CHP’den ‘Alaattin Çakıcı’ açıklaması

Cumhuriyet Halk Partisi İletişim Koordinatörlüğü, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik hakaret ve tehdit içerikli sözlerinin ardından Alaattin Çakıcı’yla ilgili basın açıklaması yaptı

Organize suç örgütü liderliğinden hüküm giyen Alaattin Çakıcı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik hakaret ve tehdit içeren mesajlar paylaşmıştı. Bunun üzerine Kılıçdaroğlu tepki göstermiş, Çakıcı ise bu tepkiye yine hakaret ve tehdit içeren sözlerle karşılık vermişti.

CHP İletişim Koordinatörlüğü, Alaattin Çakıcı’nın bu tavrına yargı makamlarından ve iktidar kanadından herhangi bir hareket ve tepki gelmemesi üzerine sert bir açıklama yayımladı.

CHP’nin “Saat 18.45. Şu ana kadar bekledik. Mafya bozuntusunun tehditlerine, hakaretlerine ne Saray’dan ne de Sarayın Bekçisi’nden en ufak bir tepki gelmedi” açıklamasında, “Cumhur İttifakı’nın üçüncü ortağı mafyadır” ifadesine yer verildi.

Açıklamanın tamamı şöyle:

Saat 18.45. Şu ana kadar bekledik. Mafya bozuntusunun tehditlerine, hakaretlerine ne Saray’dan ne de Sarayın Bekçisi’nden en ufak bir tepki gelmedi. Öyle anlaşılıyor ki, bu mafya bozuntusundan medet umuyorlar. Çünkü sükut, ikrardan gelir.

Şiir okuduğu için hapse düşmesini siyasi yaşamı boyunca bir demokratik mağduriyet olarak sömüren Tek Adam’ın iktidar ortağı, son olarak muhbirliğe soyunup Genel Başkanımız’ın çeşitli konuşmalarını suç unsuru olarak lanse edip, hakkında tetikçi savcılara fezleke düzenlettiler.

Tüm bu hukuk, vicdan ve ahlak dışı saldırılarından hiçbir netice elde edemeyince de son olarak bir süre önce özel bir afla cezaevinden çıkardıkları, çete yöneticisi ve mafya bozuntusu tetikçilerine edepsizlik yaptırarak, seviyesiz siyasetlerinin üzerine tüy diktiler.

Muhalefeti susturmak için her yola başvuran Saray ve Bekçisi sonunda mafya bozuntularından medet umar hale gelmiştir. Devletin içine çöreklendirdikleri Saray Vesayetini güçlendirmek için kolluk kuvvetleri ve yargı kifayet etmeyince, saray vesayetini mafya bozuntularıyla tahkim etmeye çalışıyorlar.

Açıkça ortaya çıkmıştır ki, Cumhur İttifakı’nın üçüncü ortağı Mafyadır. Mafyalı Cumhur ittifakı artık tam bir şer ittifakıdır.

Genel Başkanımızı tehdide cüret eden bu suç baronu sadece basit bir maşadır. O’nu özel afla cezaevinden çıkartan ve O’nun üzerinden siyasi rakiplerine gözdağı verebileceğini düşünen Şer İttifakının iki patronu esas sorumlulardır.

Bu yaşananlar, ülkemizi içine soktukları devlet krizinin zirve yaptığı yerdir.

Saray ve Bekçisi unutmasın ki, biz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün savaş meydanlarında kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi’yiz.  Bu ucuz saldırılar, tıpkı daha önce olduğu gibi bundan sonra da sadece mücadele azmimizi ve Cumhuriyetimizi ikinci yüzyılında güçlü bir parlamenter demokrasiyle taçlandırmayı başaracağımıza olan inancımızı pekiştirir.

Biz ne emperyalizme, ne istibdada, ne de eşkiyaya pabuç bırakırız.

18 yıldır unuttuğunuz ama bugünlerde Atlantik üzerinden esen rüzgarlar değişince dilinize pelesenk ettiğiniz hukuku derhal çalıştırın!

Savcıların görevlerini yapmalarını, bu edepsiz mafya bozuntusu hakkında gerekli hukuksal süreçleri bir an önce başlatmalarını bekliyoruz.

Çakıcı’nın Twitter üzerinden paylaştığı ilk mesajı (17-11-2020)

“CHP Genel Başkanı Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU’nun bugün ki grup toplantısında af ile ilgili mafya liderlerinin sarayın emri ile serbest bırakıldılar ifadesini kullanan bu gafil muhabir istemeden gafmı yaptı, yoksa uluslararası üst akıl ve PKK’nın tüm bölücü unsurların adi ve şerefsizce dili başkan söyleyen beyni bölücülüğe endeksli bu onur yoksunu fikir özgürlüğünden bahsederken, 3,5 yıldır yatan hain Osman KAVALA’dan mı yoksa Selahattin DEMİRTAŞ’ı mı ifade etmektedir. Mafya diye (kapalı ifade ettiği)  Alaattin Çakıcı’yı kapalı tarif etmektedir. Şahsım olarak kendisine soruyorum; Ulan dürzü karımı sattım, devletin hazinesini mi parselledim, eroin kaçakçılığı mı yaptım yoksa silah kaçakçılığı mı yaptım?.

Devletimizin tüm arşivlerini araştırabilirsin. Bu saydıklarımdan bugüne kadar değil mahkemeye, polis arşivlerinden 1 göz altına alınmayı veya 1 saat emniyette kaldığıma dair bir belge varsa Allah ( c.c) nin dışında kimseye boyun eğmem. Kimseden bu zamana kadar özür dilemedim sayın değerli ağabeyim Devlet Bahçeli’nin dışında da dilemem. Yukarıda yazdığım kriterlerinin dışında yani, yasa dışı o kriterlerden 1 tane kamuoyuna deşifre et, o zaman 83 milyonun önünde senden özür dilerim. Koyamazsan fasulye çubuğu ile seni tanıştırırım. Bana bak dürzü, Sayın Devlet BAHÇELİ için bugün sarayın bekçisi demişsin. Saray diye ifade ettiğin o külliye, devletimizin en üst makamıdır. Millet adına devletin yanında olmak Bahçeli için bir yaşam tarzıdır. Bekçi  kavramını farklı anlamda kullanmışsan, köpeklik yaptığın vatan hainleri ile Devlet BAHÇELİ’Yİ bir potaya koyarsan, hayatının en büyük hatasını yaparsın. Ben yaşarken ölçündeki söylemlerinin dışına çıkarsan seni bakla çubuğu ile tanıştırırım.

Evet muhalefetin görevi iktidarı denetlemektir. Bunu anayasa ve Türk milleti adına yapmak onurdur. Ne yazık ki sendeki beyin hücrelerinin her bir zerresi yurtiçi ve yurtdışı Türk düşmanı hainlerden ömrünün sonuna kadar korkmayacak şekilde kenetlenmiştir. Nedir sendeki bu Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığı.! Her fırsatta ekonomik koşullarda ülkemizin bekası ile ilgili yanında olman gerekirken zurnanın son deliğinden çıkan ihanet ezgisini dile getirmektesin davulu,Uluslararası Türk düşmanı üst akıl ve bölücülerin önünde onlar çalıyor, seni de Hacivat gibi oynatıyorlar. Son yerel seçimlerde bazı büyük belediye başkanlıkları kazandınız. AK parti hükümeti, devleti soydu söylemini hep dile getiriyorsunuz, dönüpte hiç İstanbul ve İzmir belediyesine bakmıyorsunuz. Halkçılık dersiniz, halk adına belediyelerde seçim kazandınız ne yazık ki o belediye başkanları halka hizmet etmiyor. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını Kandil’e bir şekilde aktarıyorlar. Evet AK parti fetö döneminde devleti soydular Fetö’cü iş adamları ve ihanet içerisinde olan bürokratlar da buna, soyguna dâhildir.Demokrasi yok diyorsunuz sen ve parti merkez kurulu üyeleri Sayın Devlet Başkanına dil uzatıyorlar. Demek ki ülkemizde dikta bir yönetim olmuş olsa hepsini kazığa oturturlar. Basın özgürlüğü yok diyorsunuz, iktidara uzak olan batıdan emir alan gazeteciler sürekli iktidarı eleştirirken devletimizi aşağılayarak, Cumhur İttifakına ve Devletimize hakaret etmektedirler. Bu tip gazeteciler tutuklanmalı. Madem devlet adamısın ne için rahatsız oluyorsun.? Bak Kemal Kılıçdaroğlu, kitle psikolojisi ile sana hainler gaz verir zorda yanında olmazlar. Onun için sana “AKILLI OL” diyorum. Başta Devlet Başkanımıza, Dünya Türklerinin yaşayan efsane, son Türkmen Bey’i değerli ağabeyim Sayın Devlet Bahçeli’ye, Aziz milletimize, saygılarımla arz ederim.

Alaattin Çakıcı 17/11/2000

Çakıcı’nın ikinci yazısı (18-11-2020)

“Kılıçdaroğlu ve avanesi; Sizler yıllardır her gün Devlete hakaret etmektesiniz. Siz her türlü ahlaksızlığı ve hakareti meşru zeminlere taşıyorsunuz.

Demin basın açıklamanı izledim; “Çakalların olduğu yerde bize kimse bir şey söyleyemez.” ifadesini kullanıyorsun.

Be dilinin ayarı olmayan, bre gafil, sen kurt ile çakalı karıştırıyorsun. Sen ve avanene sesleniyorum; Başta sende ve avanen de yürek varsa, ben her gün sokaktayım. Çakal gibi uluyup, hatun gibi konuşacağına beni öldürtsene. Soruyorum; sen de ve avanen de o yürek var mı? Kuva-i Milliye ruhundan bahsediyorsun Kuva-i Milliye ruhu Türkiye’nin manevi tapusudur. Kuva-i Milliye ruhu taşıyanlar, pkk ve silahlı sol örgütlerle birlikte hareket etmez. Hadi ordan gafil Sen de olsa olsa bölücülük ruhu vardır.

Be Devlet düşmanı, sakın Atatürk’ü ağzına alma. O yalaka ağzınla Atatürk’ün manevi değerlerini kirletme. Seksen üç milyon seni iyi tanıyor. Sayın Bahçeliyi ağzına alma, sen onun koç yumurtası bile olamazsın.”