Bolu Cezaevi’ndeki Hasta Tutukluların Durumuna Dikkat Çekildi

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 308’inci haftada Bolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan 6 hasta tutuklunun durumuna dikkat çekerek, tahliye edilmesi çağrısında bulundu.
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 308’inci hafta da hasta tutukluların durumuna dikkat çekti. İnisiyatif tarafından bu hafta Kurban Bayramı dolayısıyla yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, hasta tutukluların durumunu günde tutulmaya çalışılsa da hasta tutuklular sorununun derinleşerek devam ettiği vurgulandı. Binlerce tutuklunun yavaşlatılmış ölüm karşısında çaresiz kaldığının vurgulandığı açıklamada, yapılan başvuruların da karşılık bulmadığı belirtildi.
Bu hafta Bolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan hasta tutuklulara dikkat çekilen açıklamada, Bolu Cezaevi’nde 17’si ağır olmak üzere 81 hasta tutuklu bulunduğu belirtildi.
Açıklamada, Bolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan 6 ağır hasta tutuklu hakkında şu bilgiler paylaşıldı:
ALKIŞ’IN DURUMU AĞIRLAŞIYOR
“Hasan Alkış: Açık kalp ameliyatı olmuş ancak kalp yetmezliği sorunu devam etmektedir. Hipertansiyon hastasıdır ve bunun için günlük ilaçlar kullanıyor. Zaman zaman kullandığı ilaca rağmen tansiyonu anormal derecede yükseliyor ve bu durumlarda kullandığı ilacın dozajı arttırılıyor. Behçet hastasıdır; eklemlerine, sol gözüne ve damarlarına atıp tahribat yaratmıştır. İki ayrı zamanda felç geçirmiştir. Mevcut hastalıklarından dolayı 30 Haziran 2016 tarihinde Ankara Numune Hastanesi tarafından kendisine yüzde 43 engelli raporu verilmiştir. Kalp yetmezliği, yüksek tansiyon ve Behçet hastalığı devam etmekte, her biri için de günlük ilaç kullanmaktadır. Düzenli ilaç kullanmasına rağmen tansiyon ve Behçet hastalıklarının atak yapmasının önüne geçilememekte ve durumu ağırlaşmaktadır.
EPİLEPTİK NÖBETLER GEÇİRİYOR
Hayati Kaytan: Beynindeki tümör nedeniyle ameliyat olmuş ve sağ el sakattır. Sol omuzda kurşun yarasından kaynaklı sıkıntıları var. Kar yanığından sol-sağ ayak parmakları kesiktir. Bel ve boyunda fıtık, midede sindirim zayıflığı mevcuttur. Yüzde   60 engelli raporu var. 2009 yılında Ankara’da beyin tümörü ameliyatı geçirmiş, ameliyat sonrası kalan tümör artığı 28 seans ile kurutulmuş, 2009’dan bu yana hastalığı ile ilgili kontrol ve tıbbi takip, engeller ve sıkıntılarına rağmen sürmeye devam ediyor. Epileptik nöbetler geçiriyor.
Medeni Tarlan: Yaklaşık 28 yıldır hapishanededir. 4 yıldır Guatr tedavisi görüyor. Varis, romatizma, mide ve migren hastasıdır. 2019 yılı sonlarında kolon kanseri teşhisi konuldu. Tedavi için Ankara Sincan 2 Nolu cezaevine getirilmiştir. Bacağındaki damar tıkanıklığı nedeniyle bir süre ameliyat edilemedi. Ancak daha sonra doktorların onayıyla ameliyat oldu, kemoretapi ve ışın tedavisi görmektedir. Bacağındaki damar tıkanıklığı sorunu devam etmektedir.
Bahattin Salhan: 1997 yılında beyin travması nedeniyle ameliyat edilmiş ve yaşamı boyunca devam edecek şekilde ilaç kullanmak zorundadır. Beynin sağ tarafında oluşan ödem nedeniyle vücudunun sol tarafında uyuşmalar yaşamaktadır. Ameliyat olması istenirse, edileceği belirtilip yüzde 95 riskli olduğu da söylenerek onayı kendisine bırakılmıştır. Başındaki sorunun büyük olması, günde 6000 mg kadar ilaç kullanması, başının sağ lobundan parça alınmış, sağ tarafta yara yerinden kemik alınıp öyle bırakıldığı için yaşamı tehlike altındadır. Sık sık epileptik nöbetler geçirmektedir. Ülser-mide-bağırsak hastalıkları, iltihaplanmalar ve hemoroid, bel ve boyun bölgesinde fıtık var.
Refik Sünkür:  Sol kol dirseğinde yaralanmaya bağlı olarak 15 santimetrelik bir kemik kaybı var, tedavisi yapılmamış, kolunu pek kullanamıyor, parmakları kısmen çalışıyor. Kalbindeki ritim bozukluğundan dolayı anjiyo yapılmış kalbine pil takılmıştır. Kalbinde triküspit yetmezliği var. Kalp pili taşıyor olmasından dolayı 6 ayda bir düzenli olarak kontrole götürülmesi gerekiyor. Bel ve boyun fıtığı hastalıkları var ve Troid hastasıdır. Mide ülseri, reflü rahatsızlığı mevcut ve mide alt kapakçığı işlevini yitirmiş.
TEDAVİLERİ YAPILAMIYOR
Sinan Türkmen: Hepatit B taşıyıcısıdır. Yaklaşık 20 yıldır Behçet hastasıdır. Behçet hastalığının her iki gözüne etkisi nedeniyle tedavi görmüştür, buna rağmen her iki gözünde de kalıcı hasarlar (görmede azalma, leke, sinirlerde zayıflık, sürekli olarak ödem) oluşmuştur. Behçet hastalığına bağlı olarak dizleri, el ve ayak bileklerinde, eklemlerinde kırıklık, şişkinlik, ödem oluşuyor. Her iki hastalığın tedavileri zaten yapılamıyor.”
Açıklamanın sonunda ise hasta tutukluların tetkik ve tedavilerinin zamanında yapılması gerektiği belirtilerek, “Kelepçeli muayene ve tekli ring araçlarından kaynaklanan sağlık hakkı ihlallerine son verilmeli, cezaevinde kalamayacak mahpusların acil olarak tahliyeleri sağlanmalıdır” denildi.