Dardanel fabrikasının kapalı devre çalıştırılması protesto edildi

Çanakkale’de bulunan bir fabrikada işçilerin salgın gerekçe gösterilerek kapalı devre çalışma sistemi ile çalıştırılmasını protesto eden DİSK, uygulamanın bir an önce son bulmasını isteyerek taleplerini sıraladı. 

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Çanakkale’de bulunan Dardanel Önentaş Fabrikası’nda bazı işçilerde virüs tespit edilmesinden sonra hayata geçirilen kapalı devre çalışma sistemini protesto etti. Şirketin İstanbul Tarabya’da bulunan genel müdürlüğü önünde bir araya gelen DİSK’liler, “Bu iş yeri, işçilere ve sağlığa zararlıdır” pankartı açarak “Köle değil işçiyiz, birleşince güçlüyüz” ve “Dardanel işçisi köle değildir”  sloganları attı.

‘Yasalarla yönetilmiyor’

Basın açıklamasından önce söz alan DİSK Genel Sekreteri Adnan Serdaroğlu, buraya insan hakkı ihlalini protesto etmeye geldiklerini belirterek, ülkenin yasalarla yönetilmediğine dikkat çekti. Salgınla birlikte işçilerin sermayenin insafına bırakıldığının altını çizen Serdaroğlu, “Biz salgının başından beri ‘İşçiler virüsle baş başa bırakılmasın’ çağrısı yapıyoruz. Ama özellikle sendikasız iş yerlerinde işçiler fabrikalarda karantinaya alınıyor. Başta Dardanel olmak üzere tüm işverenleri protesto ediyoruz” dedi.

‘İşverenin insafına bırakılmıştır’

DİSK Yönetim Kurulu üyesi Seyit Aslan ise Dardanel fabrikasının 26 Temmuz’dan bu yana kapalı devre çalışmaya geçtiğini söyledi. Aslan, “İşçilerin ve halkın sağlığı için işletmenin 15 gün süreyle kapatılması, işçilerin aileleriyle birlikte etkili bir karantina süresi geçirmesi gerekmektedir. Ancak herkesin bildiği bu bilimsel gerçek, İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu’nun almış olduğu karara yazılmamıştır. İşçilerin çalıştırılıp çalıştırılmayacağı tümüyle işverenin insafına bırakılmıştır” dedi.

‘Ölümüne üretim dayatılıyor’

Dardanel fabrikasında çalışan işçilerin kaygılı olduğunu belirten Aslan, işçilerin işsiz kalma korkusuyla yurtlarda kalarak çalışmak zorunda kaldığının altını çizdi.  Aslan, keyfi uygulamaların işçileri derinden yaraladığını ve kendilerini güvencede görmediklerini söyleyerek, işçilere ölümüne üretim dayatıldığını dile getirdi.

‘İktidarın politikasından bağımsız değil’

İşverenlerin tutumunun iktidarın, “İşçilerin yaşamı pahasına çarklar dönsün” politikasından bağımsız olmayacağını dile getiren Aslan, işçilerin örgütlenmediği sürece bu durumun değişmeyeceğini vurguladı. Aslan, “Güncel verilerle, Dardanel fabrikasında 150’yi aşkın işçinin Covid-19 testinin pozitif olması, 56 işçinin hastanede yatması sonucu, testi pozitif işçi sayısının giderek yükselmeye devam edeceği ve bu durumun işçilerin sağlığını olumsuz etkileyeceği açıktır” ifadesinde bulundu.

‘Fabrika denetime açılmalı’

Aslan, salgın konusunda işçilerin ve halkın sağlığı için alınması önlemleri ise şu şekilde sıraladı:

“* İşverenin “her koşulda üretim yaparız” mantığı işçilerin yaşam ve sağlık haklarını tehlikeye atmaktadır. Dardanel 15 gün boyunca üretime ara vermeli, işçiler ve aileleri 15 gün etkin karantinaya alınmalı, aynı zamanda işçiler ve aileleri yaygın testten geçirilmeli. 15 günlük süre sonucunda korona virüs testi negatif çıkan işçiler çalışmaya başlamalı, testi pozitif çıkanların tedavileri devam etmelidir.

* Fabrikanın sendikamızın denetimine açılması işçilerin sağlığı ve kendilerini güvende hissetmeleri açısından gereklidir.

* İl Hıfzıssıhha Kurulu’nun aldığı kararlar fabrikada salgın açısından gelinen aşamanın ciddiyetini göstermesi açısından çarpıcıdır. Ancak bununla birlikte işçilerin sağlığının Türk Tabipleri Birliği ve Çanakkale Tabip Odası tarafından oluşturulacak bir heyet tarafından takibi gereklidir.

* Çok sayıda işçinin hastanede yatmasına rağmen fabrikadaki işçilere ve ailelerine test yapılmaması manidardır. Hızlı bir şekilde şikayeti olsun ya da olmasın tüm işçilere ve ailelerine yaygın test yapılmalıdır.

* Test sonucu pozitif olanlar hastanede takip edilmeli ve iş güvenceleri sağlanmalıdır.

* İşçilerin örgütsüzlüğü, işçilerin sağlığını da olumsuz etkilemektedir. Dardanel fabrikalarında örgütlenmenin önündeki engeller ve baskılar kaldırılmalıdır.”