Çöpten kağıt toplayan EYT’li işçiden Erdoğan’a: Sabır kalmadı

Atık kağıt toplayıcısı ve EYT’li Şahin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Müminin görevi yoksullukta sabretmektir” sözlerine, “Sabır mı kaldı. Daha ne kadar sabır edeyim. 18 yaşından beri çöpten kağıt topluyorum. İznim yok, gecem gündüzüm yok” diye yanıt verdi
Malatya’da “Evimize ekmek götüremiyoruz” diyen esnafa AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, “Çok abartı geldi, ‘eve ekmek götüremiyoruz’ dediğin zaman. Al keyif çayı iç” çıkışı Türkiye’nin gündemine oturdu. Yaşanan kriz halini, Meclis’e gelen bütçeden beklentilerini ve Erdoğan’ın söylemlerini Ulus semtinde yurttaşlara sorduk.
“Çocuklarım iş bulamaz”
Ulus Meydanı civarında çöpten kağıt toplayarak yaşamını idame eden 56 yaşındaki Şahin, “Üniversite okuyan iki çocuğum iş bulamaz” diyerek, soy adını paylaşmadı. Emeklilikte Yaşa Takılan (EYT) milyonlarca yurttaştan biri olan Şahin, Erdoğan’a seslenerek , “Karnımızı doyurmak için çöpten kağıt topluyoruz. Dışarı çık halkın rezilliğini gör. Koltukta oturarak halkın ne çektiğini göremezsin. Sabah saat 11’de işe başlıyoruz, 5 TL fazla kazanmak için gece 12’ye kadar çalışıyoruz” diye konuştu.
50 kilogram kağıt 20 TL
Kağıt toplarken sorularımızı yanıtlayan Şahin, “Meclis’te bulunanlar para yemeyi bıraksın vatandaşı düşünsünler. Sahaya insinler vatandaşın rezilliğini görsünler. Asgari ücretle geçinen yurttaş kirasını veremiyor. Kendi ceplerini doldurmadan önce vatandaşı düşünsünler. Kağıt topluyoruz o bile serbest değil” dedi. Kağıdın kilosunun eskiden 50 kuruş olduğunu şimdi ise 30 kuruş ettiğini belirten Şahin, günde en fazla 50 TL kazandığını söyledi.
Geçimini zor idame ettiğini vurgulayan Şahin, “Duyarlı insanlar olmasa açlıktan öleceğiz. İki tane çocuğum var ikisi de üniversite okuyor, buradan kazandığım parayla okutmak çok zor. Emekli olamadım, yaşa takıldım. 65 yaşında emekli olacağım, şimdi 56 yaşındayım. Emekliyi düşünsünler, ben yıllardır emek verdim 65 yaşında emekli olmuşum ne işime yarar. Devletimiz o kadar aç ki emekli yaşını 50’ye indiremiyor” diye konuştu.
Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde “Müminin görevi yoksullukta sabretmektir” dediğini anımsatan Şahin, devamında şunları söyledi: “Bize sabredin diyorlar, sabır mı kaldı. Daha ne kadar sabır edeyim, 18 yaşından beri çöpten kağıt topluyorum. İznim yok, gecem gündüzüm yok, gece 12’ye kadar çalışıyorum o saatten sonra ben çocuklarımı göremedikten sonra ne yapayım bu yaşamı.”
“Üreticiye destek verilmeli”
Yenişehir pazarında mikrofon uzattığımız pazar esnafı Metin Tepeli salgın döneminde daha çok zorlandıklarını belirtti. Tepeli, “Geçen sen ile bu zamanlarda pazarlar canlı, kalabalıktı ama şimdi yüzde 70 azalma var. Hem insanlar korkuyor hastalık var diye hem de medyada hastalığı pazarlar yayıyor diye bir algı oluşturuluyor” diye konuştu.  Meclis’in üreticiye destek vermesi gerektiğinin altını çizen Tepeli, “Üretici kazanırsa birde kazanırız. Pazar esnafının durumu kötü, vergi vermekte zorlanıyor. Vergilere düzenleme gelmesi gerek” dedi.
“Küçük esnafın da borcu silinmeli”
Geçmiş yıllarda açıklanan bütçelerin beklentilerini karşılamadığını dile getiren Tepeli, “Ülkenin durumu ortada her şey dolarlar. Bakanın ‘ne işimiz var dolarla’ dediğine bakmayın her şey dolarla. Esnafın yüzde 80’inin borcu var. İşgale borçları çok onlara Meclis’ten bir düzenleme gelmesi gerek. Büyük firmaların borcu nasıl siliniyorsa küçük esnafın da borcu silinmesi gerek. Ülkenin ekonomisi pazardan geçiyor. Telefon faturası geliyor yarısından çoğu vergi, elektrik, doğalgaz aynı şekilde. Asgari ücret ile geçinmeye çalışan insanlar için hayat çok zor. Bu şartlarda bir aileye 5 bin bile azdır” diye belirtti.
“Nedenini söylemeye korkar olduk”
Sıhhiye Köprüsü yakınlarında mikrofon uzattığımız dolmuş şoförü, Antalya’da verdiği sokak röportajında iktidarı eleştirdiği için aynı gün evinde gözaltına alınan yurttaşın başına gelenlerden kaynaklı isminin açık yazılmasını istemedi. Meclis’ten beklentisi olmadığını ifade eden M.Z., şunları söyledi: “Geçinemiyoruz, çok daha fazla şey söylemek istiyorum ama söyleyemiyorum. Geçtiğimiz yıllarda açıklanan bütçeler açık verdi, sürekli açık büyüyor. Bütçenin düzeleceğini beklerken her geçen gün daha kötüye gidiyor. Nedeni belli ama söylemeye bile korkar olduk. Ben bir esnaf olarak iki sene öncesini göz önünde bulundurarak söylüyorum artık geçinemiyorum. Ev kirasını veremiyoruz, gittikçe kötüye gidiyor durum. Her geçen gün bir önceki günü aratıyor. Gidişatın değişmesi için neyin yapılması gerektiği açık ama onu bile söyleyemiyorum.”
“Bütçe herkese eşit bölüştürülsün”
Ulus İtfaiye Meydanına ikinci el eşya satan İsmail Demir ise şunları dile getirdi: “Bütçeden beklentim hayat şartlarının düzelmesi, esnafa yardımcı olacak bütçe paylaşımının yapılmasıdır. Her sene çıkıp bütçeyi açıklıyorlar ama hiçbir zaman bizim taleplerimizi karşılayacak bir bütçe çıkmadı. Kiramızı bile zor veriyoruz. İtfaiye meydanında esnaflık yapıyoruz buraların yıkılacağı da söyleniyor. Destek almadığımız gibi şimdide dükkanlarımızı yıkacaklar. Biz salgınla mı mücadele edelim yoksa sizinle mi? Burayı yıkacaklar, buradan binlerce insan iyi kötü ekmek yiyor, nereye gidecekleri de belirsiz. Kiralar pahalı, insanlar kiraya mı çalışsın yoksa evini geçindirmeye mi çalışsın. Tek talebimiz var eşit ekonomi, bütçe herkese bölüştürülsün.”