalat maliyetlerini artırıyor.

Özellikle enerji ithalatı maliyetlerinin yükselmesi sonucu doğalgaz ve petrol fiyatlarındaki yükseliş, genel üretim maliyetlerini artırıyor. Üretim maliyetlerindeki artış işe TL’deki değer kaybının enflasyonu yükseltmesine yol açıyor.

2018 yılında Türk Lirası, ABD Doları karşısında hızlı değer kaybı yaşamış ve ardından enflasyon yüzde 20’nin üzerine tırmanmıştı.

TL’deki değer kaybının bir diğer etkisi ise TL geliri olan ancak dövizle borçlanan özel sektörde hissediliyor.

Türk Lirası’nın değer kaybetmesi, hem şirketlerin döviz borçlarını geri ödemesini hem de borçların çevrilmesini zorlaştırıyor.

Merkez Bankası verilerine göre özel sektörün 12 ay içerisinde geri ödemesi gereken döviz borcu 162 milyar dolar seviyesinde…