DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu: Hukuka, Adalete, Demokrasiye Büyük Darbe

HDP ve İsimsizler Hareketi kapsamında toplumsal muhalefete saldırı dalgası olarak örgütlenen gözaltılara ilişkin, DİSK Yönetim Kurulu adına DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun yaptığı açıklama:

İşsizlik rekor üzerine rekor kırarken, enflasyon halkı yoksullaştırırken, yurttaşları tehdit eden tehlikeli bir salgın hastalık nedeniyle hastaneler dolup taşarken ve resmi rakamlarla her gün 70’in üzerinde insanı pandemiden kaybederken ülkeyi yönetenlerden beklenen bu sorunlara dair çözümler üretmesidir. Ancak ülkeyi yönetenler çözümsüz kaldıkları her noktada baskı ve zor araçlarıyla muhalefeti ve kendisini eleştiren herkesi susturma çabasına yönelmektedir.

Seçilmiş belediye başkanlarına, milletvekillerine ve siyasetçilere yönelik 25 Eylül 2020’de düzenlenen operasyonla yok edilmek istenen sadece Türkiye’nin 6 milyon oy almış ikinci büyük muhalefet partisi değil, demokrasinin son kırıntılarıdır. HDP’li siyasetçilerin daha önce beraat ettikleri bir olaydan 6 yıl sonra tekrar gözaltına alınmasının bu olayla bir ilgisinin olmadığı açıktır. Kars’ın seçilmiş Belediye Başkanı Ayhan Bilgen’in daha önce tutuklandığı ve Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali verdiği dosyadan yeniden gözaltına alınmasının hukukla, adaletle bağdaşır bir yanı yoktur.

Yine aynı gün düzenlenen başka bir operasyonla sosyal medyada hükümeti eleştirenlerin ülkenin dört bir yanında evleri basılarak gözaltına alınmasının hukuksal çerçevede hiçbir izahı yoktur. Hukukun tamamı ile iktidarın siyasi amaçlarına hizmet eder bir noktaya geldiği ülkede, hiçbir yurttaşın hiçbir hakkı, hukuku güvence altında olamaz.

Öte yandan salgına karşı canı pahasına mücadele eden hekimlerin, Anayasa’ya göre kamu kurumu niteliğinde meslek örgütü olan Türk Tabipleri Birliği hedef alınmakta, kapatılmakla tehdit edilmektedir. Ülkeyi yönetenlere düşen görev Türk Tabipleri Birliği’nin salgına karşı mücadelede halkı aydınlatmasından, yaşanan sorunları ifade etmesinden ve bu sorunlara dair çözüm geliştirmesine rahatsız olmak yerine aklın, bilimin ve emeğin aydınlığından yararlanmaktır.

Demokrasinin ve hukuk devletinin son kırıntılarını da yok eden girişimlerin ülkemize, halkımıza ve işçi sınıfına hiçbir hayrının olmayacağı açıktır. Ülkemizi bu karanlık tünelden çıkarmak, ülkemizdeki tüm emek ve demokrasi güçlerinin en acil sorumluluğudur.